Gelişmiş Arama
Ziyaret
12607
Güncellenme Tarihi: 2011/07/19
Soru Özeti
İmam Ca'fer Sadık'a göre Kur'an karisinin özellikleri
Soru
İmam Cafer Sadık'a göre Kur'an Karisinin özellikleri
Kısa Cevap

İmam Cafer Sadık (a.s) Kur'an karisi için bir takım özellikler ve vasıflar zikretmiştir. Bu cümleden şu vasıfları zikredilebilir: Ehl-i Beyt'in velayetini bilmesi, Kur'an'ı doğru okuması, Kur'an'ı okurken ondan etkilenmesi, abdestli olması, doğru bir kimse olması ve yağcılıktan uzak durması, Kur'an'a karşı tevazu ve huşu göstermesi, ilim öğrenmek yolunda çaba göstermesi, Kur'an okumakta maddi bir çıkar gütmemesi, Kur'an'da yer alan ayetlere ve emirlere amel etmesi ve ihlaslı olması

Ayrıntılı Cevap

Kur'an alemlerin Rabbi tarafında insanların hidayeti için gönderildiğine nazaran onu okurken ondan daha fazla yararlanmayı sağlamak için masumlar tarafından bir takim yöntemler ve emirler beyan edilmiştir. Biz bu konuyla ilgili olarak İmam Ca'fer Sadık (a.s)'dan nakledilen bazı hadislere işaret edeceğiz:

1- Ehl-i Beyt'in velayetine inanmak:

Ehl-i Beyt'in velayetini kabul etmek ve onları sevmek bütün amellerin ve bu cümleden Kur'an okumanın kabul olmasının başlıca şartları arasında yer alır. Tabersi İmam Ca'fer Sadık (a.s)'dan şöyle dediğini nakleder:" İlim ehli biziz, düşmanlarımız ise cahillerdir ve bizim şiamız da akıl sahibi kimselerdir. Velayetsiz ve Ehl-i Beyt'i sevmeden ilmin ve Kur'an okumanın bir faydası yoktur hatta güzel okusa bile." [1]

Huseyin b. Ebi Ala, İmam Ca'fer Sadık'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "… Ku'an karisi Şia'dan olursa Allah onu hesapsız cennete götürür ve onun şefaatini kendi ailesinden ve mümin kardeşlerinden olan dostları hakkında kabul buyurur."[2]

2-Kur'an'ı doğru okumak

Allah Teala şöyle buyurmuştur: Bu kitap, ayetleri hakkında düşünsünler diye sana indirdiğimiz kutlu bir kitaptır."[3]

İmam Ca'fer Sadık (a.s) bu ayet-i kerime hakkında şöyle diyor: Maksat şu ki onun ayetlerini sahih olarak vakfını ve vaslını, diğer adabını riayet ederek kıraat ediyorlar, onun manaları hakkında düşünüyorlar, ahkamına amel ediyorlar, vaatlerine ümit bağlamaktalar, korkutmalarından korkarlar, kıssalarından ibret alırlar, emir edileni kabul ederler ve yasaklananı terk ederler. Allah'a ant olsun ki maksat ayetleri ezberlemek ve harflerinin ders konusu yapmak ve surelerini okumak, a'şar ve ahmasının dersini almak değildir. Ne yazık ki onlar onun harflerini ezberliyor ama sınırlarını zayi ediyorlar. Oysaki maksat ayetler üzerinde hakkınca düşünmek ve onun hükümlerine amel etmektir. Allah buyuruyor ki "Bu kitap, ayetleri hakkında düşünsünler diye sana indirdiğimiz kutlu bir kitaptır."[4]

3- Kur'an'dan etkilenmek,

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdular: Kur'an okuyan kişi rahmet ayetine ulaşınca en iyi isteklerini Allah'tan istemeli ve azap ayetine varınca cehennem ateşinden ve dünya ve ahiret azabından Allah'a sığınmalıdır.[5]

4- Abdestli olarak Kur'an okumak:

Gerçekte Kur'an okumak Allah'ın sözlerini duymaktır, buna göre Kur'an okuyan kişi Allah'ın huzuruna çıkmış sayılır.[6] Bu durumda edep gereği Kur'an okuyanın abdestli olması gerekir.

Hasan b. Ebi'l-Hasan Deylemi kendi kitabında İmam Ca'fer Sadık'tan şöyle dediğini nakleder: Kur'an okumak zikirden daha üstündür, zikir de sadakadan daha üstündür ve sadaka oruçtan daha üstündür oruç da cehennem ateşine karşı bir siperdir. Yine şöyle buyurdu: Kur'an okuyan kişi namazda ayakta durduğu halde Kur'an okursa okuduğu her harf karşılığında yüz sevap ona verilir, oturarak Kur'an okursa elli sevap ona verilir. Namaz dışında abdestli olarak okuduğu her harf için yirmi beş sevap verilir ve abdestsiz okursa ona on sevap verilir. Maksadım her harften eliflammim değildir, her harf için yani elif için on sevap lam için on sevap ve mim için on sevap alır...[7]

5- Doğru olması ve yağcılıktan uzak durması

 İmam Ca'fer Sadık (a.s) şöyle buyurdu: Resulullah şöyle dediler: Benim ümmetim; Kur'an karileri yöneticiler yanında yağcılık yapmadıkça, alimleri azgınlarla uyum sağlamadıkça ve iyileri kötülere meyletmedikçe Allah'ın lütuf ve desteğine mazhar olur. Ama bu durumlara yakalanırlarsa Allah kendi lütfünü onlardan çeker, zalimler onlara musallat olur ve onlar hakkında en kötü zulümleri işler, bundan sonra da zavallılık ve fakirlik onlara takdir edilir. Eğer sultanın sarayına sığınan bir Kur'an karisi gördün mü bil ki o hırsızdır. Sakın aldanmayasın! O, benin maksadım zulmü kaldırmak ve mazlumu savunmaktır, der ama bu da şeytanın bir aldatmasıdır, bunu bir ağ yapmış ve Kur'an okumasını da kendi kötü hedefine varmak için bir merdiven kılmıştır. [8]

6- Kur'an'a karşı tevazu ve Huşu

İmam Ca'fer Sadık (a.s) şöyle buyurdular: Kim Kur'an okur ve Kur'an okuması huzu ve huşu ile birlikte olmaz, kalbini etkilemez ve Allah'ın korkusu gönlüne yerleşmezse gerçekte bu Kur'an okuyucusu Kur'an'ın makam ve mertebesini basite almış ve Kur'an'ın sahibinin makamını küçük görmüştür. Böyle bir kari mutlaka apaçık ziyan eden kimseler arasındadır.

Yine buyuruyor ki:

"Kur’an okumak için üç şeye ihtiyaç vardır: Huşu içerisinde bir kalp,meşguliyeti olmayan bir beden, halvet bir yer. -Kur’an okuyan bir kimse- kalbini Allah için huşulu kılacak olursa şeytan ondan kaçar ...[9]

Allah Teala buyurmuştur ki: Kur'an okuduğunda kovulmuş şeytan'dan Allah'a sığın."[10]

7- Maddi kazanımlar için Kur'an okumamak

İmam Ca'fer Sadık (a.s) şöyle dedi: Kur'an'a sarılın. Sonra şöyle dedi: Bazıları falanca Kur'an karisidir desinler diye Kur'an okur, bazıları da çıkar ve dünya menfaati ele geçirmek için Kur'an okur bunlarda bir hayır yoktur. Bazıları da namazlarında, gece ve gündüzlerinde ondan yararlanmak için Kur'an okurlar. (Doğru Kur'an okuyan işte bunlardır)[11]

8- Kur'an'a amel etmek

Bellidir ki Kur'an okuyan kişinin Kur'an'a amel etmesinin diğer insanlardan daha fazla olması beklenir. Eğer bunun aksini yaparsa yani Kur'an'a amel etmezse ve günah bataklığına gömülürse onun cezası diğer insanlardan daha ağır olur.

İmam Cafer Sadık kendi babaları vasıtasıyla Resulullah'ın şöyle dediğini nakleder:

"Kıyamette cehennem üç grupla konuşur: Yöneticiler, kariler, ve zenginler. Yöneticiye der ki: Ey Allah'ın kendisine hükümranlık verdiği kimse! Adaleti uygulamadın ve onu kuş taneyi yuttuğu gibi yutar. Kariye der ki Ey kendisini halkın yanında iyi gösteren kişi! Günah işleyerek Allah'la mücadele ettin! Cehennem onu da yutar. Zengin kişiye der ki: "Ey Allah'ın kendisine lütuf olarak bol dünya veren kişi! Zavallı kimse senden borç istediğinde cimrilik yaptın, onu da yutar.[12]

9- Okurken ihlaslı olmak

İbadetlerin kabul olmasının önemli şartlarından biri ihlaslı olmak ve temiz bir niyetle o işi yapmaktır. Kur'an karisi de Kur'an okurken halis bir niyetle Kur'an okumalıdır. Ama eğer başkalarının ilgisini çekmek veya sesini güzelleştirmek için Kur'an okursa bunun bir sevabı olmadığı gibi onun yükünü ve vebalini artırır.

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Sizi Kur'an'a tavsiye ediyorum. Kur'an öğrenin. İnsanlardan bazıları falan adam karidir demeleri için Kur'an öğrenirler, bazıları da falancanın ne güzel sesi vardır demeleri için Kur'an öğrenirler, bunlarda bir hayır yoktur. Ama bir grup da gece ve gündüzlerini Kur'an ile geçirmek için Kur'an öğreniyorlar ve kimsenin bilip bilmemesini düşünmezler.[13]



[1] Allame Hilli, Elfeyn, s. 827, Sa'di yay. Tehran, 1. bas. Nitekim nakledilmiştir ki bir gün Hz. Ali (a.s) Kumeyl ile birlikte Kufe'nin sokaklarından geçiyordu. Bir evden Kur'an okuma sesi geldi Kari güzel sesle Kur'an okuyordu. Kumeyl keşke ben bu karinin vücudundaki bir tüyü olsaydım, dedi. Hz. Ali (a.s): Bunu arzulama ve bunun sırrı sana aşikar olacaktır," dediler. Sonraları Nehrevan savaşı meydana geldiğinde  hariciler öldürüldüler. Hz. Ali savaş meydanında ölülerin içinde geziyordu ve o karinin gövdesine varınca Kumeyl'i çağırın dedi Kumeyl geldiğinde ona bu adamı tanıyor musun? dedi. Kumeyl: Hayır, dedi. İmam bu o gece vakti emmen huve kanitun anaelleyl ayetini okuyan kişidir ve sen o zaman o arzuyu dile getirdin acaba şimdi onun gövdesinin bir tüyü olmak ister misin? dediler…

[2] Saduk, Sevabu'l-A'mal, s. 239, Saduk yay. Tahran, 1. baskı.

[3] s. 29

[4] Deylemi, İrşadu'l-Kulup, çev. Tabatabi, s. 314, yay. camia muderrisin, Kum, 5. bas.

[5] Behbudi, Muhammed Bakır, Guzide-i Kafi, c. 2 s. 213, İntişarat ilmi ve farhangi, Tehran, 1. bas.

[6]Bütün alem Allah'ın huzuru sayılmasına rağmen Kur'an okuma hali özel bir mana taşır.  

[7]  Naici, Muhammed Huseyin, Adab-i raz-u niyaz, s. 245, Kiya yay. Tahran, 1. bas.

[8] Mecmua-i Verram, tercüme, Muhammed Riza Atai, s. 163, Astan-i Kuts yay. Meşhet, 1. bas.

[9] Nehl, 98

[10] Misbahu'ş-Şaria, tercüme, Gilani, Abdurrazzak, s. 112-113, peyam-i hak yay. 1. bas.

[11] Usul-i Kafi, tercüme S. Cevad Mustafavi, c. 4 s. 410, İlmiye İslamiye yay. Teharan

[12] Dureru'l-AHbar, tercüme, Hicazi, Seyyid Mehdi, Seyyid Ali Riza, Defter-i Mutalaat yay. Kum H. 1419 1. bas.

[13] Naici, Muhammed Huseyin, Adab-i raz-u niyaz, s. 247.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İkinci iş yapma hakkında fetva var mıdır? Veya ikinci işten elde edilen mal, dünyaya düşkünlük sayılır mı?
    6377 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/29
    İslam açısından iş sahibi veya ikinci bir işe sahip olmanın hiçbir sakıncası yoktur. İslam dini açısından beğenilmeyen, kınanan şey dünyaya düşkünlük, ona bağlanmak, maneviyat ve ahiretten uzaklaşmaktır ki bunlar bir işe sahibi olanlarda da görülebilir. Bir işi ve az bir geliri olanların içinde de dünayaya daha fazla ...
  • Eğer meseleyi bilmemeden ötürü ölüyü tahnit etmeksizin toprağa gömerlerse ne yapılmalıdır?
    7445 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Gusül aldırıldıktan sonra ölüyü tahnit etmek farzdır; yani ölünün alnı, el avuçları, diz kapakları ve ayaklarının büyük parmaklarının ucuna kâfur sürülmelidir.[1] Ama defin işleminden sonra ölünün tahnit edilmediğinin farkına varılırsa, beden kabirde kokmamış ve dağılmamışsa, kabrin açılıp kabirde tahnit işleminin yapılması fazdır ve onun ...
  • Namaz dinin direği ise neden fürû-u din’den sayılmıştır?
    9745 Eski Kelam İlmi 2010/10/12
    Usul-u din, insanın akıl ve idrakıyla kabul ederek İslam’a girdiği inançlar topluluğuna denir. İslam’agirildikten sonra insanın üzerine bir takım bireysel ve toplumsal vazifeler farz olur ki, onlardan biri namazdır. Namaz, ahkamın içinde çok önemli ...
  • İslam’ın intihar hakkındaki hükmü nedir?
    9073 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Kesinlikle her insanın hayatında dünyayı gözünde karanlık ve boş kılan rahatsızlıklar ve yenilgiler meydana gelmektedir. Bu durumda insanlar iki türlüdür: Bir grup bu sorunlar yumağından başı dik çıkmakta, tüm zorluklara göğüs germekte ve Allah’a tevekkül ederek yeniden yapılanmaya başlamaktadır. Bunun karşısında yer alan diğer grup ise eğilmekte, inzivaya çekilmekte ...
  • İslam dininin büyük ve görkemli evler hakkındaki görüşü nedir? Nasıl insanları ev yaparken ölçülü olmaya davet edebiliriz?
    2804 Hadis 2020/01/19
  • Neden biz Şiiler Hamd suresinden sonra “elhamdülillahi rabbi’l-âlemin diye söylemekteyiz?
    8783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Bizim ile Ehli Sünnet arasında bir takım şekilsel ihtilaflar mevcuttur. Ehli Sünnet mensuplarının el bağlayarak namaz kılması, onların abdest alma şekli ve bunun Şia ile farklılığı, fıkıh konularındaki bazı şekilsel ihtilaf noktaları olarak adlandırılabilir. Bu ihtilafların nedeni, bu sitedeki diğer sorularda detaylıca işlenen daha genel konulara dönmektedir. (1523, 248 ...
  • Gıybeti dinleyen gıybet edenin günahına ortak mıdır?
    3852 Gıybet, Hakaret Ve Gözetleme 2020/01/20
  • Acaba “aşura gününde insan kedisi için dua yapmamalıdır” şeklindeki iddia doğru mudur?
    6103 Pratik Ahlak 2012/09/15
    Dua kulun fakirane bir şekilde hak Teâlâ’yla irtibat kurup dünyevi ve uhrevi ihtiyacını gidermek için dilekte bulunmaktır. Her durumda kendine ve başkalarına dua yapmak beğenilmekte ve oldukça fazla fazileti ve sevabı vardır. Aşura gününde kedin için dua yapmanın hiçbir işkâlı yoktur. Bilakis aşura gününde yapılması ...
  • Hz. İsa’nın evlenmemesinin özel bir nedeni mi vardı?
    26719 Eski Kelam İlmi 2012/05/30
    Hz. İsa’nın evlenmesi konusunda dini öğretilerde işaret edilen bazı meselelere bakıldığında ilk anda Hz. İsa’nın evliliğe karşı olduğu düşüncesini doğurmaktadır. Ancak Kur’an ve rivayetlerin önemle yaptıkları tavsiyeler göz önüne alındığında ve Hz. İsa’nın (a.s) yaşamı incelediğinde Onun evliliğe karşı olmadığı görülecektir. Onun evlenmemesinin nedeni kendi özel yaşamının ...
  • Cabir b. Efleh kimdir?
    5567 تاريخ بزرگان 2011/08/17
    Cabir b. Efleh-i İsmailî beş ve altıncı asırdaki İspanyalı gökbilimcilerinden olup “Kitabu’l-Hayat Fi Islahi’l-Mucesta” kitabının yazarıdır. O, muhtemelen Sivil’de (İşbiliye) dünyaya gelmiştir; zira bazı yazarlar ve özellikle de Cabir’in oğluyla tanışık olduğunu belirten Musa b.Meymun (529-600) ve Betruci onu İşbilî olarak adlandırmışlardır. Bazen Cabir b. Efleh’in adı başka şahıslar ...

En Çok Okunanlar