Gelişmiş Arama
Ziyaret
12104
Güncellenme Tarihi: 2011/07/19
Soru Özeti
İmam Ca'fer Sadık'a göre Kur'an karisinin özellikleri
Soru
İmam Cafer Sadık'a göre Kur'an Karisinin özellikleri
Kısa Cevap

İmam Cafer Sadık (a.s) Kur'an karisi için bir takım özellikler ve vasıflar zikretmiştir. Bu cümleden şu vasıfları zikredilebilir: Ehl-i Beyt'in velayetini bilmesi, Kur'an'ı doğru okuması, Kur'an'ı okurken ondan etkilenmesi, abdestli olması, doğru bir kimse olması ve yağcılıktan uzak durması, Kur'an'a karşı tevazu ve huşu göstermesi, ilim öğrenmek yolunda çaba göstermesi, Kur'an okumakta maddi bir çıkar gütmemesi, Kur'an'da yer alan ayetlere ve emirlere amel etmesi ve ihlaslı olması

Ayrıntılı Cevap

Kur'an alemlerin Rabbi tarafında insanların hidayeti için gönderildiğine nazaran onu okurken ondan daha fazla yararlanmayı sağlamak için masumlar tarafından bir takim yöntemler ve emirler beyan edilmiştir. Biz bu konuyla ilgili olarak İmam Ca'fer Sadık (a.s)'dan nakledilen bazı hadislere işaret edeceğiz:

1- Ehl-i Beyt'in velayetine inanmak:

Ehl-i Beyt'in velayetini kabul etmek ve onları sevmek bütün amellerin ve bu cümleden Kur'an okumanın kabul olmasının başlıca şartları arasında yer alır. Tabersi İmam Ca'fer Sadık (a.s)'dan şöyle dediğini nakleder:" İlim ehli biziz, düşmanlarımız ise cahillerdir ve bizim şiamız da akıl sahibi kimselerdir. Velayetsiz ve Ehl-i Beyt'i sevmeden ilmin ve Kur'an okumanın bir faydası yoktur hatta güzel okusa bile." [1]

Huseyin b. Ebi Ala, İmam Ca'fer Sadık'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "… Ku'an karisi Şia'dan olursa Allah onu hesapsız cennete götürür ve onun şefaatini kendi ailesinden ve mümin kardeşlerinden olan dostları hakkında kabul buyurur."[2]

2-Kur'an'ı doğru okumak

Allah Teala şöyle buyurmuştur: Bu kitap, ayetleri hakkında düşünsünler diye sana indirdiğimiz kutlu bir kitaptır."[3]

İmam Ca'fer Sadık (a.s) bu ayet-i kerime hakkında şöyle diyor: Maksat şu ki onun ayetlerini sahih olarak vakfını ve vaslını, diğer adabını riayet ederek kıraat ediyorlar, onun manaları hakkında düşünüyorlar, ahkamına amel ediyorlar, vaatlerine ümit bağlamaktalar, korkutmalarından korkarlar, kıssalarından ibret alırlar, emir edileni kabul ederler ve yasaklananı terk ederler. Allah'a ant olsun ki maksat ayetleri ezberlemek ve harflerinin ders konusu yapmak ve surelerini okumak, a'şar ve ahmasının dersini almak değildir. Ne yazık ki onlar onun harflerini ezberliyor ama sınırlarını zayi ediyorlar. Oysaki maksat ayetler üzerinde hakkınca düşünmek ve onun hükümlerine amel etmektir. Allah buyuruyor ki "Bu kitap, ayetleri hakkında düşünsünler diye sana indirdiğimiz kutlu bir kitaptır."[4]

3- Kur'an'dan etkilenmek,

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdular: Kur'an okuyan kişi rahmet ayetine ulaşınca en iyi isteklerini Allah'tan istemeli ve azap ayetine varınca cehennem ateşinden ve dünya ve ahiret azabından Allah'a sığınmalıdır.[5]

4- Abdestli olarak Kur'an okumak:

Gerçekte Kur'an okumak Allah'ın sözlerini duymaktır, buna göre Kur'an okuyan kişi Allah'ın huzuruna çıkmış sayılır.[6] Bu durumda edep gereği Kur'an okuyanın abdestli olması gerekir.

Hasan b. Ebi'l-Hasan Deylemi kendi kitabında İmam Ca'fer Sadık'tan şöyle dediğini nakleder: Kur'an okumak zikirden daha üstündür, zikir de sadakadan daha üstündür ve sadaka oruçtan daha üstündür oruç da cehennem ateşine karşı bir siperdir. Yine şöyle buyurdu: Kur'an okuyan kişi namazda ayakta durduğu halde Kur'an okursa okuduğu her harf karşılığında yüz sevap ona verilir, oturarak Kur'an okursa elli sevap ona verilir. Namaz dışında abdestli olarak okuduğu her harf için yirmi beş sevap verilir ve abdestsiz okursa ona on sevap verilir. Maksadım her harften eliflammim değildir, her harf için yani elif için on sevap lam için on sevap ve mim için on sevap alır...[7]

5- Doğru olması ve yağcılıktan uzak durması

 İmam Ca'fer Sadık (a.s) şöyle buyurdu: Resulullah şöyle dediler: Benim ümmetim; Kur'an karileri yöneticiler yanında yağcılık yapmadıkça, alimleri azgınlarla uyum sağlamadıkça ve iyileri kötülere meyletmedikçe Allah'ın lütuf ve desteğine mazhar olur. Ama bu durumlara yakalanırlarsa Allah kendi lütfünü onlardan çeker, zalimler onlara musallat olur ve onlar hakkında en kötü zulümleri işler, bundan sonra da zavallılık ve fakirlik onlara takdir edilir. Eğer sultanın sarayına sığınan bir Kur'an karisi gördün mü bil ki o hırsızdır. Sakın aldanmayasın! O, benin maksadım zulmü kaldırmak ve mazlumu savunmaktır, der ama bu da şeytanın bir aldatmasıdır, bunu bir ağ yapmış ve Kur'an okumasını da kendi kötü hedefine varmak için bir merdiven kılmıştır. [8]

6- Kur'an'a karşı tevazu ve Huşu

İmam Ca'fer Sadık (a.s) şöyle buyurdular: Kim Kur'an okur ve Kur'an okuması huzu ve huşu ile birlikte olmaz, kalbini etkilemez ve Allah'ın korkusu gönlüne yerleşmezse gerçekte bu Kur'an okuyucusu Kur'an'ın makam ve mertebesini basite almış ve Kur'an'ın sahibinin makamını küçük görmüştür. Böyle bir kari mutlaka apaçık ziyan eden kimseler arasındadır.

Yine buyuruyor ki:

"Kur’an okumak için üç şeye ihtiyaç vardır: Huşu içerisinde bir kalp,meşguliyeti olmayan bir beden, halvet bir yer. -Kur’an okuyan bir kimse- kalbini Allah için huşulu kılacak olursa şeytan ondan kaçar ...[9]

Allah Teala buyurmuştur ki: Kur'an okuduğunda kovulmuş şeytan'dan Allah'a sığın."[10]

7- Maddi kazanımlar için Kur'an okumamak

İmam Ca'fer Sadık (a.s) şöyle dedi: Kur'an'a sarılın. Sonra şöyle dedi: Bazıları falanca Kur'an karisidir desinler diye Kur'an okur, bazıları da çıkar ve dünya menfaati ele geçirmek için Kur'an okur bunlarda bir hayır yoktur. Bazıları da namazlarında, gece ve gündüzlerinde ondan yararlanmak için Kur'an okurlar. (Doğru Kur'an okuyan işte bunlardır)[11]

8- Kur'an'a amel etmek

Bellidir ki Kur'an okuyan kişinin Kur'an'a amel etmesinin diğer insanlardan daha fazla olması beklenir. Eğer bunun aksini yaparsa yani Kur'an'a amel etmezse ve günah bataklığına gömülürse onun cezası diğer insanlardan daha ağır olur.

İmam Cafer Sadık kendi babaları vasıtasıyla Resulullah'ın şöyle dediğini nakleder:

"Kıyamette cehennem üç grupla konuşur: Yöneticiler, kariler, ve zenginler. Yöneticiye der ki: Ey Allah'ın kendisine hükümranlık verdiği kimse! Adaleti uygulamadın ve onu kuş taneyi yuttuğu gibi yutar. Kariye der ki Ey kendisini halkın yanında iyi gösteren kişi! Günah işleyerek Allah'la mücadele ettin! Cehennem onu da yutar. Zengin kişiye der ki: "Ey Allah'ın kendisine lütuf olarak bol dünya veren kişi! Zavallı kimse senden borç istediğinde cimrilik yaptın, onu da yutar.[12]

9- Okurken ihlaslı olmak

İbadetlerin kabul olmasının önemli şartlarından biri ihlaslı olmak ve temiz bir niyetle o işi yapmaktır. Kur'an karisi de Kur'an okurken halis bir niyetle Kur'an okumalıdır. Ama eğer başkalarının ilgisini çekmek veya sesini güzelleştirmek için Kur'an okursa bunun bir sevabı olmadığı gibi onun yükünü ve vebalini artırır.

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Sizi Kur'an'a tavsiye ediyorum. Kur'an öğrenin. İnsanlardan bazıları falan adam karidir demeleri için Kur'an öğrenirler, bazıları da falancanın ne güzel sesi vardır demeleri için Kur'an öğrenirler, bunlarda bir hayır yoktur. Ama bir grup da gece ve gündüzlerini Kur'an ile geçirmek için Kur'an öğreniyorlar ve kimsenin bilip bilmemesini düşünmezler.[13]



[1] Allame Hilli, Elfeyn, s. 827, Sa'di yay. Tehran, 1. bas. Nitekim nakledilmiştir ki bir gün Hz. Ali (a.s) Kumeyl ile birlikte Kufe'nin sokaklarından geçiyordu. Bir evden Kur'an okuma sesi geldi Kari güzel sesle Kur'an okuyordu. Kumeyl keşke ben bu karinin vücudundaki bir tüyü olsaydım, dedi. Hz. Ali (a.s): Bunu arzulama ve bunun sırrı sana aşikar olacaktır," dediler. Sonraları Nehrevan savaşı meydana geldiğinde  hariciler öldürüldüler. Hz. Ali savaş meydanında ölülerin içinde geziyordu ve o karinin gövdesine varınca Kumeyl'i çağırın dedi Kumeyl geldiğinde ona bu adamı tanıyor musun? dedi. Kumeyl: Hayır, dedi. İmam bu o gece vakti emmen huve kanitun anaelleyl ayetini okuyan kişidir ve sen o zaman o arzuyu dile getirdin acaba şimdi onun gövdesinin bir tüyü olmak ister misin? dediler…

[2] Saduk, Sevabu'l-A'mal, s. 239, Saduk yay. Tahran, 1. baskı.

[3] s. 29

[4] Deylemi, İrşadu'l-Kulup, çev. Tabatabi, s. 314, yay. camia muderrisin, Kum, 5. bas.

[5] Behbudi, Muhammed Bakır, Guzide-i Kafi, c. 2 s. 213, İntişarat ilmi ve farhangi, Tehran, 1. bas.

[6]Bütün alem Allah'ın huzuru sayılmasına rağmen Kur'an okuma hali özel bir mana taşır.  

[7]  Naici, Muhammed Huseyin, Adab-i raz-u niyaz, s. 245, Kiya yay. Tahran, 1. bas.

[8] Mecmua-i Verram, tercüme, Muhammed Riza Atai, s. 163, Astan-i Kuts yay. Meşhet, 1. bas.

[9] Nehl, 98

[10] Misbahu'ş-Şaria, tercüme, Gilani, Abdurrazzak, s. 112-113, peyam-i hak yay. 1. bas.

[11] Usul-i Kafi, tercüme S. Cevad Mustafavi, c. 4 s. 410, İlmiye İslamiye yay. Teharan

[12] Dureru'l-AHbar, tercüme, Hicazi, Seyyid Mehdi, Seyyid Ali Riza, Defter-i Mutalaat yay. Kum H. 1419 1. bas.

[13] Naici, Muhammed Huseyin, Adab-i raz-u niyaz, s. 247.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ahmet ismi İncil’in neresinde gelmiştir?
    24943 Eski Kelam İlmi 2011/11/12
    Bu konuda dikkat edilmesi gereken önemli nokta şudur: Kur’an, İncil’de İslam Peygamber’inin (s.a.a) müjdeleyici olduğunu söylüyorsa, tahrif edilmiş İncil’i değil, Hz. İsa’nın (a.s) getirdiği incili kastetmektedir. Elbette tahrif edilmiş hali hazırdaki İncil’de de, bu meseleye işaret edilmesi dikkate değer bir konudur.Hz. Mesih (a.s), “Farkilit”ın geleceği müjdesini vermişti. Bu kelime ...
  • Eğer Yüce Allah Peygamber ve kullarına iyyake nabudu ve iyyake nestain demelerini buyurmuşsa, neden “kul” (söyle) kelimesi zikredilmemiştir?
    9276 Tefsir 2011/12/18
    Kuşkusuz Yüce Allah ibadet ve namazlarında istifade etmeleri için bu ayeti kullarına nazil etmiştir. Elbette benzer durumlarda genel olarak “kul” (söyle) ve “kulu” (söyleyiniz) gibi kelimler de cümle başında yer almaktadır. Ama Arap edebiyatını ve tüm dillerdeki mevcut diyalogları incelemeyle, kesin karine ve delillerin bulunması ve onların ...
  • Hadis külliyatında ‘israiliyat’ denilen bir kavram geçmektedir. Ehlibeyt mektebi kaynaklarında İsrailiyat’ın konumu ve itibarını açıklar mısınız?
    3396 2020/09/05
    İslam uleması ‘israiliyat’ kavramını İslami olmayan, özelliklede hicri ilk yüzyıl içerisinde Yahudi ve Hristiyanların İslam dinine sokmaya çalıştıkları inançlar, efsaneler ve hurafelerin tamamı için kullanmaktadır.Bu kelime ilk başta Yahudilerin İslam dinine sokmaya çalıştıkları hadisler için telaffuz edilmekteydi. Ama gerçekte bu kavram biraz daha geniş ...
  • basiret gözüyle Allah-ı görmek, kalp ile Allah-ı müşahede etmekle aynı mıdır?
    13449 Pratik İrfan 2010/12/18
    Hazreti Ali'nin (a.s.) kelamında söz konusu olan basiret gözü ile Allah-ı müşahede etme meselsi kelam ilmince Allah-ı görme meselesiyle ilgili bir konudur. Bu konuyla ilgili hak ve doğru olan görüşe göre kalbi rüyet ve tecelliden farklı olan gözsel rüyet hak Teâlâ hakkında imkânsızdır. Ama Allah ile buluşmak ...
  • Muhammed b. Osman Ömri’nin İmam-ı Zaman’ı (a.c) hac mevsiminde gördüğü iddiası doğru mudur?
    6183 Eski Kelam İlmi 2011/07/21
    Her ne kadar böyle bir iddiada bulunan kimseden kabul edilmesi mümkün olmasa da İmam-ı Zaman’ı (a.s) gıyap döneminde görmek esasen kesin ve makbul bir husustur. Hz. Hüccet’in (a.s) ikinci naibi halk ile İmam arasında irtibatı sağlayan vasıta olması nedeniyle, kuşkusuz küçük gıyap döneminde bu görüşme ...
  • Ayakların üstünü mesetme konusunu hadisler ile ispatlayınız?
    7591 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    “Vesailu’ş - Ş,a” gibi Şia’nın Muteber Kitaplarında İmamlardan (a.s.) nakledilmiş olan hadislere baktığımızda abdest alınırken başın ön kısmının ve ayakların üstünün Mes edilmesinin vacip olduğunu görürüz. Keza hadislerden istifade ediliyor ki ayaklar Mes edilirken sağ ve sol sırasını dikkate alarak ayakların parmaklarından başlayarak ayaklarda var olan çıkıntıya ...
  • Acaba fakihler Cuma namazının seçmeli farz olduğu konusunda görüş birliğine ulaşmışlar mıdır?
    3294 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2018/11/11
    Cuma namazı, masum imamın fiziki huzurunun olduğu, diğer şartların imkânı ve takiye gerektirecek bir durum olmadığı taktirde hükmü aşikardır. (Yani farzdır) Gaybet döneminde çeşitli hükümler Cuma namazı hakkında beyan edilmiştir. Bu görüşlerden en meşhur olanının “Cuma namazı seçmeli farz” olduğu söylenebilir. Hatta bazı fakihler Cuma namazının seçmeli ...
  • Mersiye okuyucuların her yıl mersiyelerine ekledikleri yeni şeylerin sakıncası yok mudur?
    8088 تاريخ بزرگان 2009/01/29
    Aşura kıyamı ve Kerbela tarihinin iki sayfası vardır: Biri yiğitlik ve iftiharla dolu nurlu ve beyaz bir sayfa, diğeri benzersiz veya eşine az rastlanır bir cinayetin işlendiği bir facia oluşu. Bu yüzden Kerbela’da meydana gelen musibetleri imkansız ve akla aykırı olarak algılamamak gerekir. ...
  • Ehl-i beyt’i neden birkaç kişide sınırlıyorsunuz?
    6913 Eski Kelam İlmi 2008/02/18
    Ehl-i Beyt’in on dört masumlarda sınırlandırılması, beşeri bir sınırlandırma değildir. Tathir ayetinden ve Peygamber (s.a.a.)’den gelen rivayetlerden anlaşılan bir sınırlamadır.Bu iddianın ispatlanması için birçok rivayet delil olarak getirilebilir.1) Kuran-ı Kerim, Peygamber (s.a.a)’e Arapça olarak indirilen ilahi bir kelamdır. Allah’ın ...
  • Kimler İmam-ı Zaman (a.c.f) ile irtibat halindedirler?
    12383 Eski Kelam İlmi 2012/10/24
    İmam-ı Zaman (a.c.f) ile irtibat halinde olmanın teorik temelleri ve bunun değişik türleri kendi yerinde incelenmelidir. Bununla birlikte Şia ulemasının bazı muteber kitaplarında Mukaddes-i Erdebili, Seyit Bahru’l-Ulum, Seyit b. Tavus ve başka birçok büyük şahsiyetin görüşmeleri belirtilmiştir. Aynı şekilde birçok birey de İmam-ı Zaman (a.c.f) ile özel ...

En Çok Okunanlar