Gelişmiş Arama
Ziyaret
11514
Güncellenme Tarihi: 2011/08/14
Soru Özeti
Bazı Hıristiyanlar Hz. İsa'dan (a.s) önce (Hz. İsa dışında) bütün peygamberlerin günah işlediğini, İslam Peygamber'inin bir mucizesi olmadığını ve Kur'an'ın da İncil'in bir kopyası olduğunu söylemektedirler bu söz doğru mu?
Soru
Ben yabancı bir ülkede yaşayan Müslüman bir öğrenciyim, sınıf arkadaşlarımdan biri Hıristiyan'dır. O İslam hakkında bana bazı sorular sormaktadır. O Kur'an-i Kerim'in İncil'in kopyası olduğunu ve içinde yeni bir konu olmadığını iddia ediyor. Onun bu iddiasına nasıl mantıklı bir karşılık verebilirim?
Kısa Cevap

Herkes bir çok iddia da bulunabilir, önemli olan kendi iddiaları hakkındaki delillerini ortaya koymalarıdır. Delilsiz bir iddianın hiçbir değeri yoktur. Kur'an'ın İncil'den bir kopya olduğu konusuna gelince ona sormak gerekir hangi İncilin kopyasıdır. Bugün elimizde bulunan İncilin mi yoksa başka bir İncilin mi? Eğer bugün elimizde bulunan İncil'in kopyası olduğunu iddia ediyorlarsa şunu bilmek gerekir ki Kur'an ve İncillerin muhtevasından haberi olan akıllı hiçbir kimse Kur'an'ın mevcut olan İncillerin bir kopyası olduğunu iddia etmesi düşünülemez. Bu gün kitapları karşılaştırmak çok zor bir iş değildir. Biraz insaflı olmak bu iddianın yalan olduğunu ortaya koymaktadır.

Eğer Kur'an bugün elde bulunmayan asıl İncil'in bir kopyasıdır demek istiyorlarsa o zaman ellerinde bulunan İncillerin tahrife uğradığına ve yalan olduğuna itiraf etmiş olurlar buna göre Kur'an'a iman edip onun hükümleri uyarınca amel etmeleri gerekir.

Diğer yandan bu adamlardan sormak gerekir ki kim Kur'an'ı İncil üzerinden kopya etmiştir. Eğer böyle bir şey olmuşsa bunu Peygamber'in yapmış olması gerekir, oysa tarih ve Kur'an şahitlik etmektedir ki Peygamber kimseden ders almamıştır. Acaba ders okumamış bir kişi nasıl böyle bir işi yapabilir?

Eğer "peygamber Kur'an'ı Hıristiyan bilginlerden sözlü olarak öğrendiğini söylerlerse bunun Kur'an'da işaret edilen müşrikler tarafından ortaya atılan bir şüphe olduğunu söylemek gerekir. Nehl suresinin 103. ayetinde şöyle deniyor:   Şüphesiz, biz onların, "Ona (Peygamber'e) ancak bir beşer öğretiyor." dediklerini biliyoruz.

sonra bu sözün reddi hakkında şöyle buyurmaktadır. Yalanla işaret ettikleri [1] kişinin dili yabancıdır. [2] Bu (Kur'an) ise, apaçık bir Arapçadır. [3]

Buna göre maksat Arapça bilmeyen ve bu dilin gramer ve anlatım gücünden anlamayan bir kişi Kur'an'ı Peygamber'e öğrettiği ise bu tamamen boş ve beyinsizce bir sözdür. Çünkü Arap dilinin lügat bilginlerinin karşısında acizliklerini ortaya koydukları ve Kur'an'ın defalarca ona benzer bir sure getirmeleri konusunda meydan okuduğu böyle bir fesih ve beliğ bir kitabı dil bilmeyen bir yabancının öğretmesi nasıl düşünülebilir?

Eğer Kur'an'ın muhtevasının başkaları tarafından öğretildiği söylenmek isteniyorsa bunun reddi önceki iddiadan daha kolaydır. Çünkü Kur'an'daki anlatım şivesi, Arap edebiyatına vakıf hiçbir kişinin getirmesi mümkün olmayan bir üstünlük ve seçkinliktedir. Bu da gösterir ki bu kitapta öyle bir anlatım tarzı işlenmiştir ki Arapça diline vakıf hiçbir kişi tarafından benzerinin getirilmesi mümkün değildir. Yani bu tarz anlatım insanlara ait değil her türlü eksiklikten uzak olan Yüce Allah'ın işidir. [4]

üstelik Kur'an'da işaret edilen konular çeşitli sebeplere nazaran İncilin bir kopyası olamaz. Çünkü Kur'an'da gelecekte vuku bulacak hadiselerden örneğin Rum İmparatorluğunun İran İmparatorluğuna gelip geleceği gibi konulardan söz edilmiştir. Bu tür bir bilginin İncil'de yer almadığı apaçık ortadadır. Diğer yandan İslam ile Hıristiyanlık arasında bir çok önemli konu hususunda ihtilaf vardır. Örneğin tevhit konusunda İslam şiddetle teslis inancını reddederken Hıristiyanlık bu inancı ısrarla savunmaktadır. Yine İslam Hz. İsa'nın dara çekildiği ve feda olduğu inancını reddetmektedir ancak Hıristiyanlık bu inancı da ısrarla savunmaktadır. Bunlar işte Kur'an'la İncilin arasındaki derin farklardan bazılarıdır.

Buna göre böyle bir iddia temelden batıldır. Bunu iddia edenler eğer delilleri var ise bunu sadakatle ortaya koymalıdırlar.

Daha fazla bilgi için aşağıdaki dizinlere başvurun:

1- Dizin: İncil, Peygamber'in dönemi, soru 12664(site: 2862)

 2- Dizin: Kur'an'da Peygamber'in mucizeleri soru 1414 (site: 2897)

3- Kur'an'ın tahriften uzak oluşu, soru: 5801, (site: 6049)

Dizin: Kur'an nazarında peygamberlerin masumluğu, soru: 1706 (site: 1824)



[1] "Yulhidine" kelimesinin karşılığı olarak "işaret ettikleri" kelimesini kullandık, ilhadın lügat anlamı haktan sapmaktır. Maksat inkarcıların Peygamberi böyle bir suçlamaya tabi tutmaya meyletmeleridir.

[2] Bunu "acemi" kelimesinin karşılığı olarak kullandık. Aslında acemi anlatımında bir sorun olan kişiye denir, ister Arap olsun ister yabancı. Ama Araplar genelde diğer dillerde konuşanlara "acemi" diyorlardı.

[3] Nahl: 103

[4] Nasır Mekarim Şirazi, Tefsir-i numune, c. 11, s. 409; Medrese-i İmam Ali b. Ebitalip, Kum, 1421.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar