Gelişmiş Arama
Ziyaret
61294
Güncellenme Tarihi: 2010/08/08
Soru Özeti
Kur’an’ın bakışında iblis ile şeytanın farkı nedir?
Soru
Kur’an’da iblis ile şeytanın farkı nedir?
Kısa Cevap

Kur’an-ı Kerim ayetleri esasınca, İblis çok ibadet etme neticesinde melekler arasına giren cinlerden biridir. Ama Âdem’in yaratılışından sonra Yüce Allah’ın emrine karşı gelmesi ve Âdem’e secde etmemesi nedeniyle ilahî dergâhtan kovulmuştur. Ama şeytan ise insanlardan yahut cinlerden veyahut hayvanlardan olan her isyancı ve aksi varlığa denir. İblis’i şeytan olarak adlandırmalarının nedeni; isyan etmesi ve ilahî emre karşı çıkmasıdır. O halde şeytan İblis ve onun dışındakileri kapsayan genel bir isimdir.

Ayrıntılı Cevap

Cevaba ulaşmak için şeytan ve İblis diye belirtilen iki kavramın açıklanması lazımdır.

Şeytan: Şeytan “şatan” maddesinden olup muhalefet anlamına gelmekte ve insanlardan yahut cinlerden veyahut hayvanlardan olan her isyancı ve aksi varlığa denmektedir.[1] Kur’an’da şeytan kelimesi üç şekilde kullanılmıştır:

1- Elif ve lam olmaksızın kullanılan tekil şeytan kipi: Bu kullanımda belirgin olmayan şeytan kastedilir ve cin ve insan şeytanlarından her ferdi kapsayabilir. Tıpkı şu ayet-i kerime gibi: “Kim, Rahmân’ın Zikri’ni görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.”[2] 

2- Elif ve lam ile kullanılan tekil şeytan kipi: Bu kullanımda genellikle iblis manasında özel bir anlam kastedilir. Tıpkı şu ayet-i kerime gibi: “Ey Âdemoğulları! Ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın.”[3] Bazı yerlerde ise şu ayet-i şerife gibi genel anlamıyla kullanılmıştır: “Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayâsızlığı emreder.”[4] Burada elif ve lam cins (genel) anlamında kullanılmıştır; çünkü fakirlikle korkutmak şeriat karşıtı amellere davet etmek bazen insanî şeytan tarafından da gerçekleşmektedir.

3- Şeytanlar diye çoğul kipinin kullanılması: Bu, şeytanın birçok ve değişik örnekleri olduğunun göstergesidir. Oysaki şeytan kelimesi özel bir fert (İblis) için bir isim olsaydı, tekil kipiyle kullanılırdı. Artı, bazı ayetler şeytanlar kelimesinden sonra şu ayet-i şerifede olduğu gibi şeytanların cins farklılıklarına da işaret etmektedir: “İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık.”[5]

İblis: İblis “iblas” kelimesinden türeyip karamsarlık ve umutsuzluğun çokluğundan kaynaklanan üzüntü ve hüzün manasındadır. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.”[6] İblis’i Allah’ın rahmetinden umutsuzluğa düşmesi nedeniyle bu adla adlandırmışlardır. Bu da onun Yüce Allah’ın emrine baş kaldırması sebebiyledir. Kur’an bu hususta şöyle buyuruyor: “Hani biz meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı.”[7] “Allah, Ey İblis! Ellerimle yarattığıma saygı ile eğilmekten seni ne alıkoydu? Büyüklük mü tasladın, yoksa üstünlerden mi oldun? dedi. İblis, Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın dedi.”[8] İşte burada Yüce Allah onun kovulmasını emretti[9] ve onu meleklerin saffından ayırdı.[10] Elbette o baştan beri meleklerden değildi. Sadece kulluk ve itaat ve de Allah’a yaklaşmasından ötürü melekler saffında yer almıştı.[11] İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “İblis’in adı “Hars veya Haris” idi. Allah’ın rahmetinden meyus olduğu için İblis olarak adlandırıldı.”[12] Fütuhat-ı Mekkiye kitabının yazarı İbn. Arabî, İblis adının konulması hakkında şöyle yazıyor: Şeytan olarak adlandırılan ilk kimse “Haris” idi. Sonra Allah onu İblas etti; yani onu kendi rahmetinden uzaklaştırdı ve meyus etti.[13] Kur’an şöyle buyuruyor: “İblis, “Ey Rabbim! Öyle ise bana insanların diriltilecekleri güne kadar mühlet ver dedi. Allah, şöyle dedi: “Sen o bilinen vakte (kıyamet gününe) kadar mühlet verilenlerdensin.”[14] İblis yaşayacağından emin olunca şöyle söyledi: “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım.”[15] Dolayısıyla o insanlığın iflah olmaz düşmanıdır. Yüce Allah’ın kullarına vurgulayarak verdiği tavsiye ve öğüt şudur: “Şüphesiz şeytan sizin için bir düşmandır. Öyle ise (siz de) onu düşman tanıyın.”[16] Elbette şeytanların İblis’in buyruklarına tabi oldukları ve onun komutası altında bulundukları hususu hatırlatılmalıdır. Kur’an-ı Kerim bu gruptan şeytanın (İblis) tarafında olanlar diye söz etmektedir. “Şeytan onları hâkimiyeti altına alıp kendilerine Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.”[17] Netice: İblis, itaatsizlik nedeniyle Yüce Allah’ın dergâhından kovulan özel bir şeytanın ismidir. Şeytan ise cin, insan ve hatta hayvanlardan olan şeytanları kapsayan asi ve baş kaldıran varlık anlamında genel bir mefhumdur.      



[1] el-Muncid Fi’l-Luğe.

[2] Zuhruf, 36.

[3] A’raf, 27.

[4] Bakara, 268.

[5] En’am, 112.

[6] Rûm, 12.

[7] Kehf, 50.

[8] Sâd, 75 ve 76.

[9] Allah, şöyle dedi: “Öyle ise çık oradan (cennetten), çünkü sen kovuldun. Şüphesiz benim lânetim hesap ve ceza gününe kadar senin üzerinedir.” (Sâd, 77 ve 78).

[10] Tefsir-i Numune, c. 19, s. 341.

[11] Tefsir-i Numune, c. 12, s. 462.

[12] Sefinetü’l-Bahar, c. 1, s. 99.

[13] El-Fütuhatü’l-Mekkiye, İbn. Arabî, c. 1, s. 134.

[14] Sâd, 79-81.

[15] Sâd, 82 ve 83.

[16] Fatır, 6.

[17] Mücadele, 19.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Secde etmek için iki mühürden istifade etmek doğru mudur?
    6783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Namaz kılan insanın secde yeri dizlerinin olduğu yerden birleşik dört parmak miktarından aşağı veya yukarı olmamalıdır.[1] Bundan dolayı iki mührün yüksekliği birleşik dört parmaktan fazla olmazsa ona secde edilebilir. Namazda secde yerinin yüksekliğini değiştirmenin de bir sakıncası yoktur.
  • Doğru alışverişin şartları nelerdir?
    7549 Alış-Veriş 2012/06/14
    Bu soru çok geneldir; zira alışveriş kavramı fıkıh ve örfte değişik manalara sahiptir: Genel anlamıyla alışveriş/muamele, özel anlamıyla muamele ve özel ve genel arasında bulunan orta manasındaki muamele bu kabildendir. Genel anlamıyla muamele, yakınlık kastinin muteber olmadığı ve elbise ve bedeni temizlemek, alıveriş, nikâh ve boşanmak gibi ...
  • Neden Kadir Gecesi’nde vücuda safran sürülmesi yasaklanmıştır?
    39091 Pratik Ahlak 2010/05/06
    1) Safranın; yiyecek, ilaç ve süs olmak üzere üç özelliği vardır. Safranın rivayetlerde yasaklanan yönü, süs ve ziynet olarak kullanıldığı takdirdedir. 2) Bedene safran sürmek haram değildir ama bu rivayete göre eğer bir kişi Kadir gecesinde bedenine ...
  • Riyayı tedavi etmenin yolu nedir?
    13881 Pratik Ahlak 2011/10/22
    Riya, insanın güzel amel ve davranışları başkalarına göstererek toplumda itibar ve konum kazanmak istemesine denir. Riya ihlâsın karşı noktasında yer alır. Riya ameline yönelik ilahi gazap ve öfkeye dikkat etmek, halkın ödül ve teşvikinin değersiz olduğunu bilmek, insanların kadirşinaslıkta sözlerini tutmamalarına, şükranda bulunmamalarına, işleri unutmalarına ve güçsüzlüklerine bakmak, gönülleri ...
  • Namaz esnasında selama cevap vermenin şekli nasıldır?
    7025 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Namaz esnasındayken insan bir başkasına selam vermemelidir ve eğer bir başkası insana selam verirse, insan ön selam niteliğinde cevap vermelidir; örneğin “es-selamu aleyküm” veya “selamun aleyküm” söylemeli ve “aleyküm selam” dememelidir.[1] Hatırlatılmalıdır ki insan selamın cevabını ister namazda olsun ister namaz dışında ...
  • Hariciler Nehravan savaşında sapmışlar mıydı? Ali (a.s) Muaviye’nin fitne ateşini söndürme hususunda kuşku duyuyor muydu?
    12930 جنگهای امام علی ع 2012/08/22
    Hariciler, Hz. Ali’nin (a.s) takipçilerinden bir grup olup Sıffin savaşında hakemlik hadisesinde kendisine muhalefet etme sebebiyle itaat etmekten sakınan ve ondan ayrılan gruba denir. Bu yüzden onlara Marikin de denmiştir. Haricilerin Sapıklıkları: Bu grubun sapıklıkları çoktur ve biz örnek sıfatıyla sadece bazılarına işaret ...
  • Acaba insan, kendi din kardeşi olan bir kimsenin -aralarında gerçekleşen bir tartışma nedeniyle- hakkında eziyet görmesine neden olacak sözler söyleme hakkında sahip midir? Kendisinden özür dilediği halde ona karşı küskünlüğünü devam ettirebilir mi?
    10928 Pratik Ahlak 2011/07/24
    Af etme ve fedakârlık büyük insanların özellik ve hususiyetlerinden ve ruhunun büyüklüğünün nişanelerindendir. İslam mektebinde bu nitelik ve özellik ahlakın faziletlerinden sayılmaktadır. İslam dini öyle bir dindir ki sahip olduğu peygamberi (s.a.a.) ahlaki faziletleri ve güzelliklerini tamamlamak üzere gönderildi. Peygamberinin kendisi de bu ...
  • Cennetin değişik kapıları ve bu kapıların da özel adları mı vardır?
    24903 Eski Kelam İlmi 2010/07/24
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Rükuda ‘Azim’, secdede ‘A’la’ isimlerinin söylenmesinin nedeni nedir?
    53938 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Rükuda Subhane Rabbiye’l-Azimi ve Bihamdih ve secdelerde Subhane Rabbiye’l-A’la ve Bihamdih dememizin asıl nedeni Allah’ın emri olması ve rivayetlerde bunları söylemeye emrolunmamızdan dolayıdır. Ama onları söylemeye emrolunmanın hikmetlerini de bulabiliriz. Rüku Allah’ı tazim etmektir. Her rükuyla Allah’ı tazim ediyoruz. Bir şeyi tazim etmek o şeyin ...
  • hangi sınıra kadar kocasına itaat etmelidir? Erkek onu yolculuğa mecbur edebilir mi?
    10857 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Hz. Ayetullah Hadevi Tahrani’nin belirtilen soru hakkındaki cevabının açıklaması şudur:Kadın cinsel doyum konusunda erkeğe itaat etmelidir ve erkek evden çıkmayı yasaklarsa bu durumda kendisi evden çıkamaz. Elbette evlilik hayatının farz ve haramlarla yetinmeyle sorundan yoksun olmasının imkânsız olduğuna dikkat edilmelidir. Ama ahlaka riayet etmek evliliğin pekişmesi ve tatlılığını ...

En Çok Okunanlar