Gelişmiş Arama
Ziyaret
8219
Güncellenme Tarihi: 2019/10/09
Soru Özeti
Rivayetlerde sihir ve büyünün gerçek olduğu ancak sadece Allah’ın izniyle etki edebileceği beyan edilmiştir. Allah’ın böyle bir şeye izin vermesi ilahi adaletle çelişmez mi?
Soru
İmam Rıza (a.s)’dan nakledilen hadiste büyü ve sihrin ancak Allah’ın izniyle etki edeceği bildirilmektedir. Öncelikle böyle bir izin ilahi adaletle çelişmez mi? Saniyen büyü ve sihri ortadan kaldırmanın yolu nedir?
Kısa Cevap

 Muhammet bin. İsa der ki İmam Rıza (a.s)’dan ‘sihir’ hakkında sordum. İmam şöyle buyurdu: “ Sihir gerçektir ancak sadece Allah’ın izniyle etkisi olur.”[1]

Bu rivayette mevzu bahis olan ibaret: (هُوَ یُضِرُّ بِإِذْنِ اللهِ تَعَالَى) “O (sihir) Allah Teala’nın izniyle zarar verir.” bölümü olup, bu tabirden iki anlam çıkarılmaktadır.

Sihrin tekvini etkisi

Tevhid inançının temel ilkelerinden biride alemde var olan bütün gücün Allah Teala’nın kudretinden kaynaklandığıdır. Ateşin yakıcılığı ve kılıcın keskinliği dahi Rabbin izni ve tekvini emri olmadan gerçekleşmez. Varlık alemi sebep sonuç üzeredir. Elbette bazı sebepler maddi bazıları ise madde ötesi sebeplerdir. Allah Tealanın hikmetli iradesi her oluşun ve olayın kendine özgü sebepten meydana gelmesi üzeredir. Elbette yinede bütün sebebler ve sonuçlar Allah teala’dan kaynaklanır ve ondan güç ve kudret alır. Sebebi yaratanda ona güç ve kudret verende odur. Aynı şekilde sebebi ona özgü olan sonucu doğurması için hazırlar. Hakikatte varlık alemnde gerçek sebep tekdir.  Varlık alemi sebep sonuç ilişkisi içinde tecelli etmektedir. Bütün varlık alemi Hak Teala’ya muhtaç ve ondan kaynaklanmaktadır.[2]

Büyü ve sihrin etki etmesi konusunda da durum bu şekildedir. Alla Teala kendi kudretiyle böyle bir iradeyi ve güçü bazı insanlara imtihan vesilesi karar kılmıştır. Bu kişiler bu iradeden faydalanarak ve geliştirerek inanılmaz işler gerçekleştirebilirler. Ama maalesef bazıları bunu kötüye kullanarak yakışık almayan, nahoş işlere kalkışmaktadırlar. Bunun karşısında bazı salih insanlarda sihir ve büyü yöntemlerine ve usulüne vakıf olarak diğerlerinin cadılarını bozmaktadır. Öyleyse bu gücü insan vücudunda karar kılan ve Allah Tealadır. Sadece onun izniyle tahakkuk bulur. Ancak ondan nasıl kullanılacağı insanın kendi ühdesinedir. Bunun kullanımındanda mesuldür. Allah teala’nın karar kıldığı para, güç, güzellik, musibet, savaş gibi diğer imtihan vesilelerinden bir fark yoktur. Buna binaen ilahi adaletle bir çelişki söz konusu değildir.[3]

Sihre eser etme izni verilmesi

Sihrin varlıksal gerçekciliği ayrı bir boyut fiili olarak etki etmesi ayrı bir konudur. Allah Teala sihrin ve büyünün etki etmesini ve eser etmesini bazı durumlarda engelleyebilir. Yani varoluşsal tekvini etkisi Allah Teala tarafından ortadan kaldırılabilir. Buna binaen rivayette sihrin mutlak bir şekilde etki edeceği reddedilmiş ve Allah teala’nın izninin şart olduğu ilan edilmiştir. Bazı durumlarda ilahi hikmet ve maslahat bu sihrin ve büyünün Allah teala’nın izniyle birine zarar vermesi engellenmiştir.

Her halükarda nakledilen rivayetin devamında ve diğer rivayetlerde açıklandığı üzere sihir ve büyü ile mücadele için zikirler ve dualar beyan edilmiştir. Böylelikle sihir ve büyünün tekvini eserini kontrol edebiliriz. Hatta açıklanan dua ve zikirlerin yardımıyla Allah’a tevekkül ederek sihrin ve büyünün etki etmesini sağlayabiliriz. Mevzu bahis olan rivayetin devamında İmam Rıza (a.s) sihrin etki ve eserinden korunmak için şu desturu vermiştir: ‘Sana büyü yaptıkları zaman ellerini yüzüne kadar kaldır ve şunu oku: “بِسْمِ اللهِ الْعَظِیمِ، بِسْمِ اللهِ الْعَظِیمِ، رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِیمِ” [4]

 

 

[1] Tabersi, Hasan bin fazl, mekarim’ul-ahlak, 413.s, kum, şerif rezi, 4.bk, 1412.k.

[2] Subhani, Cafer, esalet ruh, 241.s, kum, muesse’tul İmam Sadık (a.s).

[3] Müracaa edinir: Sihir öğrenmek ve Allah’ın izniyle zarar vermesi, Cevap: 6481.

[4] Mekarim’ul-ahlak, 413.s.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Secde etmek için iki mühürden istifade etmek doğru mudur?
    6783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Namaz kılan insanın secde yeri dizlerinin olduğu yerden birleşik dört parmak miktarından aşağı veya yukarı olmamalıdır.[1] Bundan dolayı iki mührün yüksekliği birleşik dört parmaktan fazla olmazsa ona secde edilebilir. Namazda secde yerinin yüksekliğini değiştirmenin de bir sakıncası yoktur.
  • Doğru alışverişin şartları nelerdir?
    7549 Alış-Veriş 2012/06/14
    Bu soru çok geneldir; zira alışveriş kavramı fıkıh ve örfte değişik manalara sahiptir: Genel anlamıyla alışveriş/muamele, özel anlamıyla muamele ve özel ve genel arasında bulunan orta manasındaki muamele bu kabildendir. Genel anlamıyla muamele, yakınlık kastinin muteber olmadığı ve elbise ve bedeni temizlemek, alıveriş, nikâh ve boşanmak gibi ...
  • Neden Kadir Gecesi’nde vücuda safran sürülmesi yasaklanmıştır?
    39091 Pratik Ahlak 2010/05/06
    1) Safranın; yiyecek, ilaç ve süs olmak üzere üç özelliği vardır. Safranın rivayetlerde yasaklanan yönü, süs ve ziynet olarak kullanıldığı takdirdedir. 2) Bedene safran sürmek haram değildir ama bu rivayete göre eğer bir kişi Kadir gecesinde bedenine ...
  • Riyayı tedavi etmenin yolu nedir?
    13881 Pratik Ahlak 2011/10/22
    Riya, insanın güzel amel ve davranışları başkalarına göstererek toplumda itibar ve konum kazanmak istemesine denir. Riya ihlâsın karşı noktasında yer alır. Riya ameline yönelik ilahi gazap ve öfkeye dikkat etmek, halkın ödül ve teşvikinin değersiz olduğunu bilmek, insanların kadirşinaslıkta sözlerini tutmamalarına, şükranda bulunmamalarına, işleri unutmalarına ve güçsüzlüklerine bakmak, gönülleri ...
  • Namaz esnasında selama cevap vermenin şekli nasıldır?
    7025 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Namaz esnasındayken insan bir başkasına selam vermemelidir ve eğer bir başkası insana selam verirse, insan ön selam niteliğinde cevap vermelidir; örneğin “es-selamu aleyküm” veya “selamun aleyküm” söylemeli ve “aleyküm selam” dememelidir.[1] Hatırlatılmalıdır ki insan selamın cevabını ister namazda olsun ister namaz dışında ...
  • Hariciler Nehravan savaşında sapmışlar mıydı? Ali (a.s) Muaviye’nin fitne ateşini söndürme hususunda kuşku duyuyor muydu?
    12930 جنگهای امام علی ع 2012/08/22
    Hariciler, Hz. Ali’nin (a.s) takipçilerinden bir grup olup Sıffin savaşında hakemlik hadisesinde kendisine muhalefet etme sebebiyle itaat etmekten sakınan ve ondan ayrılan gruba denir. Bu yüzden onlara Marikin de denmiştir. Haricilerin Sapıklıkları: Bu grubun sapıklıkları çoktur ve biz örnek sıfatıyla sadece bazılarına işaret ...
  • Acaba insan, kendi din kardeşi olan bir kimsenin -aralarında gerçekleşen bir tartışma nedeniyle- hakkında eziyet görmesine neden olacak sözler söyleme hakkında sahip midir? Kendisinden özür dilediği halde ona karşı küskünlüğünü devam ettirebilir mi?
    10928 Pratik Ahlak 2011/07/24
    Af etme ve fedakârlık büyük insanların özellik ve hususiyetlerinden ve ruhunun büyüklüğünün nişanelerindendir. İslam mektebinde bu nitelik ve özellik ahlakın faziletlerinden sayılmaktadır. İslam dini öyle bir dindir ki sahip olduğu peygamberi (s.a.a.) ahlaki faziletleri ve güzelliklerini tamamlamak üzere gönderildi. Peygamberinin kendisi de bu ...
  • Cennetin değişik kapıları ve bu kapıların da özel adları mı vardır?
    24903 Eski Kelam İlmi 2010/07/24
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Rükuda ‘Azim’, secdede ‘A’la’ isimlerinin söylenmesinin nedeni nedir?
    53938 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Rükuda Subhane Rabbiye’l-Azimi ve Bihamdih ve secdelerde Subhane Rabbiye’l-A’la ve Bihamdih dememizin asıl nedeni Allah’ın emri olması ve rivayetlerde bunları söylemeye emrolunmamızdan dolayıdır. Ama onları söylemeye emrolunmanın hikmetlerini de bulabiliriz. Rüku Allah’ı tazim etmektir. Her rükuyla Allah’ı tazim ediyoruz. Bir şeyi tazim etmek o şeyin ...
  • hangi sınıra kadar kocasına itaat etmelidir? Erkek onu yolculuğa mecbur edebilir mi?
    10857 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Hz. Ayetullah Hadevi Tahrani’nin belirtilen soru hakkındaki cevabının açıklaması şudur:Kadın cinsel doyum konusunda erkeğe itaat etmelidir ve erkek evden çıkmayı yasaklarsa bu durumda kendisi evden çıkamaz. Elbette evlilik hayatının farz ve haramlarla yetinmeyle sorundan yoksun olmasının imkânsız olduğuna dikkat edilmelidir. Ama ahlaka riayet etmek evliliğin pekişmesi ve tatlılığını ...

En Çok Okunanlar