Gelişmiş Arama
Ziyaret
8053
Güncellenme Tarihi: 2019/10/09
Soru Özeti
Rivayetlerde sihir ve büyünün gerçek olduğu ancak sadece Allah’ın izniyle etki edebileceği beyan edilmiştir. Allah’ın böyle bir şeye izin vermesi ilahi adaletle çelişmez mi?
Soru
İmam Rıza (a.s)’dan nakledilen hadiste büyü ve sihrin ancak Allah’ın izniyle etki edeceği bildirilmektedir. Öncelikle böyle bir izin ilahi adaletle çelişmez mi? Saniyen büyü ve sihri ortadan kaldırmanın yolu nedir?
Kısa Cevap

 Muhammet bin. İsa der ki İmam Rıza (a.s)’dan ‘sihir’ hakkında sordum. İmam şöyle buyurdu: “ Sihir gerçektir ancak sadece Allah’ın izniyle etkisi olur.”[1]

Bu rivayette mevzu bahis olan ibaret: (هُوَ یُضِرُّ بِإِذْنِ اللهِ تَعَالَى) “O (sihir) Allah Teala’nın izniyle zarar verir.” bölümü olup, bu tabirden iki anlam çıkarılmaktadır.

Sihrin tekvini etkisi

Tevhid inançının temel ilkelerinden biride alemde var olan bütün gücün Allah Teala’nın kudretinden kaynaklandığıdır. Ateşin yakıcılığı ve kılıcın keskinliği dahi Rabbin izni ve tekvini emri olmadan gerçekleşmez. Varlık alemi sebep sonuç üzeredir. Elbette bazı sebepler maddi bazıları ise madde ötesi sebeplerdir. Allah Tealanın hikmetli iradesi her oluşun ve olayın kendine özgü sebepten meydana gelmesi üzeredir. Elbette yinede bütün sebebler ve sonuçlar Allah teala’dan kaynaklanır ve ondan güç ve kudret alır. Sebebi yaratanda ona güç ve kudret verende odur. Aynı şekilde sebebi ona özgü olan sonucu doğurması için hazırlar. Hakikatte varlık alemnde gerçek sebep tekdir.  Varlık alemi sebep sonuç ilişkisi içinde tecelli etmektedir. Bütün varlık alemi Hak Teala’ya muhtaç ve ondan kaynaklanmaktadır.[2]

Büyü ve sihrin etki etmesi konusunda da durum bu şekildedir. Alla Teala kendi kudretiyle böyle bir iradeyi ve güçü bazı insanlara imtihan vesilesi karar kılmıştır. Bu kişiler bu iradeden faydalanarak ve geliştirerek inanılmaz işler gerçekleştirebilirler. Ama maalesef bazıları bunu kötüye kullanarak yakışık almayan, nahoş işlere kalkışmaktadırlar. Bunun karşısında bazı salih insanlarda sihir ve büyü yöntemlerine ve usulüne vakıf olarak diğerlerinin cadılarını bozmaktadır. Öyleyse bu gücü insan vücudunda karar kılan ve Allah Tealadır. Sadece onun izniyle tahakkuk bulur. Ancak ondan nasıl kullanılacağı insanın kendi ühdesinedir. Bunun kullanımındanda mesuldür. Allah teala’nın karar kıldığı para, güç, güzellik, musibet, savaş gibi diğer imtihan vesilelerinden bir fark yoktur. Buna binaen ilahi adaletle bir çelişki söz konusu değildir.[3]

Sihre eser etme izni verilmesi

Sihrin varlıksal gerçekciliği ayrı bir boyut fiili olarak etki etmesi ayrı bir konudur. Allah Teala sihrin ve büyünün etki etmesini ve eser etmesini bazı durumlarda engelleyebilir. Yani varoluşsal tekvini etkisi Allah Teala tarafından ortadan kaldırılabilir. Buna binaen rivayette sihrin mutlak bir şekilde etki edeceği reddedilmiş ve Allah teala’nın izninin şart olduğu ilan edilmiştir. Bazı durumlarda ilahi hikmet ve maslahat bu sihrin ve büyünün Allah teala’nın izniyle birine zarar vermesi engellenmiştir.

Her halükarda nakledilen rivayetin devamında ve diğer rivayetlerde açıklandığı üzere sihir ve büyü ile mücadele için zikirler ve dualar beyan edilmiştir. Böylelikle sihir ve büyünün tekvini eserini kontrol edebiliriz. Hatta açıklanan dua ve zikirlerin yardımıyla Allah’a tevekkül ederek sihrin ve büyünün etki etmesini sağlayabiliriz. Mevzu bahis olan rivayetin devamında İmam Rıza (a.s) sihrin etki ve eserinden korunmak için şu desturu vermiştir: ‘Sana büyü yaptıkları zaman ellerini yüzüne kadar kaldır ve şunu oku: “بِسْمِ اللهِ الْعَظِیمِ، بِسْمِ اللهِ الْعَظِیمِ، رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِیمِ” [4]

 

 

[1] Tabersi, Hasan bin fazl, mekarim’ul-ahlak, 413.s, kum, şerif rezi, 4.bk, 1412.k.

[2] Subhani, Cafer, esalet ruh, 241.s, kum, muesse’tul İmam Sadık (a.s).

[3] Müracaa edinir: Sihir öğrenmek ve Allah’ın izniyle zarar vermesi, Cevap: 6481.

[4] Mekarim’ul-ahlak, 413.s.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar