Gelişmiş Arama
Ziyaret
9981
Güncellenme Tarihi: 2011/08/17
Soru Özeti
İslam’ın intihar hakkındaki hükmü nedir?
Soru
İslam’ın intihar hakkındaki hükmü nedir? Aşkta yenilmemin üzerinden uzun bir müddet geçmesinden sonra gerçekten hayatı sürdürmek için bir istek taşımamaktayım. Hiç kimseye bir zarar vermeden, sessiz ve sedasızca ve tabii bir ölüm sahnesi yaratarak (ailenin haysiyetini korumak için) bu dünyadan göçülemez mi?
Kısa Cevap

Kesinlikle her insanın hayatında dünyayı gözünde karanlık ve boş kılan rahatsızlıklar ve yenilgiler meydana gelmektedir. Bu durumda insanlar iki türlüdür: Bir grup bu sorunlar yumağından başı dik çıkmakta, tüm zorluklara göğüs germekte ve Allah’a tevekkül ederek yeniden yapılanmaya başlamaktadır. Bunun karşısında yer alan diğer grup ise eğilmekte, inzivaya çekilmekte veya bundan daha kötü olan intihara teşebbüs etmektedir. İnsan İslam’ın mantığına aşina olması durumunda ölümün son yol olmadığını, aksine sonsuz bir yolun başlangıcı olduğunu bilecektir. O halde intihar insana hiçbir yardımda bulunmaz. Artı, dünyada hiçbir sorun insanın değerli canını karşılığında verecek kadar değerli değildir. İslam’ın bakışında her şeyin ve insanın sahibi Allah’tır. Evrende ve insanda tasarruf hakkına sahip olan O’dur. O’nun izin verdiği şey caiz ve O’nun izin vermediği şey de caiz değildir. Bu hususlardan biri de insan öldürmektir. Bu konuda intihar ile bir başkasını öldürmek arasında hiçbir fark yoktur. Çünkü bu iş kendinden veya bir başkasından hayat hakkını almaktır. Yüce Allah insanı bu işten sakındırmış ve şöyle buyurmuştur: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür.”[1] Bir ferdin ölüm ve hayatı her ne kadar toplumun ölüm ve hayatına eşit değilse bile ona benzer. Bu yüzden Allah’ın izni olmadığı yerde bunu yapmak haram ve büyük günahtır. İnsanın intihar ederken kestiği nefesin bir başkasının veya kendisinin olması arasında bir fark yoktur. İmam bakır (a.s) şöyle buyuruyor: “Mümin her belaya müptela olur ve her tür ölüm ile ölür ama intihar etmez.”[2] İmam Sadık (a.s) intiharın akıbeti hakkında şöyle buyuruyor: Her kim intihar ederse sürekli cehennem ateşinde kalır … .”[3] Bu rivayetler İslam’ın bu olguya karşı takınmış olduğu tavrın ne kadar sert olduğunu gösteren diğer numunelerdir. O halde asla intihara bir çözüm olarak bakmayınız. Diğer insanlar bu fiili anlamasa ve bu çok tabii gösterilse bile gerçekte ve Allah nezdinde hiçbir şey gizli kalmaz. Eğer doğru yolda yürürseniz kısa bir müddet sonra tüm bakışların odağı ve ailenizin övünç kaynağı olacağınızdan emin olun.

Birkaç Tavsiye:

1. Değişik yollar ile imanınızı geliştirmeye ve güçlendirmeye çalışın.

2. Sevinçli, iyimser ve ümitli bireyler ile oturun ve onların ruh halinden ilham alın.

3. Negatif eğilimlilikten özenle kaçının ve negatif düşünceleri kendinizden uzak tutun.

4. Bu konuyla irtibatlı danışmanlık gruplarıyla ilişki içinde olun.



[1] Maide, 32.

[2] Kuleyni, Muhammed b. Yakub, Kafi, c. 2, s. 254, çap-ı çarom, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Tahran, 1365 h.ş.

[3] a.g.e., c. 7, s. 45.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Namaz kılmayan kimseler kesinlikle cehenneme mi gidecektir? Hatta onlar birçok iyi iş yapsalar da cehenneme gidecekler midir?!
    56369 Eski Kelam İlmi 2012/05/03
    Dini öğretilerimiz esasınca namaz, dinsel ameller arasında ilk ibadetsel fiildir. Eğer insanın namazı kabul edilirse, diğer ibadetsel amelleri de kabul edilir! Öte taraftan Kur’an ayetlerinin açıkça belirtmesiyle her kim zerre miktarınca iyi amel işlerse onun karşılığını alacaktır. Bu ayetler uyarınca, ölçme terazisinde hayrın miktarı fazla olacak olursa, ...
  • İmam Humeyni, İmam Hüseyin’e (a.s) ağlamanın, yas tutmanın ve Hüseyni meclisler tertiplemenin on dört asır öncesinden günümüze kadar dinin bekasına sebep olduğuna görüşünde miydi? Ve bunu neye dayanarak söylemekteydi?
    11385 Eski Kelam İlmi 2012/01/05
    İmam Humeyni (r.a) defalarca İmam Hüseyin’in (a.s) İslamı korumak için yaptığı fedakarlığın önemini dile getirmiş, adının ve hatırasının meclislerle, matemlerle vb. şekillerde yaşatılmasının Onun (a.s) yolunun sürdürülmesinde ve sapmalarla mücadele etmekte etkili olduğunu vurgulamıştır. Örneğin bir konuşmasında şöyle buyuruyordu: ‘Bu aşura toplantısının ve alemdeki şehidlerin en büyüğüne matem düzenlenmesinin o ...
  • Nusayrilerin temel inançları nedir? Onların İmamiye Şiası hakkında görüşleri nedir? Şia'nın bu mektep hakkındaki görüşü nedir?
    28026 Eski Kelam İlmi 2010/09/12
    Bugün Suriye ve diğer bazı Müslüman ülkelerde yaşamakta olan Müslüman fırkalardan biri Nusayriye fırkasıdır. Bunlara "Aleviler" de denir. İran'da "Alevilik" hakkında bağımsız bir araştırma yapılmış değildir. Genelde milel ve nihal yazarlarının görüşleri bu hususta kaynak alınır. Ancak bize göre genelde "Aleviler" on iki imam Şiasıdırlar ve Şia'nın inanç temelleri ...
  • Pazar ortamını oluşturanların işi (komisyonculuk) helal midir?
    10113 Emlak Ve Pazarlama 2012/03/14
    Hazreti ayatullah’el uzma Safi Gupayganinin (Allah yüce gölgesini devam ettirsin) defteri: Dolaysız bir şekilde simsarlık yapana yani müstakim bir şekilde alıcıyı (müşteriyi) tanıtan kimseye “cuale” ismi altında para vermenin her hangi bir işkalı yoktur. Ama eğer bu tür şirketler “guld kuvist” şirketler gibi heremsel şeklinde ...
  • Erkek altın saat kullanabilir mi?
    33057 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/11/27
    Boyna altın zincir asmak, altın yüzük takmak ve ele altın kaplama saat takmak gibi altınla süslenmek[1] erkeğe haramdır ve bunlarla namaz kılmak da namazı bozar.[2] Elbette altın saat ve altın zincir sadece ...
  • arapça dilinin en kamil dil olduğuna dair delil var mıdır?
    8455 Kur’anî İlimler 2011/03/01
    Arapça dilinin kuran dili olarak seçilmesi elbette ki bu dilin değerli ve şerefli olmasına neden olamuştur. Ancak arapça dilinin kamilliği kuranın kamil olduğ için değildir. Lügat ve kavramdaki genişliği, dilsel sisteminin mühkemliği, türlü tabirlere haiz olması, irabı (kelimenin cümledeki farklı konumlarını belirtilmesi içun son harfının üzerindeki ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    129869 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yaratmada tevhidin manası nedir?
    8010 Eski Kelam İlmi 2012/04/15
    Varlık âleminin yüce Allah dışında hiçbir yaratıcısının olmamasına yaratmada tevhit denir. Mümkün varlıklar, onların eserleri, fiilleri ve hatta insan ve onun tüm icat ve keşifleri hiçbir tartışmaya yer bırakmaksızın Allah’ın yaratıklarıdır. Varlık âleminde bulunan her şey O’nun mahlûkudur. Ama bazıları vasıtasız bir şekilde ve bazıları ise vasıtayladır. ...
  • İslam’ın Tebliğ Yöntemi Nasıldı?
    12879 Masumların Siresi 2011/08/17
    Tebliğ mesaj iletmek anlamındadır. Tüm ilahî peygamberlerin ve özellikle de yüce İslam Peygamberinin misyonu insanları karanlıklardan nura yöneltmek olduğundan, İslam’da tebliğ Allah’ın mesajını kullarına ulaştıran bir vesile olarak çok önemlidir. İslam’da tebliğ yöntemleri sözlü, yazılı ve amelî olarak üç kısma ayrılabilir. Bu her üç kısmın da değişik türleri vardır. ...
  • Nefis, ruh, can, akıl, zihin ve fıtrat arasında nasıl bir ilişki vardır?
    17499 İslam Felsefesi 2010/04/07
    Bazen bu kelimelerden maksat bir şeydir. Hepsi de aynı gerçeğe yani insanın varlığına ve hakikatine işarettir. Bazen de onlardan değişik manalar irade edilir ve her biri nefsin mertebe ve makamlarından birine işaret sayılır. ...

En Çok Okunanlar