Gelişmiş Arama
Ziyaret
6325
Güncellenme Tarihi: 2011/10/23
Soru Özeti
Üç Haslet hadisinin senedi sahih midir?
Soru
Kendi blog’umda İmam Rıza’dan (a.s) bir hadis yazdım. Bu hadise kaynak olarak Usul-u Kafi, c.3, s.339 ve Tuhef-ul Ukul, s.442 gösterilmiştir. Hadisin metni ise şöyledir:
لایکـون المـؤمـن مـؤمنـا حتـى تکـون فیه ثلاث خصـال: 1ـ سنة من ربه؛ 2ـ و سنة من نبیه؛ 3ـ و سنة من ولیه. فـأما السنة مـن ربه فکتمان سـره. و أمـا السنة من نبیه فمـداراة الناس و أمـا السنة مـن ولیه فـالصبـر ‘فـى البـاسـاء و الضـراء.
Yorumlar bölümünde arkadaşlarımdan biri hadisin sahih olup olmadığı konusunda ne kadar emin olduğumu sordu. Onun eleştirileri ve ‘bu hadis uydurma olabilir, çünkü kafama yatmadı’ sözü bana pek mantıklı gelmediyse de hadis konusunda hiç bilgim olmadığı, bu soruya nasıl cevap vereceksiniz merakı, sözünü ettiğim dostumun üniversite hocası olması ve görüşlerinin kabul görmesinden dolayı ona, bu konuyu araştıracağıma ve bilen birinden onun itibarının ölçüsü, ret yahut teyidi hakkında soracağıma dair söz verdim. Sizden ricam hadisin sahih olup olmadığı hakkında beni bilgilendirmenizdir.
Kısa Cevap

Söz konusu hadisin bazı ravileri hakkında elde herhangi bir bilgi yoksa da birkaç sebepten dolayı ona istinat edilebilir:

1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Ve biliyoruz ki bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu, onun itibarını ve muhaddislerin elinde onun doğruluğuna dair karinelerin olduğunu gösterebilir.

2-Hadisin kendisinden de anlaşılacağı üzere içeriği Kur’an’dan alınmış ve ona uygundur.

3-Başka bir çok rivayette söz konusu rivayetin içeriği ve maddeleri teyit edilmiştir.

4-Bir rivayetin senedi sahih ve güvenilir olmazsa bu onun uydurma ve sahte olduğu manasına gelmez.

Ayrıntılı Cevap

Hadisin bazı ravileri her ne kadar tanınmamış ve meçhul olsalar da[1] birkaç açıdan ona istinat edilebilir: 1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Örneğin: Kafi, c.2, s.241; Emali-i Saduk, c.1, s.339; Uyun-u Ahbar-ı Rıza, c.1, s.256; Maani’l-Ahbar, s.184; Tuhef-ul Ukul, s.312 ve 442 gibi.

Nitekim Mişkat-ul Envar, s.85; Keşf-ul Ğumme, c.2, s.292; Ravzat-ul Vaizin, c.2, s.432; et-Temhis, s.67 vb. gibi ikinci grup kaynaklarda da gelmiştir

Bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu onun itibarına ve muhaddislerin elinde onun doğruluğuna dair karinelerin olduğunu gösterebilir.

2-Hadisin kendisinden de anlaşılacağı üzere içeriği Kur’an’dan alınmış ve ona uygundur. Rivayetin aslı şöyledir:

«لا یکون المؤمن مؤمنا حتى یکون فیه ثلاث خصال سنة من ربه و سنة من نبیه و سنة من ولیه فأما السنة من ربه فکتمان سره قال الله (جل جلاله) عالِمُ الْغَیْبِ فَلا یُظْهِرُ عَلى‏ غَیْبِهِ أَحَداً إِلَّا مَنِ ارْتَضى‏ مِنْ رَسُولٍ و أما السنة من نبیه فمداراة الناس فإن الله (عز و جل) أمر نبیه بمداراة الناس فقال خُذِ الْعَفْوَ وَ أْمُرْ بِالْعُرْفِ وَ أَعْرِضْ عَنِ الْجاهِلِینَ و أما السنة من ولیه فالصبر فی البأساء و الضراء یقول الله (عز و جل) وَ الصَّابِرِینَ فِی الْبَأْساءِ وَ الضَّرَّاءِ وَ حِینَ الْبَأْسِ أُولئِکَ الَّذِینَ صَدَقُوا وَ أُولئِکَ هُمُ الْمُتَّقُونَ‏.»[2]

 

3-Bir çok rivayet söz konusu rivayetin içeriğini ve onda gelen maddeleri teyit etmektedir. Örneğin bir rivayette Emir-ül Müminin’in şöyle buyuruyor: ‘Dünya ve ahiret hayırınız, sır tutmanızda ve iyilerle arkadaş olmanızdadır.’[3] Bir başka rivayette Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyuruyor: ‘İnsanlarla iyi geçinmek imanın yarısı, yumuşak davranmak ise maişetin yarısıdır.’[4]

4-Bir rivayetin senedi sahih ve güvenilir olmazsa bu onun uydurma ve sahte olduğu manasına gelmez. Uydurma olduğuna dair delil getirmek gerekir.



[1] -Rivayet Kafi’de şu senetle nakledilmiştir:

‘Ali b. Muhammed b. Bundar’dan, o da İbrahim b. İshak’tan, o da Sehl b. el-Haris’ten, o da ed-Dilhas’tan o da İmam Rıza’dan (a.s) İmamın şöyle buyurduğunu rivayet eder...’

Rical alimleri rivayette adı geçen İbrahim b. İshak’ın zayıf olduğunu ve güvenilir olmadığını söylüyorlar (Erdebili, Cami-ur Rovat, c.1, s.18). Ayrıca Sehl b. Haris meçhuldür. Dilhas’ta onaylanmamıştır (Erdebili, a.g.e. c.1, s.311). Saduk’un Emali, Hisal ve Maan-il Ahbar’ında da şöyle gelmiştir:

‘Ali b. Ahmed b. Musa (r.a), o da Muhammed b. Ebi Abdullah el-Kufi’den, o da Sehl b. Ziyad el-Edemi’den, o da Mübarek’ten, o da İmam Rıza’dan (a.s) şöyle rivayet eder...’

Senette adı geçen Muhammed b. Ebi Abdullah onaylanmamıştır. Rical alimlerinin, Sehl b. Ziyad konusunda ihtilafları vardır. Bazılarına göre o zayıftır. Mübarek’te onaylanmamıştır (Erdebili, Cami-ur Rovat). Uyun-u Ahbar da ise şu senetle gelmiştir: ‘Babamdan (r.a), o da Ahmed b. İdris’ten, o da Muhammed b. Ahmed b. Yahya b. İmran el-Eş’ari’den, o da Sehl b. Ziyad’dan, o da el-Haris b. ed-Dilhas’tan o da İmam Rıza’dan (a.s) İmam’ın (a.s) şöyle buyurduğunu rivayet eder...’

Bu hadiste de Sehl b. Ziyad konusunda ihtilafın olmasının yanı sıra Haris b. Dilhas’ta meçhuldür.

[2] -Mümin kimse, biri rabbinden, biri peygamberinden biri de velisinden olmak üzere üç hasleti almadıkça mümin olmaz. Rabbinin hasleti sırrı korumasıdır. Allah Teala buyuruyor: ‘Gizliyi bilen odur, gizlediği şey de hiçbir kimseye açılmaz. Ancak peygamberlerden seçtiği müstesna.’ ]Cin/26-27[. Peygamberin hasleti insanlarla iyi geçinmesidir. Allah Teala, peygamberine insanlarla iyi geçinmesini emrederek şöyle buyuruyor: ‘Özrü kabul edip suçları bağışla, iyiliği emret ve bilgisizlerden yüz çevir.’ ]A’raf/199[. Velisinin hasleti de sıkıntı ve zorlukta sabretmesidir. Allah Teala buyuruyor: ‘Sıkıntı ve şiddet vakitlerinde sabreden kişilerdir. Onlardır sözleri doğru olanlar, onlardır sakınanlar.’ ]Bakara/177[. (Emali-i Saduk, c.1, s.339)

[3] -Müfid, el-İhtisas, s.218.

[4] -Kafi, c.2, s.117.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ahmet ismi İncil’in neresinde gelmiştir?
    24943 Eski Kelam İlmi 2011/11/12
    Bu konuda dikkat edilmesi gereken önemli nokta şudur: Kur’an, İncil’de İslam Peygamber’inin (s.a.a) müjdeleyici olduğunu söylüyorsa, tahrif edilmiş İncil’i değil, Hz. İsa’nın (a.s) getirdiği incili kastetmektedir. Elbette tahrif edilmiş hali hazırdaki İncil’de de, bu meseleye işaret edilmesi dikkate değer bir konudur.Hz. Mesih (a.s), “Farkilit”ın geleceği müjdesini vermişti. Bu kelime ...
  • Eğer Yüce Allah Peygamber ve kullarına iyyake nabudu ve iyyake nestain demelerini buyurmuşsa, neden “kul” (söyle) kelimesi zikredilmemiştir?
    9276 Tefsir 2011/12/18
    Kuşkusuz Yüce Allah ibadet ve namazlarında istifade etmeleri için bu ayeti kullarına nazil etmiştir. Elbette benzer durumlarda genel olarak “kul” (söyle) ve “kulu” (söyleyiniz) gibi kelimler de cümle başında yer almaktadır. Ama Arap edebiyatını ve tüm dillerdeki mevcut diyalogları incelemeyle, kesin karine ve delillerin bulunması ve onların ...
  • Hadis külliyatında ‘israiliyat’ denilen bir kavram geçmektedir. Ehlibeyt mektebi kaynaklarında İsrailiyat’ın konumu ve itibarını açıklar mısınız?
    3396 2020/09/05
    İslam uleması ‘israiliyat’ kavramını İslami olmayan, özelliklede hicri ilk yüzyıl içerisinde Yahudi ve Hristiyanların İslam dinine sokmaya çalıştıkları inançlar, efsaneler ve hurafelerin tamamı için kullanmaktadır.Bu kelime ilk başta Yahudilerin İslam dinine sokmaya çalıştıkları hadisler için telaffuz edilmekteydi. Ama gerçekte bu kavram biraz daha geniş ...
  • basiret gözüyle Allah-ı görmek, kalp ile Allah-ı müşahede etmekle aynı mıdır?
    13449 Pratik İrfan 2010/12/18
    Hazreti Ali'nin (a.s.) kelamında söz konusu olan basiret gözü ile Allah-ı müşahede etme meselsi kelam ilmince Allah-ı görme meselesiyle ilgili bir konudur. Bu konuyla ilgili hak ve doğru olan görüşe göre kalbi rüyet ve tecelliden farklı olan gözsel rüyet hak Teâlâ hakkında imkânsızdır. Ama Allah ile buluşmak ...
  • Muhammed b. Osman Ömri’nin İmam-ı Zaman’ı (a.c) hac mevsiminde gördüğü iddiası doğru mudur?
    6183 Eski Kelam İlmi 2011/07/21
    Her ne kadar böyle bir iddiada bulunan kimseden kabul edilmesi mümkün olmasa da İmam-ı Zaman’ı (a.s) gıyap döneminde görmek esasen kesin ve makbul bir husustur. Hz. Hüccet’in (a.s) ikinci naibi halk ile İmam arasında irtibatı sağlayan vasıta olması nedeniyle, kuşkusuz küçük gıyap döneminde bu görüşme ...
  • Ayakların üstünü mesetme konusunu hadisler ile ispatlayınız?
    7591 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    “Vesailu’ş - Ş,a” gibi Şia’nın Muteber Kitaplarında İmamlardan (a.s.) nakledilmiş olan hadislere baktığımızda abdest alınırken başın ön kısmının ve ayakların üstünün Mes edilmesinin vacip olduğunu görürüz. Keza hadislerden istifade ediliyor ki ayaklar Mes edilirken sağ ve sol sırasını dikkate alarak ayakların parmaklarından başlayarak ayaklarda var olan çıkıntıya ...
  • Acaba fakihler Cuma namazının seçmeli farz olduğu konusunda görüş birliğine ulaşmışlar mıdır?
    3294 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2018/11/11
    Cuma namazı, masum imamın fiziki huzurunun olduğu, diğer şartların imkânı ve takiye gerektirecek bir durum olmadığı taktirde hükmü aşikardır. (Yani farzdır) Gaybet döneminde çeşitli hükümler Cuma namazı hakkında beyan edilmiştir. Bu görüşlerden en meşhur olanının “Cuma namazı seçmeli farz” olduğu söylenebilir. Hatta bazı fakihler Cuma namazının seçmeli ...
  • Mersiye okuyucuların her yıl mersiyelerine ekledikleri yeni şeylerin sakıncası yok mudur?
    8088 تاريخ بزرگان 2009/01/29
    Aşura kıyamı ve Kerbela tarihinin iki sayfası vardır: Biri yiğitlik ve iftiharla dolu nurlu ve beyaz bir sayfa, diğeri benzersiz veya eşine az rastlanır bir cinayetin işlendiği bir facia oluşu. Bu yüzden Kerbela’da meydana gelen musibetleri imkansız ve akla aykırı olarak algılamamak gerekir. ...
  • Ehl-i beyt’i neden birkaç kişide sınırlıyorsunuz?
    6913 Eski Kelam İlmi 2008/02/18
    Ehl-i Beyt’in on dört masumlarda sınırlandırılması, beşeri bir sınırlandırma değildir. Tathir ayetinden ve Peygamber (s.a.a.)’den gelen rivayetlerden anlaşılan bir sınırlamadır.Bu iddianın ispatlanması için birçok rivayet delil olarak getirilebilir.1) Kuran-ı Kerim, Peygamber (s.a.a)’e Arapça olarak indirilen ilahi bir kelamdır. Allah’ın ...
  • Kimler İmam-ı Zaman (a.c.f) ile irtibat halindedirler?
    12383 Eski Kelam İlmi 2012/10/24
    İmam-ı Zaman (a.c.f) ile irtibat halinde olmanın teorik temelleri ve bunun değişik türleri kendi yerinde incelenmelidir. Bununla birlikte Şia ulemasının bazı muteber kitaplarında Mukaddes-i Erdebili, Seyit Bahru’l-Ulum, Seyit b. Tavus ve başka birçok büyük şahsiyetin görüşmeleri belirtilmiştir. Aynı şekilde birçok birey de İmam-ı Zaman (a.c.f) ile özel ...

En Çok Okunanlar