Gelişmiş Arama
Ziyaret
105609
Güncellenme Tarihi: 2011/08/21
Soru Özeti
Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
Soru
Nasıl sadaka vermeliyiz (zekât ve humus dışında)? Neye ve kime sadaka vermeliyiz, Sadakanın en az limiti ne kadardır?
Kısa Cevap

İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.

Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ve tefrite düşülmeyecek şekilde olmalıdır ve şahsın durumuna bağlıdır. Yani ne sadaka vermekte ihmalkar olacak nede bütün her şeyini sadaka vererek kendisini zor ve muhtaç duruma düşürecek. Sadakanın en az limiti şahsın kendi durumuna bağlıdır hatta bazı rivayetlerde şöyle gelmiştir: sadaka verin hatta bir içim su dahi olsa.

Ayrıntılı Cevap

Giriş:

Kutsal İslam dininde sadakanın değeri ve önemi hakkında birçok tavsiyeleri vardır. Ayet ve hadislerde sadakanın keyfiyeti ve önemi açıklanmıştır.

İslam dinin de iki çeşit sadaka söz konusudur: 1- Farz olan sadaka o da zekâttır.  Kur'an ayetlerinde ve hadislerde miktarı ve nerelerde ve kimlere verileceği beyan olmuştur.[1] 2- Müstehap olan sadakadır. Burada sadece soruda kastedilen müstehap sadakaya değineceğiz.

a)     Sadakanın önemi:

 Hadis ve rivayetlerde geldiği üzere sadakanın fazileti oldukça fazladır ve sadaka vermenin birçok faydası beyan olmuştur. Örneğin: Sadaka rızkın artmasına, hastalıkların şifa bulmasına, cehennem ateşinden uzaklaşmaya, dünyada 70 musibeti ve belayı def etmeğe, ömrün uzamasına ve … vesile olur.[2]

b)    Sadaka vermenin şekli ve içeriği:

 Allah Teâlâ sadaka vermeyi övmüştür, ama sadaka vermenin iki şeklini de yermiştir. Bu sadakalardan biri riya için olandır ve ilk baştan batıldır. Diğeri ise sadaka verildikten sonra minnet ve eziyet etmektir bu da sadakanın sevabını yok eder. Bu iki yöntemin batıl olmasının sebebi şu açıdandır:

"Allah rızası için yapılmamıştır veya Allah rızası için yapılmış olsa bile şahıs halis niyetini koruyamamış, minnet ve eziyetle onu batıl etmiştir.[3]

Diğer bir nokta ise sadaka verme gizli olmasıdır.

 Allahu Teâlâ Kuran’da iki şekil sadaka vermeyi beyan eder: Biri açıktan olan sadaka diğeri ise gizli olan sadaka ve her ikisi de meşru'dur. Bunlardan her birinin değişik eserleri ve neticeleri vardır.

Açıktan olan sadaka halkı iyi bir amele teşvik ve davet etmek ve fakirlerin ve miskinlerin hoşnutluğunun sebebidir. Çünkü halkın içinde şefkatli onların haline acıyan ve mallarını onların sıkıntılarını gidermek için kullanan kişilerin olduğunu görürler. Bunu kıyamet gününde bir azık olsun diye yapıyorlar. Bunlar fakirlerin ümitsiz hallerine bir derman olur ve onları umutlandırır. Fakirlerin; paralıların sadece kendi menfaatleri için çalışmadıklarını bilmelerinin ve bu bakış açısına sahip olmalarının bile birçok olumlu sonucu vardır.

Gizliden sadaka vermenin etkileriyse, insanı riyadan uzak tutar fakirin onurunu, izzetini korur ve fakir küçük düşürüldüğünü hissetmez.

Sonuç olarak diyebiliriz ki açıktan olan sadakanın faydaları daha fazladır. Gizli olan sadaka ise daha halis ve daha temizdir. İhlâs İslam ‘ın temelini oluşturduğu için amel her ne kadar halis olursa fazileti daha fazladır ve bu yüzden Münezzeh olan Allah gizli de verilen sadakanın açıkta verilenden evla oluşunu şöyle buyurur: "Eğer sadakayı gizli verirseniz sizin için daha hayırlıdır.”[4]

İmam Sadık’tan nakledilen bir rivayette İmam şöyle buyurmuştur: “ Allah’ın size vacip kıldığı şeyleri açıktan yapmanız gizlide yapmanızdan daha hayırlıdır ve Allahın size müstehap kıldığı şeyleri ise gizlide yapmanız açıktan yapmanızdan daha hayırlıdır”.[5]

Elbette sadaka verirken de insan mutedil olmaya riayet etmeli yani ne sadaka verirken cimrilik etmeli ne de kendini zor duruma düşürecek şekilde sadaka vermelidir.[6]

c)     Neylerden sadaka verilir:

Neylerden sadaka verileceğine dair Kuran da ve rivayetlerde şöyle buyrulmuştur: temiz olanlardan sadaka verin. Yani temiz ve helal olan ve haram yolla elde edilmemiş mallar ve buna ek olarak da kullanımı olmayan (eski veya çalışmayan veya bozulmuş) mallardan verilmemeye çalışılmalıdır. Çünkü sadaka Allah’ın rızasını kazanmak için verilir, bir tarafı fakirler ve yoksullardır diğer tarafı ise Allah'tır. Eğer bu noktalara riayet edilmese hem Allah’a saygısızlık olur hem de yoksullar tahkir edilmiş olur.[7]

d)    Kimlere sadaka verebiliriz?

Yaşlı ve zengin olan “Amr b Cumuh”, Peygamber (s.a.a.)’a şöyle sordu: Neylerden ve kimlere sadaka verelim? Ayet nazil olup şöyle buyurdu “Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Harcayacağınız her türlü mal, ana baba, yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalanlar için olmalıdır. Şüphesiz, Allah yapacağınız her iyiliği bilir.".[8]

Açıktır ki bu yerlerin adlarıyla zikredilmesi açık bir ölçüdür ama sadece bunlarla sınırlı değildir verilebilecek eşyalar ve infak edilebilecek insanların dairesi daha geniştir.

Buna binaen infak edilecek yerlerin geniş olmasıyla birlikte önceliklerde vardır. Malumdur ki anne, baba, daha sonra akrabalardan fakir olanlar bu konuda önceliklidirler. Onlardan sonra ihtiyaç sahipleri gelir ki aslında zati olarak fakir değildirler ama bir sorun sebebiyle mesela: yolculukta erzakı yada parası bittiği için muhtaç olmuştur ve bunları da kapsar.[9]

Bunlara ek olarak sadakanın en az limiti şahsın kendi durumuna bağlıdır bazı rivayetlerde bir içim su dahi, sadaka olarak beyan edilmiştir.[10]

Sonuç:

Ayet ve rivayetlerde belirtildiği üzere sadaka vermek çok değerli bir ameldir ama sadaka veren kişi bu işi sadece Allah’ın rızası için yapmalıdır. Dikkatli olmalıdır, minnet ve eziyet ederek sadakanın sevabını yok etmemelidir. Miktar olarak ise şahsın gücü yettiğince sadaka vermesi yeterlidir ve sadakanın verilmesinde öncelik yakınlara verilemelidir.



[1] Tevbe:60.

[2] Hur Amili, Vesail-uş Şia, 6.c,257.s.

[3] Tabatabayi, Seyit Muhammet Hüseyin, El-Mizan, 2.c,601.s.

[4] Aynısı, 2.c, 610.s.

[5] Kuleyni, Furu'l-Kafi,c. 1.s.7.

[6] Mekarim Şirazi, Nasir, Tefsir-i Numune, c. 2 s. 130.

[7] Daver penah, Ebulfazl, Envaru'l-Mearif fi tefsiri'l-Kuran, 4.c,500.s.

[8] Bakar:215.

[9] Mekarim Şirazi, Nasir, Tefsir-i Numune, c. 2, s. 104.

[10] Tayyip, Abdul Huseyin, Tefsiri Atyabu'l-Beyan, c. 1, s. 230

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Başka âlemlerdeki varlıklarla irtibat kurmak mümkün müdür?
    29954 Eski Kelam İlmi 2010/05/06
    Başka âlemlerdeki varlıklarla irtibat kurulabileceği konusunda hiçbir şüphe yoktur. Ancak bunu alkol veya uyuşturucu maddeleri kullanarak yapmak mümkün değildir.Başka âlemlerle irtibat kurmak ve âlemdeki gizli sırlar hakkında bilgi edinmek için kullanılan vesileler, onların şeriata uygun olup olmadıkları ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    130201 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Gaybî varlıkların varlık felsefesi nedir?
    13262 İslam Felsefesi 2011/07/14
    Gayb âlemi şahadet âleminin mukabilindendir. Şahadet ve huzur da 1- mekânsal huzur; 2- zahirî hisler nezdinde huzur; 3- fikir ve ilimde huzur; 4- marifet ve basiret makamında huzur gibi mertebelere sahip olduğundan, bu mertebelerin her biri karşısında gaybte de bir mertebe mevcuttur. Eğer gayb âlemindeki varlıklardan kastedilen, soyutların aklî ...
  • Allah’ın ilmi meteoroloji ve sonografi gibi günümüz ilimleriyle çelişir mi?
    8569 Tefsir 2011/07/14
    Allah’ın ilmi ve beşerin ilmi birbiriyle çelişmez, bir farkla ki Allah her şeye tüm ayrıntılarıyla ve hatta zaman kısıtlaması olmaksızın vakıftır. Beşerin ilmi ise sadece bazı hususları sınırlı olarak algılamaya kadirdir. Elbette bu ilim her zaman ilerleme ve tekâmül halindedir. Ama bununla birlikte bilinmeyenler ile mukayese edildiğinde hiçbir şekilde ...
  • Kura bağlı az su kur hükmünü taşır mı?
    6266 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Kur suyu kapsamayan leğen suyu az sudur ve şehrin (kur veya akan) boru suyuna bağlı olan az su temizlemede ve necis olmada kur suyu hükmünü taşır; yani necis eşyaları (necasetin kendisi bertaraf olduktan sonra) bir defa yıkamayla temizler. Aynı şekilde onun sıçramaları temizdir ve necaset ile temas etmeyle necis ...
  • Bid'at nedir ve onunla ilgili İslam'ın hükümleri nelerden ibarettir?
    9443 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/01/13
    Bid'at, sözlük manası olarak yeni yapılan ve geçmişi olmayan iş demektir ve ıstılahta ise; "Dinde olmayan bir şeyi dine sokmak demektir" yani aslında dinde ve şeriatta olmayan bir şeyi dine ve şeriata mal etmektir. Bid'at koymak dinde büyük günahlardan sayılmıştır. Onlara ait mekânları ...
  • Tevazu nedir? Tevazu nasıl bir esere sahiptir? Tevazu ile zillet arasındaki fark nedir?
    3818 فضایل اخلاقی 2020/01/19
  • Beytullah'ta cemaat namazı kılmak doğru mu?
    6382 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Eğer Beytullah'tan maksat Mescidu'l-Haram ise cemaat namazının bir sakıncası yoktur. Eğer maksat Kabe ise Kabe'nin içerisinde farz namazı kılmak ihtiyata uygun değildir. Elbette Kabenin içinde mustahap namaz kılmanın bir sakıncası yoktur, mustahaptır. Mermer taşın üzerine secde etmenin de bir sakıncası yoktur.[1]
  • İslami vahdetin gerçek manası nedir?
    4782 شیعه و دیگر مذاهب 2019/12/08
    İslami vahdetten kasıt mezheplerin ezcümle Şia ve Ehlisünnetin bir olması anlamında değildir. Çeşitli İslam mezheplerinin Müslümanların birlik ve beraberliğini kurmaları ve korumaları anlamındadır. Bütün Müslümanlar farklılıklara rağmen sahip oldukları birçok ortak noktadan yola çıkarak İslam düşmanları karşısında tek saf olmaları ve yabancı güçlerin Müslümanlara sulta kurmasının önüne ...
  • Vesilelerin Allah'a Yakınlaşmakta ki Önemi Nedir?
    13877 Eski Kelam İlmi 2009/12/20
    Vesilenin çok geniş manası vardır. Allah'a yakınlaşmaya neden olan her şey ve her işe şamil olmaktadır. Dünya yaşayışı, insanların hidayeti ve ilerlemesi için sebep ve sonuç düzeni üzerine kurulduğu, yine insanların doğal ihtiyaçları maddi sebeplerle karşılandığı için Allah'ın, hidayet, mağfiret, bağışlanma, yakınlaşma ve ...

En Çok Okunanlar