Gelişmiş Arama
Ziyaret
6068
Güncellenme Tarihi: 2018/01/24
Soru Özeti
Neden esir düşmüş evli kadınlar hakkında Müslümanlara helal olduğuna dair ayet nazil olmuştur?
Soru
Neden esir düşmüş evli kadınlar eşleri oldukları halde savaşta esir düşmüşselerse savaşcılara helal olduğuna dair ayet nazil olmuştur?
Kısa Cevap
Kutsal islam şeriati evli kadınlarla evlilik yapmayı haram bilmektedir. Bu hükümden sadece savaşta esir düşmüş ve belirli şartlara haiz olanlar istisna edilmiştir.
Allah teala kafirlerden esir düşmüş esir kadınlar batıl inançlarından beraat ettikten sonra ve rahimleri önceki eşlerinden arınmış ise nikah kıymayı helal etmiştir. Başka bir tabirle evli olan kafir bir kadın Müslümanların elinde esir düşmüş ise kadın esir düşmesiyle birlikte memluk olduğu için önceki eşiyle olan evliliği batıl olur.[1] Bu kölenin sahibi kadın iddet süresini doldurduktan sonra onunla birlikte olabilir veya sahibinin izniyle başka başka birisiyle evlilik yapabilir.
Elbette tekrar vurgulamak isteriz bu hüküm sadece kafir kadınlar hakkındadır. Milleti müslüman olan iki taraf arasındaki savaşta bu hüküm cari olmaz. Hatta savaşın taraflarından biri zalim ve işgalci olsa bile.
Esir kadınlarla cinsel ilişkinin helalliğinin felsefesi ve delili hakkında şunu söyleyebiliriz:  Esir kadınların helal olması o dönemin toplumsal gerçeklerinden biriydi. Zira bu kadınların bu halde serbest bırakılmaları düşman cephesinin takviyetine yol açmaktaydı. Zindana atılmaları ve hapsedilmeleri doğru bir yöntem değildi. Cinsel isteklerini doyurma haklarını görmezden gelip onları tarlalarda ve madenlerde çalıştırmak tehlikeli sonuçlar doğurabilir ve aralarında fesadın yayılmasına yol açabilirdi. Diğer bir taraftan toplumda toplumun bir parçası olmadan yaşayan büyük bir çoğunluk oldukca olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Ezcümle soysuz bir nesil ortya çıkmasına yol açabilir. Bütün bunların ötesinde bu kadınların bu şekilde ortada kalmaları toplumsal değerlerin ve inançların karşısında bir yapı oluşturur. Daha açık söyleyecek olursak; bu halde bu insanlar düşmanın düşüncesel ve fikri temsilcilerine dönüşerek bu toplumun kabul görmüş değerleriyle uyuşmayan bir topluluğun ortaya çıkmasına yol açacaktır. İslam dini bu kadınlarla evlilik ilişkisine belirli şartlar altınta resmiyet tanıyarak islam toplumunda doğa bilecek bütün olumsuzlukları ortadan kaldırmıştır. Bu kadınlar İslam toplumununa uyum sağlamalarıyla hem topluma kazandırılmış, hemde toplum olumsuz etkilerinden korunmuş olur.[2]
 
 

[1] Amuli, Beha'uddin, Muhammed bin. Hüseyin ve Savici, Nizam bin Hüseyin, Cami Abbasi, 671.s, defter intişarat İslami, Kum, 1.bk, 1429.
[2] 1076 (site: 2541) nolu soru cevaptan istifade edilmiştir.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İkinci iş yapma hakkında fetva var mıdır? Veya ikinci işten elde edilen mal, dünyaya düşkünlük sayılır mı?
    6377 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/29
    İslam açısından iş sahibi veya ikinci bir işe sahip olmanın hiçbir sakıncası yoktur. İslam dini açısından beğenilmeyen, kınanan şey dünyaya düşkünlük, ona bağlanmak, maneviyat ve ahiretten uzaklaşmaktır ki bunlar bir işe sahibi olanlarda da görülebilir. Bir işi ve az bir geliri olanların içinde de dünayaya daha fazla ...
  • Eğer meseleyi bilmemeden ötürü ölüyü tahnit etmeksizin toprağa gömerlerse ne yapılmalıdır?
    7445 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Gusül aldırıldıktan sonra ölüyü tahnit etmek farzdır; yani ölünün alnı, el avuçları, diz kapakları ve ayaklarının büyük parmaklarının ucuna kâfur sürülmelidir.[1] Ama defin işleminden sonra ölünün tahnit edilmediğinin farkına varılırsa, beden kabirde kokmamış ve dağılmamışsa, kabrin açılıp kabirde tahnit işleminin yapılması fazdır ve onun ...
  • Namaz dinin direği ise neden fürû-u din’den sayılmıştır?
    9745 Eski Kelam İlmi 2010/10/12
    Usul-u din, insanın akıl ve idrakıyla kabul ederek İslam’a girdiği inançlar topluluğuna denir. İslam’agirildikten sonra insanın üzerine bir takım bireysel ve toplumsal vazifeler farz olur ki, onlardan biri namazdır. Namaz, ahkamın içinde çok önemli ...
  • İslam’ın intihar hakkındaki hükmü nedir?
    9073 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Kesinlikle her insanın hayatında dünyayı gözünde karanlık ve boş kılan rahatsızlıklar ve yenilgiler meydana gelmektedir. Bu durumda insanlar iki türlüdür: Bir grup bu sorunlar yumağından başı dik çıkmakta, tüm zorluklara göğüs germekte ve Allah’a tevekkül ederek yeniden yapılanmaya başlamaktadır. Bunun karşısında yer alan diğer grup ise eğilmekte, inzivaya çekilmekte ...
  • İslam dininin büyük ve görkemli evler hakkındaki görüşü nedir? Nasıl insanları ev yaparken ölçülü olmaya davet edebiliriz?
    2804 Hadis 2020/01/19
  • Neden biz Şiiler Hamd suresinden sonra “elhamdülillahi rabbi’l-âlemin diye söylemekteyiz?
    8783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Bizim ile Ehli Sünnet arasında bir takım şekilsel ihtilaflar mevcuttur. Ehli Sünnet mensuplarının el bağlayarak namaz kılması, onların abdest alma şekli ve bunun Şia ile farklılığı, fıkıh konularındaki bazı şekilsel ihtilaf noktaları olarak adlandırılabilir. Bu ihtilafların nedeni, bu sitedeki diğer sorularda detaylıca işlenen daha genel konulara dönmektedir. (1523, 248 ...
  • Gıybeti dinleyen gıybet edenin günahına ortak mıdır?
    3852 Gıybet, Hakaret Ve Gözetleme 2020/01/20
  • Acaba “aşura gününde insan kedisi için dua yapmamalıdır” şeklindeki iddia doğru mudur?
    6103 Pratik Ahlak 2012/09/15
    Dua kulun fakirane bir şekilde hak Teâlâ’yla irtibat kurup dünyevi ve uhrevi ihtiyacını gidermek için dilekte bulunmaktır. Her durumda kendine ve başkalarına dua yapmak beğenilmekte ve oldukça fazla fazileti ve sevabı vardır. Aşura gününde kedin için dua yapmanın hiçbir işkâlı yoktur. Bilakis aşura gününde yapılması ...
  • Hz. İsa’nın evlenmemesinin özel bir nedeni mi vardı?
    26719 Eski Kelam İlmi 2012/05/30
    Hz. İsa’nın evlenmesi konusunda dini öğretilerde işaret edilen bazı meselelere bakıldığında ilk anda Hz. İsa’nın evliliğe karşı olduğu düşüncesini doğurmaktadır. Ancak Kur’an ve rivayetlerin önemle yaptıkları tavsiyeler göz önüne alındığında ve Hz. İsa’nın (a.s) yaşamı incelediğinde Onun evliliğe karşı olmadığı görülecektir. Onun evlenmemesinin nedeni kendi özel yaşamının ...
  • Cabir b. Efleh kimdir?
    5567 تاريخ بزرگان 2011/08/17
    Cabir b. Efleh-i İsmailî beş ve altıncı asırdaki İspanyalı gökbilimcilerinden olup “Kitabu’l-Hayat Fi Islahi’l-Mucesta” kitabının yazarıdır. O, muhtemelen Sivil’de (İşbiliye) dünyaya gelmiştir; zira bazı yazarlar ve özellikle de Cabir’in oğluyla tanışık olduğunu belirten Musa b.Meymun (529-600) ve Betruci onu İşbilî olarak adlandırmışlardır. Bazen Cabir b. Efleh’in adı başka şahıslar ...

En Çok Okunanlar