Gelişmiş Arama
Ziyaret
8056
Güncellenme Tarihi: 2018/01/24
Soru Özeti
Neden esir düşmüş evli kadınlar hakkında Müslümanlara helal olduğuna dair ayet nazil olmuştur?
Soru
Neden esir düşmüş evli kadınlar eşleri oldukları halde savaşta esir düşmüşselerse savaşcılara helal olduğuna dair ayet nazil olmuştur?
Kısa Cevap
Kutsal islam şeriati evli kadınlarla evlilik yapmayı haram bilmektedir. Bu hükümden sadece savaşta esir düşmüş ve belirli şartlara haiz olanlar istisna edilmiştir.
Allah teala kafirlerden esir düşmüş esir kadınlar batıl inançlarından beraat ettikten sonra ve rahimleri önceki eşlerinden arınmış ise nikah kıymayı helal etmiştir. Başka bir tabirle evli olan kafir bir kadın Müslümanların elinde esir düşmüş ise kadın esir düşmesiyle birlikte memluk olduğu için önceki eşiyle olan evliliği batıl olur.[1] Bu kölenin sahibi kadın iddet süresini doldurduktan sonra onunla birlikte olabilir veya sahibinin izniyle başka başka birisiyle evlilik yapabilir.
Elbette tekrar vurgulamak isteriz bu hüküm sadece kafir kadınlar hakkındadır. Milleti müslüman olan iki taraf arasındaki savaşta bu hüküm cari olmaz. Hatta savaşın taraflarından biri zalim ve işgalci olsa bile.
Esir kadınlarla cinsel ilişkinin helalliğinin felsefesi ve delili hakkında şunu söyleyebiliriz:  Esir kadınların helal olması o dönemin toplumsal gerçeklerinden biriydi. Zira bu kadınların bu halde serbest bırakılmaları düşman cephesinin takviyetine yol açmaktaydı. Zindana atılmaları ve hapsedilmeleri doğru bir yöntem değildi. Cinsel isteklerini doyurma haklarını görmezden gelip onları tarlalarda ve madenlerde çalıştırmak tehlikeli sonuçlar doğurabilir ve aralarında fesadın yayılmasına yol açabilirdi. Diğer bir taraftan toplumda toplumun bir parçası olmadan yaşayan büyük bir çoğunluk oldukca olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Ezcümle soysuz bir nesil ortya çıkmasına yol açabilir. Bütün bunların ötesinde bu kadınların bu şekilde ortada kalmaları toplumsal değerlerin ve inançların karşısında bir yapı oluşturur. Daha açık söyleyecek olursak; bu halde bu insanlar düşmanın düşüncesel ve fikri temsilcilerine dönüşerek bu toplumun kabul görmüş değerleriyle uyuşmayan bir topluluğun ortaya çıkmasına yol açacaktır. İslam dini bu kadınlarla evlilik ilişkisine belirli şartlar altınta resmiyet tanıyarak islam toplumunda doğa bilecek bütün olumsuzlukları ortadan kaldırmıştır. Bu kadınlar İslam toplumununa uyum sağlamalarıyla hem topluma kazandırılmış, hemde toplum olumsuz etkilerinden korunmuş olur.[2]
 
 

[1] Amuli, Beha'uddin, Muhammed bin. Hüseyin ve Savici, Nizam bin Hüseyin, Cami Abbasi, 671.s, defter intişarat İslami, Kum, 1.bk, 1429.
[2] 1076 (site: 2541) nolu soru cevaptan istifade edilmiştir.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar