Gelişmiş Arama
Ziyaret
12771
Güncellenme Tarihi: 2011/10/22
Soru Özeti
Bir Müslüman’ın yapabileceği en üstün müstehap amel nedir?
Soru
Bir Müslüman’ın yapabileceği en üstün müstehap amel nedir?
Kısa Cevap

Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.

Ayrıntılı Cevap

En üstün müstehap ameli beyan etmek zor ve belki de imkânsızdır. Bunun nedenini aşağıda belirteceğiz. Değişik rivayetlerde muhtelif hususlardan en üstün amel diye bahsedilmiştir. Fereci beklemek[1], namaz[2], Muhammed (s.a.a) ve âli Muhammed’e salâvat göndermek[3], susuzlara su vermek[4], Ali’yi (a.s) sevmek[5], sevindirmek[6], cihad[7], güzel amelde devamlı olmak[8], İmam Hüseyin’in kabrini ziyaret etmek[9], gece namazı[10], Allah için sevmek ve Allah için düşman olmak[11], vaktin başında namaz kılmak[12], anne ve babaya iyilik etmek[13], yemek vermek[14] ve en zor ameller[15] bu hususlardan bazılarıdır. Yanı sıra, zaman dilimlerindeki en üstün ameller (Cuma günü[16], mübarek Ramazan ayı[17], Şaban ayının on beşinci gecesi[18] gibi) gibi, bir kayıt ekleyerek en üstün amelleri sayan rivayetler de mevcuttur.

O halde en üstün amel gerçekten hangi ameldir?

Göründüğü gibi rivayetlerde en üstün amel sıfatıyla değişik hususlardan bahsedilmiştir. Bu rivayetleri mantıkî bir konu kalıbında bir araya getirmek nasıl mümkündür?

İki Delil:

1. Ölçüdeki Farklılık:

Rivayetlerde en üstün amel olarak zikredilen bu amellerin tümü, değişik ölçü ve miyarlar ile beyan edilmiştir. Daha açık bir ifadeyle, en üstün amel gece namazıdır diye buyrulduğunda bir dizi ölçü ve en üstün amel cihattır diye buyrulduğunda da başka ölçüler gözetilmiştir. Örneğin, Allah yolunda cihad etme vakti geldiğinde, en üstün amel Allah yolunda cihad etmektir. Gece namazının ölçüleri geçerli olduğunda da en üstün amel gece namazıdır. Anlaşıldığı kadarıyla İslam’ın ilk döneminde ve ikinci halife zamanında ezandaki “hayya âla hayru’l-amel” (en üstün amele gelin) cümlesini en üstün amellerden olan cihad ile birleştiremeyince ve her ikisini de ilmî ve reel olarak açıklayamayınca “hayya âla hayru’l-amel” cümlesini ezandan sildiler!.[19] Bu nedenle, ölçülerdeki farklılık bu gibi rivayetleri ilmî olarak açıklamak için iyi bir kanıttır. Cihad gibi bu hususların bazıları toplumsal ölçü ve etkiye sahiptir. Bazıları sadece şahsî boyuta sahiptir. Fereci beklemek gibi bazıları her iki boyutu taşımaktadır. Ali’yi (a.s) sevmek gibi bazıları ise esasen amel değil, inanç boyutuyla ilgilidir! Rivayetlerin bir bölümünde en üstün amelin ne olduğu hakkında bir husus belirtilmemiş ve sadece “en üstün amel en zor olandır”[20] diye buyrulmuştur.

2. Şartlardaki Farklılık:

Bazen yükümlü tarafından mevcut olan şartlar bu rivayetleri açıklar. Bunun birinci kısım ile arasındaki fark şudur: Birinci kısımda özel fiildeki (namaz, cihad vb.) mevcut ölçü ve miyarlar, ameller arasında fark ve ihtilafa neden olmaktadır. Ama ikinci kısımda ise özel zaman koşulları ve benzeri şeyler gibi fiil dışında kalan bazı şartların varlığı, amellerin hangisinin daha üstün olduğunu ilmî olarak açıklamaktadır. Örneğin Müslümanlar İslam’ın ilk yıllarındaki mücadelelerde zor şartlar taşırken veya Şiiler zor koşullar altındayken meyus olmamak ve fereci beklemek en üstün ibadetti; çünkü meyus olmaları durumunda onların her şeyi zeval olacaktı. Ama fereci beklemekle kendilerinde ümit ve direniş psikolojisi dirilmiş ve sorunlara galebe çalma ve zafer için yol açılmıştı. Diğer örnekler de bu genel kaideye tabidir. Cihad meselesi, zorunlu haller dışında kesinlikle kadınlar için en üstün amel değildir. “Gece namazı”, henüz farz namazları öğrenmemiş yeni bir Müslüman için en üstün amel sayılmaz. Diğer hususlar da bu kabildendir.

Netice:

Bu rivayetlerin bütününden İslamî buyruklarda en üstün amelin mutlak olmadığı anlaşılmaktadır. Mutlak olarak, her halde, her zamanda ve her mekânda filan amel en üstün ameldir diye bir şey söylenemez. Belirtildiği gibi, en üstün amel olarak sayılan bazı ameller, farklı ölçülere sahiptir. Bu örneklerin bazıları muhatabın hali gereği ve onun taşıdığı özel koşullar esasınca belirtildiğinden, mutlak hususlardan sayılamazlar. Ama her halükarda belirtilen örnekler bizim için sayılan en üstün amellerin cüzleridir.

Başarılar

[1] Biharu’l-Envar, c. 75, s. 208.

[2] Nuri, Müstedrekü’l-Vesail, c. 4, s. 70, Müessese-i Âlu’l-Beyt, 1408.

[3] Müstedrek, c. 5, s. 119.

[4] Müstedrek, c. 5, s. 331.

[5] Müstedrek, c. 5, s. 119.

[6] Vesailü’ş-Şia, c. 14, s. 499, Müessese-i Âlu’l-Beyt, 1409.  

[7] Kuleyni, Muhammed b. Yakub, Kafi, c. 5, s. 9, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, 1365.

[8] Nuri, Müstedrekü’l-Vesail, c. 1, s. 131, Müessese-i Âlu’l-Beyt, 1408.

[9] Vesailü’ş-Şia, c. 14, s. 499.

[10] Müstedrek, c. 6, s. 337.

[11]Müstedrekü’l-Vesail, c. 12, s. 220

[12] Müstedrekü’l-Vesail, c. 3, s. 98.

[13] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c. 75, s. 85, Müessese-i Vefa, Beyrut, 1404.

[14] Vesailü’ş-Şia, c. 24, s. 427.

[15] Biharu’l-Envar, c. 67, s. 191.

[16] Hür Amıli, Muhammed b. el-Hasan, Vesailü’ş-Şia, c. 7, s. 399, Müessese-i Âlu’l-Beyt, 1409.

[17] Vesailü’ş-Şia, c. 10, s. 313.

[18] Şeyh Tusi, Muhammed b. el-Hasan, Misbahu’l-Müçtehid, s. 829, Müessese-i Fıkhu’ş-Şia, Beyryt, 1411.

[19] Şerefuddin, Abdülhüseyin, İçtihad Der Mukabil-i Nas, tercüme-i Ali Devani, fasl-ı dovvom, bahş-i bist-u çahr (Bidat-ı Ömer Der Ezan Ve İkame), Deftrer-i İntişrat-ı İslamî, Kum.

[20] Biharu’l-Envar, c. 67, s. 191.


Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hz. Ali’nin (a.s.) Peygamber (s.a.a.) hakkında söylemiş olduğu şu sözün; “Tabib’un devvarun bı tıbihi” anlamı nedir?
    9067 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    İmam Ali (a.s.) İslam peygamberini (s.a.a.) doktor ve tabiplere benzetmiştir. Ki Peygamber (s.a.a.) doktorluk ve tıbbıyla şiddetli bir şekilde ruhi hastalıklara müptela olup tedaviye muhtaç olan kimseleri tedavi etmek arayışı içindedir. Allah tarafından Peygamberin (s.a.a.) kendisine yüklenmiş olan risaleti insanların ruhunu tedavi eder şeklinde beyan eder ve şöyle buyuruyor: “Tabib’un ...
  • Vaktin başında namaz kılmak mı iyidir yoksa iki doğuş arasında yatmamak mı?
    5063 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Her şeyden önce bir noktaya dikkat etmeniz lazımdır:Kerahete neden olan uyku ister sabah namazından sonra olsun, ister ondan önce olsun iki doğuş arasındaki uykudur. Bu yüzden sorunuza göre siz iki doğuş arasında uyuduğunuzdan dolayı her iki durumda da kerahete mürtekip olmuş bulunmaktasınız. ...
  • İranlılar, Ömer’in eliyle mi Müslüman olmuştur?
    16488 تاريخ بزرگان 2012/01/18
    Eğer tüm İranlıların Ömer’in hâkimiyeti döneminde Müslüman oluşu kastediliyorsa, bu ihtimal kabul edilir değildir; zira İran Arap ve Müslümanlar tarafından fethedilmeden önce bir grup İranlı diğer ülkelerde bulunuyordu ve onlar İslam’ın doğuşunun ilk yıllarında Müslüman olmuştu. Ama Ömer’in hâkimiyeti döneminde İslam’ın İran’a girmesi ve Müslümanların davranışları nedeniyle bazı İranlıların ...
  • Namazın mana ve faydaları nelerdir?
    11449 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2011/04/28
    Salat lügatte dua, ateşi körüklemek vs. manalara gelmiştir. Istılahta ise tekbirle başlayıp selamla biten ameller bütünüdür. Namazın bazı kısımlarında dua olmasından dolayı veya insanı alevli ilahi ateşten kurtarmaya neden olduğu için ona ‘salat’ denmiş olabilir.Namaz, günahların karşısında bir siper olup, kötülüklerden sakındıran, günahlardan temizleyen, kibiri ...
  • Zatı âlinizin Kur’an’ın tahrif edildiği hadisler konusundaki görüşünüz nedir?
    5498 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin bu bağlamdaki görüşü şöyledir: Kur’an’ın tahrif edildiğini söyleyen hadisler ya senet bakımından zayıftırlar ya da sadır olma cihetinden hüccet değildirler veya delaletleri kabul edilebilinir durumda değildir. Kur’an-ı Kerim hiçbir zaman tahrif olmamış ve olmayacaktır. Kur’anın tahrif ...
  • Neden İslam’da uyuşturucu maddeler hakkında açık bir hüküm belirtilmemiştir?
    10817 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/05/27
    Eğer bir konu kanun koyucu zamanında var ise veya bu konu hakkında soru sorulmuş ise, özel bir şekilde onun hükmü beyan edilmiştir. Bir konunun dile getirilmediği yerlerde ise onun hükmü genel olarak belirtilmiştir. Örneğin alkollü içecekler arasında o zamanda bulunan üzüm şarabı veya hurma şarabının hükmüne özel ...
  • bi'setten önce ( peygamber olmandan) peygambere (s.a.a.) itaat edilmesi vacip miydi?
    6977 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Söz konusu soruya cevap vermek için birkaç noktanın açıklanılması gerekli görülmektedir: 1-   İtaatin vacipliliğinin hükmü nedir? Bu hüküm şer'i midir yoksa akli midir?
  • Amr b. As nasıl bir çehreye sahipti?
    7220 تاريخ بزرگان 2010/06/12
    Asıl adı Amr b. As b. Vail Sehmi’dir. Fırsat düşkünü ve hilekardı. Nabiğa adlı bir kadından dünyaya geldi ve babasının As b. Vail’dir (ona oğlu olduğu söyleniyor). As b. Vail Sehmi, Peygamberimizin (s.a.a) oğlu Hz. Kasım vefat edince Ona (s.a.a) ebter (sonu kesik) diyen ve ...
  • Zifaf gecesinin adabı nasıldır?
    22779 Pratik Ahlak 2011/07/18
    Zifaf gecesi gelinle güveyin (damat) şer’i yolla karı koca olama akdini yaptıktan sonra birlikte kalacakları ilk gecedir. Bu gece her fert için kendi hayatında çok önemli ve çok mübarek bir gecedir. Bu nedenle İslami kaynaklarda bu gece için birçok adap zikredilmiştir. Mübarek oluşuna kaynaklık yapan evlilik hakkında ...
  • Karidesin helal, ıstakozun haram olmasının felsefesi nedir? Oysa ikiside aynı cinstendir?
    15971 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2011/01/17
    Bütün hükümler fayda ve zarar esası üzerinedir ve her hükmün bir felsefe ve nedeni vardır; ama bu nedenlerin ayrıntılarını bilmek çok zordur. En fazla hükümler için genel kaideler söylenebilir. Ancak buradaki genellik istisnaları olan çoğunluk manasına gelmektedir. Karidesin yenmesinin caiz olması konusunda bazı rivayetlerde onun balık cinsinden (pullu) ...

En Çok Okunanlar