Gelişmiş Arama
Ziyaret
8257
Güncellenme Tarihi: 2012/04/15
Soru Özeti
Kur’an’ın her ayeti ilaç hükmü taşır mı?
Soru
“Kur’an’ın her ayeti bir ilaç hükmündedir” rivayeti hakkında bildiğiniz kitaplar bulunuyorsa araştırma ve inceleme için bana tanıtır mısınız? Kur’an’ın tüm ayetleri için böyle bir hüküm verilebilir mi?
Kısa Cevap

Yüce Allah değişik ayetlerde Kur’an-ı Kerim’i mümin fertlerin şifa vesilesi olarak tanıtmıştır.[1] Ayetlerin zahirinden, bazı rivayetler ve tefsirlerden anlaşıldığı kadarıyla şifadan maksat, ahlakî kötülüklerin yok olması ve maneviyat ve Allah’a yakınlaşma yolunda hareket etmektir.[2] Ama cismani hastalıkların da Kur’an vesilesiyle tedavi edileceğini bildiren rivayetler de mevcuttur. Elbette bu konu kesinlikle bireylerin ihlâs ve inancına bağlıdır.[3] Bu konu hakkında İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Bir hastalığa yakalanan ve ihlâs ile "وَ نُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ ما هُوَ شِفاءٌ وَ رَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ وَ لا يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إِلَّا خَساراً"; “biz Kur’an’dan, müminler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur’an, ancak zararını artırır” ayetini okuyan her mümin hastalığından kurtulur.[4] Her bir Kur’an ayeti için bir ilaç özelliği göz önünde bulunduran ve onun bir tür hastalığı tedavi ettiğini bildiren rivayetlerin de olup olmadığı hakkında, rivayet kaynaklarımızda böyle bir rivayetin bulunmadığını ve doğal olarak rivayetlere isnatta bulunarak böyle bir kitabın telif edilemeyeceğini söylemek gerekir. Şu noktayı belirtmek de zaruret addetmektedir: Hastalıkların yok olması için Kur’an’dan bazı ayetlerin ve duaların okunmasının tavsiye edildiği yerlerde bile, dinî önderlerimiz hastalıkları bilinen ve alışılagelen yollardan tedavi etmeyi bırakmayı ve sadece Kur’an’dan bazı ayetleri okumayla tedavide bulunmamızı kastetmemişlerdir. Bilakis biz tabii çabamızı sürdürmeli ve bununla eşzamanlı olarak ihlâsla ve Allah ile manevi bir irtibat kurarak gerçek şifa sahibi olan Rabbimizden[5] son tedaviyi istemeliyiz. Bu, doktora müracaat etme ve ilaç kullanmayla çelişmez, hatta Müslüman olmayan doktorlara müracaat etmeyi caiz bilen rivayetler bile mevcuttur.[6] Netice itibariyle, her Kur’an ayeti insanların manevi şifası olabilir, ama ayet ve hadislerde Kur’an’ın her kısmının belirli cismani bir ağrının ilacı olduğuna değin bir delil bulunmamaktadır.

 


[1] Yunus, 57; İsra, 83; Fussilet 44.

[2] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharü’l-Envar, c. 1, s. 217, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, 1404 k; Tabatabi, Muhammed Hüseyin, el-Mizan Fi Tefsiri’l-Kur’an, c. 20, s. 81, İntişarat-ı Camia-i Müderrisin, Kum, 1417 k.

[3] Kuleyni, Muhammed b. Yakub, Kafi, c. 6, s. 200, h. 7, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Tahran, 1365 ş.

[4] Hür Amıli, Muhammed b. Hasan, Vesailü’ş-Şia, c. 2, s. 424, h. 2537, Müessese-i Âlu’l-Beyt, Kum, 1409 k.

[5] Şuara, 80, "وَ إِذا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفين‏"

[6] Vesailü’ş-Şia, c. 7, s. 117, h. 8898. 

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İkinci iş yapma hakkında fetva var mıdır? Veya ikinci işten elde edilen mal, dünyaya düşkünlük sayılır mı?
    6377 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/29
    İslam açısından iş sahibi veya ikinci bir işe sahip olmanın hiçbir sakıncası yoktur. İslam dini açısından beğenilmeyen, kınanan şey dünyaya düşkünlük, ona bağlanmak, maneviyat ve ahiretten uzaklaşmaktır ki bunlar bir işe sahibi olanlarda da görülebilir. Bir işi ve az bir geliri olanların içinde de dünayaya daha fazla ...
  • Eğer meseleyi bilmemeden ötürü ölüyü tahnit etmeksizin toprağa gömerlerse ne yapılmalıdır?
    7445 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Gusül aldırıldıktan sonra ölüyü tahnit etmek farzdır; yani ölünün alnı, el avuçları, diz kapakları ve ayaklarının büyük parmaklarının ucuna kâfur sürülmelidir.[1] Ama defin işleminden sonra ölünün tahnit edilmediğinin farkına varılırsa, beden kabirde kokmamış ve dağılmamışsa, kabrin açılıp kabirde tahnit işleminin yapılması fazdır ve onun ...
  • Namaz dinin direği ise neden fürû-u din’den sayılmıştır?
    9745 Eski Kelam İlmi 2010/10/12
    Usul-u din, insanın akıl ve idrakıyla kabul ederek İslam’a girdiği inançlar topluluğuna denir. İslam’agirildikten sonra insanın üzerine bir takım bireysel ve toplumsal vazifeler farz olur ki, onlardan biri namazdır. Namaz, ahkamın içinde çok önemli ...
  • İslam’ın intihar hakkındaki hükmü nedir?
    9073 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Kesinlikle her insanın hayatında dünyayı gözünde karanlık ve boş kılan rahatsızlıklar ve yenilgiler meydana gelmektedir. Bu durumda insanlar iki türlüdür: Bir grup bu sorunlar yumağından başı dik çıkmakta, tüm zorluklara göğüs germekte ve Allah’a tevekkül ederek yeniden yapılanmaya başlamaktadır. Bunun karşısında yer alan diğer grup ise eğilmekte, inzivaya çekilmekte ...
  • İslam dininin büyük ve görkemli evler hakkındaki görüşü nedir? Nasıl insanları ev yaparken ölçülü olmaya davet edebiliriz?
    2804 Hadis 2020/01/19
  • Neden biz Şiiler Hamd suresinden sonra “elhamdülillahi rabbi’l-âlemin diye söylemekteyiz?
    8783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Bizim ile Ehli Sünnet arasında bir takım şekilsel ihtilaflar mevcuttur. Ehli Sünnet mensuplarının el bağlayarak namaz kılması, onların abdest alma şekli ve bunun Şia ile farklılığı, fıkıh konularındaki bazı şekilsel ihtilaf noktaları olarak adlandırılabilir. Bu ihtilafların nedeni, bu sitedeki diğer sorularda detaylıca işlenen daha genel konulara dönmektedir. (1523, 248 ...
  • Gıybeti dinleyen gıybet edenin günahına ortak mıdır?
    3852 Gıybet, Hakaret Ve Gözetleme 2020/01/20
  • Acaba “aşura gününde insan kedisi için dua yapmamalıdır” şeklindeki iddia doğru mudur?
    6103 Pratik Ahlak 2012/09/15
    Dua kulun fakirane bir şekilde hak Teâlâ’yla irtibat kurup dünyevi ve uhrevi ihtiyacını gidermek için dilekte bulunmaktır. Her durumda kendine ve başkalarına dua yapmak beğenilmekte ve oldukça fazla fazileti ve sevabı vardır. Aşura gününde kedin için dua yapmanın hiçbir işkâlı yoktur. Bilakis aşura gününde yapılması ...
  • Hz. İsa’nın evlenmemesinin özel bir nedeni mi vardı?
    26719 Eski Kelam İlmi 2012/05/30
    Hz. İsa’nın evlenmesi konusunda dini öğretilerde işaret edilen bazı meselelere bakıldığında ilk anda Hz. İsa’nın evliliğe karşı olduğu düşüncesini doğurmaktadır. Ancak Kur’an ve rivayetlerin önemle yaptıkları tavsiyeler göz önüne alındığında ve Hz. İsa’nın (a.s) yaşamı incelediğinde Onun evliliğe karşı olmadığı görülecektir. Onun evlenmemesinin nedeni kendi özel yaşamının ...
  • Cabir b. Efleh kimdir?
    5567 تاريخ بزرگان 2011/08/17
    Cabir b. Efleh-i İsmailî beş ve altıncı asırdaki İspanyalı gökbilimcilerinden olup “Kitabu’l-Hayat Fi Islahi’l-Mucesta” kitabının yazarıdır. O, muhtemelen Sivil’de (İşbiliye) dünyaya gelmiştir; zira bazı yazarlar ve özellikle de Cabir’in oğluyla tanışık olduğunu belirten Musa b.Meymun (529-600) ve Betruci onu İşbilî olarak adlandırmışlardır. Bazen Cabir b. Efleh’in adı başka şahıslar ...

En Çok Okunanlar