Gelişmiş Arama
Ziyaret
30643
Güncellenme Tarihi: 2012/07/24
Soru Özeti
Selamun Aleyküm. “Emmen Yucibu’l-Muztar” duası nerede zikredilmiştir?
Soru
Selamun Aleyküm. “Emmen Yucibu’l-Muztar” duası nerede zikredilmiştir? Bu duayı öğrenmeyi çok istiyorum.
Kısa Cevap

“Emmen yucibu el-muztarre iza duahu ve yekşifu’s-su” cümlesi Kur’an’da Neml suresinin 62. ayetinde zikredilmiştir: Yahut kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte başka ilâh mı var!? Ne kadar az düşünüyorsunuz! Her ne kadar yüce Allah, şartları hazır olduğunda herkesin duasına icabet etse de ayette “zor durumda olan” sıfatına vurguda bulunulmuştur. Çünkü duaya icabet edilmesinin şartlarından biri insanın âlemdeki sebeplerden tümüyle yüz çevirmesi ve tüm kalp ve ruhunu Allah’a teslim etmesidir. Her şeyi O’ndan bilmesi ve her sorunun çözümünü onun elinde görmesidir. Bu bilinç zor anlarda gerçekleşir. Her ne kadar böyle bir bilinç bazı bireyler için zor anların dışında da meydana gelse de insanların çoğu böyle değildir. Evet, eğer insan böyle bir merhaleye ulaşırsa duaya icabet edilmesinin en önemli şartı hazır hale gelir.

Ayrıntılı Cevap

“Emmen yucibu el-muztarre iza duahu ve yekşifu’s-su” cümlesi Kur’an’da Neml suresinin 62. ayetinde zikredilmiştir: Yahut kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte başka ilâh mı var!? İmam Sadık (a.s) ve imam Bakır’dan (a.s) bu ayetin tefsiri hakkında şöyle nakledilmiştir: Zor durumda olan kimseye Allah’ın icabet etmesi, sorunlar ve zor durumun çetinliği nedeniyle insanın Allah’a sığınması ve Allah’ın insanı rahatsız eden şeyi gidermesi demektir.[1]

Her ne kadar yüce Allah şartlar oluştuğunda her kesin duasına icabet etse de yukarıdaki ayette özellikle “zorda olan” kelimesine vurguda bulunulmuştur. Çünkü duaya icabet edilmesinin şartlarından biri, insanın tümüyle sebepler âleminden yüz çevirmesi ve tüm kalp ve ruhunu Allah’a teslim etmesidir. Her şeyi O’ndan bilmesi ve her sorunun çözümünün onun elinde olduğunu görmesidir. Bu bilinç ve bakış zor anlarda gerçekleşir. Elbette bazı bireyler için bu hal zor anlar yaşamadan da vuku bulur, lakin insanların çoğu böyle değildir. Evrenin sebepler evreni olduğu, mümin bireyin bu alanda maksimum gücünü kullanarak çalışıp çabaladığı doğrudur, lakin mümin asla sebepler evreninde kaybolmaz, her şeyi Allah’ın temiz zatının bereketinden bilir ve sebepler hicabının arkasında sebeplerin nedeni olan zatı görür ve her şeyi O’ndan ister. Evet, eğer insan bu merhaleye ulaşırsa duaya icabet edilmesinin en önemli şartını hazırlamış olur. Bazı rivayetlerde bu ayetin Hz. Mehdi’nin (a.c.f) kıyamı şeklinde tefsir edilişi enteresandır. İmam Bakır’dan (a.s) nakledilen bir rivayette şöyle okumaktayız: Allah’a yemin ederim ki sanki ben Hacerü’l-Esved’e belini dayayıp Allah’a hakkıyla seslenen Mehdi’yi (a.c.f) görür gibiyim. Ardından şöyle buyurmuştur: Allah’a yemin olsun ki Allah’ın kitabında “emmen yucibu el-muztarre” ayetindeki zor durumda olan kimse odur. Bir başka hadiste İmam Sadık’tan (a.s) şöyle nakledilmiştir: “Bu ayet, A’li Muhammed’in (s.a.a) Mehdisi (a.c.f) hakkında nazil olmuştur. Allah’a yemin olsun ki zor durumda olan odur. O, İbrahim’in makamında iki rekât namaz kılacak, yüce Allah’a el açacak, Allah onun duasına icabet edecek, sorunları giderecek ve onu yeryüzünde halife yapacaktır.”[2] Elbette bu tefsir çok açık olduğu üzere ayetin mefhumunu Hz. Mehdi’ye (a.c.f) özgü kılmak gayesinde değildir. Aksine ayetin mefhumu geniştir ve onun açık örneklerinden biri Hz. Mehdi’dir (a.c.f). Bu her yeri fesadın kuşattığı, kapıların kapandığı, bıçağın kemiğe dayandığı, insanlığın zor bir çıkmaza girdiği ve tüm dünyada zor bir durumun hâkim olduğu sırada yeryüzünün en kutsal noktasında onun dua etmesi, Allah’tan sorunları gidermesini istemesi, Allah’ın bu duayı onun evrensel kutsal devriminin başlangıcı karar kılması ve “sizleri yeryüzünde halifeler kılar”[3] cümlesinin bir örneği sıfatıyla onu ve yarenlerini yeryüzüne halife kılmasıdır.[4] Son olarak bir noktayı hatırlatmak zorunlu gözükmektedir: Bazı büyük şahsiyetler insanın zor durumda kaldığı ve sorunlarla yüzleştiği esnada bu ayeti şerifeyi okumasının iyi olacağını söylemiştir.[5] Ve halkın genelinin dilinde bu ayet-i şerife dua olarak değerlendirilmektedir. Lakin biraz daha dikkat gösterildiği takdirde bu ayet-i şerifenin dua üslubu ve akışı içinde olmadığı görülecektir. Bu yüzden imamlarımız bu ayeti okurken dua etmek istediklerinde ayeti şöyle okumaktaydılar: “Ey zor durumda olanın duasını kabul eden ve çetinliği gideren bana merhamet et ve her türlü rahatsızlık hüzün, acı ve gamı benden gider.”[6]

 


[1] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’lEnvar, c. 68, s. 118, Müessese-i El- Vefa, Beyrut, 1404 h.k.

[2] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’lEnvar, c. 51, s. 48.

[3] Neml Suresi, 62. ayet.

[4] MekarimŞirazi, Nasır, Tefsiri Numune, c. 15, s. 520 – 522- Naşir; Daru’lKutubu’l İslamiye, çapı Tahran, çapı evvel, 1374 h.ş.

[5] Hacı Mirza CevadAga, Meliki Tebrizi, El- Muragıbat, s. 261.

[6] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’lEnvar, c. 92, s. 103.

 

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Doktor ve hasta arasındaki karşılıklı haklar İslam şeriatı esasınca açıklanabilir mi?
    8909 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Bir açıdan ilahi hükümler iki kısma ayrılır. A. İmzasal hükümler; B. Tesise dayalı hükümler. İmzasal hükümler, İslam’dan önce geçmişi olan, ama İslam’ın bir takım ıslahatlar yaparak imzaladığı hükümlerdir. Birçok muamelat türü bu kabildendir. Tesise dayalı hükümler ise daha önce bir geçmişi olmayan, İslam’ın ibdası olan hükümlerdir; birçok ...
  • Günahın hakikati nedir. Ve günahın insan ruhunda etkisi nedir?
    12597 Pratik Ahlak 2008/04/10
    Bu sorunun cevabını dört bölümde inceleyelim;1 Günahı Hakikati:Günah: sözlük manasıyla isyan demektir. Baş kaldırma, hata, Mevla’nın emir ve yasaklarına muhalefet etmek manalarına da gelmektedir.Günah işleyen kul şehvetini ...
  • Peygamber Efendimizin, Ebu Bekir Ömer ve Osman’la akrabalık kurması ve İmamların Çocuklarına onların İsimlerini koymaları onlardan razı olduklarına delalet etmez mi?
    70177 Eski Kelam İlmi 2011/08/16
     Her evliliğin gerçekleşmesinde çeşitli nedenler olabilir ve evlilik iki ailenin bakış açısı, fikri yapısı veya inanç yapısının müşterek olduğu ve bir fikri ayrılık olmadığı anlamına gelmez. Buna ek olarak mümkündür iki insanın belli bir zaman diliminde birçok konuda ortak ve uyumlu noktaları olsun ve bir müddet ...
  • Gıybeti edilen bireyden rıza almadan tövbe edilebilir mi?
    9397 درمان رذائل اخلاقی 2014/05/20
    Gıybet kul hakkı olması nedeniyle iki merhalede başta gıybet edilenden rıza alınmalı ve sonrada Allah nezdinde bu günahtan dolayı tövbe edilmelidir. Ama gıybeti edilen bireyden herhangi bir nedenden ötürü rıza almak mümkün değilse veya ona bunu söylemek daha büyük bir probleme yol açacaksa böyle bir durumda masumların ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9450 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Hikaye, tatmin, mizac ve sadık rüyalar hangi tür rüyalardır? Bu konuda rivayet var mıdır?
    7562 Teorik İrfan 2012/04/11
    Rüyalarda hikaye, tatmin ve mizac deyimleri[1] bizim (Şia) rivayetlerde gelmemiştir. Ama yalan rüya veya perişan rüyanın tersi olan sadık rüya rivayetlerde görülmektedir. Konunun anlaşılması için belirtelim ki uyku sırasında insanın nefsi dış dünyayla meşgul olmadığı için kendi alemine yönelmektedir; ve nefs, maddi ...
  • Spor müsabakalarında şarta girmek hakkında İslam’ın hükmü nedir?
    7660 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/21
    Müsabaka tarafları her kim mağlup olursa galip tarafa bir şey vermeli veya onun için bir iş yapmalıdır diye bir karar alırlarsa, bu anlamıyla müsabakada şarta girmek haramdır. Aynı şekilde taraftarların birbirleriyle şarta girmesi de haramdır. Elbette bu haram hüküm at yarışı ve ok atma müsabakalarına katılanlar ...
  • Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
    13686 Tefsir 2011/06/20
    Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir. 2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ...
  • Kur’an’da hayat ve ölüm kelimeleri kaç defa geçmiştir?
    16746 Kur’anî İlimler 2010/07/28
     “Hayat” yaşayış anlamındadır ve mevt de onun karşıt anlamıdır. Hayat ve mevt her ikisi de Allah’ın yaratıklarındandır. Kur’an şöyle buyuruyor: “Hanginizin daha iyi davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, üstündür ve çok bağışlayandır.”[1] ...
  • Neden-Sonuç Konusunda Mutezile İle Şia’nın Bakışı Arasındaki Fark
    8079 Eski Kelam İlmi 2011/04/21
    Allame Tabatabai insanların filleri ve Yüce Allah ile olan irtibatı konusunda Mutezile mensuplarının görüşüne işaret etmiştir. Onlara göre insan muhayyerdir. Bundan ötürü insan fiillerinin öznesi sadece kendidir ve başka bir ilk neden yoktur. Bu grup, insan fillerinin öznesini Allah bilmemiz durumunda bunun cebri gerektireceğini düşünmüştür. Allame ...

En Çok Okunanlar