Gelişmiş Arama
Ziyaret
30719
Güncellenme Tarihi: 2012/07/24
Soru Özeti
Selamun Aleyküm. “Emmen Yucibu’l-Muztar” duası nerede zikredilmiştir?
Soru
Selamun Aleyküm. “Emmen Yucibu’l-Muztar” duası nerede zikredilmiştir? Bu duayı öğrenmeyi çok istiyorum.
Kısa Cevap

“Emmen yucibu el-muztarre iza duahu ve yekşifu’s-su” cümlesi Kur’an’da Neml suresinin 62. ayetinde zikredilmiştir: Yahut kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte başka ilâh mı var!? Ne kadar az düşünüyorsunuz! Her ne kadar yüce Allah, şartları hazır olduğunda herkesin duasına icabet etse de ayette “zor durumda olan” sıfatına vurguda bulunulmuştur. Çünkü duaya icabet edilmesinin şartlarından biri insanın âlemdeki sebeplerden tümüyle yüz çevirmesi ve tüm kalp ve ruhunu Allah’a teslim etmesidir. Her şeyi O’ndan bilmesi ve her sorunun çözümünü onun elinde görmesidir. Bu bilinç zor anlarda gerçekleşir. Her ne kadar böyle bir bilinç bazı bireyler için zor anların dışında da meydana gelse de insanların çoğu böyle değildir. Evet, eğer insan böyle bir merhaleye ulaşırsa duaya icabet edilmesinin en önemli şartı hazır hale gelir.

Ayrıntılı Cevap

“Emmen yucibu el-muztarre iza duahu ve yekşifu’s-su” cümlesi Kur’an’da Neml suresinin 62. ayetinde zikredilmiştir: Yahut kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte başka ilâh mı var!? İmam Sadık (a.s) ve imam Bakır’dan (a.s) bu ayetin tefsiri hakkında şöyle nakledilmiştir: Zor durumda olan kimseye Allah’ın icabet etmesi, sorunlar ve zor durumun çetinliği nedeniyle insanın Allah’a sığınması ve Allah’ın insanı rahatsız eden şeyi gidermesi demektir.[1]

Her ne kadar yüce Allah şartlar oluştuğunda her kesin duasına icabet etse de yukarıdaki ayette özellikle “zorda olan” kelimesine vurguda bulunulmuştur. Çünkü duaya icabet edilmesinin şartlarından biri, insanın tümüyle sebepler âleminden yüz çevirmesi ve tüm kalp ve ruhunu Allah’a teslim etmesidir. Her şeyi O’ndan bilmesi ve her sorunun çözümünün onun elinde olduğunu görmesidir. Bu bilinç ve bakış zor anlarda gerçekleşir. Elbette bazı bireyler için bu hal zor anlar yaşamadan da vuku bulur, lakin insanların çoğu böyle değildir. Evrenin sebepler evreni olduğu, mümin bireyin bu alanda maksimum gücünü kullanarak çalışıp çabaladığı doğrudur, lakin mümin asla sebepler evreninde kaybolmaz, her şeyi Allah’ın temiz zatının bereketinden bilir ve sebepler hicabının arkasında sebeplerin nedeni olan zatı görür ve her şeyi O’ndan ister. Evet, eğer insan bu merhaleye ulaşırsa duaya icabet edilmesinin en önemli şartını hazırlamış olur. Bazı rivayetlerde bu ayetin Hz. Mehdi’nin (a.c.f) kıyamı şeklinde tefsir edilişi enteresandır. İmam Bakır’dan (a.s) nakledilen bir rivayette şöyle okumaktayız: Allah’a yemin ederim ki sanki ben Hacerü’l-Esved’e belini dayayıp Allah’a hakkıyla seslenen Mehdi’yi (a.c.f) görür gibiyim. Ardından şöyle buyurmuştur: Allah’a yemin olsun ki Allah’ın kitabında “emmen yucibu el-muztarre” ayetindeki zor durumda olan kimse odur. Bir başka hadiste İmam Sadık’tan (a.s) şöyle nakledilmiştir: “Bu ayet, A’li Muhammed’in (s.a.a) Mehdisi (a.c.f) hakkında nazil olmuştur. Allah’a yemin olsun ki zor durumda olan odur. O, İbrahim’in makamında iki rekât namaz kılacak, yüce Allah’a el açacak, Allah onun duasına icabet edecek, sorunları giderecek ve onu yeryüzünde halife yapacaktır.”[2] Elbette bu tefsir çok açık olduğu üzere ayetin mefhumunu Hz. Mehdi’ye (a.c.f) özgü kılmak gayesinde değildir. Aksine ayetin mefhumu geniştir ve onun açık örneklerinden biri Hz. Mehdi’dir (a.c.f). Bu her yeri fesadın kuşattığı, kapıların kapandığı, bıçağın kemiğe dayandığı, insanlığın zor bir çıkmaza girdiği ve tüm dünyada zor bir durumun hâkim olduğu sırada yeryüzünün en kutsal noktasında onun dua etmesi, Allah’tan sorunları gidermesini istemesi, Allah’ın bu duayı onun evrensel kutsal devriminin başlangıcı karar kılması ve “sizleri yeryüzünde halifeler kılar”[3] cümlesinin bir örneği sıfatıyla onu ve yarenlerini yeryüzüne halife kılmasıdır.[4] Son olarak bir noktayı hatırlatmak zorunlu gözükmektedir: Bazı büyük şahsiyetler insanın zor durumda kaldığı ve sorunlarla yüzleştiği esnada bu ayeti şerifeyi okumasının iyi olacağını söylemiştir.[5] Ve halkın genelinin dilinde bu ayet-i şerife dua olarak değerlendirilmektedir. Lakin biraz daha dikkat gösterildiği takdirde bu ayet-i şerifenin dua üslubu ve akışı içinde olmadığı görülecektir. Bu yüzden imamlarımız bu ayeti okurken dua etmek istediklerinde ayeti şöyle okumaktaydılar: “Ey zor durumda olanın duasını kabul eden ve çetinliği gideren bana merhamet et ve her türlü rahatsızlık hüzün, acı ve gamı benden gider.”[6]

 


[1] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’lEnvar, c. 68, s. 118, Müessese-i El- Vefa, Beyrut, 1404 h.k.

[2] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’lEnvar, c. 51, s. 48.

[3] Neml Suresi, 62. ayet.

[4] MekarimŞirazi, Nasır, Tefsiri Numune, c. 15, s. 520 – 522- Naşir; Daru’lKutubu’l İslamiye, çapı Tahran, çapı evvel, 1374 h.ş.

[5] Hacı Mirza CevadAga, Meliki Tebrizi, El- Muragıbat, s. 261.

[6] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’lEnvar, c. 92, s. 103.

 

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Yanlış bilgiler bilgi sayılmadığına göre Allah doğru ve yanlış bilgileri nasıl biliyor?
    6802 Eski Kelam İlmi 2012/05/15
    İster doğru olsun ister yanlış bir şeyi bilmek onu kabul etmek manasına gelmez. Ve biliyoruz ki Allah ilmini mevcut olan doğru veya yanlışlarla elde etmiyor, O’nun ilmi zati’dir. ...
  • Akıl din ile neden çelişir?
    12716 Yeni Kelam İlmi 2010/07/24
    Akıl, insanların içsel hücceti olup kemal yolunda kendilerine rehberlik eder. Şeriat (din) ise kirlilik girdabından insanları kurtarmak ve onları insanî kemal ve saadete sevk etmek için dışsal bir hüccettir. Buna göre zahir ve batın hüccetlerin birbiriyle çatışır olması mümkün değildir. Akıl bir fenomen ve her fenomen ...
  • Öldükten sonra insan ruhu hayvan şekline mi bürünür yoksa berzahta mı kalır?
    93941 روح و نفس 2012/07/24
    Öldükten sonra insan ruhunun başka bir insan veya hayvan şekline bürünmesi reenkarnasyona inanan kişilerin görüşüdür ve bu İslam’ın bakışında yanlış ve geçersiz bir görüştür. Ruh, dünya bedeninden ayrıldıktan sonra berzah âleminde misali bedende yer edinir ve kıyametin başlamasına dek berzah hayatını sürdürür. Bazen kabir âlemi ve bazen ...
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6952 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Adem (a.s)’ın cennetten inişi ne manaya gelmektedir?
    14359 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Hubut yüksekten aşağı inmek (nüzul) manasında olup, Suud’un (yukarı çıkmanın) karşıt anlamlısıdır. Bazen bir mekanda yerleşme manasında da kullanılmıştır.Hz. Adem (a.s)’ın hubutu konusu ve hubut olayı, her şeyden önce Hz. Adem (a.s)’ın bulunduğu cenneti nasıl mana ettiğimize bağlıdır. Acaba ...
  • Sehl bin Sa’d Saidi kimdi?
    9301 تاريخ بزرگان 2011/04/13
    Sehl bin Sa’d Ensari Saidi, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) tanınmış sahabelerinden olup Peygamberimiz vefat ettiği zaman 15 yaşındaydı. Onun asıl adı ‘Hazn’ idi, ama Peygamber (s.a.a) adını ‘Sehl’ diye değişti. Künyesi ‘Ebu’l Abbas’ idi. Uzun bir ömür sürdü. Medine’de ölen son sahabe olduğu söylenmektedir. Kimisi hicri 88 yılında, kimisi ...
  • Eşinin veya başkalarının verdiği hediyelerle kadına hac farz olur mu?
    6298 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/12
    Bu malların size hediye edilip sizin kabul etmenizden sonra sizin malınız olduğuna göre bunlar da sizin diğer mallarınız gibi sayılır. Sizin bu mallarla mustati (hacca gitmeye gücünüzün) olduğu farz edilmiştir. Bu yüzden sizi mustati kılacak diğer şartlar da var ise hac size farz olur. ...
  • Hawking tarafından ortaya atılan anlayış ve düşünceye göre evren kendiliğinden meydana gelmiştir. İslam’ın bu nazariye karşısında cevabı nedir?
    13720 Yeni Kelam İlmi 2012/04/02
    Sorunun birinci kısmının cevap şudur: Evvela sayıns (science) anlamında olan ilimde hiçbir önermenin % 100 kesin olduğu hükmü yoktur. Hawking tarafından ortaya atılan bu yargı ve teori de bu kaideden müstesna değildir. Medya ve basın organlarının abarttığının tam tersine bilim adımı olan bu düşünce sahibinin kendisi bile ...
  • Sermayenin humusu var mıdır?
    6247 Humusa Konu Olan Şeyler 2012/05/16
    Muhterem taklit mercilerinin sermayenin humusu hakkındaki görüşü şudur: Eğer bir kimse bir sermaye edinirse ve bu sermayenin humusunu vermesi durumunda kalan kısmıyla bir işe girişemezse ki bu sermayeyle geçinmeyi istiyorsa bu sermayenin humusunu vermeli midir? Tüm merciler (Ayetullah Vahit ve Ayetullah Safi dışında): ...
  • Vacib’ul-vucudun bütün kemallere sahip olduğunun delili nedir?
    6352 صفات واجب 2018/11/14
    Vacib’ul-vucut zaten bütün kemallere sahip olmalıdır. Zira kemallerden bir kemale sahip olmaz ise bu eksikliğe ve noksanlığa sonuç olarak ta fakirliğe yol açar, buda vacib’ul-vucut için niyazdır. Açıktır ki kemali bir varlığın sahip olmadığı kemaller varsa bu kemalleri hasıl etmek için bir başkasına ihtiyaç duyar. Sizin faraziyeniz; ...

En Çok Okunanlar