Gelişmiş Arama
Ziyaret
6781
Güncellenme Tarihi: 2012/03/14
Soru Özeti
Ben hastayım ve cep haclığımı da babamdan alıyorum. Bunun dışında param yoktur ki orucumun kefaretini verebileyim, Acaba yine orucumun kefaret üzerimde farz mıdır? Bu senenin kefaret miktarı kaç tümendir?
Soru
Saygı ve Selmalarla: Ben İnkilabın rehberi seyit Ali Hamenei’nin mukalidiyim. Daha önceki senelerden beri iki günün kefareti boynumun borcu olarak kalmaktadır. Hastalık nedeniyle ilaç içmek zorunda olduğumu ve oruç tutmakta var olan zorlukları dikkate alarak ve iki defa kefaret (120 gün oruç) vermek gücünde de değilim, her hangi bir yerde de çalışmadığımdan dolayı her hangi bir gelirim de yok. Ve kasten yenilen orucun kefareti de insanın kendisinin himayesinde bulunduğu (serperest) kimsenin uhdesinde olmadığını göze alarak şunu öğrenmek isterim: Kefareti ıstılahen (gayri müstakim olarak babadan bana verilen) “cep Haçlığı”ndan verme imkânım var. Acaba bu paradan kefaretimi verme zorunluluğu var mıdır? Bu senenin kefaret miktarı ne kadardır?
Kısa Cevap

Fukahanın (fıkıh âlimleri)  fetvası esasınca orucunu kasten (amdi olarak) ve her hangi bir mazereti olmaksızın yiyen bir kimse üç çeşit kefaretten birisini seçmek arasında muhayyerdir.

Birincisi: Bir köle azat etmek. Günümüz dünyasında köle konusu mevcut olmadığından dolayı bu şık kendiliğinden devre dışı kalıyor.

İkincisi: İki ay oruç tutmak (otuz bir gün aralıksız tutulmalı diğer günlerde ise aralıksız da tutulsa her hangi bir işkâlı söz konusu değildir).[1]

Üçüncüsü: Altmış kişinin karnını doyurmak veya her birisine bir “mud” (ölçü birimi) -ki yaklaşık on sirdir- miktarında ta’am; yani buğday veya arpa ve benzeri şeyleri vermelidir. Eğer bunlardan hiçbirisi oruç yiyenin gücü dâhilinde değilse gücü yettiği kadar “mud” miktarında fakirlere ta’am vermelidir. Ta’am veremiyor ise bir seferine mahsus olsa bile istiğfar dilemelidir. Yani “esteğfirullah” demelidir. İhtiyati vacip gereğince son şıkkı yerine getirirse (yani “esteğfirullah”  dilenilirse) gücü yettiği zamanlarda kefaretini vermelidir.[2]

Buna binaen eğer kefaretin tümünü veremiyorsanız gücünüz yettiği “mud” miktarında fakirlere ta’am veriniz. Eğer bu da imkânsız ise sadece istiğfar ediniz ve ne zaman gücünüz yeterli gelirse o zaman kefaretinizi veriniz.

Bu sene (ramazan ayında 1431) buğdayın kıymeti (bir kilosu) 500 tümen olarak belirtilmiş idi. Her “mud” (on sir) miktarındaki buğdayın kıymeti ise 375 tümendir. Altmış fakire verilecek bir günün kefaretinin miktarı ise 22500 tümen kadardır.

İlgili endeksler:

Kefare’i ruje, 10720 (sayt: 10553).

Kefare’i cem’i, 7378 (sayt: 7530).

 


[1]Humeyni, Ruhullah, “Menasik hac,(el-muhaşi lil İmam Humeyni)”, baskı 8, Kum: müesesei neşri İslami vaveste bı camiei mudderisin, 1424, h.k. c. 1, s. 928, mesele no: 1661.

[2] A.g.e, mesele no: 1660.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar