Gelişmiş Arama
Ziyaret
11495
Güncellenme Tarihi: 2011/04/11
Soru Özeti
Garanık efsanesi nedir?
Soru
Garanık ile ilgili olduğu söylenen ayetler hakkında bilgi verebilir misiniz? Bazı söylentilere göre Peygamber (s.a.a.) bu ayetlerde Şeytan'a aldanmış ve putları övmüştür, eğer bu efsanenin bir gerçeği yoksa nereden kaynaklanmıştır?
Kısa Cevap

Garanık efsanesi, Kur'an ve Peygamber'in (s.a.a) mevkisini düşürmek için çalışan düşmanlar tarafından uydurulan bir efsanedir. Onlar şöyle demişlerdir: Peygamber (s.a.a) Mekke'de en-Necm suresini okurken müşriklerin putlarının isimlerinin anıldığı ayete yani:

"أَ فَرَءَیْتُمُ اللَّاتَ وَ الْعُزَّى‏ وَ مَنَوةَ الثَّالِثَةَ الْأُخْرَى"

"Gördünüz mü o Lat ve Uzza'yı? Ve diğer üçüncüleri olan Menat'ı?"

ayetine geldiğinde şeytan şu iki cümleyi onun diline döktü:

«تلک الغرانیق العلى، و ان شفاعتهن لترتجى»

yani: "Bu putlar güzel ve yüce kuşlardırlar ki onların şefaati umulur" bu sırada Peygamber (s.a.a)  secdeye kapandı ve onlar da secde ettiler. Bu sırada Cebrail inerek Peygamber'i uyardı ve bu iki cümleyi ben sana getirmemişim. Bunları şeytan sana salı vermiştir.

Bir çok karineler ve deliller bu rivayetin uydurma olduğunu gösterir. Bu yüzden bütün Müslüman araştırmacılar ister Ehl-i Sünnet'ten olsun ister Şia'dan bu hadisi şiddetle reddetmişlerdir.

Ayrıntılı Cevap

Uyduruk olan Garanık efsanesi hakkında Ehl-i sünnet kitaplarında ilginç rivayetler İbn-i Abbas'tan nakledilir. Bu cümleden olmak üzere şöyle nakledilmiştir: Resulullah (s.a.a) Mekke'de en-Necm Suresini okuyordu. Müşriklere ait putların isimlerinin geçtiği ayete yani:  "أَ فَرَءَیْتُمُ اللَّاتَ وَ الْعُزَّى‏ وَ مَنَوةَ الثَّالِثَةَ الْأُخْرَى""[1]

"Gördünüz mü o Lat ve Uzza'yı? ve diğer üçüncüleri olan Menat'ı?"

ulaşınca Şeytan şu iki cümleyi de Peygamber'in diline döktü:

 «تلک الغرانیق العلى، و ان شفاعتهن لترتجى»

yani: Bu putlar güzel ve yüce kuşlardırlar ki onların şefaati umulur"[2]

Müşrikler bunu duyar duymaz sevindiler ve dediler ki: Muhammed şimdiye kadar bizim ilahlarımızı överek anmamıştır. (bu ilk defadır). Bu sırada Resulullah (s.a.a) secde etti ve onlar da secde ettiler. Cebrail Peygamber'e inerek onu "Bu iki cümleyi ben sana getirmedim. bunları şeytan senin diline dökmüştür." diye uyardı. Bu sırada şu ayetler indi.

(وَ ما أَرْسَلْنا مِنْ قَبْلِکَ مِنْ رَسُولٍ وَ لا نَبِیٍّ ...)[3] Böylece Peygamber ve müminleri uyardı.

Bazı İslam düşmanları Peygamber ve İslam'a gölge düşürmek doğrultusunda bir tutanak ellerine geçtiğini düşünerek bu efsaneye önem vermiş ve onu genişçe nakletmişlerdir. Ancak elde olan birçok karine ve deliller bu rivayetin uydurma olduğunu Peygamber'in ve Kur'an'ın etkisini azaltmak ve onları itibarsız kılmak için şeytan sıfatlı kimseler tarafında uydurulduğunu gösterir. Çünkü:

Birincisi: Bu rivayetin ravileri zayıf ve güvenilmeyen kimselerdir. İbn-i Abbas'a dayandığına dair geçerli bir delil elde yoktur. Muhammed b. İshak'ın dediği üzere bu hadisi zındıklar uydurmuşlardır. Adi geçen kişi bu konuda bir kitap telif etmiştir.[4]

İkincisi: Necm suresinin inişi ve Peygamber'in bu suredeki secde ayetini okuduğunda secdeye kapandığını anlatan bir çok hadis çeşitli kitaplarda nakledilmiştir, ancak bu hadislerin hiçbirinde Garanik olayından söz edilmemiştir. Bu da bu efsanenin sonradan uydurulduğunu ve ona eklendiğini gösterir.[5]

üçüncüsü: Necm Suresinin başlangıcı açıkça böyle bir olayı reddetmektedir. Çünkü şöyle buyurmaktadır: O (Peygamber) asla kendi hevesi üzerine bir şey konuşmaz, dediği her şey vahiyden ibarettir."[6] Bu ayet nasıl böyle bir olayla bağdaşabilir.

Dördüncüsü: Bu surede putların isimlerinden sonra gelen ayetlerin tümü putların kötülemekte ve onları yermektedir. Açıkça putların puta tapanların kendi evhamlarıyla uydurduğu şeyler olduğunu ve ellerinden hiçbir işin gelmediğini beyan buyurmaktadır.[7]

Kur'an şöyle buyuruyor:  "Bunlar, sizin ve babalarınızın taktığı adlardan başka bir şey değildir. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar, sadece zanna ve nefislerinin hoşlandığına uymaktadırlar. Oysa onlara Rablerinden hidayet gelmiştir."

Bu açık kınama ve yermelere rağmen nasıl bu cümlelerden önce putları öven bir ifadenin yer alması mümkündür? Oysa ki Allah Teala Kur'an'ı her türlü tahrif ve eksiltme ve artırmadan koruyacağını belirtmiştir:

"Biz Kur'an'ı indirdik ve biz onu koruyucularız."[8]

Beşincisi: Peygamber'in putlarla mücadelesi, ömrünün sonuna kadar amansızca devam eden sürekli bir mücadele idi. Peygamber (s.a.a) pratikte açıkça göstermişlerdir ki en zor şartlarda bile olsa putlara ve puta tapanlara karşı en küçük bir yumuşama göstermemiştir. Buna göre nasıl bu gibi tabirleri dile getirebilir?

Altıncısı: Hatta Peygamber'e inanmayan ve müslüman olmayan kişiler bile onu büyük bir düşünür ve iradeli bir lider olduğunu itiraf etmiş ve sağlam bir program sayesinde başarıya olaştığını söylemekteler. Acaba en önemli şiar ve hedefi tevhit olan ve putçulukla amansızca mücadele eden ve putlar konusunda en zor şartlarda bile uzlaşma yoluna girmeyen bir önderin kendi asıl hedefini unutarak putları böyle övmesi nasıl düşünülebilir?

Ayrıca bu gibi uyduruk efsaneler peygamberlerdeki masumluk makamıyla bağdaşmaz ve onun yanılabileceğini ve şeytanın etkisinde kalabileceğini gösterdiği için batıl olduğu apaçık ortadadır.

Bu açıklamalardan bu rivayet İslam düşmanlarının İslam'a darbe vurmak için uydurduğu bir efsane olduğu anlaşılır. Bu yüzden bütün müslüman araştırmacılar ister Ehl-i sünnet'ten olsun ister Şia'dan bu hadisi şiddetle reddetmiş ve onun uydurma olduğunu belirtmişlerdir.[9]

Bazı müfessirler bu hadis hakkında şöyle bir yoruma yeltenmişlerdir: İslam Peygamber'i Kur'an'ı ağır ağır okuyordu ve bazen de ayetleri okurken arada susuyordu. Hedefi ayetlerin kalplerde daha fazla etki bırakması idi. Necm suresini okurken şu ayete ulaştığında

" أَ فَرَأَیْتُمُ اللَّاتَ وَ الْعُزَّى وَ مَناةَ الثَّالِثَةَ الْأُخْرى‏

bazı şeytan sıfatlı kimseler (inatçı müşrikler) fırsattan yararlanarak Tilke el-garanıku'l ula (Bu putlar güzel ve yüce kuşlardırlar, onların şefaati umulur) cümlesini özel bir şiveyle söylediler. Gayeleri Peygamber'in sözlerine ve inen ayetlere karşı inatlarını, kinlerini göstermek ve halkı şaşırmaktı. Ancak sonraki ayetler onarın bu sözüne açıkça cevap vererek putçuluğu şiddetle kınamıştır.[10]

Buradan anlaşılıyor ki Garanık hikayesini, İslam Peygamberi'nin puta tapanlara karşı bir çeşit uzlaşma siyaseti olarak görenler ve bundan maksadın onları İslam'a ısındırmak ve İslam'a çekmek olarak yorumlayanlar büyük bir yanılgıya kapılmışlardır. Bu yorumları gösteriyor ki bunlar, Peygamber'in (s.a.a) müşriklere ve puta tapanlara karşı tavizsiz tutumunu idrak etmemişlerdir. Onlar, müşriklerin bu sahada en değerli şeylerini vermeğe hazır olduklarını ancak onun bu teklifleri reddederek zerrece olsun kendi programından çıkmadığını gösteren belgeleri görmemiş veya göz ardı etmişlerdir.[11]



[1] Necm, 19-20

[2] Garanık garnukun çoğuludur. Bir çeşit beyaz veya siyah su kuşudur. Dİğer manalara da gelmiştir. (Kamu'sul-luğa)

[3] El-Mizan'da ilgili ayetin tefsirinde bu hadisi Ehl-i Sünnet'in büyük hafızlarından bu cümleden İbn-i Hacer'den nakledilmiştir.  

[4] Tefsir-i Kebir Fahr-i Razı c. 23 s. 50

[5] Ade

[6] Necm, 3, 4. وَ ما یَنْطِقُ عَنِ الْهَوى‏ إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْیٌ یُوحى‏.

[7] Necm 23

،إِنْ هِیَ إِلَّا أَسْماءٌ سَمَّیْتُمُوها أَنْتُمْ وَ آباؤُکُمْ ما أَنْزَلَ اللَّهُ بِها مِنْ سُلْطانٍ إِنْ یَتَّبِعُونَ إِلَّا الظَّنَّ وَ ما تَهْوَى الْأَنْفُسُ وَ لَقَدْ جاءَهُمْ مِنْ رَبِّهِمُ الْهُدى‏.

[8] Hicr 9 "إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّکْرَ وَ إِنَّا لَهُ لَحافِظُونَ".

[9] Mecmeu'l-Beyan,Tefsir- Fahr-i Razı Kurtubi, Tefsir-i Fizalal, Tefsir-i Safi, Ruhu'l-Meani ve El-Mizan ve diğer tefsirler.

[10] Tefsir-i Kurtubi, c. 7 s. 4474, Tabersi de bunu bir ihtimal olarak Mecmeu'l-Beyan'da bir ihtimal olarak zikretmiştir.

[11] Tefsir-i Numune, c. 14, s. 142- 145

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kısa mesaj (SMS) yoluyla namahrem birisiyle şakalaşmanın hükmü nedir?
    12979 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/01/14
    Bazı noktalara dikkat edilmesi sorunun cevabının bulunmasında size yardımcı olacaktır:1-) İnsanda olan güçlü dürtülerden birisi de şehvettir ve eğer bu içgüdü isyan edecek olursa kontrol edilmesi imkânsız veya ...
  • Neden Şia geçici evliliği (muta) caiz bilmektedir?
    29578 متعه 2013/04/23
    Başlangıçta bu meselenin fıkhi konulardan olduğuna ve özel bir alan ve ortamda ilgili uzmanlar tarafından incelenmesi gerektiğine dikkat etmeliyiz. Burada kısaca konuları beyan edecek ve konunun detaylarını ayrıntılı cevaba bırakacağız. 1. Geçici evlilik, hiçbir evlilik engeli taşımayan, iki tarafın rızasıyla ve belirli bir zamana kadar belirlenmiş bir ...
  • Kadının sebebî mahremleri kimlerdir?
    8803 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/01/17
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Tükenmez kalem mürekkebi abdeste engel sayılır mı?
    16903 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/09/21
    Eğer tükenmez kalem mürekkebinin çökeltisi varsa abdeste engeldir ve kaldırılması gerekir.[1] Bu nedenle tükenmez kalemlerin hepsi için bir hüküm verilemez.    [1] İmam Humeyni, İstiftaat, c. 1, s. ...
  • İmam Hüseyin’in (a.s) Rukayye adında bir kızı var mıydı?
    23924 تاريخ بزرگان 2011/12/20
    Fedakarlık ve insani kemallerle dolu Kerbela gibi bir olayda yaşı küçük olan kimseler fazla dikkat çekmemiş olabilir. Hz. Rugayye’nin (s.a) yaşamı, babası, amcası, halası gibi yüce şahsiyetlerin nurlarının ışığı arkasında kaldığından tarih kitaplarında İmam Hüseyin’in (a.s) Rugayye adında küçük bir kızı olduğu konusuna değinilmemiştir. Bazı maktellerde İmam ...
  • Allah’ı görme hakkında Şia’nın görüşü nedir ve bu hususta Ehlisünnetin görüşünü inceler misiniz?
    13313 پروردگار. نامها و ویژگی ها 2012/08/21
    Ehlisünnetin birçok âlimi eğer bu dünyada Allah görülmezse onun kıyamette görüleceğine inanır! Onlardan bazıları bu hususta şöyle demiştir: Bu Ehlisünnet ve hadis âlimlerinin inancıdır. Bazıları da Hz. Musa (a.s) ve İsrail oğulları tarafından Allah’ı görme hadisesi hakkında şöyle demiştir: Bu olay Allah’ı görmenin imkânsızlığına delalet etmez, sadece ...
  • İslam’ın Hakkaniyetinin Aklî Delilleri
    21539 Yeni Kelam İlmi 2012/01/23
    Her ne kadar bugün dünyada gözlemlenen dinlerde bir takım hakikatler yer alsa da, gerçek tevhit olan kamil hakikat sadece İslam’ın çehresinde gözlemlenebilirdir. Bu iddianın en büyük delili, diğer dinlerin muteber senetlerinin olmayışı ve metinlerinde tahrif ve aklî çelişkilerin bulunması ve bunun karşılığında Kur’an’ın senet taşıması, ...
  • Hangi ameller büyük günahları yok ediyor?
    62909 گناه 2012/08/16
    İnsanların işleyecekleri büyük günahların hepsi aynı derecede değildirler. Buna binaen günahların af edilmesi de günahın çeşidine ve türüne bağlıdır. Bir günah vardır ki bir istiğfar dilemekle af olunması mümkündür, ama bir başka günah vardır ki daha fazla zahmete katlanmak ve daha fazla telafi edilmeyi ister. Elbette İslam ...
  • ‘Kim bundan böyle bu suçu işlerse Allah ondan öç alacaktır ve Allah üstündür, öç alıcıdır.’ ayetindeki intikamın nedeni nedir?
    7347 Tefsir 2012/02/15
    Sorudaki ayet Maide suresinde ihramlıyken avlanmanın yasak olduğunu bildiren ayetlerden sonra gelmiştir. Burada Allah Teala, kendisinin koyduğu sınırları aşandan, yani ihramlıyken avlanmanın haram oluşuna uymayan ve avlanan kimseden intikam alacaktır. Dolayısıyla Allah’ın intikam almasının nedeni günahta ısrar etmektir.[1] İhram halindeyken ...
  • Gadir hadisini ispat eden belgeler nelerdir?
    7630 Eski Kelam İlmi 2011/01/17
    Gadir olayı ve o günde İmam Ali’nin (a.s) Allah Resulü’nün (s.a.a) halifesi olarak tanıtılması, o kadar azametli bir olaydı ki, bu tarihi olayı Resulullah’ın 110 tane sahabesi nakletmiştir. Ancak bu demek değildir ki, o olaya şahid olan Resulullah’ın (s.a.a) binlerce sahabesinden yalnızca bu kadarı onu nakletmiştir. Bu sayı ...

En Çok Okunanlar