Gelişmiş Arama
Ziyaret
9550
Güncellenme Tarihi: 2010/06/08
Soru Özeti
Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
Soru
İçtihat dercesine ulaşan kadınlar var mı? Eğer cevap olumlu ise onlardan kaç tanesinin ismini açıklar mısınız?
Kısa Cevap

İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.

Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından sayılan Bayan Müçtehide Sıfatı bu sahadaki başarılı örneklerdendir.  

Ayrıntılı Cevap

Müçtehit, temel kaynaklardan yani Kur’an, hadis, icma ve akıl yoluyla şer’i hükümleri çıkarma gücüne sahip olan kişiye denir. Bu güce sahip olmak Arap edebiyatı, tefsir, dirayetu’l-hadis, rical, usul-i fıkıh ve fıkıh gibi ilimleri iyice bilmeğe bağlıdır. Bu mukaddimeleri bilmek uzun süreli bir eğitimden geçmeğe ve sürekli bir çabaya bağlıdır. Bu yeteneğe ulaştığında kişi kendisinde bu gücü hisseder. Ancak içtihat makamına eriştiğinin başkaları tarafından bilinmesi için kişinin içtihada eriştiği büyük müçtehitler tarafından tasdik edilmeli ve kendisinin de bu makama eriştiğinin ilmi merkezlerde bilinmesinden yana olması gerekir. Şunu da ekleyelim ki içtihat makamı taklit mercii olma makamıyla farklıdır. Her taklit mercii müçtehittir, ancak her müçtehit taklit mercii değildir.

Bu açıklamadan anlaşılacağı üzere gerekli öğrenimi almış olan birçok kadının içtihat makamına erişmiş olmaları ancak tanınmamaları mümkündür. Nitekim alim olan erkeklerin arasında da bir çok tanınmayan müçtehit vardır. Tanınan müçtehitler genelde taklit mercii olan kimseler olduklarına ve taklit merciinde aranan şartlardan biri de erkeklik olduğuna göre müçtehit kadınlar erkeklerden daha az toplum tarafından tanınırlar.

İçtihat mertebesine eriştiği bilinen kadınlardan biri Bayan Müçtehide Emin İsfahani’dir. (Ölüm: H. K. 1403). Onun büyük taklit mercilerinden içtihat belgesi var idi.[1]

Tanınmış müçtehide kadınlardan biri de şimdi tedrisle meşgul olan Bayan Sıfatı’dır. Siz +982517734154 telefon numarası, Po Box 3695-37185 Kum – İran adresiyle yine www.sefaty.net e-mail: info@sefaty.net adresleriyle onun özel kalemiyle irtibat sağlayabilirsiniz.

Ebette Kum’daki Camiatuz’zehra medresesinin hocaları arasında içtihat makamına erişmiş olan diğer şahsiyetler de vardır ancak isimlerinin ilan edilmesine izin vermediler.



[1] Hayatı hakkında geniş bilgi için aşağıdaki linke başvurun:

Kuzer-i ber zendegan-i Muçtehide Banu Emin İsfani

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Allah-u Teâlâ’nın hilesinin anlamı nedir?
    8427 Tefsir 2012/06/11
    Arap lügatinde hile (mekr), bir kimseyi hedefin­den (hedef iyi ya da kötü olsun) alı koymaktır. Bu anlam esasınca hile her zaman ve her yerde kötü değildir. Bu kelimenin Allah-u Teâlâ’ya nispet verilmesi, zararlı komployu hünsa etmek anlamındadır ve bozguncular hakkında kullanıldığında, programları ıslah etmenin önünün ...
  • Eğer Muaviye kâfir idiyse o halde neden İmam Hasan Mücteba (a.s) onun ile barış yaptı ve hilafeti ona devretti?
    10938 Masumların Siresi 2010/08/22
    Muaviye, Ehli Sünnet kitaplarının tanıklığıyla şeriat karşıtı işlere ve şarap içmek, “iki bayram” namazı için ezan okutmak bidati ve Cuma namazını Çarşamba günü kılmak gibi birçok bidate mürtekip olmuştur. Bu nedenle ona karşı hiçbir müsamaha ve tolerans gösterilemez. Öte taraftan tarihin tanıklığıyla İmam Hasan’ın (a.s) Muaviye ...
  • Acaba Rüşvet Yemek Haram mıdır?
    10709 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Rüşvet etimolojik olarak “r-ş-v” kökünden gelme ve Arapça bir kelimedir. Kelimede bulunan “r” harfı feth (e), dam (u) ve kesr (i) (yani reşeve, rüşeve ve rişeve) olmak üzere üç şekilde kullanılmıştır. Bu kelime müfrettir ve onun cemi “reşa” veya “rişa” şeklindedir. Farsçada mozd (el emeği)
  • Tefsir-i bi-Rey ile entelektüelsel bir görüşten (güvenir (müvassak) haber-i vahit) yararlanarak yapılan tefsir arasında fark nedir?
    8468 Tefsir 2012/07/21
    Bazı ilimlerin Kur’anla irtibatı öyle bir şekildedir ki onlar olmaksızın Kur’an ayetlerini tefsir ve tahlil etmek imkansızdır. Sarf ilmi, nahiv ilmi, meani, beyan lügat vb. ilimler gibi. Dolayısıyla müfessir olan bir kimse Kur’anın daha iyi anlaşılması için etkili olan ilimlerde uzman olmalıdır. Kur’anı kerimde “am-has, mutlak-mukayet, nasih-mensuh” ...
  • Ye’cüc ve Me’cüc kavmi kimlerdi? Onların akıbeti ne oldu? Zülkarneyn’in onlar karşısında yaptıkları neydi?
    9366 Tefsir 2010/11/27
    Bu husustaki Kur’an ayetleri ve Tevrat’taki konular bütününden ve de tarihi verilerden anlaşıldığı kadarıyla bu topluluk Kuzey Asya bölgesinde yaşamakta olup güney ve batıya vahşi saldırılarıyla facia yaratmıştır. Zülkarneyn setinin kapatılmasıyla onların saldırıları büyük bir müddet sona ermiştir, ama ahir-i zamanda yeniden döneceklerdir. Bazıları vuku bulan ...
  • 1- Bir Sünni erkeği nasıl şia mektebiyle tanıştırabiliriz? 2- Şia bir kız Sünni bir gençle evlenebilir mi?
    18810 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/02/28
    Hem şia hem sünni müslümandırlar. İnanç, şer’i hükümler ve diğer konularda ortak yönleri çok fazladır. Elbette inkâr edilmeyecek bir takım faklı inanç ve görüşlere de sahiptirler. Ancak bu farklı görüşler, aralarında ihtilaf ve düşmanlığa yol açmamalı ve İslami kardeşlik temeline halel getirmemelidir.Bunun yanı ...
  • Erkeğin küpe takması caiz midir?
    24881 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2007/11/05
    Erkeklerin ziynet eşyalarından kullanmadaki İslam’ın kural ve ölçüsü iki şeyden ibarettir:1. Ziynet eşyasının altından yapılmamış olması. Çünkü altın takmak süs olsun veya olmasın erkeklere haramdır.2. Kadınlara mahsus olan ziynetlerden olmaması.Buna göre eğer bir bölge veya şehirde küpe kadınlara özgü bir ziynet sayılmazsa altından yapılmadığı takdirde ...
  • Naiplikle yapılan ibadetler, ibadetleri satın almak gibi değil midir?
    5887 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/05/27
    Kanun eksenli her toplumda ve her kanun koyucunun görüşünde asıl kanunların uzantısında bir takım kanunların bulunması kesin bir husustur. Asıl kanunlardan sonraki merhalede yer alan kanunlar, kanundan kötü yararlanmanın caiz oluşu manasına gelmez. Namaz, oruç ve hac gibi yükümlülükleri her şahsın kendi hayatı döneminde ve yaşarken yapması ...
  • Acaba bebek giysi takımı almak için yatırım yapılan paraya ve hakeza! Yatırım için satın alınmış olan arsa ve apartmana humus düşer mi?
    5528 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Tüm taklidi mercilerin fetvasına göre eğer içinde oturacak eviniz varsa, arsa ve apartmanı da kendi maaşınızdan ve kendi işinizden kazandığınız parayla, sermaye etmek ve onun karından yararlanmak için satın almışsanız ona humus taalluk eder. Ama eğer içinde oturacak eviniz yok ve variyetinizin azlığı nedeniyle arsa ve apartmanı ...
  • Muta hakkında rivayet edilen bütün rivayetler güvenilir midir?
    10412 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/19
    Kuranı kerimde geçici evliliğin caiz oluşu ilan edilmiş olan islami sünnetlerdendir. Bu sünneti hasene, Peygamber Efendimiz (s.a.a) zamanında ve birinci halifenin halifelik süresinde ve ikinci halifenin döneminin belirli bir kesiminde de İslam toplumu içinde uygulanılıyor. Bu durum ...

En Çok Okunanlar