Gelişmiş Arama
Ziyaret
8303
Güncellenme Tarihi: 2012/01/05
Soru Özeti
İlahi yaşam nasıl bir yaşamdır? Şu andaki yaşamla bir tezaddı var mı?
Soru
Biz dünyaya yaşamaya, ilahi bir yaşam sürmeye geldik. Ama ilahi yaşam nasıl bir yaşamdır? Şu andaki yaşamla bir tezaddı var mı?
Kısa Cevap

Kur’an’a baksak ve ‘’Neden yaratıldık? sorusunu ona sorsak şu cevabı verecektir: Ben, cinleri ve insanları, sadece bana kulluk etsinler diye yarattım. İbadet nedir? İbadet yani Allah’a kulluk etmektir. Yani yaptığımız bütün işler, hatta yemek içmek gibi günlük ve çok normal işlerimiz bile ilahi ve ibadi olabilir. İlahi yaşam insanın, yaptığı işlerini, günlük normal işlerini bile doğru ve dinin kanunlarına göre yapmasıdır.   

Ayrıntılı Cevap

Kur’an’a baksak ve ‘’Neden yaratıldık? sorusunu ona sorsak şu cevabı verecektir: Ben, cinleri ve insanları, sadece bana kulluk etsinler diye yarattım.[1] İbadet nedir? Bizler bazen ibadete çok dar bir açıdan bakıyoruz ve sadece namaz, oruç, hac vb. gibi belli amellere ibadet diyoruz. Bunlar kesinlikle ibadettir, ama insan yalnızca bunlar için mi yaratılmıştır? Böyle bir yaşamın çok sınırlı ve dar olacağı düşünülebilir. Ama ibadet kavramını biraz daha açarsak göreceğiz ki, ibadet Allah’a kulluk etmek demektir. Sadru’l-Müteellihin’in (r.a) Esfar’daki ifadesiyle herkesin ibadeti onun Allah’ı ne ölçüde tanıdığına bağlıdır. Yani insanın, ibadetiyle Allah’ı tanıması arasında direkt bir orantı vardır. İnsan Allah’ı ne kadar çok tanısa ibadeti de daha derin ve daha esaslı olur ve İslamın istediği seviyeye ulaşır. İslam bizden ne istemiştir? Bizden yaşantımızın kuru ve ruhsuz mu olmasını istemiştir? Yalnızca namaz kılmamızı, oruç tutmamızı, zikir söylememizi, dua etmemizi ve bunların dışında bir şey yapmamamızı mı istemiştir? Kesinlikle böyle değildir.

Acaba Masumların (a.s) yaşamları böyle miydi? Ali b. Ebitalib (a.s) sabahtan akşama kadar dua mı ediyordu? Sadece ibadet mi ediyordu, zikir mi ediyordu? Yalnızca bunları mı yapıyordu? Başka bir işi yok muydu? Hayır öyle değil. Ali b. Ebitalib (a.s) bir siyaset adamıydı, bir savaşçıydı, bir ilim adamıydı, iş adamıydı. İş yapan, kuyu kazan, kanal açan yalnızca zikir söylemiyor. O zaman Ali’nin (a.s) ibadeti nasıldı? Ali’nin (a.s) ibadeti sadece Duay-ı Kumeyl okuduğu anlar mıydı? Ali’nin (a.s) ibadeti sadece namaz kıldığı anlar mıydı? Öyle bir namaz ki ayağına ok saplandığı zaman Allah’a öyle yöneliyor ki oku ayağından çıkardıkları zaman farkında olmuyor. Hayır, Ali b. Ebitalib (a.s) kuyu kazdığı zamanda ibadet ediyordu, savaştığı zamanda: ‘Ali’nin Hendek gününde vurduğu darbe insanların ve cinlerin ibadetinden daha üstündür.’[2] Ali b. Ebitalib’in o gün vurduğu darbenin insanların ve cinlerin ibadetinden daha üstün olması iltifat değildir? Neden? Çünkü kendisi ibadettir. Yani insanın tüm yaşamı ibadet olur. Dolayısıyla ‘Gerçekten ilahi yaşam nedir?’ sorusuna dönecek olursak cevap şudur: Yaptığımız bütün işler, hatta yemek içmek gibi günlük ve çok normal işler bile ilahi ve ibadi olabilir. Nasıl mı? Şöyle: Yemek yediğiniz zaman yemek kurallarına uyun; çünkü her şey yenilmez. Haram mal yenilmez. İslam bazı şeyleri yasaklamıştır. Onlar yenilemez. Onlardan sakınırsanız, malın helal olması için uğraşırsanız; güç kazanıp iş yapmak için, işi de halkın sıkıntılarını gidermek için, kardeşinizin, bacınızın, çocuğunuzun, eşinizin, iş arkadaşınızın maneviyatta ilerlemesi niyetiyle yaparsanız, vazifenizi yerine getirmek için yaparsanız o yemek ibadet olur, uyumak ibadet olur. Bir gün Peygamberimiz (s.a.a) mescidde otururken şöyle buyurdu: ‘Cennet ehlinden birini görmek istiyorsanız mescide ilk girecek kimse(ye bakın o) cennet ehlindendir.’ Orada olan bir genç, cennet ehlinin kim olduğunu çok merak ediyordu. İçeri bir ihtiyar adam girdi. Onun davranışlarına dikkat etti, ama önemli bir şey görmedi. Kendi kendine ‘Bu adam herhalde evinde özel bir amel yapıyor ki cennet ehli olmuştur.’ deyip ihtiyar adamın peşine takıldı. Adam evine girdi. Genç, içeride ne olduğunu bilmediği için kapıyı çaldı ve ona ‘Ben yolda kalan birisiyim, bu akşam senin evinde kalmak istiyorum.’ dedi. İhtiyar adam onu içeri buyur etti. Genç onu izlemeye koyuldu. Baktı ki yaşlı adam yine özel bir amel yapmıyor. Genç, eğer Peygamberimiz onun hakkında böyle dediyse bu adam mutlaka bir şey yapmıştır, diye geçirdi aklından. Yatma zamanı geldi, yaşlı adam mutlaka gece yarısı çok özel bir ibadet yapıyordur. Genç uyumadı, ‘Bakalım’ dedi, ‘Bu ihtiyar zat uyanıp ne yapacak?’ Baktı ki yaşlı adam da uyudu ve sabah namazına kalktı. Birkaç gün çeşitli bahanelerle onun yanında kaldı. Sonunda ona, Peygamberimizin onun hakkında söylediği sözü, bu yüzden cennet ehli olan birinin neler yaptığını öğrenmek için onun peşinden geldiğini ama onun özel bir amel yapmadığını ona anlattı ve ondan ‘Sen ne yapıyorsun da cennet ehlisin?’ diye sordu. İhtiyar adam şöyle dedi: ‘Ben cennet ehli miyim değil miyim bilmiyorum, özel bir amelde yapmıyorum. Ancak yaptığım her şeyi Allah rızası için                               yapmaya ve muhalif bir şey yapmamaya çalışıyorum. Benim yaptığım budur.’

Gerçekten buydu. Peygamberimiz onun için cennet ehli olduğunu buyurduğunda bu yönüne vurgu yapıyordu. Dolayısıyla ilahi yaşam, insan yaptığı bütün işleri hatta günlük normal işlerini bile doğru niyetle ve dinin kanunlarına uygun şekilde yaparsa görecek ki hayatının yönü değişmiş, daha lezzetli bir hale gelmiştir. Çok duyduğumuz ‘Yaşamınızda bereket olsun’ sözü Hz. Ayetullah el-Uzma Bahauddini’nin (r.a) buyurduğu: ‘Bunlara amel edin ve tecrübe kazanarak bilgi elde edin.’ tavsiyesine uyulduğu zaman gerçekleşir. Allame Tabatabai de şöyle buyuruyor: ‘Siz ‘Kim kırk gün Allah için ihlaslı olursa, Allah onun kalbinden diline hikmet pınarlarını akıtır.’[3] rivayetine amel edin, kırk gün Allah rızası için bir amel yapın, eğer böyle bir şey gerçekleşmezse bana beddua edin.’[4] Demek istiyor ki, ben bundan öylesine eminim ki bu işi mutlaka yapın. Öyleyse bizde deneyelim ve yaşamımızın yönünü değiştirelim. İnşaallah.      

 



[1] -Zariyat/56

[2] -Seyyid b. Tavus, İkbalu’l-A’mal, s.467, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, Tahran, 1367.

[3] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.67, s.249, Bab:25, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, H.K.1404

[4] -Hz. Ayetullah Emini bunu Allame Tabatabai’den aktarmaktadır.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Eğer tırnaktaki ojeyi temizleme imkânı yoksa vazife cebire abdesti almak mıdır yoksa teyemmüm mü?
    21449 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Belirtilen soruyu büyük mercilerin bürolarından sorduk ve alınan yanıtları aşağıda açıklıyoruz: Hz. Ayetullah Uzma Hamaney’in (ömrü uzun olsun) Bürosu:Sorudaki durumda cebire abdesti alması gerekir.Hz. Ayetullah Uzma Safi Gülpaygani’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:Eğer abdest ve gusül yerine bir şey yapışmışsa ve bunu kaldırmak mümkün ...
  • İnsanın zatının kaynağı nedir ve bunun davranışlardaki etkisi nasıldır?
    10250 Yeni Kelam İlmi 2009/10/22
    Hikmet-i Mütealiye’ye göre zatlar önce belirsiz bir şekilde vardırlar, sonra maddi var oluşla belirlenmektedirler. Ondan sonrada bireysel bir varlığa sahıp olurlar.İnsanın zatı, onun ortaya çıkışının başlangıcından itibaren onunla beraber olup maddi ve manevi boyutlarını kapsamaktadır. Genellikle maddi ...
  • İslam kelamı nasıl vücuda geldi ve kelamla isimlendirilmesinin illeti ve fırkalar hakkında kısa açıklama yapınız?
    8891 Eski Kelam İlmi 2012/08/16
    Hicretin birinci asrın sonunda İslam ülkelerinin alanları göze çarpacak bir şekilde değişti ve ilime özel bir konum ihtisas edildi. En önemli ilimlerden birisi kelam ilmidir ki dini konuları yeni bir bakışla değerlendirmeye tabi tuttu. Bu ilmin vücuda gelmesi için dâhili ve harici olmak üzere birçok amil neden ...
  • İsm-i A’zam, Kerrubin, Tis’a Ayat, Tabut-i Şehadet vb. gibi deyimlerin açıklamasını yapabilir misiniz?
    9660 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/06/16
    İsm-i A’zam’ı ve diğer yüce ve derin manaları içeren ‘Semat’ ya da ‘Şebbur’ duası meşhur irfani dualardandır. Semat duasının bazı bölümleri hakkında özetle şöye diyebiliriz: Bu duada Allah’ın İsm-i A’zam’ına, Peygamberlere ve Allah’ın peygamberiyle konuştuğu, vahyettiği mukaddes yerlere yemin verilmiş veya dua edilmiştir. Duanın cümle ...
  • Ayakkabı giymenin adabı nedir?
    21313 Pratik Ahlak 2012/05/12
    İslam dini semavi dinlerin en sonuncusu, en kâmili ve en camiidir. Bu bağlamda İslami öğretiler insanın tüm boyutlarını; bireysel ve toplumsal yönlerini her zaman ve her mekân için göz önünde bulundurmuş ve onun tüm ihtiyaçlarına cevap veriyor. Her halükarda İslam dininin hakkında nazar vermiş ve adap belirlemiş ...
  • Neden İdeolojimizin ve dünya görüşümüzün bazı gerekliliklerini terk etmemiz yanlış karşılanmaktadır?
    5782 چیستی دین 2020/01/22
    Aslında İdeoloji sözlükte inanç bilimi olarak geçer. Ama inanç ve düşünce sistemi yerine istimal edilmektedir.Terminolojik olarak ise bazen genel anlamda Teorik ve pratik düşünceler bütünü olarak istimal edilmekte; bazen ise özel anlamda dünya görüşünün karşısında kullanılmaktadır.İkinci anlamında kullanılacak olursa İdeoloji, insan ...
  • Hz. Meryem’in makamının yükselmesine neden olan şey nedir?
    16248 زن 2012/06/26
    Kur’an ve hadislerden anlaşılan şu ki; İmran’ın kızı Meryem, mali bakımından iaşesini idare edebilecek bir güce sahip değil ve böyle fakir bir ailede (zira o doğmadan önce babası vefat etmişti) dünyaya gelmiştir. Bu neden dolayı onun sorumluluğunu Hz. Zekeriya (Meryem’in teyzesinin kocası) üstlenmişti. Bu değerli ...
  • Nelerin üzerine secde etmek caizdir?
    4148 Secde 2019/03/12
    Bu konuda var olan genel kaide: yere ve yerden biten şeylerin üzerine secde etmenin sahih olduğudur. Elbette yerden biten şeyin insanın kullandığı yiyecek ve giyecek olmaması şartı vardır. Öyleyse buğday, arpa ve pamuk gibi bitkilerin üzerine secde etmek doğru değildir. Üzerine secde etmenin sahih olduğu nesnelere bazı ...
  • Şirk nedir?
    21083 Eski Kelam İlmi 2009/10/10
    Şirk lügatte, pay vermek anlamındadır, Kur’ani kullanışta ise şirkten kasıt Allah-u Teala’ya ortak ve benzer koşmaktır. Şirk, tevhit ve “hanifliğin karşısında yer almaktadır. Hanif yani, istikamet ve itidale yönelmek. Muvahhit insanlar şirkten yüz çevirip tevhit esasına yöneldikleri için onlara hanif denir.
  • İslami vahdetin gerçek manası nedir?
    4662 شیعه و دیگر مذاهب 2019/12/08
    İslami vahdetten kasıt mezheplerin ezcümle Şia ve Ehlisünnetin bir olması anlamında değildir. Çeşitli İslam mezheplerinin Müslümanların birlik ve beraberliğini kurmaları ve korumaları anlamındadır. Bütün Müslümanlar farklılıklara rağmen sahip oldukları birçok ortak noktadan yola çıkarak İslam düşmanları karşısında tek saf olmaları ve yabancı güçlerin Müslümanlara sulta kurmasının önüne ...

En Çok Okunanlar