Gelişmiş Arama
Ziyaret
8327
Güncellenme Tarihi: 2012/01/05
Soru Özeti
İlahi yaşam nasıl bir yaşamdır? Şu andaki yaşamla bir tezaddı var mı?
Soru
Biz dünyaya yaşamaya, ilahi bir yaşam sürmeye geldik. Ama ilahi yaşam nasıl bir yaşamdır? Şu andaki yaşamla bir tezaddı var mı?
Kısa Cevap

Kur’an’a baksak ve ‘’Neden yaratıldık? sorusunu ona sorsak şu cevabı verecektir: Ben, cinleri ve insanları, sadece bana kulluk etsinler diye yarattım. İbadet nedir? İbadet yani Allah’a kulluk etmektir. Yani yaptığımız bütün işler, hatta yemek içmek gibi günlük ve çok normal işlerimiz bile ilahi ve ibadi olabilir. İlahi yaşam insanın, yaptığı işlerini, günlük normal işlerini bile doğru ve dinin kanunlarına göre yapmasıdır.   

Ayrıntılı Cevap

Kur’an’a baksak ve ‘’Neden yaratıldık? sorusunu ona sorsak şu cevabı verecektir: Ben, cinleri ve insanları, sadece bana kulluk etsinler diye yarattım.[1] İbadet nedir? Bizler bazen ibadete çok dar bir açıdan bakıyoruz ve sadece namaz, oruç, hac vb. gibi belli amellere ibadet diyoruz. Bunlar kesinlikle ibadettir, ama insan yalnızca bunlar için mi yaratılmıştır? Böyle bir yaşamın çok sınırlı ve dar olacağı düşünülebilir. Ama ibadet kavramını biraz daha açarsak göreceğiz ki, ibadet Allah’a kulluk etmek demektir. Sadru’l-Müteellihin’in (r.a) Esfar’daki ifadesiyle herkesin ibadeti onun Allah’ı ne ölçüde tanıdığına bağlıdır. Yani insanın, ibadetiyle Allah’ı tanıması arasında direkt bir orantı vardır. İnsan Allah’ı ne kadar çok tanısa ibadeti de daha derin ve daha esaslı olur ve İslamın istediği seviyeye ulaşır. İslam bizden ne istemiştir? Bizden yaşantımızın kuru ve ruhsuz mu olmasını istemiştir? Yalnızca namaz kılmamızı, oruç tutmamızı, zikir söylememizi, dua etmemizi ve bunların dışında bir şey yapmamamızı mı istemiştir? Kesinlikle böyle değildir.

Acaba Masumların (a.s) yaşamları böyle miydi? Ali b. Ebitalib (a.s) sabahtan akşama kadar dua mı ediyordu? Sadece ibadet mi ediyordu, zikir mi ediyordu? Yalnızca bunları mı yapıyordu? Başka bir işi yok muydu? Hayır öyle değil. Ali b. Ebitalib (a.s) bir siyaset adamıydı, bir savaşçıydı, bir ilim adamıydı, iş adamıydı. İş yapan, kuyu kazan, kanal açan yalnızca zikir söylemiyor. O zaman Ali’nin (a.s) ibadeti nasıldı? Ali’nin (a.s) ibadeti sadece Duay-ı Kumeyl okuduğu anlar mıydı? Ali’nin (a.s) ibadeti sadece namaz kıldığı anlar mıydı? Öyle bir namaz ki ayağına ok saplandığı zaman Allah’a öyle yöneliyor ki oku ayağından çıkardıkları zaman farkında olmuyor. Hayır, Ali b. Ebitalib (a.s) kuyu kazdığı zamanda ibadet ediyordu, savaştığı zamanda: ‘Ali’nin Hendek gününde vurduğu darbe insanların ve cinlerin ibadetinden daha üstündür.’[2] Ali b. Ebitalib’in o gün vurduğu darbenin insanların ve cinlerin ibadetinden daha üstün olması iltifat değildir? Neden? Çünkü kendisi ibadettir. Yani insanın tüm yaşamı ibadet olur. Dolayısıyla ‘Gerçekten ilahi yaşam nedir?’ sorusuna dönecek olursak cevap şudur: Yaptığımız bütün işler, hatta yemek içmek gibi günlük ve çok normal işler bile ilahi ve ibadi olabilir. Nasıl mı? Şöyle: Yemek yediğiniz zaman yemek kurallarına uyun; çünkü her şey yenilmez. Haram mal yenilmez. İslam bazı şeyleri yasaklamıştır. Onlar yenilemez. Onlardan sakınırsanız, malın helal olması için uğraşırsanız; güç kazanıp iş yapmak için, işi de halkın sıkıntılarını gidermek için, kardeşinizin, bacınızın, çocuğunuzun, eşinizin, iş arkadaşınızın maneviyatta ilerlemesi niyetiyle yaparsanız, vazifenizi yerine getirmek için yaparsanız o yemek ibadet olur, uyumak ibadet olur. Bir gün Peygamberimiz (s.a.a) mescidde otururken şöyle buyurdu: ‘Cennet ehlinden birini görmek istiyorsanız mescide ilk girecek kimse(ye bakın o) cennet ehlindendir.’ Orada olan bir genç, cennet ehlinin kim olduğunu çok merak ediyordu. İçeri bir ihtiyar adam girdi. Onun davranışlarına dikkat etti, ama önemli bir şey görmedi. Kendi kendine ‘Bu adam herhalde evinde özel bir amel yapıyor ki cennet ehli olmuştur.’ deyip ihtiyar adamın peşine takıldı. Adam evine girdi. Genç, içeride ne olduğunu bilmediği için kapıyı çaldı ve ona ‘Ben yolda kalan birisiyim, bu akşam senin evinde kalmak istiyorum.’ dedi. İhtiyar adam onu içeri buyur etti. Genç onu izlemeye koyuldu. Baktı ki yaşlı adam yine özel bir amel yapmıyor. Genç, eğer Peygamberimiz onun hakkında böyle dediyse bu adam mutlaka bir şey yapmıştır, diye geçirdi aklından. Yatma zamanı geldi, yaşlı adam mutlaka gece yarısı çok özel bir ibadet yapıyordur. Genç uyumadı, ‘Bakalım’ dedi, ‘Bu ihtiyar zat uyanıp ne yapacak?’ Baktı ki yaşlı adam da uyudu ve sabah namazına kalktı. Birkaç gün çeşitli bahanelerle onun yanında kaldı. Sonunda ona, Peygamberimizin onun hakkında söylediği sözü, bu yüzden cennet ehli olan birinin neler yaptığını öğrenmek için onun peşinden geldiğini ama onun özel bir amel yapmadığını ona anlattı ve ondan ‘Sen ne yapıyorsun da cennet ehlisin?’ diye sordu. İhtiyar adam şöyle dedi: ‘Ben cennet ehli miyim değil miyim bilmiyorum, özel bir amelde yapmıyorum. Ancak yaptığım her şeyi Allah rızası için                               yapmaya ve muhalif bir şey yapmamaya çalışıyorum. Benim yaptığım budur.’

Gerçekten buydu. Peygamberimiz onun için cennet ehli olduğunu buyurduğunda bu yönüne vurgu yapıyordu. Dolayısıyla ilahi yaşam, insan yaptığı bütün işleri hatta günlük normal işlerini bile doğru niyetle ve dinin kanunlarına uygun şekilde yaparsa görecek ki hayatının yönü değişmiş, daha lezzetli bir hale gelmiştir. Çok duyduğumuz ‘Yaşamınızda bereket olsun’ sözü Hz. Ayetullah el-Uzma Bahauddini’nin (r.a) buyurduğu: ‘Bunlara amel edin ve tecrübe kazanarak bilgi elde edin.’ tavsiyesine uyulduğu zaman gerçekleşir. Allame Tabatabai de şöyle buyuruyor: ‘Siz ‘Kim kırk gün Allah için ihlaslı olursa, Allah onun kalbinden diline hikmet pınarlarını akıtır.’[3] rivayetine amel edin, kırk gün Allah rızası için bir amel yapın, eğer böyle bir şey gerçekleşmezse bana beddua edin.’[4] Demek istiyor ki, ben bundan öylesine eminim ki bu işi mutlaka yapın. Öyleyse bizde deneyelim ve yaşamımızın yönünü değiştirelim. İnşaallah.      

 



[1] -Zariyat/56

[2] -Seyyid b. Tavus, İkbalu’l-A’mal, s.467, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, Tahran, 1367.

[3] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.67, s.249, Bab:25, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, H.K.1404

[4] -Hz. Ayetullah Emini bunu Allame Tabatabai’den aktarmaktadır.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar