Gelişmiş Arama
Ziyaret
7128
Güncellenme Tarihi: 2010/07/05
Soru Özeti
Hz. Ali’nin (a.s) Araplara yönelik “Kur’an’ın nüzulü için onlarla savaştınız ama dünyanın sonu gelmeden onlar Kur’an’ın tevili için sizinle savaşacaklardır.” diye buyurduğu hadisin senedi nasıldır?
Soru
Bir süre önce dergilerin birinde aşağıdaki hadise rastladım. Size göre bu hadisin bir senedi var mıdır? İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: “Taneyi yaran ve yaratıkları yaratan Allah’a yemin olsun ki Müslüman olmaları için kendilerine kılıç çektiğiniz gibi, onlar (İranlılar) da sizi İslam dinine geri döndürmek için sizinle savaşacaklardır.”
Kısa Cevap

Hz. Ali’nin (a.s) Farslar hakkında Araplara yönelik “Kur’an’ın nüzulü için onlarla savaştınız ama dünyanın sonu gelmeden onlar Kur’an’ın tevili için sizinle savaşacaklardır.” diye buyurduğu anlamda rivayet kaynaklarında bir takım rivayetler mevcuttur. Bu rivayet senet açısında güvenilirdir.

Ayrıntılı Cevap

Hiçbir rivayet kaynağında zikrettiğiniz metine rastlanmamıştır. Ama bu anlamı veren bir rivayet mevcuttur. Bu rivayet Korbu’l-Esnad kitabında yer almaktadır. Korbu’l-Esnad kitabında İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen ve onun da babaları (a.s) aracılığıyla naklettiği rivayete göre Hz. Ali (a.s) Farslar hakkında şöyle buyurmuştur: “Kur’an’ın nüzulü için onlarla savaştınız ama dünyanın sonu gelmeden onlar Kur’an’ın tevili (tefsir ve batın) için sizinle savaşacaklardır.”[1] Bu rivayetin senedi bağlamında ilk önce hatırlatmalıyız ki rivayetlerin itibarı, onlara konu olan mevzular gözetilerek incelenir; akait usulleriyle ilgili rivayetler kesinlikle muhtelif ve güvenilir silsileler yoluyla rivayet edilmiş olmalıdır. Oysaki fıkhî rivayetler sadece muteber bir senet silsilesi taşıması halinde güvenilir sayılır ve uygulanması gerekir. Sizin rivayetinizin içeriğini taşıyan rivayetler ne itikat usullerinden ve ne de amelî hükümlerden sayıldığından, itibarları genellikle inceleme konusu olmaz. Ama cevap sıfatıyla söylenebilecek olan şudur: Korbu’l-Esnad kitabı Allame Meclisi’nin Bihar’ın mukaddimesinde söylediği üzere alimler arasında muteber ve meşhur olan bir kitaptır.[2] Onun müellifi olan Hemirî de Şia’nın muteber ve büyük ravilerindendir. Rivayetin senedi Hemirî’den sonra kısa olup Hasan b. Zarif ve Hüseyin b. Alavan’ı kapsamaktadır. Hasan b. Zarif’i Şia’nın rical kitaplarında güvenilir olarak tanıtmışlardır.[3] Ancak Hüseyin b. Alavan hakkında ihtilaf vardır. Bu ihtilaf onun hakkında gelen şu tabirden kaynaklanmaktadır: “Şia değildir, kardeşinin lakabı Eba Muhammed’tir ve o güvenilirdir.” Tabirden (güvenilirdir)[4] tam olarak kastedilenin Hüseyin b. Alavan’ın kendisi mi yoksa kardeşinin mi olduğu belli olmadığından onun itibarı hakkında şüphe oluşmuştur. Ama merhum Ayetullah Hoyî onu muteber bilmekte ve şöyle demektedir: Rical kitaplarında böyle tabirler çok olup söz konusu asıl ravinin itibarına delalet eder.[5] Korbu’l-Esnad’taki birçok rivayet bu senetle nakledildiği hasebiyle de bu rivayet senet açısından muteber ve güvenilirdir.      



[1]. (و عنه [عن الحسن بن ظریف عن ابن علوان ]عن جعفر عن ابیه عن علی (ع)قال فی فارس ضربتموهم علی تنزیله و لا تنقضی الدنیا حتی یضربوکم علی تأویله.) Hasan b. Zarif, İbn-i Alavan aktardığına göre İmam Sadık (a.s) babaları vasıtasıyla Ali’den (a.s) şöyle nakletmiştir: “Kur’an’ın nüzulü için onlarla savaştınız ama dünyanın sonu gelmeden onlar Kur’an’ın tevili (tefsir ve batın) için sizinle savaşacaklardır.”

[2] Biharu’l-Envar, c. 1, s. 27.

[3] Ricalu’n-Necaşi, s. 61; el-Hulase, s. 43.

[4] Ricalu’n-Necaşi, s. 52.

[5] Mucem-i Rical-i Hadis, c.4, s. 383.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bize karşı kötü davranışta bulunan akrabalarımızla sıla-i rahimimiz (ilişkilerimiz) nasıl olmalıdır?
    28704 Pratik Ahlak 2010/07/17
    Sıla-i rahim, soy akrabalığı olan yakınlarla ihsan ve lütufta bulunarak bağ kurmak demek olup herkesin yerine getirmesi gereken şer’i bir vazifedir. Sıla-i rahim yapmanın ömrün uzaması, güzel ahlaklı olmak, rızkın çoğalması gibi bir çok faydası vardır.Sıla-i rahimi bütün akrabalara (kadın, erkek, takvalı, takvasız, ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9464 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • İranlıların matem, şenlik ve dini bayramlardaki gelenekleri neden diğer Müslümanlarla ve hatta diğer Şiilerle farklıdır?
    8957 Eski Kelam İlmi 2009/07/11
    Dini kutlamalar için genel kurallar olmasının yanı sıra ancak mukaddes İslam dininin görüş belirtmediği yerlerde her bölge örf ve adetlerine göre bu merasimleri yerine getirilebilir. Başka bir deyişle dinin önem verdiği şey örneğin İmam Hüseyin (a.s) için matem merasimlerinin düzenlenmesidir. Ama bunun yapılma şekli halkın kendisine bırakılmıştır. ...
  • Sol elin işaret parmağına yüzük takmanın hükmü nedir?
    8797 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Altından olan süs eşyalarını takmak ve altın yüzük kullanmak sadece erkekler için haramdır ve onunla kılınan namaz geçersizdir.[1] Ama kadınların altın yüzük takmasının veya erkeklerin altın olmayan yüzük kullanmasının hiçbir sakıncası yoktur. Bir bayan altın veya altın olmayan bir ...
  • Kur’an’da kaç tane kelime vardır?
    16319 Kur’anî İlimler 2011/04/28
    Müslümanlar, İslamın başlangıcından bu yana semavi kitapları Kur’an’a her yönüyle büyük önem vermiş, onun bütün kelimelerini hatta Mekki ve Medeni olanları bile ayrı ayrı saymışlardır. Bu sayımdan elde edilen rakamlar şöyledir:Mekki kelimeler 45653, Medeni kelimeler 32154’tür. Buna göre Kur’an-ı Kerim’deki kelimlerin toplamı: 77807’dir.
  • Hz. Ali'nin (a.s) dilenciye yüzüğünü vermesi haliyle, ayağından ok çekildiğinde bunu fark etmemesi hali arasında bir çelişki yok mudur?
    16704 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2009/04/18
    Sorunuza şu şekilde cevap verebiliriz: 1- İnsan, ilahi rızaya uygun ameller yaparak kemale erişebilme gücüne sahiptir. Yani insan-ı kâmil makamına ulaşarak bütün mükemmellikleri kendisinde toplayabilir. 2- İnsan-ı kâmil makamına ulaşmak demek, bu makama ulaşanların çeşitli halleri olmayacağı anlamına gelmez. Bize ve birçok Müslüman'a göre İmam Ali (a.s), Müslümanlar için mükemmel bir örnektir ve ...
  • Humus yılının başlangıcından birgün önce alınan yiyeceklerin humusunun verilmesi neden gereklidir?
    6433 مؤونه(مخارج سال) 2012/03/14
    Herkes humus yılı boyunca şanına uygun şekilde ve israf etmeden gelirinden yaptığı -ailesine yiyecek almak gibi- harcamalarına humus gelmez. Ancak humus yılının sonunda humus yılından birkaç gün önce alınmış olsa bile bu yiyeceklerden fazla kalan kısmının humusunu vermesi gerekir. Zira sonuçta elindeki sermayeyle onları almıştır. Almasaydı ve ...
  • Dine dayalı ahlakın manası nedir?
    11701 دین 2012/06/16
    Din ve ahlak arasındaki ilişki bağlamında ahlaki değerlerin temelleri hususunda iki genel bakış vardır: 1. Ahlak dinden bağımsız bir disiplindir ve din bir ile ilişkisi yoktur. 2. Ahlak din, iman ve Allah’a inanmayla bağlantı kurmaksızın gerçekleşmez. Batı toplumlarında bu konu geniş ...
  • Ayat namazı kılarken Bismillahirrahmanirrahim’i surenin bir ayeti sayarak bir bölüm olarak okuyabilir miyiz?
    8076 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Hangi kaynaklarda hüküm ve yaratıkların hikmeti beyan edilmiştir?
    7263 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Esasen her hikmeti bilmek mümkün değildir; zira Yüce Allah bazı maslahatlar uyarınca birçok konuyu insana bildirmemiştir. Beyan edilenler hususlar da çok geniştir ve onların tümünü elde etmek ve bilmek herkes için müyesser değildir. Bu sebeple ve ömür ve fırsatın sınırlı olmasına binaen en faydalı ...

En Çok Okunanlar