Gelişmiş Arama
Ziyaret
6308
Güncellenme Tarihi: 2014/08/31
Soru Özeti
Tekvini velayet nedir? Tekvini velayet ile Masum İmamlar arasındaki irtibat nedir?
Soru
Tekvini velayet nedir? Tekvini velayet ile Masum İmamlar arasındaki irtibat nedir?
Kısa Cevap
“Velayet” kelimesi arapça bir kavram olup kök anlam olarak sözlükte “birbirini takip etmek,bir şey diğerinin ardı sıra gelmek ,aralarında mesafe olmaksızın bir şeye yakın olmak” anlamındadır.
Bu bağlamda sevgi, bağlılık, yardım, nusret, uyum, egemenlik, rehberlik ve sorumlu anlamlarında kullanılmıştır.
“Tekvini velayet” ise varlık alemindeki mahlukat üzerinde egemenlik ve tasarruf sahibi olmak anlamındadır. Herşeyden önce zat’en özü itibariyle Allah Teala’nın zatına münhasır olup; saniyen Halifetullah makamında olan Peygamberler, Masum İmamlar ve kamil insanlara da arazi olarak isnat edilmiştir.
Ayrıntılı Cevap
 “Velayet” kelimesi arapça bir kavram olup kök olarak  “veli” kelimesinden türemiştir. Lügat kitaplarında  “birbirini takip etmek,bir şey diğerinin ardı sıra gelmesi” böyle bir hal aralarında mesafe olmaksızın bir yakınlığı gerektirmektedir. Bu bağlamda  bu sözcük (وَلِيَ وِلىٰ )farklı mecralarda sevgi, bağlılık, yardım, nusret, uyum, egemenlik, rehberlik ve sorumlu anlamlarında kullanılmıştır.
 “Tekvini velayet” hususunda münasip ve mutabık olan anlam varlık alemindeki mahlukat üzerinde egemenlik ve tasarruf sahibi olmak anlamındadır. Herşeyden önce zat’en özü itibariyle Allah Teala’nın zatına münhasır olup; saniyen Halifetullah makamında olan Peygamberler, Masum İmamlar ve kamil insanlara da arazi olarak isnat edilmiştir. Elbette bu kaide temel bir persfektif olarak Kuran’ı Kerim’de geçen izzet, kudret, şefaat gibi birçok konuda itibarı olan bir mantelitedir.
Velayet hakkında Allah teala bir yerde şöyle buyuruyor: "فالله هو الولیّ" Gerçek Veli (insanlar ve alem üzerinde tasarruf sahibi) yalnız Allah’tır.[1] Başka bir yerde ise: "النبی اولی بالمؤمنین من انفسهم " Peygamber müminlere kendi nefislerinden daha evladır.[2]
"انما ولیکم الله و رسوله والذین آمنوا الذین یقیمون الصلوة و یؤتون الزکات و هم راکعون" Sizin veliniz, sahibiniz, ancak Allah ve Peygamberi ve inananlar ki namaz kılanlar ve rükû ederken zekât verenlerdir.[3] Bu ayet velayeti Allah ve Peygamberi ve onun Ehlibeyti hakkında isbat etmektedir.
Bu ayetlerden maksat şu değildir: İnsanların birden fazla velisi yani velayetini elinde bulunduran bulunmakta ve bunlardan birisi veya en üstünü Allah’tır. Bilakis anlamı gerçek velayeti yalnız Allah Teala’ya münhasır ve özgü kılan "والله هو الولی" ayet ışığında İslam Peygamberi (s.a.a) ve ismet, taharet sahibi Ehlibeytinin velayeti arazi olarak ilahi velayetin mazharıdır. Kuran’ı Kerim’in latif tabiryle İslam Peygamberi ve Onun temiz Ehlibeyti İlahi velayetin nişanesi ve ayetidir.[4]
Şimdi sorunun ikinci bölümüne geçecek olursak Tekvini velayet ile Masum İmamlar arasındaki irtibat meselesi; bu konuyu ele almadan önce iki noktayı hatırlatmayı gerekli görüyoruz:
  1. Alemde var olan varlıklar arasında insan seçkin ve mümtaz bir konuma sahiptir. Öyleki mukarreb melekler dahi bu konumdan mahrumdur. İnsan saklı ve potansiyel yeteneklere ve kudretlere sahiptir. Eğer bunları kendisinde keşfeder ve geliştirirse halifetullah ve eşref-i mahlukat makamına nail olabilir.
  2. Allah Teala kendi velayetine ulaşma fırsatını bütün insanlığa tanımış ve tam olarak  iyice tanıtmıştır. "الا ان اولیاء الله لاخوف علیهم و لا هم یحزنون". Bilesiniz ki, Allah'ın velilerine hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.[5]
Bu iki nokta ışığında şu sonucu alabiliriz: Masum İmamlar kabiliyetlerini geliştirerek, elde ettikleri ulvi marifetler ve irfanla, sahip oldukları iman ve yakinle ilahi velayet meydanına yol bulmuşlarıdr. Bu ulvi makamın mübarek neticesi Hz. Hakk’ın kendi  kutsal zati tekvini velayetinden nasiplenmeleri olmuştur. Masum İmamların (a.s) hayatı ubudiyet ve kulluğun nişanesi olmasının yanı sıra yaşamlarının mihenk taşı kainatın kaynağıyla daimi olarak irtibatta olmak olmuştur. Bu kulluk iksiriyle simya yapıp varlık alemine yaşam ruhunu ilham ettiler.
"بکم یمسک السماء ان تقع علی الأرض" Gök, size tutunduğundan yeryüzüne düşmez.[6]
İmam Mücteba (a.s)’dan şöyle nakledilir: "من عبد الله عبد الله له کل شیء". Kim Allah’a (hakkıyla) kul olursa Allah Teala’da her şeyi ona kul köle kılar.[7]
Kutsi hadiste şöyle geçer: Allah Teala şöyle buyurdu: "عبدی اطعنی حتی اجعلک مثلی" Ey kulum bana itaat et, seni kendim gibi karar kılayım.[8] (Yani seni ilmimden kudretimden nasiplendireyim ta benim gördüğüm gibi görüp benim duyduğum gibi duyasın ki kendi cennetime nail olasın.)
"ابن آدم أنا غني لا أفتقر أطعني فيما أمرتك أجعلك غنيا لا تفتقر يا ابن آدم أنا حي لا أموت أطعني فيما أمرتك أجعلك حيا لا تموت يا ابن آدم أنا أقول للشي‏ء كن فيكون، أطعني فيما أمرتك أجعلك تقول لشي‏ء كن فيكون"؛ 
” Ey Ademoğlu ben zenginim ve asla fakir olmayacağım, sana emrettiğim şeyde bana itaat et seni öyle zengin edeyim asla fakir olmayasın. Ey Ademoğlu ben hayat sahibiyim ve asla ölmeyeceğim, sana emrettiğim şeyde bana itaat et seni hayat sahibi kılayım asla ölmeyesin. Ey Ademoğlu ben bir şeye ol dediğimde olur, sana emrettiğim şeyde bana itaat et seni öyle kılayım ki bir şeye ol dediğinde olsun.“[9]
Bu hadislere ek olarak Usul-u Kafi’de geçen meşhur ” Kurb’ul-nevafil” hadisi Masum İmamlar (a.s)’ın tekvini velayete nail olmalarının esrarını bizlere aşikar etmektedir.
"بیمنه رزق الوری و بوجوده تثبت الارض والسماء" Mahlukat onların mübarek hayırlarıyla rızıklanır, yer ve gök onların varlığı hürmetine ayaktadır.[10]
Netice: Masum İmamlar (a.s) Allah Teala’nın onları ilahi velayetten nasiplenmeye nail etmesiyle bütün mahlukat üzerinde ve varlık aleminde kontrol sağlamış ve fermanlarını dinletebilmişlerdir. Masum İmamlar (a.s)’da zuhur bulan ve açığa çıkan birçok keramet ve harikulade vakıalar onların tekvini vilayet üzere olduğu hakikatinin inkar edilemez delilidir.
 
 
 
 
 

[1] Şura/9.
[2] Ahzap/6.
[3] Maide/55.
[4] Velayet Fakih, Cevat Amuli, Abdullah, 122-123-129.s.
[5] Yunus/62.
[6] Camie ziyareti.
[7] Tefsir’i Askeri, 1.c, 327.s.
[8] Esrar’us-Salat, 1.c, 4.s (mukaddeme).
Şerhi dua’i Sabah,  Hoi, 1.c, 11.s, tashih önsözü.
[9] Bihar’ul-Envar, 90.c, 376.s, 24.bab, İrşad’ul-Gulup, 1.c, 75.s, 18.bab; Udde’ti-Dai, 310.s,
[10] Mefatih’ul-Cenan, 85.s, edile duası..., 84.s
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bize karşı kötü davranışta bulunan akrabalarımızla sıla-i rahimimiz (ilişkilerimiz) nasıl olmalıdır?
    28704 Pratik Ahlak 2010/07/17
    Sıla-i rahim, soy akrabalığı olan yakınlarla ihsan ve lütufta bulunarak bağ kurmak demek olup herkesin yerine getirmesi gereken şer’i bir vazifedir. Sıla-i rahim yapmanın ömrün uzaması, güzel ahlaklı olmak, rızkın çoğalması gibi bir çok faydası vardır.Sıla-i rahimi bütün akrabalara (kadın, erkek, takvalı, takvasız, ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9464 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • İranlıların matem, şenlik ve dini bayramlardaki gelenekleri neden diğer Müslümanlarla ve hatta diğer Şiilerle farklıdır?
    8957 Eski Kelam İlmi 2009/07/11
    Dini kutlamalar için genel kurallar olmasının yanı sıra ancak mukaddes İslam dininin görüş belirtmediği yerlerde her bölge örf ve adetlerine göre bu merasimleri yerine getirilebilir. Başka bir deyişle dinin önem verdiği şey örneğin İmam Hüseyin (a.s) için matem merasimlerinin düzenlenmesidir. Ama bunun yapılma şekli halkın kendisine bırakılmıştır. ...
  • Sol elin işaret parmağına yüzük takmanın hükmü nedir?
    8797 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Altından olan süs eşyalarını takmak ve altın yüzük kullanmak sadece erkekler için haramdır ve onunla kılınan namaz geçersizdir.[1] Ama kadınların altın yüzük takmasının veya erkeklerin altın olmayan yüzük kullanmasının hiçbir sakıncası yoktur. Bir bayan altın veya altın olmayan bir ...
  • Kur’an’da kaç tane kelime vardır?
    16319 Kur’anî İlimler 2011/04/28
    Müslümanlar, İslamın başlangıcından bu yana semavi kitapları Kur’an’a her yönüyle büyük önem vermiş, onun bütün kelimelerini hatta Mekki ve Medeni olanları bile ayrı ayrı saymışlardır. Bu sayımdan elde edilen rakamlar şöyledir:Mekki kelimeler 45653, Medeni kelimeler 32154’tür. Buna göre Kur’an-ı Kerim’deki kelimlerin toplamı: 77807’dir.
  • Hz. Ali'nin (a.s) dilenciye yüzüğünü vermesi haliyle, ayağından ok çekildiğinde bunu fark etmemesi hali arasında bir çelişki yok mudur?
    16704 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2009/04/18
    Sorunuza şu şekilde cevap verebiliriz: 1- İnsan, ilahi rızaya uygun ameller yaparak kemale erişebilme gücüne sahiptir. Yani insan-ı kâmil makamına ulaşarak bütün mükemmellikleri kendisinde toplayabilir. 2- İnsan-ı kâmil makamına ulaşmak demek, bu makama ulaşanların çeşitli halleri olmayacağı anlamına gelmez. Bize ve birçok Müslüman'a göre İmam Ali (a.s), Müslümanlar için mükemmel bir örnektir ve ...
  • Humus yılının başlangıcından birgün önce alınan yiyeceklerin humusunun verilmesi neden gereklidir?
    6433 مؤونه(مخارج سال) 2012/03/14
    Herkes humus yılı boyunca şanına uygun şekilde ve israf etmeden gelirinden yaptığı -ailesine yiyecek almak gibi- harcamalarına humus gelmez. Ancak humus yılının sonunda humus yılından birkaç gün önce alınmış olsa bile bu yiyeceklerden fazla kalan kısmının humusunu vermesi gerekir. Zira sonuçta elindeki sermayeyle onları almıştır. Almasaydı ve ...
  • Dine dayalı ahlakın manası nedir?
    11701 دین 2012/06/16
    Din ve ahlak arasındaki ilişki bağlamında ahlaki değerlerin temelleri hususunda iki genel bakış vardır: 1. Ahlak dinden bağımsız bir disiplindir ve din bir ile ilişkisi yoktur. 2. Ahlak din, iman ve Allah’a inanmayla bağlantı kurmaksızın gerçekleşmez. Batı toplumlarında bu konu geniş ...
  • Ayat namazı kılarken Bismillahirrahmanirrahim’i surenin bir ayeti sayarak bir bölüm olarak okuyabilir miyiz?
    8076 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Hangi kaynaklarda hüküm ve yaratıkların hikmeti beyan edilmiştir?
    7263 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Esasen her hikmeti bilmek mümkün değildir; zira Yüce Allah bazı maslahatlar uyarınca birçok konuyu insana bildirmemiştir. Beyan edilenler hususlar da çok geniştir ve onların tümünü elde etmek ve bilmek herkes için müyesser değildir. Bu sebeple ve ömür ve fırsatın sınırlı olmasına binaen en faydalı ...

En Çok Okunanlar