Gelişmiş Arama
Ziyaret
7667
Güncellenme Tarihi: 2012/04/03
Soru Özeti
Rivayetlerde İmam Hüseyin’e (a.s) özel bir önem verilmiş midir? Onun bu özel ayrıcalığı diğer İmamların (a.s) masumiyetleriyle uyuşur mu?
Soru
Selamun aleykum, kolay gelsin, bütün imamların masum oldukları göz önüne alındığında İmam Hüseyin’in (a.s) makamının diğer imamlardan daha üstün olduğu görülmektedir. İmam Hüseyin (a.s) için küçük bir amelde yapılsa ahirette ona büyük sevaplar verileceği hakkında rivayetler vardır. Neden İmam Hüseyin’e (a.s) Allah’ın veya Hz. Zehra’nın (s.a) değerli varlığı denmektedir.
Kısa Cevap

İmamet makamının İmam Hüseyin’in (a.s) neslinde devam etmesi, türbetinin şifa vermesi, kabrinin yanında duanın kabul olması vb. gibi ayrıcalıklar Allah tarafından İmam Hüseyin’e (a.s) verilmiştir. Ama bu ayrıcalıkların İmam Hüseyin’in (a.s) makamının diğer İmamlardan (a.s) farklı olmasından kaynaklandığına dair bir delil yoktur. Hangi nedenlerden dolayı bu ayrıcalıkların İmam Hüseyin’e (a.s)  -imamların makamlarının eşit olduğu var sayımıyla- verildiği hakkında demek gerekir ki İmam Hüseyin’i (a.s) yüceltmek bütün Ehl-i Beyt’i ve diğer İmamları (a.s) yüceltmek demektir. Kerbela’ya daha çok önem vermek, Kerbela’nın insanlara verdiği büyük derslere daha çok önem vermek demektir. Bu açıdan bakıldığında İmam Hüseyin’i (a.s) anan kimse sanki bütün İmamları anmış gibidir.

Yine tereddütsüz İmam Hüseyin (a.s) Kerbela’da mümkün olan en feci şekilde şehid edilmiştir; tarih boyunca Peygamberler ve İmamların başına gelen bütün musibetler Kerbeladaki musibetlerin bir kısmıdır. Öyleyse hak sahibinin hakkının ödenmesi için bu en feci hadiseler en görkemli matemlerle anılmalıdır. Bu yüzden İmamlar mümkün olan en iyi şekilde matem tutarlardı.   

Ayrıntılı Cevap

Sorunun içinde gerçekte birkaç soru var. Mesela İmam Hüseyin’e (a.s) rivayetlerde özel bir önem verilmiş midir? Acaba bu özel ayrıcalık diğer İmamların (a.s) masumiyetleriyle uyuşur mu?

Son bölümün rivayet dayanağı yoktur. Ancak birçok hadiste İmam Hüseyin’in (a.s) özel ayrıcalığına vurgu yapılmıştır. Bu ayrıcalıklar diğer İmamlar hakkında bu şekilde gelmemiştir. Örneğin:

a) İmametin İmam Hüseyin’in (a.s) neslinden gelmesi: İmam Bakır ve İmam Sadık’ın (a.s) şöyle buyurdukları rivayet edilir: ‘Allah Teala, İmam Hüseyin’in (a.s) şehadetinin karşılığı olarak imameti onun soyuna, hastaların şifasını onu türbetine verdi ve Onun kabrinin yanında duayı müstecap etmektedir.’[1]

b) İmam Hüseyin’in (a.s) türbetinin şifa olması: Yukarıdaki rivayette Allah’ın İmam Hüseyin’in (a.s) yaptığı işin kadirşinaslığı için türbetini dertlerin şifası etmiştir.

İslam fıkhında toprak yemenin haram olduğu göz önüne alınırsa yalnızca İmam Hüseyin’in (a.s) toprağını yemenin bu hükümden istisna edilmesi[2] onun önemini ortaya koyar.

c) İmam Hüseyin’in (a.s) kabrinin yanında duanın kabul olması: Duanın kabul olma ayrıcalığı İmam Bakır ve İmam Sadık’ın (a.s) rivayetlerinde gelmesinin yanı sıra başka bir rivayette, İmam Hadi’nin (a.s) hastalandığında şifa bulmak için birini İmam Hüseyin’in (a.s) hairine[3] gönderip orada kendisine dua etmesini istediği nakledilmiştir. Rivayet şöyledir: İmam Hadi’nin (a.s) ashabından olan Ebu Haşim şöyle diyor: İmam Hadi (a.s) hastaladığında bana ‘Birini bana dua etmesi için İmam Hüseyin’in (a.s) hairine gönderin’ diye buyurdu. Ebu Haşim bu durumu Ali b. Bilal’a anlattı. O da dedi ki: ‘İmam Hadi’nin kendisi İmam Hüseyin’in (a.s) hairidir.’ Yani onun da hürmeti var. Ebu Haşim, İmam’ın yanına gelip Ali b. Bilal’le arasında geçeni kendisine anlattı. İmam (a.s) şöyle buyurdu: ‘Allah Resulü (s.a.a), kendisinin ve her müminin hürmeti Kabe’den üstün olduğu halde onu tavaf ederdi, haceru’l esved’i öperdi ve Allah Subhanehu ona Arefe’de vukuf etmesi için emir vermişti.’[4]

d) İmam Hüseyin’in (a.s) hairinde namaz: Şurasını biliyoruz ki yolculukta namaz, ilmihallerde belirtilen şartlarda seferi (kısaltılarak) kılınır. Ama yolcu dört mekanda namazını seferi veya tam kılabilir. O mekanlardan bir İmam Hüseyin’in (a.s) türbesidir.[5] Bu konuda gelen rivayetler[6] bu hükmün temelini oluşturmakta ve Seyyidu’ş-Şüheda’nın türbesinin ve kabrinin önemini göstermekteler.

Burada şöyle bir soru karşımıza çıkmaktadır: İmamların (a.s) masumiyetleri İmam Hüseyin’in (a.s) diğer İmamlara olan üstünlüğüyle nasıl uyuşmaktadır?

Cevap: Bütün Masumlar, tekvini velayet ve ismet makamına sahip olsalar da bu ismet ve velayetin farklı derecede olmasının mahzuru yoktur. Daha ilmi olarak söyleyecek olsak sübut merhalesinde (gerçek alemde), velayet makamının dereceli olarak ispat olunmasının ve birinin ismet makamının diğerinden fazla olmasının sakıncası yoktur. Ama bu meseleyi ispatlayacak delilde yoktur. Başka bir deyişle bir imamın ismet makamının başka bir imamınkinden üstün olmasının ve kendisine özgü özel ayrıcalıklarının bulunmasının başlı başına bir sakıncası yoktur ama bu ayrıcalıkların bir imamda olmasının ve diğerinde olmamasının nedeninin mutlaka makamlarının farklılığından dolayı olduğuna dair elde delilde yoktur. Aksine onların ismet ve velayet makamlarının eşit olma ihtimali daha güçlüdür. Allah, İmam Hüseyin’e (a.s) başka bir nedenden dolayı bu ayrıcalıkları vermiştir. Fakat makamlarının eşit olma varsayımına göre acaba hangi neden bu ayrıcalıkların verilmesinde etkili olmuştur? Aşağıda gelenler bu sorunun cevabı olabilirler:

1- Masumlar, insanların hidayeti için tam bir örnek olduklarından hangi şart ve konumda olursa olsunlar hal ve hareketleri insanların gözünün önünde olmalı ki değişik şartlarda nasıl davranacaklarını öğrensinler. Yani savaş zamanı barış yapmasınlar, barış zamanı savaş yapmasınlar. Başka bir ifadeyle bütün imamlar ilahi isim ve sıfatların tam tecellisi olmalarına rağmen özel şartlar ve zamanın gereği olarak bu isim ve sıfatların  biri Onların şahsında tecelli eder, fiiliyata ulaşır ve ilahi isimlerin birine mazhar olurlardı. Bu arada İmam Hüseyin’in (a.s) konum ve şartları çok özeldi. İmam bu şartlarda hem İslamı yok olmaktan kurtardı hem de gerçek İslamı bütün yönleriyle insanlığa tanıttı. Yani Kerbela olayında, özellikle Aşura’da İmam Hüseyin’in (a.s) ve ashabının bütün fazilet ve iyiliklerinin ortaya çıktığını görüyoruz. Halbu ki diğer İmamlar (a.s), hakikatı arayanlar için, bütün faziletlerini, ortaya koyacak şartlara ve imkanlara sahip değildiler. Bu, özel şartlarda özel tepkiyi gerektirecek vazifelerin gereğiydi. Onlar şartlara uygun tepkileri ortaya koymakla yükümlü idiler. Yani şartların sınırlaması, örnek davranışı sınırlamayı gerektiriyordu. En kapsamlı dersler İmam Hüseyin’den (a.s) bize ulaştığı için Onu (a.s) yüceltmek bütün Ehl-i Beyt’i (a.s) ve diğer bütün İmamları (a.s) yüceltmek, Kerbela’ya daha çok önem vermek Kerbela’nın insanlara verdiği büyük derslere daha çok önem vermek demektir. Ve hedef bu derslerin unutulmamasıdır.

İmam Hüseyin’i (a.s) anmakla, gerçekte bütün masumlar anılmaktadır.

2- İmam Hüseyin (a.s) Kerbela’da mümkün olan en feci şekilde şehid edilmiştir; tarih boyunca Peygamberler ve İmamların başına gelen bütün musibetler Kerbeladaki musibetlerin bir kısmıdır.[7] Öyleyse hak sahibinin hakkının ödenmesi için bu en feci hadiseler en görkemli matemlerle anılmalıdır. Bu yüzden İmamlar mümkün olan en iyi şekilde matem tutarlardı.[8]

 


[1] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.44, s.221.

[2] -İmam Humeyni, Tevzihu’l-Mesail (Haşiyeli), c.2, s.598, Mesele:2628

[3] -Hair, lugatte suyun toplanıp korunduğu emin yer manasınadır. Hayret kökünden ‘başıboş’ manasına da gelmiştir. Eskiden Kerbela’ya ‘Hayir’de denilirdi. (Bkz: İbn-i Manzur, Lisanu’l-Arap; Sefinetu’l-Bihar, c.1, s.358). Fıkıh ve ibadet terimlerinde, İmam Hüseyin’in (a.s) türbesi, etrafı, revakları, avluları, müze, eski yeni kısımlarına vs. hair denirdi. Bazılarıda hairin sınırlarının sadece haremin sınırları olduğunu söylemekteler. Seyyidi’ş-Şüheda’nın haremine bu ismin verilmesinin tarihsel nedeni şudur: Abbasi halifelerinden Mütevekkil, kendi zalim halifeliğine tehlike arzetmeye başlayan o pak ve ilham veren kabiri tahrip etmek ve Şiaları onun etrafında toplanmalarını engellemek için o bölgeye su bağladılar. Su bölgeye ulaştığında duruyor, toplanıyor ve geri dönüyordu. Su duvar gibi kabrin etrafında duruyor ve kabrin etrafı kupkuru kalıyordu. (Zerkeli, el-A’lam, c.8, s.30, Dipnot; Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.50, s.225 ve c.86, s.89; Sefinetu’l-Bihar, c.1, s.358). Suyun toplandığı yere Hayir dendiği için İmamın kabrinin olduğu bölge de Hayir adını aldı. (Muhaddisi, Cevad, Ferheng-i Aşura, Hayir kelimesi).     

[4] -Bakıru’l-Ulum Araştırma Merkezi, Ferheng-i Cami-i Suhanen-i İmam Hadi (a.s), s.457.

[5] -İmam Humeyni, Tevzihu’l-Mesail (Haşiyeli), c.1, s.728, Mesele:1356; Milani, Seyyid Muhammed Hadi, Muhaziratun Fi-Fıkhi’l-İmamiyye, c.1, s.314.

[6] -Hür Amuli, Muhammed b. Hasan, Vesail-uş Şia, c.8, s.531; Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.86, s.88; Şeyh Müfid, el-Mezar, s.140.

[7] -‘Ben gökteki meleklerin kendisine ağladığı kimsenin oğluyum, ben yerde cinlerin, havada kuşların nevha ettiği kimsenin oğluyum.’ (Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.45, s.174, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, HK.1404)

[8] -Daha fazla bilgi için bkz: Terhan, Kasım, Negeriş-i İrfani, Felsefi ve Kelami Be-Şahsiyet ve Kıyam-ı İmam Hüseyin (a.s), s.105-142.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ayetullah Hamenei’nin fetvasına göre akşam ve yatsı namazı ne zaman kaza olur?
    12055 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/07/13
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • geçici nikahın aktı için kullanılan lafızlar nelerdir? Şartları ve Hükümleri nasıldır?
    8397 Evlilik Hutbesi 2015/05/03
    Geçici nikâhın aktini okumak için birkaç şart gereklidir: Aktin sıgasını okumak; şöyle ki süreli akitte bayan ve erkek’in rızası tek başına yeterli değildir. Belki bunun yanı sıra akit için okunan has lafızların okunması şarttır. İhtiyati vacip gereğince aktin sıgası sahih Arapça ile ...
  • Alkol veya jelâtin taşıyan çikolata ve ürünleri yemenin hükmü nedir?
    22394 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Belirtilen sorunun şerî cevabını elde etmek için büyük mercilerden (Allah onları korusun) fetva sorduk ve kendilerinin verdiği yanıtları aşağıda aktarıyoruz: Hz. Ayetullah Uzma Hamney’in (ömrü uzun olsun) Bürosu: Genel olarak aslında sarhoş edici sıvılar kısmından olduğu belli olmayan alkoller temiz hükmündedir. Bunlarla karışmış olan sıvılardan yararlanmak ...
  • İranlılar, Ömer’in eliyle mi Müslüman olmuştur?
    17688 تاريخ بزرگان 2012/01/18
    Eğer tüm İranlıların Ömer’in hâkimiyeti döneminde Müslüman oluşu kastediliyorsa, bu ihtimal kabul edilir değildir; zira İran Arap ve Müslümanlar tarafından fethedilmeden önce bir grup İranlı diğer ülkelerde bulunuyordu ve onlar İslam’ın doğuşunun ilk yıllarında Müslüman olmuştu. Ama Ömer’in hâkimiyeti döneminde İslam’ın İran’a girmesi ve Müslümanların davranışları nedeniyle bazı İranlıların ...
  • Cumartesi gününde ihtiyaçtan dolayı balık tutan bir şahsın cezası maymun olmak mıdır?
    44811 Tefsir 2012/05/16
    İsrail oğullarının şeklinin değiştirilmesinin salt gelir elde etmek için balık tutmaları olmadığı bilinmelidir; çünkü bu iş günah değildir ve şeklin değişmesi gibi bir neticesi de bulunmamaktadır. İslam’ın mantığında Allah katında bu amel ibadet sayılmaktadır. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Ailesinin rızkını sağlamak için çalışan ve çaba gösteren ...
  • Niçin Hz. Mehdi (a.s) gaybet döneminde insanların hidayeti için bir kitap te'lif etmiyor?
    11544 Eski Kelam İlmi 2011/05/23
    Şimdi gaybet döneminde yaşıyoruz; bu dönem genel naiplerin dönemidir. Bu dönemde Şia'nın hidayeti gerekli şartları haiz Şia'nın büyük fakih ve alimlerinin üzerinedir. Ama bu dönemde Hz. Mehdi'nin insanların yararlanmaları için niçin bir kitap telif etmediği konusuna gelince bunun çeşitli nedenleri olabilir. Örneğin:
  • Cabir b. Efleh kimdir?
    6185 تاريخ بزرگان 2011/08/17
    Cabir b. Efleh-i İsmailî beş ve altıncı asırdaki İspanyalı gökbilimcilerinden olup “Kitabu’l-Hayat Fi Islahi’l-Mucesta” kitabının yazarıdır. O, muhtemelen Sivil’de (İşbiliye) dünyaya gelmiştir; zira bazı yazarlar ve özellikle de Cabir’in oğluyla tanışık olduğunu belirten Musa b.Meymun (529-600) ve Betruci onu İşbilî olarak adlandırmışlardır. Bazen Cabir b. Efleh’in adı başka şahıslar ...
  • Kur’an kıraatinin batini adabından kasıt nedir?
    9081 Kur’anî İlimler 2012/05/12
    Kur’an’ın İslam Peygamberinin ebedi mucizesi ve yüce Allah’ın kelamı olması itibari ile, İslam’ın başından beri Müslümanlar arasında özel bir saygı ve değere sahiptir. Müslümanlar, Kur’an ayetlerine teveccühle ve Peygamber Efendimizin (s.a.a) tavsiye ve hadisleri doğrultusunda, hatta bu semavi kitabın kıraatinde bile şu ana kadar eşi görülmemiş bir ...
  • Hangi kaynaklarda hüküm ve yaratıkların hikmeti beyan edilmiştir?
    7257 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Esasen her hikmeti bilmek mümkün değildir; zira Yüce Allah bazı maslahatlar uyarınca birçok konuyu insana bildirmemiştir. Beyan edilenler hususlar da çok geniştir ve onların tümünü elde etmek ve bilmek herkes için müyesser değildir. Bu sebeple ve ömür ve fırsatın sınırlı olmasına binaen en faydalı ...
  • Yok olmak mümkün mü?
    12558 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2009/08/25
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...

En Çok Okunanlar