Gelişmiş Arama
Ziyaret
7658
Güncellenme Tarihi: 2012/04/03
Soru Özeti
Rivayetlerde İmam Hüseyin’e (a.s) özel bir önem verilmiş midir? Onun bu özel ayrıcalığı diğer İmamların (a.s) masumiyetleriyle uyuşur mu?
Soru
Selamun aleykum, kolay gelsin, bütün imamların masum oldukları göz önüne alındığında İmam Hüseyin’in (a.s) makamının diğer imamlardan daha üstün olduğu görülmektedir. İmam Hüseyin (a.s) için küçük bir amelde yapılsa ahirette ona büyük sevaplar verileceği hakkında rivayetler vardır. Neden İmam Hüseyin’e (a.s) Allah’ın veya Hz. Zehra’nın (s.a) değerli varlığı denmektedir.
Kısa Cevap

İmamet makamının İmam Hüseyin’in (a.s) neslinde devam etmesi, türbetinin şifa vermesi, kabrinin yanında duanın kabul olması vb. gibi ayrıcalıklar Allah tarafından İmam Hüseyin’e (a.s) verilmiştir. Ama bu ayrıcalıkların İmam Hüseyin’in (a.s) makamının diğer İmamlardan (a.s) farklı olmasından kaynaklandığına dair bir delil yoktur. Hangi nedenlerden dolayı bu ayrıcalıkların İmam Hüseyin’e (a.s)  -imamların makamlarının eşit olduğu var sayımıyla- verildiği hakkında demek gerekir ki İmam Hüseyin’i (a.s) yüceltmek bütün Ehl-i Beyt’i ve diğer İmamları (a.s) yüceltmek demektir. Kerbela’ya daha çok önem vermek, Kerbela’nın insanlara verdiği büyük derslere daha çok önem vermek demektir. Bu açıdan bakıldığında İmam Hüseyin’i (a.s) anan kimse sanki bütün İmamları anmış gibidir.

Yine tereddütsüz İmam Hüseyin (a.s) Kerbela’da mümkün olan en feci şekilde şehid edilmiştir; tarih boyunca Peygamberler ve İmamların başına gelen bütün musibetler Kerbeladaki musibetlerin bir kısmıdır. Öyleyse hak sahibinin hakkının ödenmesi için bu en feci hadiseler en görkemli matemlerle anılmalıdır. Bu yüzden İmamlar mümkün olan en iyi şekilde matem tutarlardı.   

Ayrıntılı Cevap

Sorunun içinde gerçekte birkaç soru var. Mesela İmam Hüseyin’e (a.s) rivayetlerde özel bir önem verilmiş midir? Acaba bu özel ayrıcalık diğer İmamların (a.s) masumiyetleriyle uyuşur mu?

Son bölümün rivayet dayanağı yoktur. Ancak birçok hadiste İmam Hüseyin’in (a.s) özel ayrıcalığına vurgu yapılmıştır. Bu ayrıcalıklar diğer İmamlar hakkında bu şekilde gelmemiştir. Örneğin:

a) İmametin İmam Hüseyin’in (a.s) neslinden gelmesi: İmam Bakır ve İmam Sadık’ın (a.s) şöyle buyurdukları rivayet edilir: ‘Allah Teala, İmam Hüseyin’in (a.s) şehadetinin karşılığı olarak imameti onun soyuna, hastaların şifasını onu türbetine verdi ve Onun kabrinin yanında duayı müstecap etmektedir.’[1]

b) İmam Hüseyin’in (a.s) türbetinin şifa olması: Yukarıdaki rivayette Allah’ın İmam Hüseyin’in (a.s) yaptığı işin kadirşinaslığı için türbetini dertlerin şifası etmiştir.

İslam fıkhında toprak yemenin haram olduğu göz önüne alınırsa yalnızca İmam Hüseyin’in (a.s) toprağını yemenin bu hükümden istisna edilmesi[2] onun önemini ortaya koyar.

c) İmam Hüseyin’in (a.s) kabrinin yanında duanın kabul olması: Duanın kabul olma ayrıcalığı İmam Bakır ve İmam Sadık’ın (a.s) rivayetlerinde gelmesinin yanı sıra başka bir rivayette, İmam Hadi’nin (a.s) hastalandığında şifa bulmak için birini İmam Hüseyin’in (a.s) hairine[3] gönderip orada kendisine dua etmesini istediği nakledilmiştir. Rivayet şöyledir: İmam Hadi’nin (a.s) ashabından olan Ebu Haşim şöyle diyor: İmam Hadi (a.s) hastaladığında bana ‘Birini bana dua etmesi için İmam Hüseyin’in (a.s) hairine gönderin’ diye buyurdu. Ebu Haşim bu durumu Ali b. Bilal’a anlattı. O da dedi ki: ‘İmam Hadi’nin kendisi İmam Hüseyin’in (a.s) hairidir.’ Yani onun da hürmeti var. Ebu Haşim, İmam’ın yanına gelip Ali b. Bilal’le arasında geçeni kendisine anlattı. İmam (a.s) şöyle buyurdu: ‘Allah Resulü (s.a.a), kendisinin ve her müminin hürmeti Kabe’den üstün olduğu halde onu tavaf ederdi, haceru’l esved’i öperdi ve Allah Subhanehu ona Arefe’de vukuf etmesi için emir vermişti.’[4]

d) İmam Hüseyin’in (a.s) hairinde namaz: Şurasını biliyoruz ki yolculukta namaz, ilmihallerde belirtilen şartlarda seferi (kısaltılarak) kılınır. Ama yolcu dört mekanda namazını seferi veya tam kılabilir. O mekanlardan bir İmam Hüseyin’in (a.s) türbesidir.[5] Bu konuda gelen rivayetler[6] bu hükmün temelini oluşturmakta ve Seyyidu’ş-Şüheda’nın türbesinin ve kabrinin önemini göstermekteler.

Burada şöyle bir soru karşımıza çıkmaktadır: İmamların (a.s) masumiyetleri İmam Hüseyin’in (a.s) diğer İmamlara olan üstünlüğüyle nasıl uyuşmaktadır?

Cevap: Bütün Masumlar, tekvini velayet ve ismet makamına sahip olsalar da bu ismet ve velayetin farklı derecede olmasının mahzuru yoktur. Daha ilmi olarak söyleyecek olsak sübut merhalesinde (gerçek alemde), velayet makamının dereceli olarak ispat olunmasının ve birinin ismet makamının diğerinden fazla olmasının sakıncası yoktur. Ama bu meseleyi ispatlayacak delilde yoktur. Başka bir deyişle bir imamın ismet makamının başka bir imamınkinden üstün olmasının ve kendisine özgü özel ayrıcalıklarının bulunmasının başlı başına bir sakıncası yoktur ama bu ayrıcalıkların bir imamda olmasının ve diğerinde olmamasının nedeninin mutlaka makamlarının farklılığından dolayı olduğuna dair elde delilde yoktur. Aksine onların ismet ve velayet makamlarının eşit olma ihtimali daha güçlüdür. Allah, İmam Hüseyin’e (a.s) başka bir nedenden dolayı bu ayrıcalıkları vermiştir. Fakat makamlarının eşit olma varsayımına göre acaba hangi neden bu ayrıcalıkların verilmesinde etkili olmuştur? Aşağıda gelenler bu sorunun cevabı olabilirler:

1- Masumlar, insanların hidayeti için tam bir örnek olduklarından hangi şart ve konumda olursa olsunlar hal ve hareketleri insanların gözünün önünde olmalı ki değişik şartlarda nasıl davranacaklarını öğrensinler. Yani savaş zamanı barış yapmasınlar, barış zamanı savaş yapmasınlar. Başka bir ifadeyle bütün imamlar ilahi isim ve sıfatların tam tecellisi olmalarına rağmen özel şartlar ve zamanın gereği olarak bu isim ve sıfatların  biri Onların şahsında tecelli eder, fiiliyata ulaşır ve ilahi isimlerin birine mazhar olurlardı. Bu arada İmam Hüseyin’in (a.s) konum ve şartları çok özeldi. İmam bu şartlarda hem İslamı yok olmaktan kurtardı hem de gerçek İslamı bütün yönleriyle insanlığa tanıttı. Yani Kerbela olayında, özellikle Aşura’da İmam Hüseyin’in (a.s) ve ashabının bütün fazilet ve iyiliklerinin ortaya çıktığını görüyoruz. Halbu ki diğer İmamlar (a.s), hakikatı arayanlar için, bütün faziletlerini, ortaya koyacak şartlara ve imkanlara sahip değildiler. Bu, özel şartlarda özel tepkiyi gerektirecek vazifelerin gereğiydi. Onlar şartlara uygun tepkileri ortaya koymakla yükümlü idiler. Yani şartların sınırlaması, örnek davranışı sınırlamayı gerektiriyordu. En kapsamlı dersler İmam Hüseyin’den (a.s) bize ulaştığı için Onu (a.s) yüceltmek bütün Ehl-i Beyt’i (a.s) ve diğer bütün İmamları (a.s) yüceltmek, Kerbela’ya daha çok önem vermek Kerbela’nın insanlara verdiği büyük derslere daha çok önem vermek demektir. Ve hedef bu derslerin unutulmamasıdır.

İmam Hüseyin’i (a.s) anmakla, gerçekte bütün masumlar anılmaktadır.

2- İmam Hüseyin (a.s) Kerbela’da mümkün olan en feci şekilde şehid edilmiştir; tarih boyunca Peygamberler ve İmamların başına gelen bütün musibetler Kerbeladaki musibetlerin bir kısmıdır.[7] Öyleyse hak sahibinin hakkının ödenmesi için bu en feci hadiseler en görkemli matemlerle anılmalıdır. Bu yüzden İmamlar mümkün olan en iyi şekilde matem tutarlardı.[8]

 


[1] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.44, s.221.

[2] -İmam Humeyni, Tevzihu’l-Mesail (Haşiyeli), c.2, s.598, Mesele:2628

[3] -Hair, lugatte suyun toplanıp korunduğu emin yer manasınadır. Hayret kökünden ‘başıboş’ manasına da gelmiştir. Eskiden Kerbela’ya ‘Hayir’de denilirdi. (Bkz: İbn-i Manzur, Lisanu’l-Arap; Sefinetu’l-Bihar, c.1, s.358). Fıkıh ve ibadet terimlerinde, İmam Hüseyin’in (a.s) türbesi, etrafı, revakları, avluları, müze, eski yeni kısımlarına vs. hair denirdi. Bazılarıda hairin sınırlarının sadece haremin sınırları olduğunu söylemekteler. Seyyidi’ş-Şüheda’nın haremine bu ismin verilmesinin tarihsel nedeni şudur: Abbasi halifelerinden Mütevekkil, kendi zalim halifeliğine tehlike arzetmeye başlayan o pak ve ilham veren kabiri tahrip etmek ve Şiaları onun etrafında toplanmalarını engellemek için o bölgeye su bağladılar. Su bölgeye ulaştığında duruyor, toplanıyor ve geri dönüyordu. Su duvar gibi kabrin etrafında duruyor ve kabrin etrafı kupkuru kalıyordu. (Zerkeli, el-A’lam, c.8, s.30, Dipnot; Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.50, s.225 ve c.86, s.89; Sefinetu’l-Bihar, c.1, s.358). Suyun toplandığı yere Hayir dendiği için İmamın kabrinin olduğu bölge de Hayir adını aldı. (Muhaddisi, Cevad, Ferheng-i Aşura, Hayir kelimesi).     

[4] -Bakıru’l-Ulum Araştırma Merkezi, Ferheng-i Cami-i Suhanen-i İmam Hadi (a.s), s.457.

[5] -İmam Humeyni, Tevzihu’l-Mesail (Haşiyeli), c.1, s.728, Mesele:1356; Milani, Seyyid Muhammed Hadi, Muhaziratun Fi-Fıkhi’l-İmamiyye, c.1, s.314.

[6] -Hür Amuli, Muhammed b. Hasan, Vesail-uş Şia, c.8, s.531; Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.86, s.88; Şeyh Müfid, el-Mezar, s.140.

[7] -‘Ben gökteki meleklerin kendisine ağladığı kimsenin oğluyum, ben yerde cinlerin, havada kuşların nevha ettiği kimsenin oğluyum.’ (Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.45, s.174, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, HK.1404)

[8] -Daha fazla bilgi için bkz: Terhan, Kasım, Negeriş-i İrfani, Felsefi ve Kelami Be-Şahsiyet ve Kıyam-ı İmam Hüseyin (a.s), s.105-142.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia Hz. Ali(a.s)'ın faziletlerini ispatlamada Ehl-i Sünnet'in mütevatir hadislerine dayanabilir mi?
    7829 Masumların Siresi 2011/06/21
    Tevatür yalan üzere anlaşmaları mümkün olmayan büyük bir kalabalığın bir konuyu nakletmelerine denir. Biz inanıyoruz ki Hz. Ali'nin faziletleri ve onun imameti hakkındaki nas tevatürle sabittir. Bunu Şia'nın hadis ve tarih kaynaklarının yanı sıra Ehl-i sünnetin kitaplarından ve sahabilerin hadislerini nakleden eserlerden istifade ediyoruz. Buna göre bizim bu konuyla ilgili ...
  • Neden Yahudiler Yahudi olarak adlandırılmaktadır?
    10738 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Yahudilerin Yahudi olarak adlandırılmasının nedeni hakkında ihtilaf vardır. Bazıları Yahud’un hidayete ermiş olduğu manasına geldiğini ve bunun nedenin de Musa’nın (a.s) kavminin buzağı tapmaktan tövbe etmesi olduğunu belirtmiştir.[1] Bazıları da bu kavme Yahudi söylenmesinin nedeni hakkında şöyle demiştir: Hz. Yakub’un dördüncü oğlunun adı “Yahuza” ...
  • Bir miktarı buz tutan ve geriye kalan kısmı kür (çok) su miktarında olmayan kür (çok) suya necaset değerse hükmü nedir?
    5824 Su Türleri 2012/04/11
    Büyük taklit merciileri bu konuda şöyle buyuruyorlar: ‘Kür (çok) suyun bir miktarı buz tutar ve geriye kalan kısmı da çok su miktarına ulaşmazsa, necaset değdiğinde necis olur ve buzdan eriyen kısım da necistir.’[1]
  • Âli İmran Suresinin 14. Ayetini dikkate alarak, kadınlar da erkekler için aşağılık maddi işler kısmından sayılıp dört ayaklı hayvanlar cinsinden mi hesap edilir?
    18306 زن 2012/07/21
    Söz konusu ettiğiniz sorunun cevabında şöyle denilmesi gerekir: Sizin Ali İmran Suresinin 14. Ayetinden yaptığınız çıkarım yanlış bir çıkarım olup ayetin manasına dikkat edilirse, sizin açıkladığınızın dışında bir şey anlaşılır. Ayette şöyle buyrulur: “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin ...
  • Üç Haslet hadisinin senedi sahih midir?
    7614 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/10/23
    Söz konusu hadisin bazı ravileri hakkında elde herhangi bir bilgi yoksa da birkaç sebepten dolayı ona istinat edilebilir:1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Ve biliyoruz ki bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu, onun itibarını ve muhaddislerin ...
  • Rüyada bilinçli olma imkânı mevcut mudur? Bazı rüyaların gerçekleşmesinin nedeni nedir?
    12738 Teorik İrfan 2012/02/18
    Bilgelerin görüşüne göre uyku, zahiri duyuların tedricen dış dünyayla ilişkisinin kesildiği, ama batıni duyuların henüz aktif olduğu bir haldir. Uyku anında dış dünyayla uğraşmaktan ve değişik meşguliyetlerden uzaklaşması neticesinde insan nefsi, melekût âlemine odaklanır ve nefis madde âleminden ne kadar çok uzaklaşırsa, nefsin kendi âlemiyle irtibat kurması daha fazla ...
  • Baş ve göğüs balgamını yutmanın oruca bir zararı var mıdır?
    7106 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.  ...
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    7207 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Acaba yaradanın yaratıcılık özelliğinin fiiliyyete geçmediği bir an ve ya zaman varmıdır?
    8445 Eski Kelam İlmi 2008/06/12
    Gereken cevaba ulaşmak için bu bir kaç noktanın yani zamanın mahiyyeti, fiili sıfatlar ve ilahi feyzin devamının, açıklığa kavuşması gerek.1.Zamanın mahiyyeti nedir?Zaman: Hareket yoluyla cisimlere arız olan akıcı aralıksız niceliktir. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    82581 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

En Çok Okunanlar