Gelişmiş Arama
Ziyaret
50545
Güncellenme Tarihi: 2012/04/15
Soru Özeti
Allah Samet’tir cümlesindeki Samet kelimesinin manası nedir?
Soru
Allah Samet’tir cümlesindeki Samet kelimesinin manası nedir?
Kısa Cevap

Sözlükler, rivayetler ve müfessirlerin sözlerinde Samet kavramı hakkında birçok anlam zikredilmiştir; bu yüzden bu kısa makalede her üç gruptan bir takım numuneler aktaracağız:

A. Ragıp Müfredatta şöyle demektedir: Samet efendi ve büyüklük manasında olup büyük işlerin yapılması için kendisine müracaat edilendir. Bazıları da şöyle demiştir: Samet içi boş olmayan aksine dolu olan şey anlamındadır.[1]

B. İmam Hüseyin (a.s) bir hadiste Samet için beş mana belirtmiştir:

1. Samet büyüklük ve efendiliğin zirvesinde olan kimsedir.

2. Samet daima ezeli ve ebedi olan zata denir.

3. Samet içinde boşluk olmayan varlıktır ve içi boş olmayan şey manasındadır.

4. Samet yemeyen ve içmeyen kimseye denir.

5. Samet uyumayan kimsedir.[2]

Bir diğer rivayette ise Samet’in kendi zatıyla kaim olan ve bir başkasına ihtiyaç duymayan kimse olduğu belirtilmiştir.[3] İmam Ali bin Hüseyin’den  (a.s) şöyle nakledilmiştir: Samet ortağı olmayan ve bir şeyi korumada problem taşımayan ve hiçbir şeyin kendisinden gizli kalmadığı kimsedir.[4]

Aynı şekilde nakledildiği üzere Basra halkı İmam Hüseyin’e (a.s) bir mektup yollar ve kendisinden Samet’in manasını sorarlar. İmam kendilerine verdiği cevapta şöyle buyurur: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Kur’an hakkında bilginiz olmadan tartışma ve mücadeleye girmeyin; çünkü ben ceddim Allah Resulünden (a.s) şöyle buyurduğunu duydum: Herkim bilgisi olmaksızın söz söylerse, ateşte kendisi için belirlenmiş yere oturması gerekir. Yüce Allah kendisi Samet’i tefsir etmiştir: O doğmamış, doğrulmamış ve O’nun bir benzeri yoktur.   Evet, Samet olan Allah hiçbir şeyden meydana gelmemiş, bir şeyde bulunmamakta ve hiçbir şey üzerinde yer almamaktadır. O eşyaları yaratandır. Her şeyi kendi gücüyle yaratmıştır. Yok olmak için yarattığı şey yine O’nun iradesiyle yok olur ve beka için yarattığı şey de O’nun ilmiyle baki kalır. İşte bu Samet olan Allah’tır.[5] Samet hakkındaki rivayetlerde belirtilen manalar göz önünde bulundurulduğunda onların tümünün bir hakikate döndüğü hatırlatılmalıdır ve o hakikat hiçbir şeye ihtiyaç duymayan büyüklük ve efendiliktir. Her şey ona ihtiyaç duymaktadır.

C. Allame Tabatabai şöyle demektedir: Allah’ın Samet olmasının manası şudur: Her şey zat, etki ve sıfatlarında Allah’ muhtaçtır ve O her şeyin nihai maksadıdır. Samet kelimesinin manasının kökü kastetmek veya güvenerek kastetmek anlamındadır. Arapçada “Semedehu, Yesmidihu, Semeden” söylendiği vakit bunun manası “nasara ve yensuru” babında filan şahsa güvenerek ona kastetti veya filan şeyi kastetti manasındadır. Bazı müfessirler sıfat olan bu kelimeyi değişik manalarda tefsir etmişlerdir ve onların çoğu ihtiyaçlarını gidermek için her taraftan kendisine müracaat edilen efendi ve büyük varlık manasına dönmektedir. Bahse konu olan ayette bu mutlak bir şekilde geldiği için belirtilen anlamı vermektedir. O halde Yüce Allah, evrendeki tüm varlıkların bütün ihtiyaçlarında kendisine yöneldikleri efendi ve yüce varlıktır.  Evet, Yüce Allah her şeyin yaratıcısı olduğundan ve varlık sahibi olan her şey varlığını O’ndan aldığından, şey olarak adlandırılan her şey kendi zatî sıfatları ve etkilerinde Allah’a muhtaçtır. Hakeza ihtiyaçlarını gidermede O’na yönelir. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmuştur: “أَلا لَهُ الْخَلْقُ وَ الْأَمْرُ[6] ve aynı şekilde mutlak olarak şöyle buyurmuştur: “وَ أَنَّ إِلى‏ رَبِّكَ الْمُنْتَهى[7] o halde Yüce Allah varlık âleminde tasavvur edilen her ihtiyaçta Samet’tir; yani bir şeyi isteyen herhangi bir varlığın son hedefi O’dur ve onun ihtiyacının giderilmesi ancak Allah vesilesi iledir. Buradan anlaşıldığı üzere Samet kelimesinin başına elif ve lam gelmişse bu özgünlük ifadesinde bulunmak içindir ve sadece Yüce Allah’ın mutlak anlamda Samet olduğunu yansıtmaktadır. “Ahad” kelimesinde ise elif ve lam kullanılmamıştır; çünkü bu kelime ifade ettiği özel anlam itibari ile Yüce Allah dışında hiçbir varlık için kullanılamaz. O halde elif ve lam kullanılarak birliğin yüce Allah’a özgü kılınmasının ifade edilmesine gerek duyulmamış veya ahdedilmiş birliğin yansıtılmasına gerek kalmamıştır.[8]   

 


[1] Ragıbı İsfahani, Müfredatı Elfazı Kur’an, c: 1, s: 492, Vajei “Samet”; Sehahu’l Lugat, Mecmeu’l Bahreyn, Cevamiu’l Cami’i, Gamusu Kur’an, Nihaye-i İbni Kesir…

[2] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l Envar, c: 3, s: 223, Müessesei El- Vefa, Beyrut, 1409 h.k.

[3]  a.g.e.

[4] a.g.e.

[5] Hürr’ü, Amuli, Vesailı’ş Şia, c: 27, s: 189, Müessesei A’lul Beyt (a.s), Kum 1409 h.k.

[6] “Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir..” A’raf Suresi, 42

[7]  “Şüphesiz en son varış Rabbinedir.” Necm Suresi, 42

[8] Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, El- Mizan fi Tefsiri’l Kur’an, c: 20, s. 388 – 389, Defteri intişaratı İslami, Kum, çapı pencum, 1417 h.k.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Eğer tırnaktaki ojeyi temizleme imkânı yoksa vazife cebire abdesti almak mıdır yoksa teyemmüm mü?
    21449 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Belirtilen soruyu büyük mercilerin bürolarından sorduk ve alınan yanıtları aşağıda açıklıyoruz: Hz. Ayetullah Uzma Hamaney’in (ömrü uzun olsun) Bürosu:Sorudaki durumda cebire abdesti alması gerekir.Hz. Ayetullah Uzma Safi Gülpaygani’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:Eğer abdest ve gusül yerine bir şey yapışmışsa ve bunu kaldırmak mümkün ...
  • İnsanın zatının kaynağı nedir ve bunun davranışlardaki etkisi nasıldır?
    10250 Yeni Kelam İlmi 2009/10/22
    Hikmet-i Mütealiye’ye göre zatlar önce belirsiz bir şekilde vardırlar, sonra maddi var oluşla belirlenmektedirler. Ondan sonrada bireysel bir varlığa sahıp olurlar.İnsanın zatı, onun ortaya çıkışının başlangıcından itibaren onunla beraber olup maddi ve manevi boyutlarını kapsamaktadır. Genellikle maddi ...
  • İslam kelamı nasıl vücuda geldi ve kelamla isimlendirilmesinin illeti ve fırkalar hakkında kısa açıklama yapınız?
    8891 Eski Kelam İlmi 2012/08/16
    Hicretin birinci asrın sonunda İslam ülkelerinin alanları göze çarpacak bir şekilde değişti ve ilime özel bir konum ihtisas edildi. En önemli ilimlerden birisi kelam ilmidir ki dini konuları yeni bir bakışla değerlendirmeye tabi tuttu. Bu ilmin vücuda gelmesi için dâhili ve harici olmak üzere birçok amil neden ...
  • İsm-i A’zam, Kerrubin, Tis’a Ayat, Tabut-i Şehadet vb. gibi deyimlerin açıklamasını yapabilir misiniz?
    9660 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/06/16
    İsm-i A’zam’ı ve diğer yüce ve derin manaları içeren ‘Semat’ ya da ‘Şebbur’ duası meşhur irfani dualardandır. Semat duasının bazı bölümleri hakkında özetle şöye diyebiliriz: Bu duada Allah’ın İsm-i A’zam’ına, Peygamberlere ve Allah’ın peygamberiyle konuştuğu, vahyettiği mukaddes yerlere yemin verilmiş veya dua edilmiştir. Duanın cümle ...
  • Ayakkabı giymenin adabı nedir?
    21313 Pratik Ahlak 2012/05/12
    İslam dini semavi dinlerin en sonuncusu, en kâmili ve en camiidir. Bu bağlamda İslami öğretiler insanın tüm boyutlarını; bireysel ve toplumsal yönlerini her zaman ve her mekân için göz önünde bulundurmuş ve onun tüm ihtiyaçlarına cevap veriyor. Her halükarda İslam dininin hakkında nazar vermiş ve adap belirlemiş ...
  • Neden İdeolojimizin ve dünya görüşümüzün bazı gerekliliklerini terk etmemiz yanlış karşılanmaktadır?
    5782 چیستی دین 2020/01/22
    Aslında İdeoloji sözlükte inanç bilimi olarak geçer. Ama inanç ve düşünce sistemi yerine istimal edilmektedir.Terminolojik olarak ise bazen genel anlamda Teorik ve pratik düşünceler bütünü olarak istimal edilmekte; bazen ise özel anlamda dünya görüşünün karşısında kullanılmaktadır.İkinci anlamında kullanılacak olursa İdeoloji, insan ...
  • Hz. Meryem’in makamının yükselmesine neden olan şey nedir?
    16248 زن 2012/06/26
    Kur’an ve hadislerden anlaşılan şu ki; İmran’ın kızı Meryem, mali bakımından iaşesini idare edebilecek bir güce sahip değil ve böyle fakir bir ailede (zira o doğmadan önce babası vefat etmişti) dünyaya gelmiştir. Bu neden dolayı onun sorumluluğunu Hz. Zekeriya (Meryem’in teyzesinin kocası) üstlenmişti. Bu değerli ...
  • Nelerin üzerine secde etmek caizdir?
    4148 Secde 2019/03/12
    Bu konuda var olan genel kaide: yere ve yerden biten şeylerin üzerine secde etmenin sahih olduğudur. Elbette yerden biten şeyin insanın kullandığı yiyecek ve giyecek olmaması şartı vardır. Öyleyse buğday, arpa ve pamuk gibi bitkilerin üzerine secde etmek doğru değildir. Üzerine secde etmenin sahih olduğu nesnelere bazı ...
  • Şirk nedir?
    21083 Eski Kelam İlmi 2009/10/10
    Şirk lügatte, pay vermek anlamındadır, Kur’ani kullanışta ise şirkten kasıt Allah-u Teala’ya ortak ve benzer koşmaktır. Şirk, tevhit ve “hanifliğin karşısında yer almaktadır. Hanif yani, istikamet ve itidale yönelmek. Muvahhit insanlar şirkten yüz çevirip tevhit esasına yöneldikleri için onlara hanif denir.
  • İslami vahdetin gerçek manası nedir?
    4662 شیعه و دیگر مذاهب 2019/12/08
    İslami vahdetten kasıt mezheplerin ezcümle Şia ve Ehlisünnetin bir olması anlamında değildir. Çeşitli İslam mezheplerinin Müslümanların birlik ve beraberliğini kurmaları ve korumaları anlamındadır. Bütün Müslümanlar farklılıklara rağmen sahip oldukları birçok ortak noktadan yola çıkarak İslam düşmanları karşısında tek saf olmaları ve yabancı güçlerin Müslümanlara sulta kurmasının önüne ...

En Çok Okunanlar