Gelişmiş Arama
Ziyaret
7522
Güncellenme Tarihi: 2012/02/14
Soru Özeti
‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ (Müzemmil/5) ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat nedir?
Soru
‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ (Müzemmil/5) ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat nedir?
Kısa Cevap

Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat Kur’an-ı Kerim’dir. Müfessirler ‘Ağır Söz’ü değişik boyutlardan çeşitli şekillerde tefsir etmişlerse de anlaşılan o ki onun Kur’an-ı Kerim olduğunda şüphe yoktur. ‘Ağır Söz’ün çeşitli yönleri vardır. Ağır olmak içerik yönündendir; ağır olmak kalplerin ve gönüllerin tahammül etmesidir; ağır olmak tebliğ ve davet yolunun zorluğundandır; ağır olmak plan yapma, icra etme... yönündendir.    

Ayrıntılı Cevap

Sıkl (ağırlık), cisimin belli bir haldir. Özelliğide onu taşımanın ve bir yerden bir yere götürmenin zor olmasıdır. Bu kelime çoğu zaman cisimlerin dışında, mesela manevi konular için de kullanılır. Örneğin, ‘Ders bugün ağır idi.’ denildiğinde öğrencilerin onu anlaması güç ve zordu manasına gelmektedir. Veya ‘Tümü bilimsel teori olan bugünkü konuşma avama ağır geldi.’ Böyle ifadelerde ağır kelimesi cisim olmayan şeylerde kullanılmıştır. Anlaşılması güç olan veya ulaşılması zor hakikatleri içeren yahut emirlerinin itaat edilmesi ve yerine devamlı getirilmesi zor olan manevi konularda da kullanılır. İlahi kelam olan Kur’an-ı Kerim her iki itibarla (mananın derki ve maarifi gerçekleştirmek açılardan) ağırdır. Manasının derkinin ağır olmasının nedeni Allah Resulünün (s.a.a) Allah Teala’dan aldığı ilahi kelam olmasından dolayıdır. Bu sözleri, bütün sebeplerden ümidini kesmiş ve yalnızca bütün sebeplerin sebebi Subhan olan Allah’a gönül bağlamış pak nefislerden başka kimse derkedemez. O ilahi kelamdır, zahiri ve batını, tenzili ve tevili, her şeyin açıklayıcısı olan aziz bir kitaptır. Onun ağırlığı Resulullah’ın (s.a.a) durumundan tamamen belli oluyordu. Vahiy geldiğinde kendisinin nasıl bir duruma geldiğini herkes görüyordu.

Hakikatlerini yani tevhidi, itikadi ve ahlaki öğretilerini uygulama yönüne gelince, bu o kadar ağır ki, Kur’an’ın kendisi bu konuda şöyle buyuruyor: Bu Kur'an'ı, bir dağa indirseydik elbette ki onun, Allah korkusundan baş eğip, paramparça olduğunu görürdün’[1]

Kur’an-ı Kerim, sadece o iki yönle ağır değil, aynı zamanda toplumda uygulanması, halkı hanif dinin emirlerini yerine getirmeye davet etmesi ve bu hanif dini diğer dinlere üstün etmesi itibarıylada ağırdır. Ağır olmasının kanıtı, Peygamberimizin (s.a.a) Allah yolunda katlandığı onca musibet ve zorluklar, Allah için çektiği onca eziyetlerdir. Kur’an, Peygamberimizin (s.a.a) müşrikler, kafirler ve münafıklardan çektiği eziyet ve alayların sadece bir kısmını anlatmıştır. Dolayısıyla Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat Kur’an-ı Kerim’dir.

Buna göre müfessirler ‘Ağır Söz’ü değişik boyutlardan çeşitli şekillerde tefsir etmişlerse de anlaşılan o ki onun Kur’an-ı Kerim olduğunda şüphe yoktur. Bu ‘Ağır Söz’ün çeşitli yönleri vardır. Ağır olmak içerik yönündendir; ağır olmak kalplerin ve gönüllerin tahammül etmesidir; ağır olmak tebliğ ve davet yolunun zorluğundandır; ağır olmak plan yapma, icra etme... yönündendir.[2]



[1] -Haşr/21

[2] -Tababatabai, Muhammed Hüseyin, el-Mizan (Musevi Hemedani, Seyyid Muhammed Bakır’ın Farsça çevirisi), c.20, s.97, Defter-i İntişarat-ı İslami, Kum, 5. Baskı, HŞ.1374; Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Nümune, c.25, s.169-170, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, Tahran, HŞ.1374.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İkinci iş yapma hakkında fetva var mıdır? Veya ikinci işten elde edilen mal, dünyaya düşkünlük sayılır mı?
    6377 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/29
    İslam açısından iş sahibi veya ikinci bir işe sahip olmanın hiçbir sakıncası yoktur. İslam dini açısından beğenilmeyen, kınanan şey dünyaya düşkünlük, ona bağlanmak, maneviyat ve ahiretten uzaklaşmaktır ki bunlar bir işe sahibi olanlarda da görülebilir. Bir işi ve az bir geliri olanların içinde de dünayaya daha fazla ...
  • Eğer meseleyi bilmemeden ötürü ölüyü tahnit etmeksizin toprağa gömerlerse ne yapılmalıdır?
    7445 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Gusül aldırıldıktan sonra ölüyü tahnit etmek farzdır; yani ölünün alnı, el avuçları, diz kapakları ve ayaklarının büyük parmaklarının ucuna kâfur sürülmelidir.[1] Ama defin işleminden sonra ölünün tahnit edilmediğinin farkına varılırsa, beden kabirde kokmamış ve dağılmamışsa, kabrin açılıp kabirde tahnit işleminin yapılması fazdır ve onun ...
  • Namaz dinin direği ise neden fürû-u din’den sayılmıştır?
    9745 Eski Kelam İlmi 2010/10/12
    Usul-u din, insanın akıl ve idrakıyla kabul ederek İslam’a girdiği inançlar topluluğuna denir. İslam’agirildikten sonra insanın üzerine bir takım bireysel ve toplumsal vazifeler farz olur ki, onlardan biri namazdır. Namaz, ahkamın içinde çok önemli ...
  • İslam’ın intihar hakkındaki hükmü nedir?
    9073 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Kesinlikle her insanın hayatında dünyayı gözünde karanlık ve boş kılan rahatsızlıklar ve yenilgiler meydana gelmektedir. Bu durumda insanlar iki türlüdür: Bir grup bu sorunlar yumağından başı dik çıkmakta, tüm zorluklara göğüs germekte ve Allah’a tevekkül ederek yeniden yapılanmaya başlamaktadır. Bunun karşısında yer alan diğer grup ise eğilmekte, inzivaya çekilmekte ...
  • İslam dininin büyük ve görkemli evler hakkındaki görüşü nedir? Nasıl insanları ev yaparken ölçülü olmaya davet edebiliriz?
    2804 Hadis 2020/01/19
  • Neden biz Şiiler Hamd suresinden sonra “elhamdülillahi rabbi’l-âlemin diye söylemekteyiz?
    8783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Bizim ile Ehli Sünnet arasında bir takım şekilsel ihtilaflar mevcuttur. Ehli Sünnet mensuplarının el bağlayarak namaz kılması, onların abdest alma şekli ve bunun Şia ile farklılığı, fıkıh konularındaki bazı şekilsel ihtilaf noktaları olarak adlandırılabilir. Bu ihtilafların nedeni, bu sitedeki diğer sorularda detaylıca işlenen daha genel konulara dönmektedir. (1523, 248 ...
  • Gıybeti dinleyen gıybet edenin günahına ortak mıdır?
    3852 Gıybet, Hakaret Ve Gözetleme 2020/01/20
  • Acaba “aşura gününde insan kedisi için dua yapmamalıdır” şeklindeki iddia doğru mudur?
    6103 Pratik Ahlak 2012/09/15
    Dua kulun fakirane bir şekilde hak Teâlâ’yla irtibat kurup dünyevi ve uhrevi ihtiyacını gidermek için dilekte bulunmaktır. Her durumda kendine ve başkalarına dua yapmak beğenilmekte ve oldukça fazla fazileti ve sevabı vardır. Aşura gününde kedin için dua yapmanın hiçbir işkâlı yoktur. Bilakis aşura gününde yapılması ...
  • Hz. İsa’nın evlenmemesinin özel bir nedeni mi vardı?
    26719 Eski Kelam İlmi 2012/05/30
    Hz. İsa’nın evlenmesi konusunda dini öğretilerde işaret edilen bazı meselelere bakıldığında ilk anda Hz. İsa’nın evliliğe karşı olduğu düşüncesini doğurmaktadır. Ancak Kur’an ve rivayetlerin önemle yaptıkları tavsiyeler göz önüne alındığında ve Hz. İsa’nın (a.s) yaşamı incelediğinde Onun evliliğe karşı olmadığı görülecektir. Onun evlenmemesinin nedeni kendi özel yaşamının ...
  • Cabir b. Efleh kimdir?
    5567 تاريخ بزرگان 2011/08/17
    Cabir b. Efleh-i İsmailî beş ve altıncı asırdaki İspanyalı gökbilimcilerinden olup “Kitabu’l-Hayat Fi Islahi’l-Mucesta” kitabının yazarıdır. O, muhtemelen Sivil’de (İşbiliye) dünyaya gelmiştir; zira bazı yazarlar ve özellikle de Cabir’in oğluyla tanışık olduğunu belirten Musa b.Meymun (529-600) ve Betruci onu İşbilî olarak adlandırmışlardır. Bazen Cabir b. Efleh’in adı başka şahıslar ...

En Çok Okunanlar