Gelişmiş Arama
Ziyaret
9358
Güncellenme Tarihi: 2012/04/04
Soru Özeti
Başkalarına haksız yere lanette bulunmanın ve onları tekfir etmenin şeri hükmü ve eseri nedir?
Soru
Selamün aleyküm. Başkalarına haksız yere lanette bulunmanın ve onları tekfir etmenin insana ne gibi bir eseri vardır ve şeri açıdan hükmü nedir?
Kısa Cevap

Dinsel öğretilerimizde başkalarına haksız yere lanette bulunmanın ve onları tekfir etmenin yasaklanması ve İslam dininin hiç kimseye böyle bir izin vermemesinin yanı sıra, din önderlerinden nakledilen rivayetler bir şahsın bir başkasına lanet etmesi ve o şahsın lanete müstahak olmaması durumunda, lanetin lanet edene döneceğini bildirmiştir.

Ayrıntılı Cevap

Sorulan konuyu birkaç mihverde inceleyeceğiz:

Müstahak olmadığı takdirde başkalarına lanette bulunmak, hakaret etmek ve kendilerini tekfir etmek, doğal olarak kutsal İslam şeriatı ve dinsel öğretiler açısından yasaklanmış ve bunun için uhrevi bir azap göz önünde bulundurulmuştur. Bu mesele, hükümleri hikmet ve maslahat üzere olan İslam’ın kutsal şeriatı açısından yasaklanmakla birlikte, hiçbir beşeri ve gayri ilahi kanun da böyle bir fiili caiz görmemiş, insana vatandaşların şahsiyetine saygısızlık etmesine izin vermemiş ve bu fiili işleyenleri yasal takibe tabi tutmuştur.

2. Dinsel öğretiler bize imanlı insanların günah olan şeyleri ağızlarına almayacağını ve hiçbir kimsenin hakkını zayi etmeyeceğini öğretmekle kalmamış, hatta literatürde boş söz olarak adlandırılan günah olmayan ve menfi bir mana ifade etmeyen söz ve kelimeleri dahi söylemeyeceğini bildirmiştir. Kur’an-ı Kerim bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz müminler kurtuluşa ermişlerdir… Onlar boş ve faydasız işlerden yüz çevirirler.”[1] Bu ayete göre, gerçekte müminler yanlış düşünce, temelsiz sözler ve beyhude işlerle uğraşmaz ve Kur’an’ın tabiriyle bunlardan yüz çevirir bir karaktere sahiptir ve haksız yere başkalarına lanet etmek ve onları tekfir etmek ise onlar hakkında tasavvur edilemez.

3. Dinsel öğretilerimizde böyle fillerde bulunmanın yasaklanmasının yanı sıra, din önderlerinden nakledilen rivayetler bir şahsın bir başkasına lanet etmesi ve o şahsın lanete müstahak olmaması durumunda, lanetin lanet ediciye döneceğini bildirilmiştir. "وَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ لَعَنَ رَجُلٌ الرِّيحَ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ (ص) فَقَالَ لَا تَلْعَنِ الرِّيحَ فَإِنَّهَا مَأْمُورَةٌ وَ إِنَّهُ مَنْ لَعَنَ شَيْئاً لَيْسَ لَهُ بِأَهْلٍ رَجَعَتِ اللَّعْنَةُ عَلَيْهِ"[2]; Bir şahıs Allah Resulü’nün (s.a.a) yanında rüzgara lanet etti, Allah Resulü (s.a.a) kendisine şöyle buyurdu: Rüzgara lanet etme; zira o Allah tarafından memur kılınmıştır. Eğer bir şahıs bir şeye lanet eder ve o şey lanete müstahak olmazsa, o lanet, lanet eden şahsa döner. Bu rivayette belirgin olduğu üzere, lanet ve hakarete maruz kalan, saygısı ve hürmeti Kâbe kadar olan insan değil, rüzgârdır. Bu, insanın davranış ve sözlerine dikkat etmesi, şeri bir delil ve kanıt olmaksızın bir işe girişmemesi ve başkaları hakkında yargıda bulunmaması gerekliliğini yansıtmaktadır.

4. Elbette şu noktanın hatırlatılması gerekir: Allah’ın velilerini üzen ve onlara eziyet eden kimselere lanet etmek caiz olmakla kalmayıp hatta rüçhana sahiptir. Ama açıklanan hususlar, belirtilen soruya binaen haksız yere başkalarına lanette bulunan ve onları tekfir eden ve bireylerin gerçek ve hukuki şahsiyetlerine hakaret eden kimseler hakkındadır, ilahi elçi ve velileri üzen ve onlara eziyet eden kimselerle ilgili değildir. Böyle kimseler Allah’ın ve lanet edicilerin lanetine müstahaktır. “İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap’ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lânet eder, hem de bütün lânet etme konumunda olanlar lânet eder.”[3]   

 


[1] Müminun, 3, “Gerçekte bazı müfessirlerin de belirttiği gibi “lağv” elle tutulur bir faydası olmayan her söz ve amele denir. Mekarim, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 14, s. 195, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Tahran, 1372 ş. 

[2]Kuleyni, Kafi, c. 8, s. 69, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Tahran, 1368 ş.

[3] Bakara, 159.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Secde etmek için iki mühürden istifade etmek doğru mudur?
    6783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Namaz kılan insanın secde yeri dizlerinin olduğu yerden birleşik dört parmak miktarından aşağı veya yukarı olmamalıdır.[1] Bundan dolayı iki mührün yüksekliği birleşik dört parmaktan fazla olmazsa ona secde edilebilir. Namazda secde yerinin yüksekliğini değiştirmenin de bir sakıncası yoktur.
  • Doğru alışverişin şartları nelerdir?
    7549 Alış-Veriş 2012/06/14
    Bu soru çok geneldir; zira alışveriş kavramı fıkıh ve örfte değişik manalara sahiptir: Genel anlamıyla alışveriş/muamele, özel anlamıyla muamele ve özel ve genel arasında bulunan orta manasındaki muamele bu kabildendir. Genel anlamıyla muamele, yakınlık kastinin muteber olmadığı ve elbise ve bedeni temizlemek, alıveriş, nikâh ve boşanmak gibi ...
  • Neden Kadir Gecesi’nde vücuda safran sürülmesi yasaklanmıştır?
    39091 Pratik Ahlak 2010/05/06
    1) Safranın; yiyecek, ilaç ve süs olmak üzere üç özelliği vardır. Safranın rivayetlerde yasaklanan yönü, süs ve ziynet olarak kullanıldığı takdirdedir. 2) Bedene safran sürmek haram değildir ama bu rivayete göre eğer bir kişi Kadir gecesinde bedenine ...
  • Riyayı tedavi etmenin yolu nedir?
    13881 Pratik Ahlak 2011/10/22
    Riya, insanın güzel amel ve davranışları başkalarına göstererek toplumda itibar ve konum kazanmak istemesine denir. Riya ihlâsın karşı noktasında yer alır. Riya ameline yönelik ilahi gazap ve öfkeye dikkat etmek, halkın ödül ve teşvikinin değersiz olduğunu bilmek, insanların kadirşinaslıkta sözlerini tutmamalarına, şükranda bulunmamalarına, işleri unutmalarına ve güçsüzlüklerine bakmak, gönülleri ...
  • Namaz esnasında selama cevap vermenin şekli nasıldır?
    7025 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Namaz esnasındayken insan bir başkasına selam vermemelidir ve eğer bir başkası insana selam verirse, insan ön selam niteliğinde cevap vermelidir; örneğin “es-selamu aleyküm” veya “selamun aleyküm” söylemeli ve “aleyküm selam” dememelidir.[1] Hatırlatılmalıdır ki insan selamın cevabını ister namazda olsun ister namaz dışında ...
  • Hariciler Nehravan savaşında sapmışlar mıydı? Ali (a.s) Muaviye’nin fitne ateşini söndürme hususunda kuşku duyuyor muydu?
    12930 جنگهای امام علی ع 2012/08/22
    Hariciler, Hz. Ali’nin (a.s) takipçilerinden bir grup olup Sıffin savaşında hakemlik hadisesinde kendisine muhalefet etme sebebiyle itaat etmekten sakınan ve ondan ayrılan gruba denir. Bu yüzden onlara Marikin de denmiştir. Haricilerin Sapıklıkları: Bu grubun sapıklıkları çoktur ve biz örnek sıfatıyla sadece bazılarına işaret ...
  • Acaba insan, kendi din kardeşi olan bir kimsenin -aralarında gerçekleşen bir tartışma nedeniyle- hakkında eziyet görmesine neden olacak sözler söyleme hakkında sahip midir? Kendisinden özür dilediği halde ona karşı küskünlüğünü devam ettirebilir mi?
    10928 Pratik Ahlak 2011/07/24
    Af etme ve fedakârlık büyük insanların özellik ve hususiyetlerinden ve ruhunun büyüklüğünün nişanelerindendir. İslam mektebinde bu nitelik ve özellik ahlakın faziletlerinden sayılmaktadır. İslam dini öyle bir dindir ki sahip olduğu peygamberi (s.a.a.) ahlaki faziletleri ve güzelliklerini tamamlamak üzere gönderildi. Peygamberinin kendisi de bu ...
  • Cennetin değişik kapıları ve bu kapıların da özel adları mı vardır?
    24903 Eski Kelam İlmi 2010/07/24
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Rükuda ‘Azim’, secdede ‘A’la’ isimlerinin söylenmesinin nedeni nedir?
    53938 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Rükuda Subhane Rabbiye’l-Azimi ve Bihamdih ve secdelerde Subhane Rabbiye’l-A’la ve Bihamdih dememizin asıl nedeni Allah’ın emri olması ve rivayetlerde bunları söylemeye emrolunmamızdan dolayıdır. Ama onları söylemeye emrolunmanın hikmetlerini de bulabiliriz. Rüku Allah’ı tazim etmektir. Her rükuyla Allah’ı tazim ediyoruz. Bir şeyi tazim etmek o şeyin ...
  • hangi sınıra kadar kocasına itaat etmelidir? Erkek onu yolculuğa mecbur edebilir mi?
    10857 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Hz. Ayetullah Hadevi Tahrani’nin belirtilen soru hakkındaki cevabının açıklaması şudur:Kadın cinsel doyum konusunda erkeğe itaat etmelidir ve erkek evden çıkmayı yasaklarsa bu durumda kendisi evden çıkamaz. Elbette evlilik hayatının farz ve haramlarla yetinmeyle sorundan yoksun olmasının imkânsız olduğuna dikkat edilmelidir. Ama ahlaka riayet etmek evliliğin pekişmesi ve tatlılığını ...

En Çok Okunanlar