Gelişmiş Arama
Ziyaret
6598
Güncellenme Tarihi: 2011/03/03
Soru Özeti
Öldürmenin çeşitlerini ayrıntılarıyla anlatınız.
Soru
Öldürmenin çeşitlerini ayrıntılarıyla anlatınız.
Kısa Cevap

Öldürme, çeşitli yönlerden kısımlara ayrılabilir. Aşağıda kısaca onlara değiniyoruz:

1- Haklı ve haksız olarak öldürme.

2- Öldürmenin ne zaman yapıldığı

3- Öldürmenin idamla, silahla veya sopayla olması, yine taşlanmak ve diğer şekillerde cezaları yönünden gerçekleşmesi.

4- Öldürmenin kasıtlı, kasıtlıya benzemesi ve tümüyle hatayla olması yönünden olması. Sizin sorunuz galiba bu son kısıma aittir.

Ayrıntılı Cevap

Sorunuz çok geneldir. Öldürmenin çeşitlerinden kastınız nedir, çeşitli kısımlarından hangisine yöneliktir, belli değil. Soru daha ayrıntılı biçimde sorulsaydı cevapta ona göre verilirdi.

Örneğin, bir soruyla bütün insanların kısımlarını detaylarıyla açıklanması istenmez. Zira insanlar mezhep, ırk, renk, cinsiyet, eğitim, uyruk, yaş ve daha onlarca bölümlere ayrılabilir.

Öldürmeyide çeşitli yönlerden kısımlara ayırabiliriz. Aşağıda bu kısımlardan bazılarına işaret ediyoruz:  

1- Öldürmenin haklı ve haksız olması yönü: Kısastan dolayı idama mahkum edilenler, işledikleri suçtan dolayı ölüm cezasına çarptırılanlar, İslam ülkesiyle savaşan kafirler, görüntüde Müslüman olan ama İslam devletinin aleyhine silahlı mücadeleye girenlerin öldürülmesi hak, bunların dışındakileri öldürmek haksızlıktır.

2- Öldürmenin gerçekleştirilme zamanı: Çünkü haram aylarda öldürmenin cezası diğer aylara göre daha ağırdır.

3- Öldürmek, verilen cezalar yönünden de bölümlere ayrılmaktadır. Silahla veya darağacına asılmak, taşlanarak vb. gibi öldürülme şekilleri vardır.

4- Katilin durumuna göre yapılan öldürme, onun başka bir kısımdır.

Katil haklı olarak birini öldürdüğünde ona karşı hiçbir şey yapılmaz. İslam devletiyle işbirliği yapılmadan düzeni bozmak isteyen, kanı dökülmesi helal kimseyi öldürmek, tazir cezasını gerektirir. Suçsuz kimseyi öldüren kısas edilir. Bazı durumlarda maktulün ailesi, katilin ailesine para ödeyerek hükmün icrasını talep edebilirken, bazende para ödemeye gerek yoktur. Kısasın diyete dönüştüğü veya baştan diyetin belirlendiği yerlerde diyetin miktarı, yerine göre değişmektedir. Birçok yerde katilin kendisi onu ödemelidir. Öldürme, tümüyle hataysa katilin ailesi onu ödemekle mükelleftir. Bu tür ödemeler genel sigorta gibidir.

5- Gerçekleşme şekline göre olan bölüm bir başka kısım olup galiba sizinde maksadınız bu bölümdür. Buna göre öldürme:

a) Bilerek işlenmiştir. Yani katil -neyle öldürdüğü göz önüne alınmadan- kasıtlı ve kendi iradesiyle birini öldürmüştür veya öldürücü bir araçla birine saldırmış -ve ister öldürmek kastı olsun ister olmasın- onun ölümüne neden olmuştur.[1]  

Normal olarak kasıtlı öldürme, bir şey yaparak gerçekleşir. Ama bazende yapılması gereken şey yapılamadığında da kasıtlı öldürme gerçekleşebilir. Örneğin, hastahanede yatan bir hastaya hemşire ilaç veya yemek vermeyerek hastanın ölümüne neden olursa o hemşire birşey yapmamış olsa da bilerek adam öldürmekten yargılanır.

Ayrıca maktul mümin ise belirlenen cezaların yanı sıra, katil ahirette de devamlı olarak cehennemde kalabilir.[2]

Bir maktulun sanığı bir kişi olabileceği gibi, birkaç kişide olabilir ve hepsi cezalandırılır.[3]

Kısasın cezasının icrasında din benzerliği, cinsiyet, köle olmamak, vb. gibi şeyler göz önüne alınmalıdır.

b) Kasıta benzeyen öldürme: Yani birisi cinayet amacı olmadan ölüme neden olan bir iş yapabilir. Doktorun yaptığı ameliyatın bazen ölüme neden olması gibi.[4]

Kasıta benzer öldürmeyi şöyle de ifade edebiliriz: Birisinin bilerek ve isteyerek yaptığı bir hareket, öldürme gibi toplumun aleyhine olan bir sonuç getirebilir. Oysa ortaya çıkan şey asla onun istediği şey değildir.[5]  

Kasıta benzer öldürmede kısas yapılmaz, onun yerine diyet alınır.

c) Öldürme, tümüyle hata olabilir. Katil, maktulün farkında olmadan tesadüfi olarak böyle bir katli gerçekleşmiştir. Yani iradeyle yapılan amel, hem fiilde, hem de alınan sonuç itibarıyla her türlü kasıttan uzaktır.[6] Tıpkı bir avcının silahını avlayacağı hayvana doğru ateşlediğinde, onun ava değilde tamamen tesadüfi olarak oradan geçen birine değip öldürmesi gibi.[7]

Büluğa ermeyen veya deli biri kasıtlı olarak birini öldürürse onların bu kasıtlı ameli tümüyle hata kategorisine girer. Ve yakınları maktulun ailesine diyet ödemelidirler.[8]

Katlin ispatı için sanığın itirafı, tanıkların tanıklığı ve yemin gibi yollar vardır.

Görüldüğü üzere, öldürmeyi beş kısıma ayırdık. Daha fazla araştırma yapılırsa başka kısımlarda eklenebilir. Fıkhi ve ceza hukuku hakkında özel yazılan kitaplarda bu konuyla ilgili oldukça geniş bilgi verilmesine rağmen sorunuz hangi kısıma yöneliktir belli değil. Bu yüzden, özellikle hukuk öğrencisi olduğunuz için sorunuzu daha belirgin hale getirip sorarsanız ve kafanıza takılan şeyi yazarsanız verilecek cevapta daha yeterli olacaktır.     



[1] -İmam Humeyni, Tahrir-ul Vesile, c.2, s.508-509, İntişarat-ı Dar-ul İlm, Kum, 2. Baskı; İslam Ceza Kanunu, 206. Madde.

[2] -‘Kim bir mümini kasten öldürürse cezası cehenneme atılmaktır, orada ebedi kalır; Allah ona gazap eder ve onu rahmetinden uzaklaştırır ve ona pek büyük bir azap hazırlamıştır da.’ (Nisa/93); Muhammed Hasan b. Hür Amuli, Vesail-uş Şia, c.29, s.31, 35074. Rivayet; Müessesei-i Al’-il Beyt, Kum, h.k.1409; Muhammed Hüseyin Tabatabai, el-Mizan, c.5, s.62.

[3] -İslam Ceza Kanunu, 212. Madde.

[4] -İmam Humeyni, a.g.e. c.2, s.554, Mesele:5; İslam Ceza Kanunu, 295. Madde.

[5] -İreç Golduziyan, Hukuk-u Cezay-ı İhtisasi, s.108, Müessese-i İntişarat-ı Cihad-ı Danişgahi, 6. Baskı h.k.1378.

[6] -a.g.e. s.109.

[7] -İmam Humeyni, a.g.e. c.2, s.554, Mesele:7; İslami Ceza Kanunu, 296. Madde.

[8] -İslam Ceza Kanunu, 221. Madde

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Yabancı ülkelerde ve İslami olmayan muhitlerde nasıl imanımızı koruyabiliriz?
    3762 Pratik Ahlak 2019/09/23
    İnsani, İslami değerlere sahip çıkmak, dini desturlara amel etmek ve onları ihya etmek dünya hayatındaki saadet ve afiyete direkt etkisi olan unsurlardır. Beşerin hayvani güdülerle kurduğu aşağılık ve rezil hayatı temiz, pak bir yaşama dönüştürmektedir. İfrat ve tefritte kalmadan, hurafelereden uzak saf ve sahih dine gerçekten uyan ...
  • Berzahta veya kıyamette ezan okunacak mı?
    7663 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/04/03
    1- Berzah aleminde ezan okunması konusunda hadis kaynaklarında herhangi bir şey yoktur. 2- Bir rivayette İmam Bakır (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Resul-i Ekrem (s.a.a) miraca gittiğinde geçmiş bütün Peygamberler Onun yanına geldiler. Cebrail, Allah’ın emriyle ezan okudu ve kamet getirdi.[1] 3- ...
  • Peygamber Efendimizin (a.s.s) mubarek dişinin kırılmasından sonra Üveysi\'n, kendisi de kendi dişini kırdığı şeklinde söylentiler derde doğru mudur? Üveys Karani\'nin hayatı ve şahsiyeti hakkında bilgi verebilirmisiniz?
    21869 تاريخ بزرگان 2012/05/12
    Künyesi Ebu Amr olan Üveys Bin Amir Muradi Karani, tabiinlerin büyüklerinden olup ünlü zahitlerdendi. Öyleki, ühdü, takvası ve ahlaki faziletleri havas ve avam için emsal olmuştu. Üveys, İslam Peygamber'i (a.s.s) zamanında iman getirmiş Onun ziyaretine muvaffak olmadı. Annesine itiatkar oluşu nediyle Medine'den ...
  • Şer’i yükümlülük için erginliğin şart olmasına binaen, çocukların yaptığı iyi ve kötü işlerin hükmü nedir?
    7318 Eski Kelam İlmi 2012/05/27
    Her ne kadar insanın Allah tarafından belirlenmiş şer’i yükümlülük şartı erginlik yaşına ermek olsa da tüm çocukların bütün çocukluk döneminde tamamen başıboş oldukları ve her işi yapabilecekleri sanısı akla gelmemelidir. İslam fakihleri iyi ve kötüyü anlayabilecek olan çocukları istisna etmişlerdir. Onların fetvasına göre eğer işleri ayırt edebilen ...
  • Yüzüğün kaşını avuç içine döndürmenin (çevirmenin) kaynağı nedir?
    10256 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/11/13
    Bu konuda “Vesailu’ş-Şia” kitabında rivayet zikredilmiştir, rivayet şöyledir:Hz. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurur: “Parmağında akik yüzüğüyle sabahlayan ve hiç kimseyle görüşmeden önce yüksüğün kaşını avuç içine döndürerek “Kadir” Suresini sonuna kadar okuyup ardından “ Amentü billahi vahdehu la şerikeleh ve amentü bıserri âli muhammedi ve alaniyyetihim” duasını tilavet eden ...
  • Gusül alırken bedenin mutlaka yıkanması gereken yerleri neresidir?
    10067 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/01/17
    Guslün doğru olmasının şartlarından biri suyun bedenin görünen dış yüzünün tümüne ulaşmasıdır. Nitekim Tevzih-ul Mesail’de şöyle yazar: ‘Gusül alırken bedende iğne ucu kadarda yıkanmayan yer kalırsa gusül batıldır. Ama kulak ve burun içi gibi görünmeyen yerlerini yıkamak farz değildir.’
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    6800 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Mübarek Ramazan ayının 21’inde yolculuk yapmanın hükmü nedir?
    5485 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/14
    Mübarek ramazan ayında yolculuk yapmanın sakıncası yoktur, ancak oruçtan kaçmak için olursa mekruhtur.[1] insan yolculuktan dolayı tutamadığı orucunu ramazan ayından sonra tutmalıdır. Bu hükümderamazanın ayının 21’i ile diğer ...
  • Ahlakla tevekkülün arasında nasıl bir bağlantı vardır?
    9932 Teorik Ahlak 2011/03/03
    İnsanın nefsinde ‘meleke’ haline gelen sıfatlara ahlak denir. Meleke ise, insanın ruhunda nüfuz eden öyle bir sıfattır ki, o sıfata uygun amel ve davranışlar kendiliğinden yapılır. Ahlak, fazilet ve rezalet olmak üzere ikiye ayrılır. Tevekkül ise, ahlaki faziletlerden biri olup kulun Allah’a güvenmesi ve bütün işlerini ona havale ...
  • Kısaca Hz. Nuh (a.s)’ın kıssasını açıklarmısınız?
    9179 نوح 2019/10/21
     Bazı tarihi nakiller ‘Muteşelh’in oğlu ‘Lemek’in Nuh (a.s)’ın babası olduğunu ve ‘Brakil’in kızı ‘Kaynuş’unda annesi olduğunu yazmaktadır.[1]Ayrıca Hz. Nuh (a.s)’ın Hz. Adem (a.s)’ın vefatından 126 yıl sonra doğmuştur. Böylece Hz. Adem (a.s)’ın dünyaya gelmesinden  1056 yıl sonra doğmuş olmaktadır.[2]

En Çok Okunanlar