Gelişmiş Arama
Ziyaret
11677
Güncellenme Tarihi: 2011/08/17
Soru Özeti
Arafat’ta durmanın sır, fazilet ve adabı nedir?
Soru
Lütfen Arafat’ta durmanın sır, fazilet ve adabını açıklar mısınız?
Kısa Cevap

Arafat’ta durmanın sırrı hakkında birçok rivayet bulunmakta ve hepsi bu mübarek günün azamet ve faziletini göstermektedir. Arafat günü insanın kendisini tanıdığı ve de dua ve yakarış ile Allah’ın kerem ve ihsan sofrasında yer edinebilmek için arı bir niyet ile Allah’ın misafirliğine kabul olduğu gündür. Şeytan bu günde zelil, hakir, kovulmuş olacak ve en öfkeli anlarını yaşayacaktır; çünkü bu gündeki dua ve yakarışın semeresi günahkârların bağışlanması, Allah’ın rahmetinin kullarını kuşatması ve son olarak da sakınan ve temiz kulların bayramı olan Kurban bayramına girmektir.

Ayrıntılı Cevap

Müminlerin önderi İmam Ali (a.s) Arafat’ta durmak hakkında şöyle buyuruyor: Arafat haremin dışındadır ve Allah’ın misafiri kapı dışında hareme girme liyakati kazanana dek yakarmalıdır.[i] Bu yüzden Arafe’nin özel gece ve gündüz duaları vardır. Bunlar Arafe gününün belirgin faziletlerinden ve önemli görevlerinden addedilir. Bundan dolayı, Yüce Allah bu şekilde peygamberlerin (a.s) temiz tuttuğu[ii] evde misafirlerini ağırlamak için kendilerini temiz ve pak kılmaktadır; zira Allah temiz evde sadece temiz misafirleri kabul eder. Arafat’ın sırları çoktur ve Şıbli hadisinde[iii] işaret edilen bazıları şunlardan ibarettir:

1. Arafat’ta durmak insanın dinî öğreti ve ilimleri öğrenmesi ve yaratılış düzenindeki ilahi sırlardan haberdar olması ve de Allah’ın insanın tüm ihtiyaçlarını bildiğini ve onların tümünü gidermeye kadir olduğunu bilmesi içindir. İnsanın kendisini sadece ona teslim etmesi, yalnız O’na itaat etmesi içindir; zira insanın Allah’a itaati her ihtiyacı gideren sermaye ve vesiledir. “İtaati onu zengin kılmıştır.”[iv] Bu yüzden İmam Seccad (a.s) Arafe gününde dilencilik yapan bir dilenciye şöyle buyurmuştur: “Yazıklar olsun sana böyle bir günde Allah’tan başkasına mı el uzatıyorsun; böyle bir günde rahimdeki bebekler için saadet umut edilir.”[v] Burada Allah dışında bir başkasından isteyen kimse zarar etmiştir. İmam Seccad (a.s) bu zaman ve mekânda başkalarına el uzan kimseleri en kötü insanlar olarak tanıtmıştır: [vi]"ؤلاء شرار من خلق ‌الله. الناس مقبلون علی‌ الله و هم مقبلون علی‌الناس" 

2. Arafat mekânı idrak ve gözlem mahallidir. Hac yapan şahıs orada Yüce Allah’ın kendisinin gizli ve açığını, kalp sayfasını, sırlarını ve hatta kendisi için belirgin olmayan ve bilinçsizce kendi ruhunda geçen şeyleri dahi bildiğini kavramalıdır: [vii]"و إن تجهر بالقول فإنّه یعلم السرّ و أخفی" Eğer insan kendi kalbinin Hakk tarafından gözlemlendiğini ve O’nun orada hazır olduğunu bilirse, kendisini azalar tarafından yapılan günahlardan arındıracağı gibi, düşünsel günahlardan da arındırır ve kalbini kirli vehimlerden tenzih eder.

3. Hac yapan şahsın Arafat gününde tıpkı şehidlerin efendisi Hüseyin b. Ali (a.s) gibi Arafat bölgesinde bulunan “Cebelu’r-Rahmet”[viii] dağının solunda Kabe’ye dönmesi ve Arafe duasını okuması daha münasiptir.

4. Arafat yerinin bir kısmı “Nemire” adında bir bölgede yer almakta ve orada bu adla bir mescit bulunmaktadır. İmam Seccad (a.s) bu alanın sırrı hakkında şöyle buyuruyor: “Nemire”’de bulunmak; ey Allahım kendim emir almadan ben bir şeye emretmem ve kendim uzak durmadan bir şeyden sakındırmam anlamını taşır.”[ix]

5. Şıbli hadisinde “Nemirat” olarak da anılan “Nemire” vadisi Arafat yerinde geniş bir bölgenin adı olup takriben Arafat ile haremin teğet yönündendir. İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: Bu bölgeye girerken bu yerin şahadet, marifet ve irfan yeri olduğunu bilmeniz gerekir; yani Allah ve melekler tanık olduğu gibi, bu geniş bölge de Allah’ın evinin ziyaretçilerinin amellerine tanıklık etmekte ve hacının hangi niyetle geldiğini ve hangi dürtü ile geri döndüğünü tamamen bilmekte ve buna tanıklık şahadet etmektedir.[x]

Arafe Günü

Her ne kadar bayram olarak adlandırılmasa da Arafe günü büyük bayramlardandır. Arafe, Hak Teâlâ’nın kullarını kendine itaat ve ibadet etmeye çağırdığı, geniş kerem ve ihsan sofrasını kendileri için serdiği ve onların günahlarını affedeceğini ve kusurlarını örteceğini vaat ettiği gündür. Bugün için belirli ameller vardır:

1. Gusül

2. İmam Hüseyin’in (a.s) kabrini ziyaret etmek. Eğer bugünde bir şahıs İmam Hüseyin’in (a.s) mukaddes kubbesi altında bulunma başarısına nail olursa, bunun sevabı Arafat’ta olmaktan az değildir, hatta daha çoktur.

3. İkindi namazından sonra Arafe duasını okumaya başlamadan önce, Arafat ehlinin sevabını kazanmak ve günahlarının bağışlanması için insanın gök kubbe altında iki rekât namaz kılması ve Hak Teâlâ nezdinde günahlarını itiraf etmesi gerekir. Bundan sonra iki rekât daha kılmalıdır: Birinci rekâtta Hamd ve Tevhid sureleri, ikinci rekâtta ise Hamd ve Kafirun suresini okuması gerekir. Ondan sonra dört rekât kılmalıdır. Her rekâtta Hamd suresini ve elli defa Tevhid suresini okumalıdır. Bu dört rekât, çok faziletli olan müminlerin önderi Hz. Ali’nin (a.s) namazının aynısıdır.

4. Kırk yedi sayfalık duayı tam olarak okumalıdır.

5. Şehidlerin efendisinin Arafe duasını okumalıdır.

6. Kef’emmi’nin naklettiği, sevabı sayı ile hesaplanmaz diye buyurduğu zikri okumalıdır. Bu dua şöyle başlar:

[xi]«سبحان الله قبل کل احد»

7. Seyid’in İkbal’de belirttiği Hz. Peygamber, Ali b. Hüseyin, Hz. Sadık ve Hz. Kazım’dan (a.s) nakledilen Arafe dualarını okumalıdır.

Özetle başarıya nail olan ve o günde Arafat’ta olabilen kimsenin okuması ve yapması gereken birçok dua ve amel vardır. Bugünün en üstün ameli duadır ve yılın tüm günleri içinde bu değerli gün dua açısından ayrıcalıklıdır. Bu yüzden bu gün için birçok dua nakledilmiştir ve onların çoğunu da Allame Meclisi Zadu’l-Maad’ta aktarmıştır. Diri ve ölü mümin kardeşler için çok dua edilmelidir. Abdullah b. Cundeb’in Arafat durağındaki hali ve kendi mümin kardeşleri için yaptığı dua hakkında nakledilen rivayet meşhurdur.[xii] Belirtilen hususlara ek olarak, bugünde “Ümmü Davud” amelini yapmak ve Mefatihü’l-Cenan gibi dua kitaplarında zikredilen diğer duaları okumak iyidir.[xiii]     


[i] Kuleyni, Kafi, c. 4, s. 224.

[ii] Bakara, 125, "وَ عَهِدْنا إِلى‏ إِبْراهیمَ وَ إِسْماعیلَ أَنْ طَهِّرا بَیْتِی"‏

[iii] Bkz: Hadis-i Şıbli, Müstedrekü’l-Vesail, c. 10, s. 166, rakamu’l-hadis: 11770.

[iv] Mefatihü’l-Cenan, Dua-i Kumeyl.

[v] Vesailu’ş-Şia, c. 10, s. 28. "ویحک! أغیر ‌الله تسأل فى هذا الیوم. إنه لیرجی لما فى بطون الحبالی فى هذا الیوم أن یکون سعیداً"

[vi] Bihar, c. 96, s. 261.

[vii] Taha, 7.

[viii] Cebelu’r-Ramet, kendi etrafındaki dağlardan ayrı olarak Arafat bölgesinde bulunmaktadır. Resul-i Ekrem (s.a.a) bu dağda taştan bir taht üzerine çıktı ve meşhur Arafat hutbesini okudu. Aynı şekilde şehidlerin efendisi İmam Hüseyin (a.s) uzun Arafe duasını bu dağın eteğinde okudu.Cebelu’r-Rahamet dağının zirvesinde Hz. Adem (a.s) adında bir kubbe vardır ki orada namaz kılmak mekruhtur.

[ix] Müstedrekü’l-Vesail, c. 96, s. 261.

[x] a.g.e.

[xi] İbrahim b. Ali, Amıli, Kef’emi, Misbah Kef’emei, s. 662.

[xii] Kuleyni, el-Kafi, c. 2, s. 507; عَلِیٌّ عَنْ أَبِیهِ قَالَ: رَأَیْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ جُنْدَبٍ فِی الْمَوْقِفِ فَلَمْ أَرَ مَوْقِفاً کَانَ أَحْسَنَ مِنْ مَوْقِفِهِ مَا زَالَ مَادّاً یَدَیْهِ إِلَى السَّمَاءِ وَ دُمُوعُهُ تَسِیلُ عَلَى خَدَّیْهِ حَتَّى تَبْلُغَ الْأَرْضَ. فَلَمَّا صَدَرَ النَّاسُ قُلْتُ لَهُ: یَا أَبَا مُحَمَّدٍ مَا رَأَیْتُ مَوْقِفاً قَطُّ أَحْسَنَ مِنْ مَوْقِفِکَ! قَالَ: وَ اللَّهِ مَا دَعَوْتُ إِلَّا لِإِخْوَانِی وَ ذَلِکَ أَنَّ أَبَا الْحَسَنِ مُوسَى (ع) أَخْبَرَنِی أَنَّ مَنْ دَعَا لِأَخِیهِ بِظَهْرِ الْغَیْبِ نُودِیَ مِنَ الْعَرْشِ وَ لَکَ مِائَةُ أَلْفِ ضِعْفٍ، فَکَرِهْتُ أَنْ أَدَعَ مِائَةَ أَلْفٍ مَضْمُونَةٍ لِوَاحِدَةٍ لا أَدْرِی تُسْتَجَابُ أَمْ لا.

[xiii] Daha fazla bilgi için bkz: Cevadi Amuli, Sobhay-ı Hac, s. 415; Payıgah-ı İttila’ Resani İsra.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar