Gelişmiş Arama
Ziyaret
11832
Güncellenme Tarihi: 2011/08/17
Soru Özeti
Arafat’ta durmanın sır, fazilet ve adabı nedir?
Soru
Lütfen Arafat’ta durmanın sır, fazilet ve adabını açıklar mısınız?
Kısa Cevap

Arafat’ta durmanın sırrı hakkında birçok rivayet bulunmakta ve hepsi bu mübarek günün azamet ve faziletini göstermektedir. Arafat günü insanın kendisini tanıdığı ve de dua ve yakarış ile Allah’ın kerem ve ihsan sofrasında yer edinebilmek için arı bir niyet ile Allah’ın misafirliğine kabul olduğu gündür. Şeytan bu günde zelil, hakir, kovulmuş olacak ve en öfkeli anlarını yaşayacaktır; çünkü bu gündeki dua ve yakarışın semeresi günahkârların bağışlanması, Allah’ın rahmetinin kullarını kuşatması ve son olarak da sakınan ve temiz kulların bayramı olan Kurban bayramına girmektir.

Ayrıntılı Cevap

Müminlerin önderi İmam Ali (a.s) Arafat’ta durmak hakkında şöyle buyuruyor: Arafat haremin dışındadır ve Allah’ın misafiri kapı dışında hareme girme liyakati kazanana dek yakarmalıdır.[i] Bu yüzden Arafe’nin özel gece ve gündüz duaları vardır. Bunlar Arafe gününün belirgin faziletlerinden ve önemli görevlerinden addedilir. Bundan dolayı, Yüce Allah bu şekilde peygamberlerin (a.s) temiz tuttuğu[ii] evde misafirlerini ağırlamak için kendilerini temiz ve pak kılmaktadır; zira Allah temiz evde sadece temiz misafirleri kabul eder. Arafat’ın sırları çoktur ve Şıbli hadisinde[iii] işaret edilen bazıları şunlardan ibarettir:

1. Arafat’ta durmak insanın dinî öğreti ve ilimleri öğrenmesi ve yaratılış düzenindeki ilahi sırlardan haberdar olması ve de Allah’ın insanın tüm ihtiyaçlarını bildiğini ve onların tümünü gidermeye kadir olduğunu bilmesi içindir. İnsanın kendisini sadece ona teslim etmesi, yalnız O’na itaat etmesi içindir; zira insanın Allah’a itaati her ihtiyacı gideren sermaye ve vesiledir. “İtaati onu zengin kılmıştır.”[iv] Bu yüzden İmam Seccad (a.s) Arafe gününde dilencilik yapan bir dilenciye şöyle buyurmuştur: “Yazıklar olsun sana böyle bir günde Allah’tan başkasına mı el uzatıyorsun; böyle bir günde rahimdeki bebekler için saadet umut edilir.”[v] Burada Allah dışında bir başkasından isteyen kimse zarar etmiştir. İmam Seccad (a.s) bu zaman ve mekânda başkalarına el uzan kimseleri en kötü insanlar olarak tanıtmıştır: [vi]"ؤلاء شرار من خلق ‌الله. الناس مقبلون علی‌ الله و هم مقبلون علی‌الناس" 

2. Arafat mekânı idrak ve gözlem mahallidir. Hac yapan şahıs orada Yüce Allah’ın kendisinin gizli ve açığını, kalp sayfasını, sırlarını ve hatta kendisi için belirgin olmayan ve bilinçsizce kendi ruhunda geçen şeyleri dahi bildiğini kavramalıdır: [vii]"و إن تجهر بالقول فإنّه یعلم السرّ و أخفی" Eğer insan kendi kalbinin Hakk tarafından gözlemlendiğini ve O’nun orada hazır olduğunu bilirse, kendisini azalar tarafından yapılan günahlardan arındıracağı gibi, düşünsel günahlardan da arındırır ve kalbini kirli vehimlerden tenzih eder.

3. Hac yapan şahsın Arafat gününde tıpkı şehidlerin efendisi Hüseyin b. Ali (a.s) gibi Arafat bölgesinde bulunan “Cebelu’r-Rahmet”[viii] dağının solunda Kabe’ye dönmesi ve Arafe duasını okuması daha münasiptir.

4. Arafat yerinin bir kısmı “Nemire” adında bir bölgede yer almakta ve orada bu adla bir mescit bulunmaktadır. İmam Seccad (a.s) bu alanın sırrı hakkında şöyle buyuruyor: “Nemire”’de bulunmak; ey Allahım kendim emir almadan ben bir şeye emretmem ve kendim uzak durmadan bir şeyden sakındırmam anlamını taşır.”[ix]

5. Şıbli hadisinde “Nemirat” olarak da anılan “Nemire” vadisi Arafat yerinde geniş bir bölgenin adı olup takriben Arafat ile haremin teğet yönündendir. İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: Bu bölgeye girerken bu yerin şahadet, marifet ve irfan yeri olduğunu bilmeniz gerekir; yani Allah ve melekler tanık olduğu gibi, bu geniş bölge de Allah’ın evinin ziyaretçilerinin amellerine tanıklık etmekte ve hacının hangi niyetle geldiğini ve hangi dürtü ile geri döndüğünü tamamen bilmekte ve buna tanıklık şahadet etmektedir.[x]

Arafe Günü

Her ne kadar bayram olarak adlandırılmasa da Arafe günü büyük bayramlardandır. Arafe, Hak Teâlâ’nın kullarını kendine itaat ve ibadet etmeye çağırdığı, geniş kerem ve ihsan sofrasını kendileri için serdiği ve onların günahlarını affedeceğini ve kusurlarını örteceğini vaat ettiği gündür. Bugün için belirli ameller vardır:

1. Gusül

2. İmam Hüseyin’in (a.s) kabrini ziyaret etmek. Eğer bugünde bir şahıs İmam Hüseyin’in (a.s) mukaddes kubbesi altında bulunma başarısına nail olursa, bunun sevabı Arafat’ta olmaktan az değildir, hatta daha çoktur.

3. İkindi namazından sonra Arafe duasını okumaya başlamadan önce, Arafat ehlinin sevabını kazanmak ve günahlarının bağışlanması için insanın gök kubbe altında iki rekât namaz kılması ve Hak Teâlâ nezdinde günahlarını itiraf etmesi gerekir. Bundan sonra iki rekât daha kılmalıdır: Birinci rekâtta Hamd ve Tevhid sureleri, ikinci rekâtta ise Hamd ve Kafirun suresini okuması gerekir. Ondan sonra dört rekât kılmalıdır. Her rekâtta Hamd suresini ve elli defa Tevhid suresini okumalıdır. Bu dört rekât, çok faziletli olan müminlerin önderi Hz. Ali’nin (a.s) namazının aynısıdır.

4. Kırk yedi sayfalık duayı tam olarak okumalıdır.

5. Şehidlerin efendisinin Arafe duasını okumalıdır.

6. Kef’emmi’nin naklettiği, sevabı sayı ile hesaplanmaz diye buyurduğu zikri okumalıdır. Bu dua şöyle başlar:

[xi]«سبحان الله قبل کل احد»

7. Seyid’in İkbal’de belirttiği Hz. Peygamber, Ali b. Hüseyin, Hz. Sadık ve Hz. Kazım’dan (a.s) nakledilen Arafe dualarını okumalıdır.

Özetle başarıya nail olan ve o günde Arafat’ta olabilen kimsenin okuması ve yapması gereken birçok dua ve amel vardır. Bugünün en üstün ameli duadır ve yılın tüm günleri içinde bu değerli gün dua açısından ayrıcalıklıdır. Bu yüzden bu gün için birçok dua nakledilmiştir ve onların çoğunu da Allame Meclisi Zadu’l-Maad’ta aktarmıştır. Diri ve ölü mümin kardeşler için çok dua edilmelidir. Abdullah b. Cundeb’in Arafat durağındaki hali ve kendi mümin kardeşleri için yaptığı dua hakkında nakledilen rivayet meşhurdur.[xii] Belirtilen hususlara ek olarak, bugünde “Ümmü Davud” amelini yapmak ve Mefatihü’l-Cenan gibi dua kitaplarında zikredilen diğer duaları okumak iyidir.[xiii]     


[i] Kuleyni, Kafi, c. 4, s. 224.

[ii] Bakara, 125, "وَ عَهِدْنا إِلى‏ إِبْراهیمَ وَ إِسْماعیلَ أَنْ طَهِّرا بَیْتِی"‏

[iii] Bkz: Hadis-i Şıbli, Müstedrekü’l-Vesail, c. 10, s. 166, rakamu’l-hadis: 11770.

[iv] Mefatihü’l-Cenan, Dua-i Kumeyl.

[v] Vesailu’ş-Şia, c. 10, s. 28. "ویحک! أغیر ‌الله تسأل فى هذا الیوم. إنه لیرجی لما فى بطون الحبالی فى هذا الیوم أن یکون سعیداً"

[vi] Bihar, c. 96, s. 261.

[vii] Taha, 7.

[viii] Cebelu’r-Ramet, kendi etrafındaki dağlardan ayrı olarak Arafat bölgesinde bulunmaktadır. Resul-i Ekrem (s.a.a) bu dağda taştan bir taht üzerine çıktı ve meşhur Arafat hutbesini okudu. Aynı şekilde şehidlerin efendisi İmam Hüseyin (a.s) uzun Arafe duasını bu dağın eteğinde okudu.Cebelu’r-Rahamet dağının zirvesinde Hz. Adem (a.s) adında bir kubbe vardır ki orada namaz kılmak mekruhtur.

[ix] Müstedrekü’l-Vesail, c. 96, s. 261.

[x] a.g.e.

[xi] İbrahim b. Ali, Amıli, Kef’emi, Misbah Kef’emei, s. 662.

[xii] Kuleyni, el-Kafi, c. 2, s. 507; عَلِیٌّ عَنْ أَبِیهِ قَالَ: رَأَیْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ جُنْدَبٍ فِی الْمَوْقِفِ فَلَمْ أَرَ مَوْقِفاً کَانَ أَحْسَنَ مِنْ مَوْقِفِهِ مَا زَالَ مَادّاً یَدَیْهِ إِلَى السَّمَاءِ وَ دُمُوعُهُ تَسِیلُ عَلَى خَدَّیْهِ حَتَّى تَبْلُغَ الْأَرْضَ. فَلَمَّا صَدَرَ النَّاسُ قُلْتُ لَهُ: یَا أَبَا مُحَمَّدٍ مَا رَأَیْتُ مَوْقِفاً قَطُّ أَحْسَنَ مِنْ مَوْقِفِکَ! قَالَ: وَ اللَّهِ مَا دَعَوْتُ إِلَّا لِإِخْوَانِی وَ ذَلِکَ أَنَّ أَبَا الْحَسَنِ مُوسَى (ع) أَخْبَرَنِی أَنَّ مَنْ دَعَا لِأَخِیهِ بِظَهْرِ الْغَیْبِ نُودِیَ مِنَ الْعَرْشِ وَ لَکَ مِائَةُ أَلْفِ ضِعْفٍ، فَکَرِهْتُ أَنْ أَدَعَ مِائَةَ أَلْفٍ مَضْمُونَةٍ لِوَاحِدَةٍ لا أَدْرِی تُسْتَجَابُ أَمْ لا.

[xiii] Daha fazla bilgi için bkz: Cevadi Amuli, Sobhay-ı Hac, s. 415; Payıgah-ı İttila’ Resani İsra.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Secde etmek için iki mühürden istifade etmek doğru mudur?
    6783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Namaz kılan insanın secde yeri dizlerinin olduğu yerden birleşik dört parmak miktarından aşağı veya yukarı olmamalıdır.[1] Bundan dolayı iki mührün yüksekliği birleşik dört parmaktan fazla olmazsa ona secde edilebilir. Namazda secde yerinin yüksekliğini değiştirmenin de bir sakıncası yoktur.
  • Doğru alışverişin şartları nelerdir?
    7549 Alış-Veriş 2012/06/14
    Bu soru çok geneldir; zira alışveriş kavramı fıkıh ve örfte değişik manalara sahiptir: Genel anlamıyla alışveriş/muamele, özel anlamıyla muamele ve özel ve genel arasında bulunan orta manasındaki muamele bu kabildendir. Genel anlamıyla muamele, yakınlık kastinin muteber olmadığı ve elbise ve bedeni temizlemek, alıveriş, nikâh ve boşanmak gibi ...
  • Neden Kadir Gecesi’nde vücuda safran sürülmesi yasaklanmıştır?
    39091 Pratik Ahlak 2010/05/06
    1) Safranın; yiyecek, ilaç ve süs olmak üzere üç özelliği vardır. Safranın rivayetlerde yasaklanan yönü, süs ve ziynet olarak kullanıldığı takdirdedir. 2) Bedene safran sürmek haram değildir ama bu rivayete göre eğer bir kişi Kadir gecesinde bedenine ...
  • Riyayı tedavi etmenin yolu nedir?
    13881 Pratik Ahlak 2011/10/22
    Riya, insanın güzel amel ve davranışları başkalarına göstererek toplumda itibar ve konum kazanmak istemesine denir. Riya ihlâsın karşı noktasında yer alır. Riya ameline yönelik ilahi gazap ve öfkeye dikkat etmek, halkın ödül ve teşvikinin değersiz olduğunu bilmek, insanların kadirşinaslıkta sözlerini tutmamalarına, şükranda bulunmamalarına, işleri unutmalarına ve güçsüzlüklerine bakmak, gönülleri ...
  • Namaz esnasında selama cevap vermenin şekli nasıldır?
    7025 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Namaz esnasındayken insan bir başkasına selam vermemelidir ve eğer bir başkası insana selam verirse, insan ön selam niteliğinde cevap vermelidir; örneğin “es-selamu aleyküm” veya “selamun aleyküm” söylemeli ve “aleyküm selam” dememelidir.[1] Hatırlatılmalıdır ki insan selamın cevabını ister namazda olsun ister namaz dışında ...
  • Hariciler Nehravan savaşında sapmışlar mıydı? Ali (a.s) Muaviye’nin fitne ateşini söndürme hususunda kuşku duyuyor muydu?
    12930 جنگهای امام علی ع 2012/08/22
    Hariciler, Hz. Ali’nin (a.s) takipçilerinden bir grup olup Sıffin savaşında hakemlik hadisesinde kendisine muhalefet etme sebebiyle itaat etmekten sakınan ve ondan ayrılan gruba denir. Bu yüzden onlara Marikin de denmiştir. Haricilerin Sapıklıkları: Bu grubun sapıklıkları çoktur ve biz örnek sıfatıyla sadece bazılarına işaret ...
  • Acaba insan, kendi din kardeşi olan bir kimsenin -aralarında gerçekleşen bir tartışma nedeniyle- hakkında eziyet görmesine neden olacak sözler söyleme hakkında sahip midir? Kendisinden özür dilediği halde ona karşı küskünlüğünü devam ettirebilir mi?
    10928 Pratik Ahlak 2011/07/24
    Af etme ve fedakârlık büyük insanların özellik ve hususiyetlerinden ve ruhunun büyüklüğünün nişanelerindendir. İslam mektebinde bu nitelik ve özellik ahlakın faziletlerinden sayılmaktadır. İslam dini öyle bir dindir ki sahip olduğu peygamberi (s.a.a.) ahlaki faziletleri ve güzelliklerini tamamlamak üzere gönderildi. Peygamberinin kendisi de bu ...
  • Cennetin değişik kapıları ve bu kapıların da özel adları mı vardır?
    24903 Eski Kelam İlmi 2010/07/24
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Rükuda ‘Azim’, secdede ‘A’la’ isimlerinin söylenmesinin nedeni nedir?
    53938 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Rükuda Subhane Rabbiye’l-Azimi ve Bihamdih ve secdelerde Subhane Rabbiye’l-A’la ve Bihamdih dememizin asıl nedeni Allah’ın emri olması ve rivayetlerde bunları söylemeye emrolunmamızdan dolayıdır. Ama onları söylemeye emrolunmanın hikmetlerini de bulabiliriz. Rüku Allah’ı tazim etmektir. Her rükuyla Allah’ı tazim ediyoruz. Bir şeyi tazim etmek o şeyin ...
  • hangi sınıra kadar kocasına itaat etmelidir? Erkek onu yolculuğa mecbur edebilir mi?
    10857 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Hz. Ayetullah Hadevi Tahrani’nin belirtilen soru hakkındaki cevabının açıklaması şudur:Kadın cinsel doyum konusunda erkeğe itaat etmelidir ve erkek evden çıkmayı yasaklarsa bu durumda kendisi evden çıkamaz. Elbette evlilik hayatının farz ve haramlarla yetinmeyle sorundan yoksun olmasının imkânsız olduğuna dikkat edilmelidir. Ama ahlaka riayet etmek evliliğin pekişmesi ve tatlılığını ...

En Çok Okunanlar