Gelişmiş Arama
Ziyaret
11718
Güncellenme Tarihi: 2011/08/17
Soru Özeti
Arafat’ta durmanın sır, fazilet ve adabı nedir?
Soru
Lütfen Arafat’ta durmanın sır, fazilet ve adabını açıklar mısınız?
Kısa Cevap

Arafat’ta durmanın sırrı hakkında birçok rivayet bulunmakta ve hepsi bu mübarek günün azamet ve faziletini göstermektedir. Arafat günü insanın kendisini tanıdığı ve de dua ve yakarış ile Allah’ın kerem ve ihsan sofrasında yer edinebilmek için arı bir niyet ile Allah’ın misafirliğine kabul olduğu gündür. Şeytan bu günde zelil, hakir, kovulmuş olacak ve en öfkeli anlarını yaşayacaktır; çünkü bu gündeki dua ve yakarışın semeresi günahkârların bağışlanması, Allah’ın rahmetinin kullarını kuşatması ve son olarak da sakınan ve temiz kulların bayramı olan Kurban bayramına girmektir.

Ayrıntılı Cevap

Müminlerin önderi İmam Ali (a.s) Arafat’ta durmak hakkında şöyle buyuruyor: Arafat haremin dışındadır ve Allah’ın misafiri kapı dışında hareme girme liyakati kazanana dek yakarmalıdır.[i] Bu yüzden Arafe’nin özel gece ve gündüz duaları vardır. Bunlar Arafe gününün belirgin faziletlerinden ve önemli görevlerinden addedilir. Bundan dolayı, Yüce Allah bu şekilde peygamberlerin (a.s) temiz tuttuğu[ii] evde misafirlerini ağırlamak için kendilerini temiz ve pak kılmaktadır; zira Allah temiz evde sadece temiz misafirleri kabul eder. Arafat’ın sırları çoktur ve Şıbli hadisinde[iii] işaret edilen bazıları şunlardan ibarettir:

1. Arafat’ta durmak insanın dinî öğreti ve ilimleri öğrenmesi ve yaratılış düzenindeki ilahi sırlardan haberdar olması ve de Allah’ın insanın tüm ihtiyaçlarını bildiğini ve onların tümünü gidermeye kadir olduğunu bilmesi içindir. İnsanın kendisini sadece ona teslim etmesi, yalnız O’na itaat etmesi içindir; zira insanın Allah’a itaati her ihtiyacı gideren sermaye ve vesiledir. “İtaati onu zengin kılmıştır.”[iv] Bu yüzden İmam Seccad (a.s) Arafe gününde dilencilik yapan bir dilenciye şöyle buyurmuştur: “Yazıklar olsun sana böyle bir günde Allah’tan başkasına mı el uzatıyorsun; böyle bir günde rahimdeki bebekler için saadet umut edilir.”[v] Burada Allah dışında bir başkasından isteyen kimse zarar etmiştir. İmam Seccad (a.s) bu zaman ve mekânda başkalarına el uzan kimseleri en kötü insanlar olarak tanıtmıştır: [vi]"ؤلاء شرار من خلق ‌الله. الناس مقبلون علی‌ الله و هم مقبلون علی‌الناس" 

2. Arafat mekânı idrak ve gözlem mahallidir. Hac yapan şahıs orada Yüce Allah’ın kendisinin gizli ve açığını, kalp sayfasını, sırlarını ve hatta kendisi için belirgin olmayan ve bilinçsizce kendi ruhunda geçen şeyleri dahi bildiğini kavramalıdır: [vii]"و إن تجهر بالقول فإنّه یعلم السرّ و أخفی" Eğer insan kendi kalbinin Hakk tarafından gözlemlendiğini ve O’nun orada hazır olduğunu bilirse, kendisini azalar tarafından yapılan günahlardan arındıracağı gibi, düşünsel günahlardan da arındırır ve kalbini kirli vehimlerden tenzih eder.

3. Hac yapan şahsın Arafat gününde tıpkı şehidlerin efendisi Hüseyin b. Ali (a.s) gibi Arafat bölgesinde bulunan “Cebelu’r-Rahmet”[viii] dağının solunda Kabe’ye dönmesi ve Arafe duasını okuması daha münasiptir.

4. Arafat yerinin bir kısmı “Nemire” adında bir bölgede yer almakta ve orada bu adla bir mescit bulunmaktadır. İmam Seccad (a.s) bu alanın sırrı hakkında şöyle buyuruyor: “Nemire”’de bulunmak; ey Allahım kendim emir almadan ben bir şeye emretmem ve kendim uzak durmadan bir şeyden sakındırmam anlamını taşır.”[ix]

5. Şıbli hadisinde “Nemirat” olarak da anılan “Nemire” vadisi Arafat yerinde geniş bir bölgenin adı olup takriben Arafat ile haremin teğet yönündendir. İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: Bu bölgeye girerken bu yerin şahadet, marifet ve irfan yeri olduğunu bilmeniz gerekir; yani Allah ve melekler tanık olduğu gibi, bu geniş bölge de Allah’ın evinin ziyaretçilerinin amellerine tanıklık etmekte ve hacının hangi niyetle geldiğini ve hangi dürtü ile geri döndüğünü tamamen bilmekte ve buna tanıklık şahadet etmektedir.[x]

Arafe Günü

Her ne kadar bayram olarak adlandırılmasa da Arafe günü büyük bayramlardandır. Arafe, Hak Teâlâ’nın kullarını kendine itaat ve ibadet etmeye çağırdığı, geniş kerem ve ihsan sofrasını kendileri için serdiği ve onların günahlarını affedeceğini ve kusurlarını örteceğini vaat ettiği gündür. Bugün için belirli ameller vardır:

1. Gusül

2. İmam Hüseyin’in (a.s) kabrini ziyaret etmek. Eğer bugünde bir şahıs İmam Hüseyin’in (a.s) mukaddes kubbesi altında bulunma başarısına nail olursa, bunun sevabı Arafat’ta olmaktan az değildir, hatta daha çoktur.

3. İkindi namazından sonra Arafe duasını okumaya başlamadan önce, Arafat ehlinin sevabını kazanmak ve günahlarının bağışlanması için insanın gök kubbe altında iki rekât namaz kılması ve Hak Teâlâ nezdinde günahlarını itiraf etmesi gerekir. Bundan sonra iki rekât daha kılmalıdır: Birinci rekâtta Hamd ve Tevhid sureleri, ikinci rekâtta ise Hamd ve Kafirun suresini okuması gerekir. Ondan sonra dört rekât kılmalıdır. Her rekâtta Hamd suresini ve elli defa Tevhid suresini okumalıdır. Bu dört rekât, çok faziletli olan müminlerin önderi Hz. Ali’nin (a.s) namazının aynısıdır.

4. Kırk yedi sayfalık duayı tam olarak okumalıdır.

5. Şehidlerin efendisinin Arafe duasını okumalıdır.

6. Kef’emmi’nin naklettiği, sevabı sayı ile hesaplanmaz diye buyurduğu zikri okumalıdır. Bu dua şöyle başlar:

[xi]«سبحان الله قبل کل احد»

7. Seyid’in İkbal’de belirttiği Hz. Peygamber, Ali b. Hüseyin, Hz. Sadık ve Hz. Kazım’dan (a.s) nakledilen Arafe dualarını okumalıdır.

Özetle başarıya nail olan ve o günde Arafat’ta olabilen kimsenin okuması ve yapması gereken birçok dua ve amel vardır. Bugünün en üstün ameli duadır ve yılın tüm günleri içinde bu değerli gün dua açısından ayrıcalıklıdır. Bu yüzden bu gün için birçok dua nakledilmiştir ve onların çoğunu da Allame Meclisi Zadu’l-Maad’ta aktarmıştır. Diri ve ölü mümin kardeşler için çok dua edilmelidir. Abdullah b. Cundeb’in Arafat durağındaki hali ve kendi mümin kardeşleri için yaptığı dua hakkında nakledilen rivayet meşhurdur.[xii] Belirtilen hususlara ek olarak, bugünde “Ümmü Davud” amelini yapmak ve Mefatihü’l-Cenan gibi dua kitaplarında zikredilen diğer duaları okumak iyidir.[xiii]     


[i] Kuleyni, Kafi, c. 4, s. 224.

[ii] Bakara, 125, "وَ عَهِدْنا إِلى‏ إِبْراهیمَ وَ إِسْماعیلَ أَنْ طَهِّرا بَیْتِی"‏

[iii] Bkz: Hadis-i Şıbli, Müstedrekü’l-Vesail, c. 10, s. 166, rakamu’l-hadis: 11770.

[iv] Mefatihü’l-Cenan, Dua-i Kumeyl.

[v] Vesailu’ş-Şia, c. 10, s. 28. "ویحک! أغیر ‌الله تسأل فى هذا الیوم. إنه لیرجی لما فى بطون الحبالی فى هذا الیوم أن یکون سعیداً"

[vi] Bihar, c. 96, s. 261.

[vii] Taha, 7.

[viii] Cebelu’r-Ramet, kendi etrafındaki dağlardan ayrı olarak Arafat bölgesinde bulunmaktadır. Resul-i Ekrem (s.a.a) bu dağda taştan bir taht üzerine çıktı ve meşhur Arafat hutbesini okudu. Aynı şekilde şehidlerin efendisi İmam Hüseyin (a.s) uzun Arafe duasını bu dağın eteğinde okudu.Cebelu’r-Rahamet dağının zirvesinde Hz. Adem (a.s) adında bir kubbe vardır ki orada namaz kılmak mekruhtur.

[ix] Müstedrekü’l-Vesail, c. 96, s. 261.

[x] a.g.e.

[xi] İbrahim b. Ali, Amıli, Kef’emi, Misbah Kef’emei, s. 662.

[xii] Kuleyni, el-Kafi, c. 2, s. 507; عَلِیٌّ عَنْ أَبِیهِ قَالَ: رَأَیْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ جُنْدَبٍ فِی الْمَوْقِفِ فَلَمْ أَرَ مَوْقِفاً کَانَ أَحْسَنَ مِنْ مَوْقِفِهِ مَا زَالَ مَادّاً یَدَیْهِ إِلَى السَّمَاءِ وَ دُمُوعُهُ تَسِیلُ عَلَى خَدَّیْهِ حَتَّى تَبْلُغَ الْأَرْضَ. فَلَمَّا صَدَرَ النَّاسُ قُلْتُ لَهُ: یَا أَبَا مُحَمَّدٍ مَا رَأَیْتُ مَوْقِفاً قَطُّ أَحْسَنَ مِنْ مَوْقِفِکَ! قَالَ: وَ اللَّهِ مَا دَعَوْتُ إِلَّا لِإِخْوَانِی وَ ذَلِکَ أَنَّ أَبَا الْحَسَنِ مُوسَى (ع) أَخْبَرَنِی أَنَّ مَنْ دَعَا لِأَخِیهِ بِظَهْرِ الْغَیْبِ نُودِیَ مِنَ الْعَرْشِ وَ لَکَ مِائَةُ أَلْفِ ضِعْفٍ، فَکَرِهْتُ أَنْ أَدَعَ مِائَةَ أَلْفٍ مَضْمُونَةٍ لِوَاحِدَةٍ لا أَدْرِی تُسْتَجَابُ أَمْ لا.

[xiii] Daha fazla bilgi için bkz: Cevadi Amuli, Sobhay-ı Hac, s. 415; Payıgah-ı İttila’ Resani İsra.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar