Gelişmiş Arama
Ziyaret
1858
Güncellenme Tarihi: 2018/10/02
Soru Özeti
İbrahim (a.s)’ın Allah Teala’nın emrine itaatle oğlunu kurban etmeye kalkması imamet makamına nail olmak için miydi?
Soru
İbrahim (a.s)’ın Allah Teala’nın emrine itaatle oğlunu kurban etmeye kalkması imamet makamına erişmek için miydi?
Kısa Cevap

Kuran’ı Kerim’den ve hadis kaynaklarından anlaşıldığı kadarıyla başta Peygamber ve Masum İmamlar olmak üzere evliyanın  bütün amelleri sadece Allah rızasına erişmek içindi. Ne dünyevi makamlara erişmek içindi  nede manevi makamlara ulaşmak için. Bu zatlar Hak yolunda canlarını ve mallarını feda etmekten kaçınmayacakları bir marifetle Hakkı tanımışlardı. Kuran’ı Kerim bu konuda şöyle buyurmaktadır: «قُلْ إِنَّ صَلاتي‏ وَ نُسُكي‏ وَ مَحْيايَ وَ مَماتي‏ لِلَّهِ رَبِّ الْعالَمين» De ki: "Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir."[1]

Bu ayeti kerimede Allah Teala peygamberine buyuruyor ki insanlara namazını, ibadetlerini, hayatını, ölümünü Allah için  halis kıldığını söyle. Başka bir tabirle kulluğu ve her davranışı hangi şart altında olursa olsun yalnız Allah’a özgü kıldığını hiçbir şeyi buna ortak etmediğini bildirmektedir. Bu tevhidin özü ve en saf halidir.

Ebetteki Allah dostlarının namazları, niyazları, kullukları ve kurbanlıkları Allah’tan başkası için değildir olamazda. Evliyanın hayatı, ölümü, tüm hareketleri, alışkanlıkları ezcümle siyasetleri, ahlakları, iktisatları, toplumsal faaliyetleri Allah için olup onun rızasını kazanmak ve ilahi değerleri muhakkak etmek içindi.

İmam Ali (a.s) bu bağlamda şöyle buyurmaktadır:

 «‏مَا عَبَدْتُكَ خَوْفاً مِنْ نَارِكَ وَ لَا طَمَعاً فِي جَنَّتِكَ وَ لَكِنْ وَجَدْتُكَ‏ أَهْلًا لِلْعِبَادَةِ فَعَبَدْتُكَ»

‘Ben ateşinin korkusundan veya cennetine tamahtan sana kulluk etmekte değilim. Bilakis seni ibadete layık bulduğum için ibadet ederim.’[2]

Bu öğretilere binaen peygamberler ve evliyanın bir makama veya mülke kavuşmak için Allah’a kulluk ettiklerini düşünmek doğru olmayacaktır. Hz. İbrahim (a.s)’ın evladını kurban etmekle imtihan edilmeden öncede ağır imtihanlarla sınanmış ve başı dik bu imtihanlardan çıkmıştır. Bütün bu imtihanların sonucunda Allah Teala onu imamet makamına seçmiştir. Zira Kuran’ı Kerim bu konuda şöyle buyurmaktadır: «وَ إِذِ ابْتَلى‏ إِبْراهيمَ رَبُّهُ بِكَلِماتٍ فَأَتَمَّهُنَّ قالَ إِنِّي جاعِلُكَ لِلنَّاسِ إِماماً ...» Hani Rabbi, İbrahim'i birtakım kelimelerle denemişti. O da (istenenleri) tam olarak yerine getirmişti. (O zaman Allah İbrahim'e): "Seni şüphesiz insanlara imam kılacağım" dedi.[3]

Hiç şüphesiz bütün gerçek müminlerin hatta Allah dostlarının gerçekleştirdiği ameller ve ibadetler ilahi rızaya ve kurb’a ulaşmak içindir. Kuran’ı Kerim buna şöyle ışık tutmaktadır:

«وَ مِنَ اللَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِ نافِلَةً لَكَ عَسى‏ أَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقاماً مَحْمُوداً» ’ Rabbinin seni makam-ı mahmud’a ulaştırması ümidiyle geçenin bir kısmında sana mahsus olan nafileyle teheccüd et.’[4]

Teveccüh edecek olursanız bu ayeti kerimede teheccüd ve gece nafilesi makam-ı mahmud’a ulaşmak için bir vesile olarak tanıtılmıştır. [5]

Konunun tam olarak açıklık kazanması için şu ayeti kerime teveccüh edecek olursak:

«وَعَدَ اللَّهُ الْمُؤْمِنينَ وَ الْمُؤْمِناتِ جَنَّاتٍ تَجْري مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهارُ خالِدينَ فيها وَ مَساكِنَ طَيِّبَةً في‏ جَنَّاتِ عَدْنٍ وَ رِضْوانٌ مِنَ اللَّهِ أَكْبَرُ ذلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظيمُ»

”Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde tertemiz köşkler vadetti. Allah'ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.”[6]

Ayan olduğu üzere Allah dostları için gerçek nimet ve başarı ilahi rızayı kazanmaktır. Büyük başarıda budur. Hz. İbrahim (a.s) gibi evliya tarafından muvahhitlerin babası olarak tanıman bir Halilullah elbette rızayı ilahiyi kazanmak için sınanmıştır. Belki de bu büyük sınamaların sonucu İbrahim (a.s)’ı varlık aleminde imamet makamına ulaştırılarak ilahi rızanın tahakkuk bulduğu izhar edilmiştir.

 

 

 

 

[1] Enam/162.

[2] Meclisi, Muhammet bakır, bihar’ul-envar, 69.c, 287.s, dar’ul ehya-i et’tras’ul-arabi, Beyrut, 2.bk, 1403.h.

[3] Bakara/124.

[4] İsra/79.

[5] Daha fazla bilgi için: Makam-ı Mahmud, 15242.

[6] Tevbe/72.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • vahiy dışındaki işlerde Peygamber’in (s.a.a) masum oluşu hakkındaki Ehl-i Sünnet’in görüşü nedir?
    5929 Eski Kelam İlmi
    Vahyi ulaştırma konusunda Peygamber’in (s.a.a) masum oluşu bütün İslam mezheplerinin ittifak ettiği bir konudur. Ancak Peygamber’in bütün ömrü boyunca masum olduğu konusu ihtilaf konusudur. Ehl-i sünnet’in muteber kaynaklarına baktığımızda sizin sorunuza kısaca şöyle cevap verebiliriz: Ehl-i sünnet’e göre Peygamber (s.a.a) vahyi almak ve iletmek konusu dışındaki işlerde masum değildi. ...
  • Neden ölümden korkuyoruz?
    9124 Eski Kelam İlmi
    Ölümden korkmanın değişik neden ve sebepleri olabilir ve biz bu yazıda özet olarak bu nedenlerin bazılarına işaret edeceğiz. 1. İnsanların çoğu ölümü fena, yokluk ve tükeniş olarak yorumlamaktadır. Apaçık olduğu üzere insan fena ve yokluktan dehşet duyar. Eğer insan ölümü bu şekilde yorumlarsa, kesinlikle ondan ...
  • Adet günlerinde var olan düzensizliği dikkate alarak benim namaz ve orucumun hükmü nedir?
    11121
    Eğer doğumlardan sonra âdetiniz adediye (adeti belli olan kimsenin) bir kimsenin adeti gibi altı güne dönmüş ise altı günü hayız ve geride kalan diğer günleri istihaza sayarsınız. Ama eğer âdetin değişmemiş âdetiniz adediye şeklinde yedi gün baki kalmış ise yedi gün hayız diğer günlerini istihaza olarak karar ...
  • Acaba Şia mezhebinden Sünni mezhebine geçmek caiz mi?
    2227 Diğer Konular
    Esasen din ve inanç insanın akıl ve mantık yoluyla hakikati araştırması ve araması sonucu kendi seçimiyledir. İnsan temel inançlarında araştırma yapmalı ve hakikate ulaştıktan sonra onu seçmelidir. Din ve mezhep insana büyüklerinden miras kalmaz. Buna binaen dinin temel inançlarında taklit caiz değildir.[1] Zira din, ...
  • İmam Hüseyin’in (a.s) mateminin önem ve felsefesi nedir?
    10297 Eski Kelam İlmi
    İmam Hüseyin’in (a.s) mateminin önem ve felsefesini anlamak için birkaç noktaya dikkat etmek gerekir:1. Kur’an değişik ayetlerde yüce insanlar ve din evliyalarının erdem ve ulvî sıfatlarını diri tutmayı vurgulamıştır.2. Yüce şahsiyetli Şia imamları (a.s) Kerbela hadisesini diri tutmak için matem merasimleri düzenlemeyi, ağlamayı ve ağlatmayı, şairlerin mersiye ...
  • Beyine ile itirafın tezatlaştığı durumda kısasın hükmü nedir?
    4413 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Eğer beyine (iki adil şahit) “a” ismindeki şahıs kasten Zeyd denen şahsı öldürdü şeklinde şahitlik eder ama daha sonra “b” ismindeki bir şahıs gelip Zeyd ismindeki şahsı öldüren benim şeklinde itirafta bulunursa fakihçilerin büyük bir çoğunluğun görüşü şöyledir: Kan sahibi aşağıdaki dört şıktan her hangi birisiyle amel ...
  • Kabristanda cami yapılabilir mi?
    4505 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Ayetullah el-Uzma Hamanei’nin Bürosu: Kabristan vakıf değilse, başkasının özel mülkü değilse, umumi mekanlardan değilse ve orada cami yapmak Müslümanın kabrine saygısızlık sayılmazsa veya kazılmasını gerektirmiyorsa sakıncası yoktur. Ayetullah el-Uzma Sistani’nin Bürosu: Arsa vakıf değilse sakıncası yoktur. Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi’nin Bürosu: Şu anda ...
  • Eğer birisi oruçluyken eşiyle oynaşır ve bedeni gevşer ama meni gelmez ise görevi nedir? Eğer meni gelirse görevi nedir?
    3247 Cünüpte Şüphe Etmek
    Meni bedeninizden dışarı çıkmadığı sürece cenabet olmazsınız ve gusül size farz olmaz. Taklit Mercilerin bu konuda fetvaları şöyle: “Eğer meni mecrasından hareket eder ama dışarı çıkmaz ise veya insan dışarı çıkıp çıkmadığından şüphe duyarsa gusül almak vacip olmaz.”[1] Buna göre cenabet olmadığı için orucu ...
  • Gusül ve abdest yerine nasıl teyemmüm alınacağını beyan edebilir misiniz?
    6993 Teyemmüm
    Teyemmüm Alma Şekli Teyemmümde dört şey farzdır: 1. Niyet, 2. İki elin avucunu beraberce teyemmüm alınabilen bir şey üzerine vurmak. 3. Saçın çıktığı yerden kaşlara ve burnun üzerine kadar alnın tümüne ve iki tarafına her iki el avucunu sürmek. Farz ihtiyat gereği ellerin ...
  • Allame Tabatabai gibi alimlerin görüşüne göre ruhun cismaniyet-ul hüdus olmasıyla (bedenle varolması) alem-i zer arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir?
    7917 İslam Felsefesi
    Ruhun cismaniyet-ul hüdus olduğuna (bedenle varolduğuna) inanmakla Allame Tabatabai’nin bahsettiği şekilde alem-i zer’e inanma arasında çelişki yoktur. Zira cismaniyet-ul hüdus demek, maddi oluşumla gerçekleşen teklik ve belirgin bir şekilde meydana gelmek demektir. Alem-i Zer’de ki varlıklar, aralarında herhangi bir belirginlik olmadan toplu halde olan varlıklardır. ...

En Çok Okunanlar