Gelişmiş Arama
Ziyaret
8126
Güncellenme Tarihi: 2010/09/20
Soru Özeti
Acaba "Bütün imamlar İslam peygamberiyle aynı derecededirler" hadisi (Kafi, c. 1 s. 270) doğru mu?
Soru
Acaba "Bütün imamlar İslam peygamberiyle aynı derecededirler" hadisi (Kafi, c. 1 s. 270) doğru mu?
Kısa Cevap

Ondört masum manevi, melekuti ve insani kemaller yönünde en doruk noktada yer almalarına rağmen Son Peygamber (s.a.a) bunların en kamili ve nuru en üstün olanıdır. Resul-i Ekrem Hz. Muhammed hiçbir imam'ın taşımadığı üstünlük ve özelliklere sahiptir. Nitekim ayni hadiste şöyle deniyor: İmamlar Peygamber'in makamındadırlar ancak peygamberlik makamı hariç ve imamlara Peygamber'e helal olan şeyler helal değildir. (örneğin dört eşten fazlasıyla evlenmek) Ancak diğer işlerde Peygamber (s.a.a) gibidirler.

Ayrıntılı Cevap

On dört Masum, en yüce manevi ve insani kemal derecelerinde bulunan ön dört yıldız durumundalar. Bu yıldızlardan her biri, ilahi ilim ve kemalin en yüce aşamasında bulunuyorlar ve hiçbir eksiklik ve kusur onların vücutlarında bulunmaz. Yüce Allah buyuruyor ki: "Allah, sadece siz Ehl-i Beyt'ten her türlü eksikliği gidermek ve sizi tertemiz kılmayı irade ediyor."[1] Evrenin en üstün ve şanlı kişileri olan bunlar saadet ve kemalin zirvesindedirler.

Ancak Resulullah (s.a.a) onların içinde en nurlu ve en kamil olanındır. Onun, kendisiyle hiçbir imamın ortak olmadığı seçkinlik ve özellikleri vardır. Nitekim İmam Cafer Sadık (a.s) kendisine sorulan sorunun cevabında şöyle diyor: "İmamlar Peygamber (s.a.a) gibidirler. Ancak onlar peygamber değillerdir. Onlara Peygamber'e helal olan şeyler helal değildir. (dört kadından fazlasıyla evlenmek gibi) Ancak diğer konularda Peygamber gibidirler."[2]

Buna göre Peygamberlerin efendisi Hatemu'l-enbiye Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a) bu yüce makam sahibi yıldızlar içinde en üstünüdür ve Allah'a kurbun en doruk noktasında yer almıştır. Nitekim İmam Cafer Sadık'ın açıkladığı gibi[3] zer aleminde Allah'ın nidasına ilk lebbeyk diyen odur. O Allah'a en yakın kişidir. O Allah'a yakınlıkta o makama erişmiştir ki Allah'a yakın bulunan meleklerden ve mursel peygamberlerden hiçbir kimse onun bulunduğu makama erişmemiştir. "O iki yay yakınlığına veya daha yakına erişti"[4] O mirac gecesinde manevi makamlardaki bütün dereceleri bir gecede katetmiş ve mümkün olan en yüce makama erişmiştir. On dört masum içerisinde sadece peygamberlik vahyi ile Yüce Allah'la doğrudan ilişkisi olan tek nurdur. Kur'an'i Kerim ona nazil olmuştur. En kamil din ve ilahi nimet programı onun eliyle insanlara sunulmuştur. Ahlakın erdemlerini onun vasıtasıyla en yüce kemal noktasına varmıştır.[5] Allah'ın kendi kelamında; kendisinin, meleklerin ve müminlerin selam ve savatını özgü kıldığı tek kişidir.[6]

Bu özelliklerden her biri tek başına onun kendine has mevkisini ortaya koyacak niteliktedir. İmam Muhammed Bakır (a.s) ne de güzel şekilde bu hadiste Resulullah (s.a.a) ve diğer masumların yüce makamlarını beyan etmiştir: "Şecere-i Teyyibe (cennetteki o temiz ağaç)[7] Peygamber'dır (s.a.a)… Onun dalı Ali'dir. gövdesi Hz. Fatıma'dır. meyveleri Ali ve Fatıma'nın soyundan masum imamlardır."[8]

Bu hadiste on dört masumun mevki ve konumları en güzel şekilde açıklanmıştır.

Son olarak şu noktaya değinelim ki masumların mevki ve makamlarını bilmek ihmalkarlık edilmemesi gereken bir görevdir. Çünkü bu konuda aşırılık veya kusur her ikisi de hatalı tutum sayılır ve kişinin sapmasına yol açar. Nitekim Hz. Ali Nehcü'l-Belağa'da şöyle demiştir: Benim hakkımda iki kişi helak olur beni sevip guluv eden ve benim hakkımı tanımakta geri duran kişi"[9] Buna göre biz masumların yüce makamlarını tanımakla, bu konuda aşırı gitmekten veya ihmalkarlıktan geri durmakla ve o İmamları takip etmekle saadet yolunu kat etmeliyiz.

Umarız ki Yüce Allah'ın lütuf ve inayeti sonucu doğru yolu takip edip her türlü sapmadan ve ihmalkarlıktan uzak duralım.



[1] Ahzap: 33

[2] عِدَّةٌ مِنْ أَصْحَابِنَا عَنْ أَحْمَدَ بْنِ مُحَمَّدٍ عَنِ الْحُسَیْنِ بْنِ سَعِیدٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بَحْرٍ عَنِ ابْنِ مُسْکَانَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِی عَبْدِ اللَّهِ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ مُسْلِمٍ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا عَبْدِ اللَّهِ ع یَقُولُ الْأَئِمَّةُ بِمَنْزِلَةِ رَسُولِ اللَّهِ ص إِلَّا أَنَّهُمْ لَیْسُوا بِأَنْبِیَاءَ وَ لَا یَحِلُّ لَهُمْ مِنَ النِّسَاءِ مَا یَحِلُّ لِلنَّبِیِّ ص فَأَمَّا مَا خَلَا ذَلِکَ فَهُمْ فِیهِ بِمَنْزِلَةِ رَسُولِ اللَّهِ ص Usul-Kafi c. 1 s. 370 Miratu'l-Ukul c. 3 s. 161

[3] Biharu'l-Envar c. 5 s. 236

[4] Necm: 9

[5] انما بعثت لاتمم مکارم الاخلاق. Biharu'l-Envar c. 16 s. 210

[6] ان الله و ملائکته یصلون علی النبی یا ایها الذین آمنوا صلوا علیه وسلموا تسلیماً. Ahzap: 56

[7] کشجرة طبیه اصلها ثابت و فرعها فی السماء. İbrahim: 24

[8] [8] [تفسیر القمی‏] أَبِی عَنِ ابْنِ مَحْبُوبٍ عَنْ أَبِی جَعْفَرٍ الْأَحْوَلِ عَنْ سَلَّامِ بْنِ مُسْتَنِیرٍ عَنْ أَبِی جَعْفَرٍ ع قَالَ سَأَلْتُهُ عَنْ قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى مَثَلًا کَلِمَةً طَیِّبَةً الْآیَةَ قَالَ‏الشَّجَرَةُ رَسُولُ اللَّهِ ص وَ نَسَبُهُ ثَابِتٌ فِی بَنِی هَاشِمٍ وَ فَرْعُ الشَّجَرَةِ عَلِیُّ بْنُ أَبِی طَالِبٍ ع وَ غُصْنُ الشَّجَرَةِ فَاطِمَةُ ع وَ ثَمَرَاتُهَا الْأَئِمَّةُ مِنْ وُلْدِ عَلِیٍّ وَ فَاطِمَةَ ع شجرة رسول الله نسبة ثابت فی بنی اثم و فرع الشجرة علی بن ابیطالب و غض الشجرة فاطمه (س) و ثمراتها الائمة من ولد علی و فاطمه (ع) و ...  Biharu'l-Envar c. 9 s. 217

[9] هلک فیّ رجلان محب غال و مبغض قال، Nehcu'l-Belağa Kısa Sözler, No: 113

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar