Gelişmiş Arama
Ziyaret
14549
Güncellenme Tarihi: 2012/01/23
Soru Özeti
Arapçayı bilmeyenlerin Kuran’a bakmalarının veya okumalarının ne gibi faydaları vardır?
Soru
Herkes için hatta Arapça bilmeyenler için Kuran okumanın sevabı olduğunu, hatta okuryazarlığı olmayan kimseler için de Kuran yazılarına bakmanın sevabı olduğunu defalarca duyduk. Sizin söylediklerinize göre: Kuran, bir yaşam kitabıdır ve İslam, düşünme ve tefekkür dinidir. Bu tür sözler sarf etmek insanları kandırmak onları kullanmak değil midir?
Kısa Cevap

Kuran, sıradan bir kitap değildir. Aksine Allah’ın kelamı olması gibi birçok farklı konumlara sahiptir. Sözleri de Allah tarafından İslam Peygamberi’ne (s.a.a) vahiy edilmiştir. Birçok derin ilim ve öğretiler içerir. Yaşam kitabı, insanın tekâmülü, hidayet kitabı vb. ayrıca kutsaldır ve kendisine has bir değeri vardır. Bu esasa göre; Ondan faydalanmanın farklı mertebe ve dereceleri vardır. Bu mertebelerden bazısı Kuran’a bakmakla hâsıl olur, bazısı da Kuran üzerinde düşünce ve tefekkür ile hâsıl olur. Bazı yüce mertebeleri ise düşünce ve tefekkürün yanı sıra şeriat çerçevesinde bir riyazete ve ilahi inayete ihtiyacı vardır. Yüce mertebelerin husulü olmadan bazı mertebelerin insana hâsıl olmasında bir sorun yoktur.

Ayrıntılı Cevap

Kuran, sıradan bir kitap değildir. Aksine Allah’ın kelamı olması gibi birçok farklı yönlere sahiptir. Onda ki sözler Allah tarafından İslam Peygamberi’ne (s.a.a) vahiy edilmiştir. Birçok derin ilim ve öğretiler içerir; Yaşam kitabıdır; insanın tekâmülünü sağlar; hidayet kitabıdır; vb. ayrıca kutsaldır ve kendisine has bir değeri vardır. Bu esasa göre; Ondan faydalanmanın farklı mertebe ve dereceleri vardır. Bu mertebelerden bazısı Kuran’a bakmakla da hâsıl olur.

Kuran’a bakmanın bazı faydaları vardır ve biz onlardan bazılarını aşağıda zikredeceğiz:

Kuran, lafızdan daha öte hakikatlere sahip bir kitaptır. Çünkü bu ayetlerin kaynağı alemlerin rabbi, taşıyıcısı en yüce mahluku olan Resul-i Ekrem (s.a.a) ve katibi de muttakilerin imamı, Müminlerin Emir’i Ali (a.s)’dır. İşte bu sebepten ne zaman bir Müslüman Kuran’ı açsa ve ona baksa, kendisini âlemlerin rabbinin ve Allah Resulü (s.a.a)’in huzurunda bulur. Bu huzurun da manasını derk eder. Allah’ın (c.c) ve mutahhar(tertemiz) olan masumların huzurunda olmanın okuryazarlığa ihtiyacı yoktur.

Sadece bakmakla dahi olsa Kuran ile kurulan irtibat, inanç yönünden tevhit ve peygamberliğin ikrarı; İslam ve Kuran düşmanlarından beraatın göstergesidir. Zira Allah’ın kitabını açan kimse ondan medet umar ve ona inançla bakar. Hem Allah’a, hem resulüne, hem de içerdiği yüce manalara iman etmiştir. Bunun kendisi ilmi yönden Allah’ın, Resulünün ve kutsal kitap Kuran’ın hakkaniyetini ikrarıdır. Bunun için lafzın okunmasına da ihtiyaç yoktur.

Kuran ayetlerine bakmak ve ona önem vermek, okuryazar olmayan insanların kıraati öğrenme ve Kuran’ı derk etme yönünde rağbet göstermesine sebep olur. Diğer taraftan birçok yerde okuryazar olup da Kuran’a teveccühü olmayanların vazifelerine daha çok önem vermelerine sebep olur. Bu da insanın davranışlarıyla diğerlerini hidayet kitabına sarılmaya davet açısından, iyiliğe emretme düsturunun ilmi yöntemidir.

Kuran öğretilerinin ve hakikatlerinin farklı mertebeleri vardır. Bu da hiçbir sınıfın Kuran’dan nasipsiz kalmamasına neden olmuştur ve herkes, kendi anlama ve derk etme ölçüsüne göre Kuran’dan faydalanabilir. Okuryazarlığı az veya hiç olmayanlar da kendilerine göre bu ilahi kitaptan faydalanırlar. Kuran’ı okuyamayan kimse Onu okuyabilen kadar faydalanamaz, Kuran ayetlerinde düşünemeyen kimse de kendi düzeyinde Kuran’la irtibat halindedir ve Arap edebiyatına hâkim, muhkem ve müteşabih(müphem) ayetleri birbirinden ayıran kimse kadar Ondan faydalanamaz. Kısaca her sınıf, kendi yeteneği, anlayış düzeyi ve tahlil gücü miktarınca Kuran’dan faydalanabilir ve sınırlı şekilde faydalanma daha fazla faydalanmaya engel değildir. Tüm bu faydalanmalar hidayet sayılır ve hidayet lafızla sınırlı olmayıp insan yaşantısının tamamında geçerlidir. Okuryazar olmayanların da nasipsiz olmadığı Kuran’ın bu özelliği, Onun başka bir mucizesidir.

Başka bir tabirle, birçok rivayette şöyle nakledilmiştir: “ Kuran-ı Kerim, çeşitli Bâtıni yönlere sahiptir ve her batının da batını vardır ve …”[1] Bu farklı batınlardan maksat şudur: Kuran’ı öğreti ve hakikatler farklı mertebelere sahiptir. Bu özellik hiçbir sınıf ve tabakanın Kuran’ın bereketlerinden nasipsiz kalmamasını sağlamıştır. Herkes kendi sahip olduğu derk ve anlayış gücüyle Kuran’dan faydalanır. Okuryazarlığı hiç veya az olanlar kendilerine göre bu ilahi kitabın huzurunda Onun feyzinden nasiplerini alırlar. Onların bu faydalanması Kuran’ın hadi olmasıyla tezatlık doğurmaz. Çünkü zikredilen bu kazanç ve faydalanmalar, Kuran’ın feyiz mertebelerinden bir mertebedir. Bu hadde faydalanma herkes için mümkündür.

Kuran-ı Kerim, Allah’ın kelamı ve kelimeler de Onun yazılı zikridir. Kuran’a bakmak Allah ile irtibat ve ruha huzur katmayı sağlar.

Rivayetlerde birçok defa Kuran’a kıraat etmeksizin bakmanın bile ibadet olduğu zikredilmiştir. Bu özellik de sadece Kuran’a ait değildir. Birçok şey vardır ki sadece ona bakmak bile ibadet sayılmıştır. Örneğin: bir âlimin yüzüne bakmak, Kâbe’ye bakmak, Müminlerin Emir’ine bakmak, ebeveyne muhabbet gözüyle bakmak. Bu hüküm, faydalanmanın bir ağaca veya suya bakmak gibi kalbe huzur veren şeylerden faydalanma gibi sadece bakmakla sınırlı olduğu manasını taşımaz. Aksine ağaç ve suyun başka özelliklere sahip olduğunu gösterir. Kuran da aynı şekilde hem Ona bakmak insana feyiz verir hem de kendisi hidayet kitabıdır. Bu iki özellik birbiriyle çelişmez. Günümüzde, filan şeye bakmanın faydalı veya zararlı olduğunu ortaya koyan ilmi araştırmalarla çok karşılaşıyoruz. Örneğin “Televizyona bakmak zararlıdır. Suya ve mavi renge bakmak huzur verir.” Gibi konularla çokça karşılaşıyoruz. Bu durumda, neden bu iş Kuran hususunda halk için bir kandırmadır gibi düşüncelere kapılalım? Şu halde ki bu işin birçok faydasının olduğu yerindedir ve birçok muteber hadiste tavsiye edilmiştir. Örnek olarak bu hadislerden ikisini zikredeceğiz:

“Halk namaz kılarken Ebuzer, İmam Ali (a.s)’a bakıyordu. Bu durum kendisinden sorulduğunda şu cevabı verdi: Allah Resulü (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu duydum: “ Ali b. Ebu Talip’e bakmak ibadettir, muhabbet ve rahmet gözüyle ebeveyne bakmak ibadettir, Kuran’a bakmak ibadettir ve Kâbe’ye bakmak ibadettir.””[2]

Ravi diyor ki: İmam Sadık (a.s)’a arz ettim: Canım sana feda olsun. Ben Kuran’ı hıfzettim ve Onu kalbimden okuyorum. Acaba bu mu daha faziletlidir yoksa Kuran’a bakmak mı? İmam şöyle cevap verdi: “ Bakarak okuman daha faziletlidir. Kuran’a bakmanın ibadet olduğunu duymadın mı?”[3]

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki, Kuran’a bakmak ilmi açıdan bir özellik taşıyabilir. Ayrıca rivayetlere müracaatla bu iş, masum İmamlar (a.s)’in fermanıyla müstehaplardan sayılır ve halkı kandırmak değildir ve bizler ibadet konularında din önderlerimize uymaktayız.



[1] Gonabadi Sultan Muhammed, Beyan’us-Saadet fi Makamat’il-İbadet Tefsiri, C.3, S.264, ikinci baskı, El-Âlemi lil-Metbuat Kurumu, Beyrut, 1408 h.k.

[2] Muhaddis Nuri, Müstedrek’ul-Vesail, C.4, S.268, Âlul-Beyt aleyhim selam Kurumu, Kum, 1408 h.k.

[3] Kuleyni, Yakup, El-Kafi, C.2, S.613, dördüncü baskı, Darul-Kitabil-İslamiye, Tahran, 1365 h.ş.; Mazenderani, İbni Şehraşub, Menakib-i Âli Ebu Talib (a.s), İntişarati Allame Kurumu, Kum, 1379 h.k; Şeyh Hurri Amili, Vesailuş-Şia, Âlul-Beyt aleyhim selam Kurumu, Kum, 1409 h.k.; Ali b. İsa b. Erbili, Keşful-Gumme, Mektebetu Beni Haşim Tebriz baskısı, 1381 h.k.; Şeyh Saduk, Men la Yehsuruhul-Fakih, Camia’yi Müderrisin Yayınevi, Kum, 1413 h.k.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kısa mesaj (SMS) yoluyla namahrem birisiyle şakalaşmanın hükmü nedir?
    12979 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/01/14
    Bazı noktalara dikkat edilmesi sorunun cevabının bulunmasında size yardımcı olacaktır:1-) İnsanda olan güçlü dürtülerden birisi de şehvettir ve eğer bu içgüdü isyan edecek olursa kontrol edilmesi imkânsız veya ...
  • Neden Şia geçici evliliği (muta) caiz bilmektedir?
    29578 متعه 2013/04/23
    Başlangıçta bu meselenin fıkhi konulardan olduğuna ve özel bir alan ve ortamda ilgili uzmanlar tarafından incelenmesi gerektiğine dikkat etmeliyiz. Burada kısaca konuları beyan edecek ve konunun detaylarını ayrıntılı cevaba bırakacağız. 1. Geçici evlilik, hiçbir evlilik engeli taşımayan, iki tarafın rızasıyla ve belirli bir zamana kadar belirlenmiş bir ...
  • Kadının sebebî mahremleri kimlerdir?
    8803 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/01/17
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Tükenmez kalem mürekkebi abdeste engel sayılır mı?
    16903 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/09/21
    Eğer tükenmez kalem mürekkebinin çökeltisi varsa abdeste engeldir ve kaldırılması gerekir.[1] Bu nedenle tükenmez kalemlerin hepsi için bir hüküm verilemez.    [1] İmam Humeyni, İstiftaat, c. 1, s. ...
  • İmam Hüseyin’in (a.s) Rukayye adında bir kızı var mıydı?
    23924 تاريخ بزرگان 2011/12/20
    Fedakarlık ve insani kemallerle dolu Kerbela gibi bir olayda yaşı küçük olan kimseler fazla dikkat çekmemiş olabilir. Hz. Rugayye’nin (s.a) yaşamı, babası, amcası, halası gibi yüce şahsiyetlerin nurlarının ışığı arkasında kaldığından tarih kitaplarında İmam Hüseyin’in (a.s) Rugayye adında küçük bir kızı olduğu konusuna değinilmemiştir. Bazı maktellerde İmam ...
  • Allah’ı görme hakkında Şia’nın görüşü nedir ve bu hususta Ehlisünnetin görüşünü inceler misiniz?
    13313 پروردگار. نامها و ویژگی ها 2012/08/21
    Ehlisünnetin birçok âlimi eğer bu dünyada Allah görülmezse onun kıyamette görüleceğine inanır! Onlardan bazıları bu hususta şöyle demiştir: Bu Ehlisünnet ve hadis âlimlerinin inancıdır. Bazıları da Hz. Musa (a.s) ve İsrail oğulları tarafından Allah’ı görme hadisesi hakkında şöyle demiştir: Bu olay Allah’ı görmenin imkânsızlığına delalet etmez, sadece ...
  • İslam’ın Hakkaniyetinin Aklî Delilleri
    21539 Yeni Kelam İlmi 2012/01/23
    Her ne kadar bugün dünyada gözlemlenen dinlerde bir takım hakikatler yer alsa da, gerçek tevhit olan kamil hakikat sadece İslam’ın çehresinde gözlemlenebilirdir. Bu iddianın en büyük delili, diğer dinlerin muteber senetlerinin olmayışı ve metinlerinde tahrif ve aklî çelişkilerin bulunması ve bunun karşılığında Kur’an’ın senet taşıması, ...
  • Hangi ameller büyük günahları yok ediyor?
    62909 گناه 2012/08/16
    İnsanların işleyecekleri büyük günahların hepsi aynı derecede değildirler. Buna binaen günahların af edilmesi de günahın çeşidine ve türüne bağlıdır. Bir günah vardır ki bir istiğfar dilemekle af olunması mümkündür, ama bir başka günah vardır ki daha fazla zahmete katlanmak ve daha fazla telafi edilmeyi ister. Elbette İslam ...
  • ‘Kim bundan böyle bu suçu işlerse Allah ondan öç alacaktır ve Allah üstündür, öç alıcıdır.’ ayetindeki intikamın nedeni nedir?
    7347 Tefsir 2012/02/15
    Sorudaki ayet Maide suresinde ihramlıyken avlanmanın yasak olduğunu bildiren ayetlerden sonra gelmiştir. Burada Allah Teala, kendisinin koyduğu sınırları aşandan, yani ihramlıyken avlanmanın haram oluşuna uymayan ve avlanan kimseden intikam alacaktır. Dolayısıyla Allah’ın intikam almasının nedeni günahta ısrar etmektir.[1] İhram halindeyken ...
  • Gadir hadisini ispat eden belgeler nelerdir?
    7630 Eski Kelam İlmi 2011/01/17
    Gadir olayı ve o günde İmam Ali’nin (a.s) Allah Resulü’nün (s.a.a) halifesi olarak tanıtılması, o kadar azametli bir olaydı ki, bu tarihi olayı Resulullah’ın 110 tane sahabesi nakletmiştir. Ancak bu demek değildir ki, o olaya şahid olan Resulullah’ın (s.a.a) binlerce sahabesinden yalnızca bu kadarı onu nakletmiştir. Bu sayı ...

En Çok Okunanlar