Gelişmiş Arama
Ziyaret
7656
Güncellenme Tarihi: 2009/07/11
Soru Özeti
İranlıların matem, şenlik ve dini bayramlardaki gelenekleri neden diğer Müslümanlarla ve hatta diğer Şiilerle farklıdır?
Soru
Biz İranlılar, neden matem, sevinç ve dini bayramlarımızı diğer Müslümanlardan ve hatta diğer Şiilerden farklı kutluyoruz?
Kısa Cevap

Dini kutlamalar için genel kurallar olmasının yanı sıra ancak mukaddes İslam dininin görüş belirtmediği yerlerde her bölge örf ve adetlerine göre bu merasimleri yerine getirilebilir. Başka bir deyişle dinin önem verdiği şey örneğin İmam Hüseyin (a.s) için matem merasimlerinin düzenlenmesidir. Ama bunun yapılma şekli halkın kendisine bırakılmıştır. Bu yüzden şenlik ya da matemler her bölgede değişiklik arzetmektedir. Bu törenler dinin genel kanunlarına aykırı olmadığı sürece İslam onları teyit etmektedir.

Ayrıntılı Cevap

Bütün dinlerde, hedef, ülkü ve değerlerinin canlı tutulup yüceltmesi için çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. İslam dininde, özellikle de şia mezhebinde de böyle etkinlikler vardır. Allah-u Teala Kur 'an'da kendi nişanelerinin yüceltilmesini istemiş, bu güzel amelin takvadan kaynaklandığını belirterek şöyle buyurmuştur: “Kim Allah dininin hükümlerini ulularsa şüphe yok ki bu yüreklerde ki çekinme duygusundandır.[1]

 

Dolayısıyla böyle merasimler düzenlemek güzel işlerdendir. Bu merasimleri her kavim ve millet kendi örf ve adetlerine göre düzenlemektedir. Merasimler İslama aykırı olmadığı sürece herhangi bir sakınca teşkil etmez ve İslam da onları teyit eder. Örnek verecek olursak, Şii mektebi İmam Hüseyin (a.s) için yapılan matem merasimlerine, Onun (a.s) için ağıt yakmaya çok önem vermektedir.[2] Ancak bu önemli olay için her ülkede değişik şekillerde matemler yapılmaktadır. Hatta İranın şehirlerinde de bu merasimler birbirinin aynısı değildirler. Her bölgenin kendi matem şekli vardır. Böyle merasimlerde birinci derecede önemli olan İmam Hüseyin (a.s)'ın adını ve hatırasını yaşatmak, ikinci derecede de matemlerde İslama aykırı bir unsurun olmamasına dikkat etmektir. İran'da eskiden beri böyle merasimler düzenlenmekte, halk desteler halinde caddelere sokaklara çıkmaktadır. Bunlar âlimlerin de teyit ettiği merasimlerdir. İmam Humeyni (r.a) buyuruyor: “Biz bu İslami gelenekleri, bu mübarek İslami desteleri korumalıyız. Aşurada, Muharrem ve Sefer aylarında, düzenlenen bu merasimleri daha fazla desteklemeliyiz.”[3]

 

Şey Tusi'nin İmam Sadık (a.s)'dan rivayet ettiği bir hadis, Resulullah’ın soyundan genle seyyidleri ailelerinin İmam Cafer Sadık’ın zamanında nasıl matem tuttuklarını ortaya koymaktadır. İmam Sadık (a.s) buyuruyor: “Fatımi seyyidlerin kadınları elbiselerini yırtar, yüzlerine tokat atarlardı.” İmam (a.s) onların bu şekilde ki matemlerini şu sözüyle onaylamaktadır: “Hüseyin gibi birisi için de böyle yapmak gerekir.”[4]

 

Fakat malesef bir kısım cahil insanlar İslama aykırı merasimler yapmaktadırlar. Şii alimler bu yanlış hareketlerin önüne geçerek onlara engel olmuşlardır. Örneğin kama vurmak İmam Hüseyin (a.s)'a yas törenlerine sokulmuştur. Ama İmam Humeyni (r.a), İran devriminin başlangıcında İslam dünyasının durumunu göz önüne alarak “Bu durumda kama vurulmasın.” diye buyurdular Ayetullah Hamanei de “Açıkta kama vurmak haram ve yasaktır.” Fetvasını vermiştir.[5]

 

Temelde meşru olan dini merasimlerin şekli konusunda şer’i bir sınırlama olmadığı durumlarda[6] ister istemez farklılıklar ortaya çıkar. Toplumların kültür ve geleneklerinin farklı olmasından dolayı bu merasimlerin şer’i ölçüler çerçevesinde farklı şekillerde düzenlenmeleri gayet doğal bir şeydir.



[1] -Hac/32

[2] -Makdem-i Mukaddem, s.96

[3] -Cevad Muhaddisi, Ferheng-i Aşura, s.341, Sahife-i Nur, c.15, s.2041 den naklen

[4] - Makdem-i Mukaddem, s.97; Tezhip, c.2, s.283 (Kefaret konusunun sonu)

[5] - Ferheng-i Aşura, s.386-387

[6] -İslam namaz gibi ibadetlerin şeklini belirlemiş ve nasıl yerine getirileceğini beyan etmiştir. Kimseye namazı kendi diliyle, kendi bölgesinin örf ve adetiyle kılmasına izin verilmemiştir.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İmam Hüseyin (a.s) mateminde çıplak bir şekilde sine vurmanın hükmü nedir?
    4067 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2018/11/17
    Taklit mercilerin İmam Hüseyin (a.s) matem merasimlerinde sine vurmak için çıplak olunması hakkında fetvalarında göze çarpan çoğunlukla namahremin gözü önünde olmaması ve fesat içermemesi halinde caiz olduğu yönündedir. Aynı şekilde hiçbir taklit merci hızlı şekilde sine vurulmasını haram bilmemektedirler. Bilakis bunun müstahak olduğunu ifade edip tekit etmişlerdir. ...
  • İslamî olmayan devletlerin bankalarından borç almanın hükmü nedir?
    5893 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/22
    “Borç almak devlet bankasından olsa dahi zatı itibariyle şerî otoritenin iznine bağlı değildir ve faizli olsa bile durum hükmü açısından doğrudur. Ancak faizli olması durumunda ister Müslüman’dan veya Müslüman olmayandan, ister İslam devletinden veya İslamî olmayan bir devletten alınmış olsun sorumluluk açısından haramdır. Harama bulaşmayı caiz ...
  • Şeytanın mı nüfuzu ve kudreti fazladır yoksa Allah’ın mı?
    6738 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Hiç şüphesiz Allah’ın kudreti her şeyin yaratıcısı olması yönüyle bütün işlerde şeytandan daha fazladır. Hz. Âdem’in Allah’ın buyruğuna uymayarak şeytan’ın sözünü dinlemesi şeytanın sözlerinin gücü ve nüfusu nedeniyle değildi, şeytanın vesvesesinin sonucuydu, çünkü insan muhtar(irade sahibi) bir varlıktır. Kendi seçimlerinde değişik unsurların etkisi altındadır.
  • İslam Peygamberinin berzah yaşamı, ilmi ve bu dünyayı görmesi hakkındaki görüşünüz nedir?
    8665 Eski Kelam İlmi 2011/11/21
    Şii inancına göre Peygamber Efendimizin (s.a.a), vefat ettikten sonra fiziki olarak maddi alemle irtibat kurmasının ve onu müşahede etmesinin imkanı yoktur, ama Allah’ın bu büyük elçisinin takipçileriyle manevi irtibat kurması mümkündür. Peygamberimizin şu anda dünyadan ve onda olup bitenlerden haberi vardır; Efendimiz selam ve ziyaretlerimizi kesinlikle duymakta ve bunlar birçok ...
  • Mübarek Tekvir suresindeki yıldızların ‘kuvviret’ ve ‘inkederet’ olmalarının manası.
    7813 Tefsir 2011/04/28
    Kuvviret, dürülmek, toplanmak, atılmak veya kararmak manalarına gelmektedir. Buradaki maksat Güneşin ışığının sönmesi, kararması ve onun hacminin küçülmesi demektir. Aynı şekilde ‘inkederet’ kelimesi ‘inkidar’ kökünden olup düşmek ve dağılmak demektir. Yine kararmak ve karanlık demek olan ‘küdüret’ten de gelmektedir. Dolayısıyla ayetin manası şöyle olur: Kıyamete yakın zamanda yıldızlar ...
  • ‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ (Müzemmil/5) ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat nedir?
    6883 Tefsir 2012/02/14
    ‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat Kur’an-ı Kerim’dir. Müfessirler ‘Ağır Söz’ü değişik boyutlardan çeşitli şekillerde tefsir etmişlerse de anlaşılan o ki onun Kur’an-ı Kerim olduğunda şüphe yoktur. ‘Ağır Söz’ün çeşitli yönleri vardır. Ağır ...
  • ilahi yakınlığın (kurb) anlamı nedir? Kısımları nelerdir? Nasıl elde ediliyor.
    16195 Pratik İrfan 2010/12/14
    kurb lügatte; bir şeyin başka bir şeye yakınlığı anlamındadır. Bu yakınlık bazen mekânsal, bazen de zamansaldır. Bu nedenle yakınlık, ya mekânsaldır veya zamansal. Geleneksel ve genel örfte yakınlılık (kurb) başka bir anlamda da kullanılıyor. Oda şudur ki; bir kimsenin başka birisinin yanında değerli olmak ve ...
  • Bir Hindu, Kur’an’ı araştırmak ve okumak isterse ona Kur’an hediye etmenin şer’î hükmü nedir?
    6021 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/19
    Büyük taklit mercilerinin görüşlerine geçmeden önce bazı noktaları dikkatlerinize sunuyoruz:1- Hindular kafirler sınıfındandır.2- Kafirin Kur’an’a saygısızlık veya necis edeceği bilinse (ihtimal demiyoruz) taklit mercilerinden hiç biri bunu caiz bilmemekteler.3- Kafir, okumak maksadıyla ...
  • Allah-u Teâlâ’nın hilesinin anlamı nedir?
    8370 Tefsir 2012/06/11
    Arap lügatinde hile (mekr), bir kimseyi hedefin­den (hedef iyi ya da kötü olsun) alı koymaktır. Bu anlam esasınca hile her zaman ve her yerde kötü değildir. Bu kelimenin Allah-u Teâlâ’ya nispet verilmesi, zararlı komployu hünsa etmek anlamındadır ve bozguncular hakkında kullanıldığında, programları ıslah etmenin önünün ...
  • Hz Peygamber’den (s.a.a) sonra kızı Hz Fatıma Zehra’nın (s.a) başına neler gelmiştir?
    12197 تاريخ بزرگان 2012/04/15
    Hz Peygamberin vefatından sonra kızı Fatıma’nın yaşadığı musibet ve sorunlar hakkında birçok söz ve rivayet vardır. Bu hususta Ehli Sünnetin en muteber kitabı olan Sahih-i Buhari’deki bir rivayete dikkatinizi çekiyoruz. ...

En Çok Okunanlar