Gelişmiş Arama
Ziyaret
14030
Güncellenme Tarihi: 2012/02/18
Soru Özeti
Hz. Peygamber, Ebu Leheb’e ile sıla-i rahimde bulunuyor muydu?
Soru
Hz. Peygamber (s.a.a), Ebu Leheb’e karşı da sıla-i rahim sünnetini uyguluyor muydu?
Kısa Cevap

Sıla-i rahim, akrabalar ile irtibatı sağlayan amele denir. Bunun İslam açısından önemi, kâfir akrabalar ile dahi irtibatın kesilmesinin yasaklanmış olması derecesindedir. Elbette kâfir akrabalar inatçı olur ve İslam’a darbe vurma niyeti taşırsa, İslam onlara sıla-i rahimde bulunmayı yasaklamıştır. Bu yüzden Tebbet suresi, Ebu Lehep ve eşi hakkında nazil olmuş ve Hz. Peygamber (s.a.a) onunla ilişkisini kesmiştir.

Ayrıntılı Cevap

Sıla ilişki ve irtibat manasında ve rahim de yakınlar ve akrabalar anlamındadır. Sıla-i rahim, akrabalar ile ilişkiyi sağlayan amele denir. İslam’da sıla-i rahmin özel bir önemi vardır. İmam Sadık (a.s)[1], kendisine “bazı akrabalarım benim din ve düşüncemden ayrı bir din ve düşünceye sahiptir, onların benim üzerimde bir hakları var mıdır, diye soran bir şahsa şöyle buyurur: Evet, yakınlık ve akrabalık hakkını bir şey kesmez. Eğer senin ile hemfikir ve ortak inanca sahip olurlarsa, o zaman biri akrabalık hakkı ve diğeri de İslam ve Müslümanlık hakkı olmak üzere senin üzerinde iki hakları olur. Bir başka rivayette de şöyle buyurmuştur: Sizler yakınlarınıza sıla-i rahim veya iyilikte bulunun, onlar sizinle ilişkilerini kesse de siz onlarla ilişkinizi kesmeyin. Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: Sizinle ilişkilerini kesseler de siz akrabalarınızla ilişki kurun.[2] Ama soru şudur: İslam karşıtı ve düşmanı olan kâfir ve müşrik akrabalara da sıla-i rahimde bulunmayı İslam tavsiye etmiş midir? Örneğin Hz. Peygamber (s.a.a); maalesef müşrik olan, şirkte çok inat eden, kendisi ve diğer Müslümanlara inkâr edilmeyen düşmanlıklar, cinayetler ve zulümler yapan Ebu Leheb’e sıla-i rahimde bulunuyor muydu? İki delil ile cevabın hayır olduğunu söylemeliyiz.

1. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de müminlere.”[3] Çok açık olduğu üzere af dilemek, istiğfar etmek ve dua etmek sıla-i rahim kategorisinden sayılmaktadır. Rivayetlerde sıla-i rahim için minimum ölçüler belirtilmiştir. Selam vermek[4] veya bir miktar su içirmek[5] bu kabildendir; yani onlara selam vermek veya bir miktar su vermek ile sıla-i rahim gerçekleşmektedir. Aynı şekilde rivayetlerde eğer yakınlarınıza ulaşamıyorsanız hayır duası ve kendileri için istiğfar dileyerek onlar ile sıla-i rahimde bulunun diye buyrulmuştur. Ayetten istifade edildiği üzere, ehli hidayet olmadığı ve inatçı olduğu anlaşıldıktan sonra Ebu Lehep gibi müşrikler için Hz. Peygamberin (s.a.a) istiğfar etmemesi gerekmektedir.

2. Kur’an şöyle buyuruyor: “İbrahim’in, babası (amcası Azer) için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi. Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim, çok içli, yumuşak huylu bir kişiydi.”[6] Bu ayette İbrahim’in (a.s) amcası için istiğfar ettiği, sıla-i rahmin bir örneğini sergilediği, ama onun Allah’ın düşmanı olduğunu anladıktan sonra ondan uzaklaştığı ve ilişkisini kestiği beyan edilmiştir. Aziz İslam Peygamberi (s.a.a), peygamberliğin üçüncü yılında yakınlarına çağrıda bulununca Ebu Lehep ona düşmanlık etti, ama Hz. Peygamber o zaman ondan uzak olduğunu ilan etmedi. Bir sonraki merhalede Ebu Lehep düşmanlığını artırınca ve aşikâr kılınca ve Hz. Peygambere ve mesajına karşı savaş açınca ve de Ebu Lehep ve eşi hakkında Tebbet suresi nazil olunca Allah Resulü (s.a.a) onunla ilişkisini kesti.

3. İmam Seccad (a.s), Allah Resulü’ne salâvat gönderirken şöyle buyurmaktadır: “Sana davet etme yolunda yakınlarına düşmanlık etti. Senin hoşnut olman için kabilesiyle savaştı. Senin dinini diriltmek için yakınlarından uzaklaştı. Seni inkâr eden yakınlarını kendisinden uzaklaştırdı. Senin dinini kabul eden yabancıları kendisine yakın kıldı. Senin için en uzak kimseler ile dost oldu ve en yakın kimselere de düşmanlık yaptı.”[7]

Merhum Seyid Ali Han, Sahife’nin şerhinde şöyle demektedir: İlişkisini kesin olarak kesti ve onlardan uzaklaştı. Onlardan ayrıldı ve daha iyi bir tabirle dostluğunu onlar ile bitirdi. Onlara iyilik ve hayır yapmayı sona erdirdi. Allah Resulü’nün kavmi ve aşiretine ve de Kureyş, Beni Muttalib ve Beni Haşim’e karşı olan tavrı, kendisiyle savaşan, kendisini yalancı sayan ve Allah’ın nurunu söndürmek isteyenlerle savaşması ve onlardan birçoğunu Bedir ve Uhud’ta öldürmesi, esir alması ve Allah için kendilerine acıma ve şefkat göstermemesinden ibaretti.[8] Ebu Leheb’in de bu fertlerden olduğu hususunda bir şüphe bulunmamaktadır. Bu nedenle, İslam’ın akrabamız olsa bile inatçı kâfir ve müşrikler ile hiçbir ilişkiyi tasvip etmediği neticesini almaktayız.              



[1] Reyşehri, Muhammed Mehdi, Mizanü’l-Hikmet, c. 4, s. 83.

[2] صلوا ارحامکم وأن قطعوکم  Vesailü’ş-Şia, c. 11, s. 175.

[3] Tövbe, 113, ما کانَ لِلنَّبِیِّ وَ الَّذینَ آمَنُوا أَنْ یَسْتَغْفِرُوا لِلْمُشْرِکینَ وَ لَوْ کانُوا أُولی قُرْبى مِنْ بَعْدِ ما تَبَیَّنَ لَهُمْ أَنَّهُمْ أَصْحابُ الْجَحیمِ»” Bkz: Tabatabai, Muhammed Hüseyin, el-Mizan, c. 9 ve 10, s. 282, Menşurat-ı Zevi’l-Kurba, Bi Ca, Bi Ta.

[4] Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyuruyor: صلوا أرحامکم فی الدنیا ولو با السلام Biharü’l-Envar, c. 71, s. 104.

[5] İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: صل رحمک ولو بشربة من ماء, Biharü’l-Envar, c. 74, s. 117.

[6] Tövbe, 114, «وَ ما کانَ اسْتِغْفارُ إِبْراهیمَ ِلأَبیهِ إِلاّ عَنْ مَوْعِدَةٍ وَعَدَها إِیّاهُ فَلَمّا تَبَیَّنَ لَهُ أَنَّهُ عَدُوُّ لِلّهِ تَبَرَّأَ مِنْهُ إِنَّ إِبْراهیمَ َلأَوّاهٌ حَلیمٌ»  Mümtehine, 4,

 «قَدْ کانَتْ لَکُمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فی إِبْراهیمَ وَ الَّذینَ مَعَهُ إِذْ قالُوا لِقَوْمِهِمْ إِنّا بُرَآؤُا مِنْکُمْ وَ مِمّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّهِ کَفَرْنا بِکُمْ وَ بَدا بَیْنَنا وَ بَیْنَکُمُ الْعَداوَةُ وَ الْبَغْضاءُ أَبَدًا حَتّى تُؤْمِنُوا بِاللّهِ وَحْدَهُ إِلاّ قَوْلَ إِبْراهیمَ ِلأَبیهِ َلأَسْتَغْفِرَنَّ لَکَ وَ ما أَمْلِکُ لَکَ مِنَ اللّهِ مِنْ شَیْ‏ءٍ رَبَّنا عَلَیْکَ تَوَکَّلْنا وَ إِلَیْکَ أَنَبْنا وَ إِلَیْکَ الْمَصیرُ»

[7] Sahife-i Seccadiye (a.s), s. 48, tercüme-i Mühendis Yasir Arap, çap-ı evvel, 1370, İntişarat-ı Guli,

 و کاشف فی الدعاء الیک حامّتَهُ * وحارب فی رضاک أسْرَتَهُ * وقطع فی احیاء دینک رِحَمَهُ * وأقصی الادْنینَ علی جُحودهم * وقَرَّبَ الاقصین علی استجابتهم لک * و والی فیک الابعدین * وعادی فیک الاقربین *.

[8] Hüseyni, Medeni Şirazi, Seyid Ali Han, Riyazü’s-Salikin, c. 1, s. 365 ve 366, çap: 6, İcmaatü’l-Müderrisin.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Rastgele Sorular

  • Acaba cinsiyeti değiştirmek Allahın yaratığını değiştirmek değil mi?
    68339 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/09/28
    Cinsiyet değiştirmenin farklı kısımları var. Tartışma ve hakkında konuşulması gereken kısım dakik bir şekilde beyan edilmesi lazım. İki cinsiyetli veya hunsa (hermaphrodite) olan kimseler kendi cinsiyetini değiştirebilirler noktasında söz sahibi bütün düşünürler görüş birliğindedir. Psikolojik olarak sorunlu olan kimseler (Transsexual) kendi cinsiyetini sahip ...
  • Bir damla şarap içmenin zararı nedir?
    11066 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/02/18
    Her ne kadar soruda bir damla şarap içmenin hükmüne değinilmemişse de anlaşıldığı kadarıyla bir damla şarap içmenin hükmü sorulmaktadır ve biz bu açıklamada ona cevap vereceğiz. Şia’nın bakışında tüm hükümler bir takım maslahat ve zararlara dayanır ve kutsal kanun koyucu bu maslahat ve zararlar esasınca hükümleri yükümlüler için belirler. ...
  • Neden şehitlerin seyidi olan İmam Hüseyin’in matemine ravza hani deniliyor?
    8677 تاريخ کلام 2011/12/20
    Ravza hani (ravza okuma) ıstılahı “ravzatu’ş-şuheda”, adlı kitabından alıntı yapılmıştır. Bu kitap minber ve sohbet yapan kimseler bu kitapta bulunan mersiyleri okuduklarında geride kalmış , yani bu isim bu kitabın kendisinden alıntı yapılmıştır. Bu kitap Kerbela olayını ve orada gerçekleşen hadiseleri içinde toplamış farsça diliyle molla Hüseyin ...
  • Kadının Sesini Erkek İçin Türkü okurken dinlemenin hükmü nedir? Türkü yani ne?
    6819 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/09/09
    Ayetullah Hamenei’nin (Allah gölgesini devam ettirsin) Defteri: C 1 ve 3) Eğer kadının sesi türkü şeklinde olursa veya kadının sesinden lezzet almak kastıyla veyahut fesadı arkasından getiriyorsa veya lehvsel ve haram musikiyle birlikte iken kulak verilmesi caiz değildir. C 2) Ğına (türkü) ...
  • 1. İnsanın oturmadığı evin humusu var mı? 2. Şer’i vekil İmam’ın (a.s) hakkından ev almak için birine yardım edebilir mi? 3. Humus müçtehidin vekiline verilebilir mi? 4. Kitabın humusu nasıldır?
    6031 Humusa Konu Olan Şeyler 2013/04/09
    1. Bir ev humus yılının başlangıcına kadar kulanılmazsa ona humus gelir. Yoksa gelmez. 2. Bu konunun yerleri çeşitlidir. Bu konuyu müçtehitlerin bürolarından sormak gerekir. 3. Din aliminin müçtehinizden taraf vekaleti olduğu kesin ise ona humusu vermenin sakıncası yoktur. 4. Genel olarak ihtiyaç duyulan kitaplardansa, okunuyorsa ve fiyatı ...
  • İhtiyat esasınca fetva vermek ne demektir ve bunda başka bir müçtehide müracaat etme hakkı var mıdır?
    7636 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/11/21
    İhtiyat hadis metinlerinden alınan bir kavramdır. Bu kavram hem mukallidin ameli ve hem de müçtehidin fetvası hakkında kullanılmaktadır. Her yükümlü ya müçtehit olmalı ya da bir müçtehidin mukallidi olmalı veyahut (müçtehitlerin görüşlerini yeterli derecede biliyor ve onlara hâkimse) ihtiyat etmelidir. Bu kavramın müçtehit hakkındaki kullanımı üç konudadır:1. Farz ihtiyat.2. ...
  • Eğer idrar sonrası istibra yapılıp abdest alınırsa ve daha sonrasında bir damla idrar gelirse hükmü nedir?
    7999 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/08/06
     Ayetullah uzma Hamaney’in bürosu:Eğer gelen sıvının idrar olduğuna eminseniz abdest batıldır ve o bölge necis olmuştur. Eğer idrar olduğuna emin değilseniz taharete hükmedilir ve abdesti bozmaz.Ayetullah uzma Sistani’nin bürosu:Eğer idrar olduğundan şüpheniz varsa taharete hükmedilir.Ayetullah ...
  • Neden Tövbe suresi besmele ile başlamamıştır? Acaba bu surenin bazı ayetleri silinmiş midir?
    34785 Kur’anî İlimler 2012/04/04
    Tövbe suresinin besmele ile başlamaması hakkında müfessirler bazı nedenler saymışlardır: Bu sure ve Enfal suresi, her ikisi bir sure olarak hesap edilir. Zira Enfal suresi, verilen sözler hakkında ve Tövbe suresi ise bu sözlerin yerine getirilmemesi hakkındadır. “Besmele” emniyet, sevgi ve rahmet ...
  • Hz. Ali’nin (a.s.) Peygamber (s.a.a.) hakkında söylemiş olduğu şu sözün; “Tabib’un devvarun bı tıbihi” anlamı nedir?
    8992 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    İmam Ali (a.s.) İslam peygamberini (s.a.a.) doktor ve tabiplere benzetmiştir. Ki Peygamber (s.a.a.) doktorluk ve tıbbıyla şiddetli bir şekilde ruhi hastalıklara müptela olup tedaviye muhtaç olan kimseleri tedavi etmek arayışı içindedir. Allah tarafından Peygamberin (s.a.a.) kendisine yüklenmiş olan risaleti insanların ruhunu tedavi eder şeklinde beyan eder ve şöyle buyuruyor: “Tabib’un ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    50680 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...

En Çok Okunanlar