Gelişmiş Arama
Ziyaret
28618
Güncellenme Tarihi: 2009/10/18
Soru Özeti
Şans ne demektir? Şans denen bir şey var mı?
Soru
Bazıları için şanslı, bazıları içinde şansız denmesi ne manaya gelir? Aslında şans denen bir şey var mı? Eğer varsa neden farklıdır? Halkın “senin alın yazın buymuş” dediği sözünün anlamı nedir?
Kısa Cevap

Baht ve şans halkın arasında sık olarak kullanılan sözcüklerdendir; daha çok edebiyat ve şiirde kullanılan bu sözcüklerin iki manası vardır:

 

1- Bir olayın nedensiz gerçekleşmesi:

Bu görüş felsefede geçersizdir. Her şeyin kendine has bir neden ve sebebi olduğu kendi yerinde ispatlanmıştır. Elbette her şeyin nedeni iyi olmayabilir örneğin bazen bir şeyde adaletsizlik veya zulmün bir olayda rolü olabilir.

 

Ama bu tür bir düşüncenin toplumda yaygınlaşmasının sebepleri arasında zorba hükümdarların kendi iktidarlarını meşru göstermek için bunu şans ve talihe bağlamaları, toplumsal ayrıcalıkları yorumlama çabaları ve sorumluluktan kaçma ve tembellik eğilimleri gibi etkenler yatmaktadır.

 

2- Kader ve İlahi Taktir:

Bu anlamda talih ve şans doğru sayılır. Gerçi tabir olarak taktire şans demek yanlıştır. Ancak her şeyin belli bir ilahi nizam çerçevesinde gerçekleştiği ve belirli ölçülere dayandığı ilkesi doğrudur. Buna göre insanın başarısı Allah’ın inayeti ve insanın kendi çabasına bağlıdır. Bu çabada toplum ve çevre faktörlerinin önemli rolleri vardır. İnsanlar arsında ki farklılığın sırrı da budur.

Ayrıntılı Cevap

Şans Fransızca bir sözcük olup fırsat demektir. Halk genel de şansı nedeni belli olmayan olaylarda kullanmaktadır. Bu yüzden olayın gerçekleşmesini şansa bağlamaktalar. Öyleyse şans, bir olayın nedensiz gerçekleşmesi ise şüphesiz islam felsefesinde ve kesin delillerle reddedilmiştir.[1]

 

Biz bu nedenleri bilmiyoruz, ama nedenlerin üzerinden perdeler kaldırılınca hiç bir şeyin tesadüfî olmadığını belli olur.

 

Şanslı ve şansız olmak, bilinmeyen nedenlerden çok, herkesin kendi hakkındaki düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Kendini hangi nedenle olursa olsun şansız bilen kimse doğal olarak ona uygun tepkiler gösterir.

 

Halk bazen ilahi taktire şans demektedir; mesela, maddi durumu iyi olan kimseye şanslı demektedirler. Konuyu analiz edebilmek için olayların nedenlerine daha geniş açıdan bakmak gerekir. İnsanın görünen çabalarının yanında ruhsal ve manevi şartlara, hatta geçmiş nesillerin etkilerine, dua ve bedduanın başkalarının yaşamında ki tesirine, diğer açık ve gizli nedenlerin yaşamdaki etkilerine bakmak lazımdır. Şanstan kasıt bu ise ayet ve rivayetlerde bu teyit edilmiştir ve dinin Kabul ettiği bir konudur.[2]

 

Allah-u Teala buyuruyor: “Ve Allah, rızık bakımından bir kısmınızı, bir kısmınızdan üstün etmiştir.”[3]

 

İmam Ali (a.s) buyuruyor: “Allah, rızıkları mukadder etmiş ve onları az ve çok olarak adil bir şekilde bölmüştür. Böylece zengin ve fakirin şükrünü imtihan etmektedir.”[4]

 

Şansı onun olumsuz manasına yani olayların sebepsiz olduğu manasına bilsek diyebiliriz ki, halkın bu gibi şeylere inanmalarının çeşitli nedenleri vardır ki bu nedenlerden bazıları şunlardır:

 

1- Toplumsal adaletsizlik ve zulme yorum getirmek çabası.

 

2- Sorumluktan kaçma ve rahatlığa meyletme eğilimi

 

3- Zorba hükümdarlar kendi zalimane iktidarlarını yorumlamak için kendi güçlerini şansa bağlamaları[5]

 

Kur’an’ın mantığında emel, ilahi ve maddi nimetlere ulaşmada insan çabasının özel bir yeri vardır. Allah-u Teala buyuruyor: “Şüphe yok ki bir topluluk, ahlakını değiştirmedikçe Allah o topluluğu değiştirmez.”[6]

 

İnsanlar arasında ki nimetlerden faydalanmada ki farklılıklar ise insanların yetenek ve çabalarının farklı oluşundan, ruhsal ve toplumsal ortamlarının farklı olmasından veya haksızlığa dayalı sosyal ilişkilerden vb. sebeplerden kaynaklanmaktadır.

 

Buna göre dünyevi nimetlerden yararlanmada birinin daha üstün oluşu onun bu nimetleri hak ettiği anlamına ifade etmez. Çünkü çoğu zaman adaletsizlik ve zulüm üzere kurulmuş bir düzen bu durumu ortaya çıkarmış olabilir.[7]



[1] -Murtaza Mutahhari, Bist Goftar, s.80-83

[2] -Daha fazla bilgi için bkz: İnsanın Rızık Kazanmadaki Rolü, 109. Soru, (Site: 967)

3] - Nahl/71

[4] -Nehc-ül Belağa, 91. hadis

[5] - Murtaza Mutahhari, Hamase-i Hüseyni, c.1, s.362

[6] - Rad/11; bkz: el-Mizan’ın tercümesi, c.11, s.426-427

[7] - Daha fazla bilgi için bkz: Farklılıklar, Çirkinlikler, Güzellikler, Hidayet ve Sapmalar, 205. Soru, (Site: 1198

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia’nın bakışında intihar saldırısının bir sakıncası var mıdır? Bu eylemi yapan kimse şehid sayılır mı?
    6670 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/12
    İntihar ve istişhad saldırısı olarak tabir edilen bu tür eylemler kendiliğinden Şiilik kültürüne girmemiştir ve caiz değildir. Ama çok önemli tehlikelerin aziz İslam’ı tehdit ettiği ve bu tehditleri etkisiz kılmada tüm yolların çıkmaza girdiği, İslam’ın korunmasının bu eyleme bağlı kaldığı ve gerçekleştirildiğinde günahsız fertlerin kanının akıtılmaması ...
  • Geçici evlilikte kadın ve erkeğin boşanmasının şartı nedir?
    8992 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/03
    Eğer sizin daimi mutadan kastettiğiniz şey, daimi evlilik ve nikâhsa, bunda müddet zikredilmez ve kadın ve erkek her zaman için birbiriyle nikâhlanırlar. Böyle bir evlilik boşanma sözü söylenmeden feshedilmez ve erkek bir defa yakınlaştıktan sonra (boşanmak istediği takdirde) kadının tüm mihrini ödemeli ve kadını boşamalıdır. Aynı şekilde eğer kastettiğiniz ...
  • Şeys kimdir?
    6551 تاريخ بزرگان 2011/11/21
    Şeys, Hz.Adem’in (a.s) evlatlarından biridir. Kâbil’in Habil’i öldürmesinden sonra Adem ve Havva beş yıl çocuk sahibi olmadılar. Beş yıldan sonra dünyaya gelen çocuklarına Şeys adını verdiler. Hz. Adem onun hakkında şöyle diyor: ‘O, Habil’in yerine verildi, mübarektir ve peygamber olacaktır.’
  • İslam tüm sorunların çözmeye nasıl kadirdir?
    6702 Fıkıh 2012/02/18
    İslam’ın hüküm ve buyrukları âlim ve hikmet sahibi Allah tarafından olup insanlığın tüm sorunlarını halletmeye kadirdir. Ama bu, toplumdaki tüm fertlerin İslam’ın buyruklarıyla amel etmesi şartıyla tahakkuk eder. Bugün gençlerin evliliği önünde birçok sorun yer alsa da hem kız, hem oğlan ve hem de tarafların ailelerinin İslam’ın buyruklarına göre ...
  • Pahalı taşlardan yapılan yüzükleri takmanın ne gibi sevap ve faydaları var?
    16682 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/04
    Akik, firuze, yakut vb. gibi yüzükleri kullanmak, eğer halkası altın olmazsa erkekler için caiz ve rivayetlere göre sevabı da vardır. Ayrıca namazın sevap ve faziletinin çoğalmasına da neden olmaktalar. ...
  • Oruç insan üzerinde ne gibi eğitici eserler bırakır?
    7668 Pratik Ahlak 2012/05/12
    Oruç, nefsin tehzip (ruhi temizlik) ve tezkiyesi için bir çeşit alıştırma ve insanın kendi nefsine tasallutunun tahakkuku için uygun bir yöntem ve nefsanî heveslerle mücadeledir. Oruç, ferdi ve içtimai iki boyutta olmak üzere, insanın bedensel boyutta bıraktığı eserlerin yanı sıra insanın ruhi boyutunda da eğitici ...
  • Bir takım şekilleri ve figürleri içeren dua kitaplarından yararlanmak caiz midir?
    12190 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    1- Sorunuza nazaran söz konusu kitabın hangi ilim hakkında olduğunu anlamak güçtür. Bunu anlamak için daha geniş bilgiye ihtiyaç vardır. Ama kısaca söyleyebiliriz ki söz konusu kitap ulum-i garibe hakkındadır. Ulum-i garibe; cifr, reml ve nücüm gibi ilimlere denir. Ancak söz konusu kitabın hangi kısmına ait olduğunu ...
  • Hz. Ebu Talib'in imanını ispatlayan deliller nelerdir?
    18517 تاريخ بزرگان 2010/03/09
    Soruda nakledilen hadis "merfu'e"dir ve senet yönünden müsnet hadisler derecesinde bir itibarı bulunmamaktadır. Fakat biz Hz. Ebu Talib'in imanını ispat etmek için bu rivayete istinat etmiyoruz. Çünkü o hazretin imanını ispatlamak için birçok sahih ve güçlü hadis ve rivayet nakledilmiştir. Hz. Ebu Talib'in Allah'a ve ...
  • Peygamberin (s.a.a) adı duyulduğunda veyahut namazdayken veya namaz dışındayken salâvat ayetini duymayla salâvat getirmek farz mıdır yoksa müstehap mıdır?
    11045 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Tüm taklit mercileri kendi ilmihallerinde Peygamber-i Ekrem’in (s.a.a) mübarek adı duyulduğunda salavat getirmenin müstehap olduğuna hükmetmişlerdir. Bu hüküm namaz halini de kapsamaktadır. İmam Humeyni (r.a) şöyle buyurmaktadır: “İnsan ne zaman Hz. Peygamberin (s.a.a) Muhammed ve Ahmed gibi mübarek isimlerini veya Mustafa ve Ebu’l-Kasım gibi lakap ve ...
  • Eşimin yanlış davranışını kendisine nasıl bildirebilirim?
    8347 Pratik Ahlak 2012/05/03
    Sorunuzda bulunan nokta, her ikinizin de birbirinizi sevdiği ve sizin eşiniz için en iyi kadın olmayı istemenizdir. Diğer hususların önemsenmemesi için sizin her zaman bu özelliğe belirgin bir rol üstlendirmeniz gerekmektedir. Evlilik hayatında egemen atmosfer mutluluk, samimiyet, dostluk ve arkadaşlık olmalıdır. Egoistlik, kendini düşünmek ve mütekebbirlik olmamalıdır. ...

En Çok Okunanlar