Gelişmiş Arama
Ziyaret
12097
Güncellenme Tarihi: 2011/04/11
Soru Özeti
Bir takım şekilleri ve figürleri içeren dua kitaplarından yararlanmak caiz midir?
Soru
Elime bir kitap geçti, bu kitap, çeşitli rakamları taşıyan şekilleri ve duaları içermektedir. Bu rakamların Allah'ın ismi olduğu söylenir. Acaba bunlar sihir mi dua mı, bunlardan yararlanmak günah mıdır?
Kısa Cevap

1- Sorunuza nazaran söz konusu kitabın hangi ilim hakkında olduğunu anlamak güçtür. Bunu anlamak için daha geniş bilgiye ihtiyaç vardır. Ama kısaca söyleyebiliriz ki söz konusu kitap ulum-i garibe hakkındadır. Ulum-i garibe; cifr, reml ve nücüm gibi ilimlere denir. Ancak söz konusu kitabın hangi kısmına ait olduğunu teşhis etmek mümkün değildir.

2- Ulum-i garibe ile, sihir, cadı ve dua kitapları arasında büyük bir fark vardır. Ulum-i garibe öğrenmekle elde edilen ve genelde belli formül ve denklemlere dayanarak gelecekle ilgili bilgileri bize veren ilimlerdir. Bu yolla elde edilen veriler bazen gerçekleşir bazen de doğru çıkmaz. Ama sihir ve cadıya gelince cinlerle irtibat vb. meşru olmayan tutum ve davranışlara denir. Bunlar genelde insanların gündelik hayatlarındaki düzenlerini bozmak için kullanılır. Sihir öğrenmek ve öğretmek belirlenen önemli bir maslahat olmaksızın haramdır.

3-Ehl-i Beyt İmamlarından bize gelen hadislerin içeren kitaplara gelince bunların önemine nazaran bize düşen bu kitapları öğrenmek, öğretmek ve onlardan yararlanmaktır.

Ayrıntılı Cevap

İnsanların yararlandıkları değişik ilimler arasında bazı ilimlerin diğerlerine nazaran faydası daha azdır. İnsanların geneline faydası daha az olan ilimler arasında ulum-i garibeyi saymak gerekir. Örneğin cifr, reml[1], nücüm vb. ilimler. Elbette bu bilimler sihir ve cadı gibi işlerle temelden farklıdırlar. Ulum-i geribe'de öğrenmeğe dayalı bir takım yöntemler kullanılır. Bu yöntemler ve formüller sayesinde gelecekle ilgili haberler elde edilir. Ancak bu haberler her zaman doğru çıkmaz. Bu yüzden en kamil din olan İslam dininde bu yöntemleri öğrenmek ve öğretmek özendirilmemiştir.[2]

Ama sihri öğrenmek, öğretmek ve kullanmak bütün taklit mercilerinin fetvasına göre haramdır. Tabii şer'an korunması gerekli olan bir maksat söz konusu ise o müstesnadır.[3] Çünkü sihirde hem mukaddime hem de maksat haramdır. Şer'i olmayan riyazetler ve cinlerle irtibat vb. işler, özellikle insanların gündelik yaşayışlarındaki düzeni bozmaya sebep oluyorsa bu şer'i olarak yasaklanmıştır. Bu yüzden Kur'an'ın emirleri, Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt'in buyruk ve davranışları çerçevesinde dini yaymakla görevli olan din alimleri asla sihir konulu kitaplardan yararlanmazlar. Bazı büyük alimler gerektiğinde dini desteklemek ve büyücelerin büyüsünü iptal etmek için bu ilimlerden haberdar olmalarına rağmen bu ilimleri yaymamışlardır. Hatta Ebu Nasr Farabi cifr ilmi hakkında bir risale yazmış ancak sonra bu risalesini imha etmiştir "Bu gibi dallarda bir eserim olmasını istemem" demiştir.[4] Yine Allame Hasanzade Amuli şöyle demiştir: "Cifr ilmi aynen bir yeri kazmaya benzer bazen bir define elde edilir, bazen de yorgunluktan ve acıdan başka bir sonucu olmaz."[5]

Son olarak şu noktaya dikkat çekmeliyiz ki Ehl-i Beyt İmamlarından nakledilen duaları içeren kitapların önemine nazaran bizlere düşen bu kitapları öğrenmek, öğretmek ve bunlardan istifade etmektir. Çünkü bu yolla sürekli olarak kul ile Rabbinin ilişkisi devamlı korunmuş olur ve insanın manevi ve maddi ihtiyaçları Allah'ın lütfü sayesinde giderilir artık reml ve cifr vb. konulu kitaplara başvurmaya bir ihtiyaç kalmaz.

Daha fazla bilgi için şu kaynaklara bakınız:

Kifayetu'l-reml, Seyyid Cevad Zihni

Dizin: Sihri müşahede etmek ve öğrenmek soru: 677

Dizin: Diğer alemlerdeki varlıklarla ilişki 293

Dizin: Şeytan ve cinlerin gücü 883

Dizin: İnsanın cinlerle ilişkisi: 606

Dizin: İnsan ve cinle ilişki soru: 468  



[1] Kifayetu'r-Reml, Seyyid Cevad Zihni Tehrani

[2] Belki de bu bilimlere önem vermemenin sebebi bu bilimlerin insanda Allah'a tevekkül ve kaza ve kadere razı olmak gibi ahlaki değerlerin zayıflamasına sebep olduğu içindir.

[3] Mesail-i cedid, s. 83; Tevzihu'l-Mesail Meraci, c. 2 s. 980; Ecvibetu'l-Mesail, Ayetullah Hamenei c. 2 s. 50

[4] Hezar-u yek nükte, Ayetullah Hasan Zade Amuli, c. 2 s. 722

[5] ade, c. 1 s. 16

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kısa mesaj (SMS) yoluyla namahrem birisiyle şakalaşmanın hükmü nedir?
    12979 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/01/14
    Bazı noktalara dikkat edilmesi sorunun cevabının bulunmasında size yardımcı olacaktır:1-) İnsanda olan güçlü dürtülerden birisi de şehvettir ve eğer bu içgüdü isyan edecek olursa kontrol edilmesi imkânsız veya ...
  • Neden Şia geçici evliliği (muta) caiz bilmektedir?
    29578 متعه 2013/04/23
    Başlangıçta bu meselenin fıkhi konulardan olduğuna ve özel bir alan ve ortamda ilgili uzmanlar tarafından incelenmesi gerektiğine dikkat etmeliyiz. Burada kısaca konuları beyan edecek ve konunun detaylarını ayrıntılı cevaba bırakacağız. 1. Geçici evlilik, hiçbir evlilik engeli taşımayan, iki tarafın rızasıyla ve belirli bir zamana kadar belirlenmiş bir ...
  • Kadının sebebî mahremleri kimlerdir?
    8803 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/01/17
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Tükenmez kalem mürekkebi abdeste engel sayılır mı?
    16903 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/09/21
    Eğer tükenmez kalem mürekkebinin çökeltisi varsa abdeste engeldir ve kaldırılması gerekir.[1] Bu nedenle tükenmez kalemlerin hepsi için bir hüküm verilemez.    [1] İmam Humeyni, İstiftaat, c. 1, s. ...
  • İmam Hüseyin’in (a.s) Rukayye adında bir kızı var mıydı?
    23924 تاريخ بزرگان 2011/12/20
    Fedakarlık ve insani kemallerle dolu Kerbela gibi bir olayda yaşı küçük olan kimseler fazla dikkat çekmemiş olabilir. Hz. Rugayye’nin (s.a) yaşamı, babası, amcası, halası gibi yüce şahsiyetlerin nurlarının ışığı arkasında kaldığından tarih kitaplarında İmam Hüseyin’in (a.s) Rugayye adında küçük bir kızı olduğu konusuna değinilmemiştir. Bazı maktellerde İmam ...
  • Allah’ı görme hakkında Şia’nın görüşü nedir ve bu hususta Ehlisünnetin görüşünü inceler misiniz?
    13313 پروردگار. نامها و ویژگی ها 2012/08/21
    Ehlisünnetin birçok âlimi eğer bu dünyada Allah görülmezse onun kıyamette görüleceğine inanır! Onlardan bazıları bu hususta şöyle demiştir: Bu Ehlisünnet ve hadis âlimlerinin inancıdır. Bazıları da Hz. Musa (a.s) ve İsrail oğulları tarafından Allah’ı görme hadisesi hakkında şöyle demiştir: Bu olay Allah’ı görmenin imkânsızlığına delalet etmez, sadece ...
  • İslam’ın Hakkaniyetinin Aklî Delilleri
    21539 Yeni Kelam İlmi 2012/01/23
    Her ne kadar bugün dünyada gözlemlenen dinlerde bir takım hakikatler yer alsa da, gerçek tevhit olan kamil hakikat sadece İslam’ın çehresinde gözlemlenebilirdir. Bu iddianın en büyük delili, diğer dinlerin muteber senetlerinin olmayışı ve metinlerinde tahrif ve aklî çelişkilerin bulunması ve bunun karşılığında Kur’an’ın senet taşıması, ...
  • Hangi ameller büyük günahları yok ediyor?
    62909 گناه 2012/08/16
    İnsanların işleyecekleri büyük günahların hepsi aynı derecede değildirler. Buna binaen günahların af edilmesi de günahın çeşidine ve türüne bağlıdır. Bir günah vardır ki bir istiğfar dilemekle af olunması mümkündür, ama bir başka günah vardır ki daha fazla zahmete katlanmak ve daha fazla telafi edilmeyi ister. Elbette İslam ...
  • ‘Kim bundan böyle bu suçu işlerse Allah ondan öç alacaktır ve Allah üstündür, öç alıcıdır.’ ayetindeki intikamın nedeni nedir?
    7347 Tefsir 2012/02/15
    Sorudaki ayet Maide suresinde ihramlıyken avlanmanın yasak olduğunu bildiren ayetlerden sonra gelmiştir. Burada Allah Teala, kendisinin koyduğu sınırları aşandan, yani ihramlıyken avlanmanın haram oluşuna uymayan ve avlanan kimseden intikam alacaktır. Dolayısıyla Allah’ın intikam almasının nedeni günahta ısrar etmektir.[1] İhram halindeyken ...
  • Gadir hadisini ispat eden belgeler nelerdir?
    7630 Eski Kelam İlmi 2011/01/17
    Gadir olayı ve o günde İmam Ali’nin (a.s) Allah Resulü’nün (s.a.a) halifesi olarak tanıtılması, o kadar azametli bir olaydı ki, bu tarihi olayı Resulullah’ın 110 tane sahabesi nakletmiştir. Ancak bu demek değildir ki, o olaya şahid olan Resulullah’ın (s.a.a) binlerce sahabesinden yalnızca bu kadarı onu nakletmiştir. Bu sayı ...

En Çok Okunanlar