Gelişmiş Arama
Ziyaret
9450
Güncellenme Tarihi: 2011/01/25
Soru Özeti
Mümin bir kimsenin saygınlığını gidermek hangi günah ile mukayese edilmiştir. Hangi şartlarda müminin saygınlığını gidermek caizdir. Bu günahtan nasıl tövbe edilir?
Soru
Mümin bir kimsenin saygınlığını gidermek hangi günah ile mukayese edilmiştir? Müminin saygınlığını gidermek insanın kanını dökmek gibidir şeklindeki söz doğru mudur? Bazı hakikatlerin açığa çıkması için bu işi yapan bir kimse acaba günah işlemiş midir? Vicdanın azabından kurtulmak ve tövbenin yolu nedir? Ayet, rivayet ve kaynaklarla cevap verilmesi rica olunur. Zira bu konu benim için önemlidir. Teşekkür ederim.
Kısa Cevap

Mümine ihtiram peygamber (s.a.a.), Ehlibeyt (a.s.) ve Kabeye yapılan ihtiram seviyesinde değerlendirilmiş be düzede karar kılınmıştır. Öyle ki müminin malının ihtiramı bile müminin kanının değeri ve ihtiramı kadar nazara almışlardır. Hakikatleri ve gerçekleri yaymak tenha mümini değersizleştirmek ve saygınlığını gidermek için bahane olamaz. Bu büyük günahtan tövbe etmenin yolu ihtiramı giderilmiş kimsenin kendisinden helalık dilemek ve kendisine vurulan manevi zararı telafi etmek ve hakeza onun niyetine iyi işler yapmak ve onun için dua etmektir.

Ayrıntılı Cevap

İmam Bakır (a.s) şöyle buyuruyor: “Peygamber (s.a.a.) miraca çıktığı gece Allah u Teâlâ’dan şöyle sordu: Mümin bir kimsenin senin yanındaki değeri ne kadardır? İşittiği cevap şöyle idi: Ey Muhammed! Her kim benim dostuma hakaret ederse adeta banimle mübarezeye kalkışmıştır ve ben kendi dostlarımın yardımına hemen suratla koşarım... .[1]

İmam Sadık (a.s.) da bu doğrultuda şöyle buyuruyor: “Yeryüzünde Allahın beş tane harimi vardır: Peygamber Harimi, Ehlibeyt Harimi, Kur’an Harimi, Kabe harimi ve Müminin Harimi”.[2]

Müminin değeri ve ihtiramı o denli değerlidir ki onun malı da kendisi gibi değerlidir. Peygamberden nakledilmiştir ki mümin bir kimseye sövmek kişinin fasık olmasına neden olmuştur. Mümin bir kimseyle savaşmak küfür gibidir. Onun etini yemek (gıybetini yapmak) günahtır. Onun malı da onun kendisi gibi harim sahibidir ve muhteremdir”.[3]

Tabiidir ki eğer müminin malı bu denli muhterem ise malından daha muhterem olan kendisi de böyleli ihtirama ve saygınlığa sahip olması kesindir.  

Müminin ihtiramıyla alakalı rivayetler o kadar fazladır ki tümünü bu kısacık makaleye sığdırılamaz. İlgi duyanlar rivayi kitaplarda bu bağlamdaki rivayetleri araştırabilirler. Örneğin allame Meclisi “Biharul-Envar” adlı eserinin 71. Cildin 221. Sayfasında “Ebvab-u Hukukil-Müminin” (yani müminlerin hukuku) unvanını seçmiş ve bu babın zeylinde konuyla ilgili birçok rivayet nakletmiş. İlgi duyanlar buraya müracaat edebilirler.  

Ama bazı hakikatlerin ve gerçeklerin açığa çıkması bahanesiyle bir müminin saygınlığı ve ihtiramı bozulabilinir mi? Sorusunun cevabında şöyle demek gerekir: Böyleli bir bahane bir müminin gıybetini yapabilmek için yeterli değildir. Bir müminin gıybetini yapabilmek için o hakikatler ve gerçekler o denli zaruri ve önem arz etmeleri gerekir ki o müminin gıybetini caiz edebilsin. Veya gelecekte başka bir müminin ihtiramı bu müminin gıybetini yapmakla ancak korunabiliyor olması gerekir. Bu durumda ihtiyatın tüm etraflarını dikkate alarak gizli kalan bazı hakikatler söylenebilinir. Bu konu artık konu edilen gıybetten istisna edilmiştir ki istisna edilmiş konuların bir örneği çok önemli olan evlilik konusunda istişare etmektir.

Müminin ihtiram ve saygınlığını gidermek türünden yapılmiş büyük günahtan tövbe etmenin yolu ilk merhalede özür dilemek, halalık dilemek ve yapılmış olan bu günahtan dolayı gıybeti yapılarak mümine vurulan manevi zararı telafi etmektir. Eğer böyle bir şey mümkün değilse veya yapılırsa daha fazla kin ve nefretlere neden olacaksa Allaha yönelip ona yalvarmak gerekir. Allahtan saygınlığını gidermiş olduğu kişi için dua yapıp onun adına iyi işler yaparak onun manevi olarak kayıp ettiği şeyleri telafi etmeye çalışmak gerekir.

 


[1] KÜLEYNİ, Muhammed b. Yakup, “Kafi”, Tahran: darul-Kutubul-İslamiye, hicri şemsi, 1365, c. 2, s. 352, hadis no: 8. 

[2] A.g.e., c. 8, s. 107, hadis no: 82.

[3] A.g.e., c. 2, s. 359, hadis no: 2.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Tütün (sigara ve nargile içmek) kullanmanın hükmü nedir?
    9773 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/30
    Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin (ömrü uzun olsun) belirtilen soru hakkındaki görüşü şudur: “Tütün kullanmak, zararlı olması nedeniyle mutlak olarak haramdır.” Belirtmek gerekir ki; Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin tütün kullanımının haram olduğuna değin fıkhî fetvasının delili onun zararlı olmasıdır ve Ayetullah Mekarim Şirazi’nin fetvasının fıkhî dayanağı da tütünün zararlı ...
  • Nur ayetinin nitelikleri nelerdir?
    29087 Kur’anî İlimler 2011/06/20
    Kuran amel kitabıdır. Kuranı okumak tefekkür ve iman için bir başlangıçtır. Bu da yine muhtevasına amel etmek için bir vesiledir. Büyük mükâfatların bütünü buradan ve bu şartlarla tahakkuk bulur. Tüm surelerin okumasında hem dünyevi hem uhrevi eserler vardır. Masum imamlar (a.s.) tarafından her surenin fazileti beyan edilmiştir. ...
  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    537758 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba Ehlisünnet ile Şia arasında münazaraların yapılmasına taraftar ve teyit ediyor musunuz?
    8616 Eski Kelam İlmi 2011/07/24
    Semavi dinler, özellikle İslam dini diyalog ve görüş alış verişinin yapılmasına önem vermiş/vermekte ve buna has bir ilgi göstermiş ve göstermektedir. Zira dinin temel hedefi insanları saadete tekâmüle ve doğru yola, doğru bir şekilde hidayet etmektir. Bu hedef ve maksadın gerçekleşmesi sadece ve ...
  • Kuranı kerimde, kalpteki itminan ile iman ilişkisi nasıl konu edilmiş?
    13075 Tefsir 2010/12/18
    Lügatte imanın anlamı şöyle beyan edilmiştir: yalanlamanın karşıtı olup tasdik etmektir. Istılahta ise anlamı şöyledir. Dille ikrar ve itiraf etmektir, kalpte bir kararlılık ve sözleşmedir, organlarda da ameldir. "İtminan" ve tümenine ise lügatte kararsızlık ve ıstırabın ardından gerçekleşen (kalpsel veya zihinsel) rahatlık ve huzurdur.
  • Başörtüsünü açmanın ve takma saçtan istifade etmenin hükmü nedir?
    8256 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/11/27
    Hz. Ayetullah Uzma Sistani’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:Takma saç ziynettir ve örtünmesi gerekir.  Hz. Ayetullah Uzma Mekarim Şirazi’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:Müslüman ve dindar kızlar yüksek öğrenim derslerini okumadıkları takdirde sadece ...
  • Regaip gecesi veya Recep ayının diğer gecelerinde cemaat namazlarına katılmak mı daha faziletlidir yoksa namazları ferdi olarak yerine getirmek ve müstehap namazları kılmak mı?
    6387 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Bu konuda şu cevap taklit mercilerinin fetva bürolarından alındı:Ayetullah Uzma Hamenei:Her iki fazileti kazanmaya çalışabilirsiniz hem cemaat namazlarına katılın hem de müstehap namazları cemaatten sonra yerine getirin.Ayetullah Uzma Sistani: Cuma ve ...
  • Kur'an-i Kerim "Açık kitap nazil ettik. Bu ayetteki açık kelimesinden maksat nedir?
    9803 Tefsir 2011/07/23
    Açık (mübin) Kur'an'ın bir sıfatıdır. Kur'an'ı bu şekilde vasıflandırmakla onu halka daha fazla tanıtmayı hedef almaktadır. Onun diğer semavi olan ve olmayan kitaplara olan üstünlüğünü açıklıyor. Çünkü hiçbir kitabın emir ve programları Kur'an gibi açık değildir.Kur'an'da sürekli çeşitli ayetlerde bu Kur'an'ı nazil ettiğini açıklaması hidayet nimetini insanlara hatırlatmak içindir.
  • İmam Hüseyin’in (a.s) mateminin önem ve felsefesi nedir?
    13864 Eski Kelam İlmi 2010/12/22
    İmam Hüseyin’in (a.s) mateminin önem ve felsefesini anlamak için birkaç noktaya dikkat etmek gerekir:1. Kur’an değişik ayetlerde yüce insanlar ve din evliyalarının erdem ve ulvî sıfatlarını diri tutmayı vurgulamıştır.2. Yüce şahsiyetli Şia imamları (a.s) Kerbela hadisesini diri tutmak için matem merasimleri düzenlemeyi, ağlamayı ve ağlatmayı, şairlerin mersiye ...
  • İmam Zeynel Abidin (a.s)‘ın kısa biyografisini beyan eder misiniz?
    3581 امام سجاد ع 2020/01/19

En Çok Okunanlar