Gelişmiş Arama
Ziyaret
8653
Güncellenme Tarihi: 2011/02/26
Soru Özeti
Acaba tüm enfallerin mülkiyetinin Allaha ve Allah resulüne ait olduğunu söyleyen enfal suresinin ilk ayeti ile enfalin beşte birisinin onlara ait olduğunu söyleyen aynı surenin 41. ayetleri arasında bir çelişki yok mu?
Soru
Enfal suresinin ilk ayeti tüm enfallerin mülkiyeti Allaha ve Allah resulüne ait olduğunu söylüyor ve aynı surenin 41. Ayeti ise enfalin beşte birisinin onlara ait olduğunu diyor. Tabii olarak geride kalan beşten dördünün savaşcılara ait olacaktır. Sizce bir biriyle çelişen bu iki ayetten hangisi doğrudur?
Kısa Cevap

Ganimet ile enfal mantıksal olarak aynı değildir. Bunun yanı sıra da şunu söylemek gerekir ki vahdetçilik (varlık aleminde tek bir varlık söz konusu olduğunu savunan) anlayışa göre insanın kendisi olmak üzere varlık aleminin tamamı Allaha aittir. Ama çoğulculuğu (varlık aleminde bir çok varlık söz konusu olduğunu) kabul eden anlayışa göre bazı maddi nimetler Allaha ait olduğunu göz ardı etmeksizin zahiri olarak insanın mülküne geçmiştir diyor. Bu iki anlayış arasında her hangi bir tezat ve çelişki söz konusu değildir. Dolayısıyla “enfal” ve ganimet kavramlarının aynı anlama geldiğini kabul etsek bile bu iki ayette dile getirilen konular arasında tezat ve çelişki söz konusu değildir. Zira birisinde gerçek malikliğe ikincisinde zahiri malikliğe işaret etmektedir.

Ayrıntılı Cevap

Zahiri olarak bir biriyle çelişen ayetler şunlardır:

  1. “Yes'eluneke anil enfal kulil enfalü lillahi ver rasul fettekullahe ve aslihu zate beyniküm ve etiy'ullahe ve rasulehu in küntüm mü'minin”[1] (Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: “Ganimetler, Allah’a ve Resûlüne aittir. O hâlde, eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.”
  2. “Va'lemu ennema ğanimtüm min şey'in fe enne lillahi humüsehu ve lir rasuli ve lizil kurba vel yetama vel mesakini vebnis sebili in küntüm amentüm billahi ve ma enzelna ala abdina yevmel fürkani yevmel tekal cem'an vallahü ala külli şey'in kadir”.[2] Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Bu bağlamda şunu söylemek gerekir: Şia tefsirlerine göre “enfal” ile “ganimet” arasında mantıksal irtibat müsavilik değildir. Ama buna rağmen bir noktaya dikkat çekip onu açıklamakla bu türden olan açıksızlıkların bertaraf olmasına yardımcı olabilir.

İlk ve vahdetçilik anlayışına göre vücudumuzun tümü ve kendisinden yararlanabileceğimiz her şey varlık âlemini var eden Rab’e aittir. Bu gerçek kuranın birçok ayetinde hatırlatılmıştır. Örneğin aşağıdaki ayetlere bakınız:

  1. “Lillahi ma fis semavati ve ma fil ard”[3],   Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır.
  2. “inna lillahi ve inna ileyhi raciun”[4] Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz”.
  3. “Kul li mem ma fis semavati vel ard kul lillah ketebe ala nefsih”[5] De ki: “Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?” “Allah’ındır” de. O, merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı.

Diğer taraftan ve çoğulculuk görüşe göre Allah u Teala nın kendisi insanı varlık âleminde var olan bazı şeylere malik (sahip) kılmıştır. Farklı yerlerde genel anlamda veya has taksimlerle bu konu hatırlatılmıştır. Allah bazen kendini överek şöyle demektedir: “Huvelleziy ce'ale lekumul'arda zelulen femşu fiy menakibiha ve kulu min rizkihi ve ileyhinnuşuru”.[6] O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır.

“Humus”,[7] “irs”,[8] maliklik[9] ve benzer konularda da Allah insanı maddi âleminin bir kısmına sahip kıldığı göze çarpmaktadır. Tabii olarak varlık âleminin sahipliğine bu iki farklı yönden bakan görüşler arasında her hangi bir tezatlık göremeyiz. Kuranı kerim bir ayeti kerimede her iki görüşe değinerek ne kadar güzel beyan etmiştir ki şöyle buyuruyor: “Ve sehhara leküm ma fis semavati ve ma fil erdi cemiam minh inne fi zalike le ayatil li kavmiy yetefekkerun”[10] Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.

Yukarıdaki noktaları dikkate aldığımızda “ganimet” ve “enfal” kavramlarını aynı anlamda alsak bile (ki aynı anlamda değildir) şöyle diyebiliriz: Ganimet noktasında beşte dördünün malikliğini savaşcılara vermesi de yine Allahın tartışmayan malikliğindendir. Savaşçılara verilen zahiri maliklik Allahın gerçek malikliğinden hiçbir şey eksiltmeyecektir.

 

 


[1] Enfal, 1.

[2] Enfal, 41. Bakare, 284, aliİmran, 109 ve 129; nisa, 126 ve…

[3] Bakare, 284, aliİmran, 109 ve 129; nisa, 126 ve…

[4] Bakara, 156.

[5] Anam, 12.

[6] Mülk, 15.

[7] Enfal, 41.

[8] Nisa, 11-12.

[9] Yasin, 71.

[10] Casiye, 13.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Doktor ve hasta arasındaki karşılıklı haklar İslam şeriatı esasınca açıklanabilir mi?
    8909 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Bir açıdan ilahi hükümler iki kısma ayrılır. A. İmzasal hükümler; B. Tesise dayalı hükümler. İmzasal hükümler, İslam’dan önce geçmişi olan, ama İslam’ın bir takım ıslahatlar yaparak imzaladığı hükümlerdir. Birçok muamelat türü bu kabildendir. Tesise dayalı hükümler ise daha önce bir geçmişi olmayan, İslam’ın ibdası olan hükümlerdir; birçok ...
  • Günahın hakikati nedir. Ve günahın insan ruhunda etkisi nedir?
    12597 Pratik Ahlak 2008/04/10
    Bu sorunun cevabını dört bölümde inceleyelim;1 Günahı Hakikati:Günah: sözlük manasıyla isyan demektir. Baş kaldırma, hata, Mevla’nın emir ve yasaklarına muhalefet etmek manalarına da gelmektedir.Günah işleyen kul şehvetini ...
  • Peygamber Efendimizin, Ebu Bekir Ömer ve Osman’la akrabalık kurması ve İmamların Çocuklarına onların İsimlerini koymaları onlardan razı olduklarına delalet etmez mi?
    70177 Eski Kelam İlmi 2011/08/16
     Her evliliğin gerçekleşmesinde çeşitli nedenler olabilir ve evlilik iki ailenin bakış açısı, fikri yapısı veya inanç yapısının müşterek olduğu ve bir fikri ayrılık olmadığı anlamına gelmez. Buna ek olarak mümkündür iki insanın belli bir zaman diliminde birçok konuda ortak ve uyumlu noktaları olsun ve bir müddet ...
  • Gıybeti edilen bireyden rıza almadan tövbe edilebilir mi?
    9397 درمان رذائل اخلاقی 2014/05/20
    Gıybet kul hakkı olması nedeniyle iki merhalede başta gıybet edilenden rıza alınmalı ve sonrada Allah nezdinde bu günahtan dolayı tövbe edilmelidir. Ama gıybeti edilen bireyden herhangi bir nedenden ötürü rıza almak mümkün değilse veya ona bunu söylemek daha büyük bir probleme yol açacaksa böyle bir durumda masumların ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9450 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Hikaye, tatmin, mizac ve sadık rüyalar hangi tür rüyalardır? Bu konuda rivayet var mıdır?
    7562 Teorik İrfan 2012/04/11
    Rüyalarda hikaye, tatmin ve mizac deyimleri[1] bizim (Şia) rivayetlerde gelmemiştir. Ama yalan rüya veya perişan rüyanın tersi olan sadık rüya rivayetlerde görülmektedir. Konunun anlaşılması için belirtelim ki uyku sırasında insanın nefsi dış dünyayla meşgul olmadığı için kendi alemine yönelmektedir; ve nefs, maddi ...
  • Spor müsabakalarında şarta girmek hakkında İslam’ın hükmü nedir?
    7660 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/21
    Müsabaka tarafları her kim mağlup olursa galip tarafa bir şey vermeli veya onun için bir iş yapmalıdır diye bir karar alırlarsa, bu anlamıyla müsabakada şarta girmek haramdır. Aynı şekilde taraftarların birbirleriyle şarta girmesi de haramdır. Elbette bu haram hüküm at yarışı ve ok atma müsabakalarına katılanlar ...
  • Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
    13686 Tefsir 2011/06/20
    Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir. 2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ...
  • Kur’an’da hayat ve ölüm kelimeleri kaç defa geçmiştir?
    16746 Kur’anî İlimler 2010/07/28
     “Hayat” yaşayış anlamındadır ve mevt de onun karşıt anlamıdır. Hayat ve mevt her ikisi de Allah’ın yaratıklarındandır. Kur’an şöyle buyuruyor: “Hanginizin daha iyi davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, üstündür ve çok bağışlayandır.”[1] ...
  • Neden-Sonuç Konusunda Mutezile İle Şia’nın Bakışı Arasındaki Fark
    8079 Eski Kelam İlmi 2011/04/21
    Allame Tabatabai insanların filleri ve Yüce Allah ile olan irtibatı konusunda Mutezile mensuplarının görüşüne işaret etmiştir. Onlara göre insan muhayyerdir. Bundan ötürü insan fiillerinin öznesi sadece kendidir ve başka bir ilk neden yoktur. Bu grup, insan fillerinin öznesini Allah bilmemiz durumunda bunun cebri gerektireceğini düşünmüştür. Allame ...

En Çok Okunanlar