Gelişmiş Arama
Ziyaret
6485
Güncellenme Tarihi: 2012/03/14
Soru Özeti
Humus yılının başlangıcından birgün önce alınan yiyeceklerin humusunun verilmesi neden gereklidir?
Soru
Humus yılının başlangıcından birgün önce alınan yiyeceklerin humusunun verilmesi neden gereklidir?
Kısa Cevap

Herkes humus yılı boyunca şanına uygun şekilde ve israf etmeden gelirinden yaptığı -ailesine yiyecek almak gibi- harcamalarına humus gelmez. Ancak humus yılının sonunda humus yılından birkaç gün önce alınmış olsa bile bu yiyeceklerden fazla kalan kısmının humusunu vermesi gerekir. Zira sonuçta elindeki sermayeyle onları almıştır. Almasaydı ve humus yılının başında onların parası elinde kalsaydı yine de humusunu vermesi gerekirdi. Demek ki bir şeye humusun gelmesi için humus yılından birkaç gün önce yiyecek almakla elde para olması arasında fark yoktur.          

Ayrıntılı Cevap

Humus yılı şu manaya gelmektedir: İnsanın ziraat, sanat, ticaret veya işçilik, memurluk gibi yollarla elde ettiği gelirin humusunu (beşte biri) İmam’a (a.s) ve seyyidlere, gaybet döneminde ise gerekli şartlara haiz fakihlere vermesidir. Humus verecek kimse bir yıl beklemeli, bu süre içinde kendisi ve ailesinin ihtiyaçlarında kullanmazsa, onun tamamının veya yıl sonunda fazla kalan miktarının humusunu vermesi gerekir. Ve bu, gerçekte insana kolaylık sağlamaktır. Verilen bu bir yıllık süreye ‘Humus Yılı’ veya ‘Mali Yıl’ denir.[1]

Dolayısıyla humus yılı süresince şanına uygun şekilde ve israf etmeden gelirinden, ailesine yiyecek almak gibi, yaptığı harcamaların humusu yoktur. Ancak humus yılının sonunda humus yılından birkaç gün önce alınmış olsa bile bu yiyeceklerden fazla kalan kısmının humusunu verilmesi gerekir. Zira sonuçta elindeki sermayeyle onları almıştır. Almasaydı ve humus yılının başında parası elinde kalsaydı yine de humusunu vermesi gerekirdi. Demek ki bir şeye humusun gelmesi için humus yılından birkaç gün önce yiyecek almakla elde para olması arasında fark yoktur.

Evet, bazı büyük taklit merciilerine göre sadece bir yerde yiyecek maddeleri bir önceki yılın harcamasından sayılabilir. Konunun iyice anlaşılabilmesi için bu konuda onlardan sorulan bir soruya verdikleri cevabı aşağıda getiriyoruz.

Soru: Humus yılının başında bir miktar yiyecek maddesi (örneğin 20 kg. pirinç, 3 kutu yağ ve 1 kutu çay) artmış, humusuda ödenmiş ve bir sonraki yıl içinde de tüketilmiştir. Sonra yine bir miktar yiyecek maddesi (örneğin 50 kg. pirinç, 5 kutu yağ ve 3 kutu çay) satın alınıyor ve onlardan da biraz kullanıyor. Eğer humus yılı başında geriye 30 kg. pirinç, 4 kutu yağ, 2 kutu çay kalsa onlara humus gelir mi? Yoksa geçmiş yılın başında humus verilmiş yiyecek maddelerini onlardan düşmeli ve sonuçta 10 kilo pirinç, 1 kutu yağ ve 1 kutu çayın mı humusunu vermelidir?

Cevap:

Hz. Ayetullah İmam Humeyni, Mekarim, Tebrizi, Safi ve Hamanei şöyle buyurmaktalar: Bulunduğu yıl içindeki yiyecek maddelerinden yılın başına kadar arta kalanın humusunu ödemelidir. Humusu verilmiş yiyecek maddelerini onlardan düşemez. Dolayısıyla soruda gelen 30 kg. pirinç, 4 kutu yağ, 2 kutu çayın humusunu vermelidir.

Hz. Ayetullah Sistani, Behçet, Fazıl ve Nuri: Humusu verilmiş yiyecek maddelerini onlardan düşebilir ve sonuçta yalnızca 10 kg. pirinç, 1 kutu yağ ve 1 kutu çayın humusunu vermesi caizdir.[2]            

 


[1] -Hüseyni, Seyyid Müçteba, Porseşha ve Pasuhha, Ahkam-ı Humus, s.36, Nehad-ı Nemayendegi-i Makam-ı Muazzam-ı Rehberi Der Danişgahha, Kum, HŞ.1383.

[2] -Hüseyni, Seyyid Müçteba, a.g.e, s.115.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Secde etmek için iki mühürden istifade etmek doğru mudur?
    6783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Namaz kılan insanın secde yeri dizlerinin olduğu yerden birleşik dört parmak miktarından aşağı veya yukarı olmamalıdır.[1] Bundan dolayı iki mührün yüksekliği birleşik dört parmaktan fazla olmazsa ona secde edilebilir. Namazda secde yerinin yüksekliğini değiştirmenin de bir sakıncası yoktur.
  • Doğru alışverişin şartları nelerdir?
    7549 Alış-Veriş 2012/06/14
    Bu soru çok geneldir; zira alışveriş kavramı fıkıh ve örfte değişik manalara sahiptir: Genel anlamıyla alışveriş/muamele, özel anlamıyla muamele ve özel ve genel arasında bulunan orta manasındaki muamele bu kabildendir. Genel anlamıyla muamele, yakınlık kastinin muteber olmadığı ve elbise ve bedeni temizlemek, alıveriş, nikâh ve boşanmak gibi ...
  • Neden Kadir Gecesi’nde vücuda safran sürülmesi yasaklanmıştır?
    39091 Pratik Ahlak 2010/05/06
    1) Safranın; yiyecek, ilaç ve süs olmak üzere üç özelliği vardır. Safranın rivayetlerde yasaklanan yönü, süs ve ziynet olarak kullanıldığı takdirdedir. 2) Bedene safran sürmek haram değildir ama bu rivayete göre eğer bir kişi Kadir gecesinde bedenine ...
  • Riyayı tedavi etmenin yolu nedir?
    13881 Pratik Ahlak 2011/10/22
    Riya, insanın güzel amel ve davranışları başkalarına göstererek toplumda itibar ve konum kazanmak istemesine denir. Riya ihlâsın karşı noktasında yer alır. Riya ameline yönelik ilahi gazap ve öfkeye dikkat etmek, halkın ödül ve teşvikinin değersiz olduğunu bilmek, insanların kadirşinaslıkta sözlerini tutmamalarına, şükranda bulunmamalarına, işleri unutmalarına ve güçsüzlüklerine bakmak, gönülleri ...
  • Namaz esnasında selama cevap vermenin şekli nasıldır?
    7025 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Namaz esnasındayken insan bir başkasına selam vermemelidir ve eğer bir başkası insana selam verirse, insan ön selam niteliğinde cevap vermelidir; örneğin “es-selamu aleyküm” veya “selamun aleyküm” söylemeli ve “aleyküm selam” dememelidir.[1] Hatırlatılmalıdır ki insan selamın cevabını ister namazda olsun ister namaz dışında ...
  • Hariciler Nehravan savaşında sapmışlar mıydı? Ali (a.s) Muaviye’nin fitne ateşini söndürme hususunda kuşku duyuyor muydu?
    12930 جنگهای امام علی ع 2012/08/22
    Hariciler, Hz. Ali’nin (a.s) takipçilerinden bir grup olup Sıffin savaşında hakemlik hadisesinde kendisine muhalefet etme sebebiyle itaat etmekten sakınan ve ondan ayrılan gruba denir. Bu yüzden onlara Marikin de denmiştir. Haricilerin Sapıklıkları: Bu grubun sapıklıkları çoktur ve biz örnek sıfatıyla sadece bazılarına işaret ...
  • Acaba insan, kendi din kardeşi olan bir kimsenin -aralarında gerçekleşen bir tartışma nedeniyle- hakkında eziyet görmesine neden olacak sözler söyleme hakkında sahip midir? Kendisinden özür dilediği halde ona karşı küskünlüğünü devam ettirebilir mi?
    10928 Pratik Ahlak 2011/07/24
    Af etme ve fedakârlık büyük insanların özellik ve hususiyetlerinden ve ruhunun büyüklüğünün nişanelerindendir. İslam mektebinde bu nitelik ve özellik ahlakın faziletlerinden sayılmaktadır. İslam dini öyle bir dindir ki sahip olduğu peygamberi (s.a.a.) ahlaki faziletleri ve güzelliklerini tamamlamak üzere gönderildi. Peygamberinin kendisi de bu ...
  • Cennetin değişik kapıları ve bu kapıların da özel adları mı vardır?
    24903 Eski Kelam İlmi 2010/07/24
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Rükuda ‘Azim’, secdede ‘A’la’ isimlerinin söylenmesinin nedeni nedir?
    53938 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Rükuda Subhane Rabbiye’l-Azimi ve Bihamdih ve secdelerde Subhane Rabbiye’l-A’la ve Bihamdih dememizin asıl nedeni Allah’ın emri olması ve rivayetlerde bunları söylemeye emrolunmamızdan dolayıdır. Ama onları söylemeye emrolunmanın hikmetlerini de bulabiliriz. Rüku Allah’ı tazim etmektir. Her rükuyla Allah’ı tazim ediyoruz. Bir şeyi tazim etmek o şeyin ...
  • hangi sınıra kadar kocasına itaat etmelidir? Erkek onu yolculuğa mecbur edebilir mi?
    10857 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Hz. Ayetullah Hadevi Tahrani’nin belirtilen soru hakkındaki cevabının açıklaması şudur:Kadın cinsel doyum konusunda erkeğe itaat etmelidir ve erkek evden çıkmayı yasaklarsa bu durumda kendisi evden çıkamaz. Elbette evlilik hayatının farz ve haramlarla yetinmeyle sorundan yoksun olmasının imkânsız olduğuna dikkat edilmelidir. Ama ahlaka riayet etmek evliliğin pekişmesi ve tatlılığını ...

En Çok Okunanlar