Gelişmiş Arama
Ziyaret
61637
Güncellenme Tarihi: 2010/12/05
Soru Özeti
İnsan utangaçlıktan nasıl kurtulabilir?
Soru
İnsan utangaçlıktan nasıl kurtulabilir?
Kısa Cevap

Utangaçlığın olumsuz ve istenmeyen sonuçları olup, insanın yaşamda başarılı olmasına engel olmaktadır.

İnsan, bu ruhsal özelliktende diğer kötü özellikler gibi kurtulabilir ve onun tedavisi mümkündür. Çocukları sohbetlere katmak ve onları topluma girmeye teşvik etmek çocukların bu hastalığa yakalanmasını önleyen çözümlerdendir.

Telkinde bulunmak, kendine güven, tekrar, ümitli olmak, başkalarının eleştirisinden korkmamak, toplumsal olmak ve Ta-Ha suresinin 25 ila 28. ayetleri olan

‘Rabbi’ş rah li sadri ve yessir li emri va’hlul ukdeten mi’l lisani ve yafkahu kavli.’ (Rabim dedi, kalbime genişlik ver, işimi kolaylaştır, dilimin bağını çözde sözümü iyice anlasınlar.) ayetlerini okumak, gençleri ve bu hastalığa müptela olanları kurtaracak önemli etkenlerdir.  

Ayrıntılı Cevap

Soruya geçmeden önce belirtmek gerekir ki, utangaçlık, insanın başarısına engel olan bir afet olup, tutarsız hareketlere, uygunsuz tepkilere, hatta faaliyetlerden uzaklaşmaya, şahsiyetin düşmesine ve arkadaş edinmekte sorun yaşamaya neden olmakta, beden ve ruh sağlığını tehlikeye atmaktadır. Yeni çehrelerle karşılaşmak utangaç kimseyi endişelendirmektedir. Değişik mekanlara girmek, yeni ticari alanlara atılmak onun için çok zordur. Gözlerden uzak kalmak istemektedir. Güçlü olduğu halde aciz olduğunu hissetmektedir.

Utanmak, dış düşman gibi insanın içinde olan bir düşmandır. Örneğin, utangaç bir öğrenci sorununu söyleyemez, hep başkalarının ağzından sorusunu yöneltme beklentisinde olur.

Utangaçlık yalnızca bir histir, yani gerçek olmayan batıl bir düşüncedir. Utangaç, toplumda yeri olmadığını, başkalarının ona değer vermediğini düşünür. Halbuki böyle bir şey gerçek olmayabilir. Utangaç birinde bu düşünceler olduğu sürece onun getirilerinden güvende olmaz.

Utangaç kimseler, düşünce yönünden kendilerini zayıf ve hakir görürler. Bir şey yazsalar, bir şey söyleseler veya bir nokta bilseler onu değersiz bulurlar. Herkesin onu bildiğini zannettiklerinden söylemekten vazgeçerler. Bir konuşma yapmaya çok az hazır olur ve kendilerini çabuk kaybederler. Söyleyeceklerini unutur, başkalarının onların zaaflarının farkına varmalarına neden olurlar. İnziva işte bu yanlış düşünce tarzının sonucudur.[1]  

Utangaçlığı Gidermenin Yolları

Utangaçlığın olumsuz sonuçları insanı onun çaresini bulmaya sürükler. Her şeyden önce bilmek gerekir ki: 1- İstenmeyen ruhsal sıfatlardan biri olan bu hastalığın tedavisi mümkündür.  2- Bu hastalığın kökü çocukluğa veya gençliğe dönebilir.

Bu hastalığı tedavi edebilmek için çocukluktan itibaren şu noktlara dikkat etmek gerekir:

Çocukları toplumsal yetiştirmek gerekir. Bunun için onları eşin-dostun evine götürelim, onlarıda eve davet edelim. Başkalarının yanında onları övelim, onlarında sohbet etmelerini isteyelim.

Çocukları toplumsal yetiştirmenin ve utangaçlıklarıyla mücadele etmenin etkili yöntemlerinden biri, büyüklerin onlardan soru sorup düşünmeye ve konuşmaya zorlamalarıdır. Çocuğun utangaçlığını giderebilmesi için büyüklerin içine girmesini sağlamak gerekir. Toplumda utangaçlığa düşmeden, başkalarının yanında yeteneklerini ve kişiliğini ortaya koyabilmesi için toplantılarda bulunması, konuşması ve katılımcı olabilmesi için fırsat verilmesinden başka yol yoktur. Söylediği şeyleri teşvik edelim ve eğer hata yaparsa sevgiyle, hürmetle ve tevazuyla düzeltelim.

Sohbetlerde ve meşveretlerde onunda görüşünü almak, hatırlarını söylemesine fırsat vermek, yine sorumluluk yüklemek onun kişiliğinin tecelli etmesine, utangaçlıktan kurtulmasına, sessizlik ve korkuya düşmesine engel olur.

Önemli olan çocuğun varlık gösterirken, düşünce ve görüşünü söylerken küstahlaşmaması ve başkalarının onur, görüş ve inancına saygı göstermesidir. Eğer bir yerde kendi kişiliğine hakaret edilir ve darbe değerse açıkca ve edeple hakkını savunabilmelidir.

Bu hastalığın tedavisi için gençlik döneminde yapılması gereken şeyler:

1-Telkin

Psikiyatiristlere göre, telkin birçok ruhsal ve bedensel hastağın tedavisinde etkilidir. ‘Ben işlerin üstesinden gelebirim (örneğin başkalarının karşısında konuşabilirim).’ cümlesini devamlı olarak tekrar edin. Çünkü utangaçlık korkunun göstergesi ve kişilerin karşısında vahşete kapılmanın delilidir. Bu ruhsal zaaf toplumdan kaçmakla giderilemez. Geceleri uyuyacağınız zaman ve bedeniniz sakinleştiğinde şu cümleleri sakinlikle tekrar edin: Benimde başkaları gibi yeteneklerim vardır. Resul-ü Ekrem’in (s.a.a.) buyurduğu ‘İnsanlar altın ve gümüş gibi madenlerdir’[2] sözü gerçektir. İstediğimi her şeyi söylemeye gücüm yeter. Başkalarından asla korkum yoktur. İstediğim şekilde olmaya gücüm var.

2-Kendine Güven

İnsanın mutlu ve saadetli olabilmesi için kendisine, niyetine ve ameline dayanması lazımdır. Ve inanmalı ki, ilerleme ve takmül basamaklarını kendi ayaklarıyla çıkmalıdır.[3] Kendi akıl ve düşüncesine başvurduğunda, doğru bir tahlil yaptığında ve Allah’ın merhametli olduğunu, onuda diğer kulları gibi yaratıp, sağlam bir akıl, beden ve iyi bir yetenek verdiğini anladığında hiç kimseden bir eksiği olmadığı sonucuna ulaşacaktır. Başkaları gibi olduğunu görünce, onlar gibi davranması gerektiğini anlayacak ve onların karşısında utanmayacaktır.

Allah, insana irade denen bir güç vermiştir. Bu güç kullanıldığında sorunları gidermeye kadir olacaktır.

İnsan, Allah’a dayanırsa kendine olan güvenini kazanır ve insani hedeflerinde sarsılmaz. İnsanın saadeti onun inanç ve ameline bağlıdır. Mutsuzluğuda kötü davranışlarından kaynaklanmaktadır. Düşman ya da cahil dostların vesveselerine kulak vermeyen kimse, çalışıp çabalarsa sonuç alır ve her geçen gün ümidi artar. Aşağılayıcı bir gözle  mücadelesini bırakan ve ümidini kaybeden kimsenin ise her geçen gün halsizlik ve moralsizliği artacaktır.

3- Tekrar

Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak için tekrar etmek gereklidir. Grupsal çalışmalar ve grubun üyeleriyle          işbirliği yapmak, kendi görüşlerini söylemek ve sohbet ederken muhatapların gözüne bakmak bunun örneklerindendir. Başlangıçta her konuşmacının az çok bu sorunlarla karşılaşması doğaldır. Hatta kelimeleri söylemekte bile zaaf ve eksiklikleri olabilir. Ama sabır ve tekrarla eksikliklerini giderebilir ve bu tekrarların sonucunda zamanla utangaçlıktan tamamen kurtulabilir.

4- Ümit

Ümitli olmak, yakin etmek, ve güçlü bir iradeye sahip olmakla utangaçlık sorunu tümüyle halledilir.

Dilinde pelteklik olan Hz. Musa, Allah’a dayanarak toplumsal ilişkilerde öyle bir zahir oluyordu ki, düşmanlar bile bu noktayı alay vesilesi edip, Onu inzivaya sürükleyemediler. Ümitsizlikten kurtulmanın yolları çoktur. Onlardan biri Allah’a tevekkül etmektir. İnsan, yaratıcısına ve alemlere varlık bahşedene gönülden dayanırsa yalnızlık, ümitsizlik ve iradesizlik kabusundan kurtulur.

5- Başkalarının kusur bulmasından korkmamak.

Dünyada kimse hatasız değildir. Anlayan ve akıllı kimseye, hatasını kendisine söylediklerinde rahatsız olmayan, korkmayan ve onu gideren kimsedir.

İmam cafer-i Sadık (a.s) buyuruyor: ‘En sevdiğim dostum bana hatamı söyleyen kimsedir.‘[4] Eksiklik belli olunca ve bize ‘senin hatan şudur’ diye hatırlatıldığı zaman, rahatsız olacağımız yerde sevinmeli ve ona teşekkür etmeliyiz. Ve en kısa zamanda onu gidermenin çaresine bakmalıyız. Bu açıdan bakıldığında, konuşma yapacağımız zaman bizde bir eksiklik görülecek diye korkmamalıyız. Aksine cesurca konuşmaya başlamalıyız.

6- Toplumsal Olmak

Utangaçlığı gidermek için toplumsal olmak gerekir. Bu da, aşağıdaki noktaları yerine getirmekle gerçekleşir:
a) Herkesten önce selam vermek, b) Selam verdikten sonra kalıplaşmış cümlelerle hal hatır sormak ve karşımızdaki kişiden hemen ayrılmamak, c) Toplumsal işlerde, evde, okulda, üniversitede, kapmta, topluca oynanan oyunlarda oynamak gibi girişimlerde bulunmak, d) Bedenin uzuvlarına (el, ayak, sohbet etme şekli vb.) dikkat etmemek ve başkalarıyla veya bir topluluğa konuşurken konuya odaklanmak, e) Hareketli, girişken ve utanmayan iyi kimselerle dost olmak.

7- Ta-Ha suresinin 25 ila 28. ayetleri olan ‘Rabbi’ş rah li sadri ve yessir li emri va’hlul ukdeten mi’l lisani ve yafkahu kavli.’ (Rabim dedi, kalbime genişlik ver, işimi kolaylaştır, dilimin bağını çözde sözümü iyice anlasınlar.)  ayetlerini okumak.

Kalp genişliği, her işte başarılı olmanın şartıdır. İnsan korku ve sorumluluktan kaçmak yerine Allah’tan yardım alarak imkan, mukaddimat ve vesileleri hazırlamalıdır.[5] Bu ayetler Hz. Musa’nın macerasını anlatmaktadır. Hz. Musa (a.s), Allah’ın verdiği ağır görevden korkmadığı gibi, Allah’tan en küçük bir hafifletme de istemedi. Büyük bir istekle onu kabul etti. Ancak bu görevde Allah’tan başarı vesilelerini istedi. Başarılı olmanın ilk vesilesi yüce bir ruh, üstün düşünce ve güçlü bir akıl olduğundan, başka bir deyişle kalp genişliğine ihtiyaç duyduğundan şöyle arzetti: ‘Rabbim! Kalbime genişlik ver.’ Bu yolun zorluklarını Allah’ın lütfündan başka bir şeyin gideremeyeceğini bildiğinden ikinci merhalede Allah’tan işleri kolaylaştırmasını ve müşkülleri yolunun üzerinden kaldırmasını diledi: ‘İşimi kolaylaştır.’ Sonra sözlerinin daha iyi olması için şöyle arzetti: ‘Dilimin bağını çöz.’ Bunun nedenini de özellikle belirtmektedir: ‘Sözümü iyice anlasınlar.’[6]

Ayetin nüzul sebebi her ne kadar başkalarının karşısında konuşmak hakkında olsa da, utangaçlığın olduğu yerlerde de geçerlidir. Ayetten, Allah’a tevekkül etme, toplumsal şartlardan ve başkalarının alay etmelerinden korkmamak vb. gibi dersleri çıkarabiliriz. Utangaçlık zamanlarında bu ayetleri okuyarak bu dersleri kendimize hatırlatalım.


[1] -Utangaçlığın temeli ve nedenleri hakkında daha fazla bilgi için bkz: Utangaçlığın Temelleri ve Nedenleri, 1709. Soru (site:1715).

[2] -Bihar-ul Envar, c.58, s.65.

[3] -Kur’an bu konuda şöyle buyuruyor: ‘Şüphe yok ki bir topluluk, ahlakını değiştirmedikçe Allah o topluluğu değiştirmez.’ (Rad/11).

[4] -Bihar-ul Envar, c.71, s.282; Mizan-ul Hikme, Ayıp maddesi, No: 14684.

[5] -Tefsir-i Nur, c.7, s.337.

[6] -Tefsir-i Nümune’nin Özeti, c.3, s.116.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia Hz. Ali(a.s)'ın faziletlerini ispatlamada Ehl-i Sünnet'in mütevatir hadislerine dayanabilir mi?
    7829 Masumların Siresi 2011/06/21
    Tevatür yalan üzere anlaşmaları mümkün olmayan büyük bir kalabalığın bir konuyu nakletmelerine denir. Biz inanıyoruz ki Hz. Ali'nin faziletleri ve onun imameti hakkındaki nas tevatürle sabittir. Bunu Şia'nın hadis ve tarih kaynaklarının yanı sıra Ehl-i sünnetin kitaplarından ve sahabilerin hadislerini nakleden eserlerden istifade ediyoruz. Buna göre bizim bu konuyla ilgili ...
  • Neden Yahudiler Yahudi olarak adlandırılmaktadır?
    10738 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Yahudilerin Yahudi olarak adlandırılmasının nedeni hakkında ihtilaf vardır. Bazıları Yahud’un hidayete ermiş olduğu manasına geldiğini ve bunun nedenin de Musa’nın (a.s) kavminin buzağı tapmaktan tövbe etmesi olduğunu belirtmiştir.[1] Bazıları da bu kavme Yahudi söylenmesinin nedeni hakkında şöyle demiştir: Hz. Yakub’un dördüncü oğlunun adı “Yahuza” ...
  • Bir miktarı buz tutan ve geriye kalan kısmı kür (çok) su miktarında olmayan kür (çok) suya necaset değerse hükmü nedir?
    5824 Su Türleri 2012/04/11
    Büyük taklit merciileri bu konuda şöyle buyuruyorlar: ‘Kür (çok) suyun bir miktarı buz tutar ve geriye kalan kısmı da çok su miktarına ulaşmazsa, necaset değdiğinde necis olur ve buzdan eriyen kısım da necistir.’[1]
  • Âli İmran Suresinin 14. Ayetini dikkate alarak, kadınlar da erkekler için aşağılık maddi işler kısmından sayılıp dört ayaklı hayvanlar cinsinden mi hesap edilir?
    18306 زن 2012/07/21
    Söz konusu ettiğiniz sorunun cevabında şöyle denilmesi gerekir: Sizin Ali İmran Suresinin 14. Ayetinden yaptığınız çıkarım yanlış bir çıkarım olup ayetin manasına dikkat edilirse, sizin açıkladığınızın dışında bir şey anlaşılır. Ayette şöyle buyrulur: “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin ...
  • Üç Haslet hadisinin senedi sahih midir?
    7614 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/10/23
    Söz konusu hadisin bazı ravileri hakkında elde herhangi bir bilgi yoksa da birkaç sebepten dolayı ona istinat edilebilir:1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Ve biliyoruz ki bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu, onun itibarını ve muhaddislerin ...
  • Rüyada bilinçli olma imkânı mevcut mudur? Bazı rüyaların gerçekleşmesinin nedeni nedir?
    12738 Teorik İrfan 2012/02/18
    Bilgelerin görüşüne göre uyku, zahiri duyuların tedricen dış dünyayla ilişkisinin kesildiği, ama batıni duyuların henüz aktif olduğu bir haldir. Uyku anında dış dünyayla uğraşmaktan ve değişik meşguliyetlerden uzaklaşması neticesinde insan nefsi, melekût âlemine odaklanır ve nefis madde âleminden ne kadar çok uzaklaşırsa, nefsin kendi âlemiyle irtibat kurması daha fazla ...
  • Baş ve göğüs balgamını yutmanın oruca bir zararı var mıdır?
    7106 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.  ...
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    7207 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Acaba yaradanın yaratıcılık özelliğinin fiiliyyete geçmediği bir an ve ya zaman varmıdır?
    8445 Eski Kelam İlmi 2008/06/12
    Gereken cevaba ulaşmak için bu bir kaç noktanın yani zamanın mahiyyeti, fiili sıfatlar ve ilahi feyzin devamının, açıklığa kavuşması gerek.1.Zamanın mahiyyeti nedir?Zaman: Hareket yoluyla cisimlere arız olan akıcı aralıksız niceliktir. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    82581 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

En Çok Okunanlar