Gelişmiş Arama
Ziyaret
20540
Güncellenme Tarihi: 2010/05/19
Soru Özeti
Toplumsal yaşamdan tamamen uzaklaşarak yalnızlığa gömülmenin hükmü nedir?
Soru
Her tarafı fesatçılar sarmışken topluma girmek insanın günaha düşmesine neden olacaktır. Böyle bir durumda toplumsal yaşamdan tamamen kopmanın, yalnızlığa gömülmenin ve insanlardan uzaklaşmanın hükmü nedir?
Kısa Cevap

İnzivaya çekilmek bazen devamlıdır, bazende geçici.

Devamlı inzivaya çekilmek çeşitli sakıncaları beraberinde getirmektedir. Örneğin:

1- İnziva ilahi sünnet ve tedbire aykırıdır; çünkü Hak Teâlâ’nın sünnet ve meşiyyeti insanın tekamüle erme temeli üzerine kurulmuştur; bunuda insanın kendi iradesiyle ve onun ortamlarını hazırlayarak, yani hidayet ve dalalet kapılarını açık tutarak yapmaktadır.

2- Bazılarının içine düşmüş olduğu bu bidat, semavi dinler tarafından reddedilmiştir. Hiçbir  Peygamber ve vasisinin toplumdan tümüyle koptukları görülmemiştir.

3- Böyle bir inziva hangi sebepten dolayı olursa olsun müminlerin haklarını eda etmek, anne-babaya karşı iyi davranmak, din kardeşlerini ziyaret etmek, müminin ihtiyaçlarını gidermek, insanların arasını düzeltmek gibi dinî ve insanî öğretilerle uyuşmamaktadır.

4- Dini düsturlara riayet etmekle toplumsal yaşamın arasında uymsuzluk yoktur. İnsan dini görevlerini yerine getirmenin yanı sıra halkın içinde olabilir, hatta sizin gibi toplumda fesatçıların… olduğunu düşünenler bile halka hizmet edebilirler.

 

İslam açısından böyle durumlarda mümin insanların toplumdaki kötülükleri gidermesi, halka hizmet etmesi bakımından sorumluluklarını artırmaktadır.

Ayrıntılı Cevap

Uzlet, halvet veya ruhbanlık halktan uzaklaşmak ve köşesine çekilmek demektir.[1] Bunun iki çeşidi vardır:

 

1- Devamlı olarak inzivaya çekilmek.

2- Geçici olarak inzivaya çekilmek.

 

Birinci kısım inziva caiz değildir. Ama belirli zamanlarda Allah’a kulluk ve münacaat için halktan uzaklaşmanın sakıncası yoktur.

 

Her peygamber ve onun vasisi sadece kısa süreliğine halktan uzaklaşmış,[2] namaz kılmış, raz u niyaz etmiş, tefekkür edip zikirde bulunmuşlardır.

 

Birinci kısım inziva şu nedenlerden dolayı kötülenmiştir:

 

1- Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa’nın (a.s) dinine mensup olanlardan bazıları azınlıkta ve zalim hükümdarların baskıları altında olduklarından dolayı canlarından ve dinlerinden korktukları için halktan kopup ibadetle meşgul olmaya koyuldular.[3]

Böyle bir şeyin güzel olduğunu zanneden bir grup Müslüman da onlara bakıp inzivaya çekildiler. İslam Peygamberi (s.a.a) onları bu işten men etti. Peygamberimizin (s.a.a) vefatından sonra da bazı Müslümanlar sofilik adına inzivaya çekildi ve bunun için adaplar çıkardılar. Ehl-i Beyt (a.s) onlara her zaman karşı gelerek bu işi teyit etmediler.[4]

 

2- Peygamberler ve vasileri ömürlerinin kısa bir dönemini inzivaya ayırdılar, ama bunu ilahi kanunları daha iyi ve daha çok algılayabilmek ve halka ulaştırmak amacıyla yaptılar. Onlar hiçbir zaman devamlı şekilde inzivaya çekilmediler; hep zalim hükümdarlarla mücadele ettiler, halkın içine girip onların sevinç ve kederlerine ortak oldular.

 

3- Beşeri yaşam hususunda ilahi sünnet ve tedbir hem sapma, hem de hidayet vesileleri üzerine kurulmuştur; çünkü insanın kemale ermesi bunları aşmaya bağlıdır.

 

Dolayısıyla inzivaya çekilmek ilerlemenin engellenmesi, ruhî ve dinî yönden eğitilme vesilelerinin bir şekilde yokedilmesi demektir.

 

4- Resul-u Ekrem (s.a.a): ‘Ümmetimin ruhbanlığı hicret, cihad, namaz, oruç, hac ve umredir.’ diye buyurmuştur.[5]

 

İmam Sadık (a.s) İslam dini hakkındaki sözlerinin bir yerinde şöyle buyuruyor: ‘Halktan uzaklaşmak demek olan inzivaya çekilmek ve çöllere gitmek İslam’da yoktur.’[6]

 

5- Devamlı olarak inzivaya çekilmek müminlerin haklarını eda etmek, anne-babaya karşı iyi davranmak, din kardeşlerini ziyaret etmek, müminin ihtiyacını gidermek, insanların arasını düzeltmek, müminin hayırını istemek, Müslümanların işlerine koşmak, akraba bağlarını korumak vb. gibi dinî öğretilerle çelişmektedir.[7]

 

Son olarak belirtmek gerekir ki, dinî düstur ve adaba riayet etmekle toplumsal yaşam arasında aykırılık yoktur. İnsan toplumsal yaşamdan kopmadan hem inziva adabına riayet edebilir, hem de onun koyduğu hedefe ulaşabilir. Zira halktan uzaklaşmanın dışında, devamlı abdestli olmak, devamlı Kur’an tilavetiyle zikir halinde bulunmak, az uyumak, az yemek, kendini Hakk’ın huzurunda görmek… gibi[8] şeyler inzivanın genel adabıdır. Bunların çoğunu toplumsal dinî yaşamda da yerine getirmek mümkündür. Bunun genel hedefi dinin selameti, zamandan faydalanmak, nefsin durumlarını ve amelin ihlasını kontrol etmektir. Bu hedeflerin tümüne toplumsal dinî yaşamda ulaşmak mümkündür.

 

Bunların yanı sıra inzivanın gerektirdiği sakıncalar halkın ve toplumun içinde olmakta yoktur.

 

Kısacası insan her durumda, her işte Allah-u Teâlâ’yı anabilir, nefsin hallerini kontrol ve onu tezkiye edebilir.



[1] - Bk. Seyyid Şerif Ali b. Cürcani, Et-Ta’rifat, Bab-ı Ğayn; Kemaleddin Abdurrazzak Kaşani, Istılahat-ı Sufiye, Bab-ı Ha; Tefsir-ul Mizan, c.19, s.173

[2] - Mi’rac-us Saadet, s.569

[3] - Tefsir-ul Mizan, c.19, s.178

[4] - Bk. Misbah-ul Hidaye, s.115

[5] - Bk. Tefsir-ul Mizan, c.19, s.178

[6] - Usul-ul Kafi, Kitab-ı İman ve Kufr, Bab-ı Şerayi’, c.1

[7] - Bk. Usul-ul Kafi, Kitab-ı İman ve Kufr, Kitab-ı Dua ve Kitab-ı Muaşeret

[8] - Bk. Kimyay-ı Saadet, c.1, s.545; Misbah-ul Hidaye, s.117; Avarif-ul Maarif, s.213, 220

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Neden Peygamberin şahsiyeti güç kazandığında değişmektedir?
    5793 Kur’anî İlimler 2011/04/12
    Her ne kadar bu iddiaya yönelik bir delil belirtilmemişse de her davranış değişikliğinin şahsiyet değişiminin göstergesi olmadığını bilmemiz gerekmektedir. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) değişik durumlarda içinde bulunduğu zaman, mekân ve konum gereği zahirde farklı davranışlarda bulunmuş olabilir, ama bunların hiçbirini onun şahsiyetindeki farklılığa isnat edemeyiz. Bunun birçok başka ...
  • Aşura günü İmam Hüseyin’in (a.s) kuyu kazarak suya ulaşma imkânı yok muydu?
    8302 تاريخ بزرگان 2011/01/20
    Yezidilerin İmam Hüseyin (a.s) karşısındaki en kirli ve alçakça taktiği İmamın karargâhını hayatın zorunlu unsurundan yani sudan mahrum bırakmalarıydı. Hz. Hüseyin (a.s) bu sorunu halletmek için çok etkili olan birçok girişimde bulundu. Bu girişimlerden biri de kuyu kazmaktı. İmam Hüseyin (a.s) ve yarenleri bu yöntemi kullandılar. ...
  • Domuzun parçaları gibi necasetlerin bazı kısımları Müslüman olmayan kimselere satılabilinir mi?
    5601 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Hz. Ayetullah’el - Uzma Mekarim Şirazi (Allah ömrünü uzun etsin): Eğer bu konu hakkında yakininiz varsa onun alınıp satılması sakıncalıdır. Hz. Ayetullah’el - Uzma Safi Gülpeygani (Allah ömrünü uzun etsin): Soruda gelen konu hakkında bilgim yok ama eğer söz konusu maddeler ...
  • Anne rızası olmadan Müslüman olmayan bir kızla evlenmenin hükmü nedir?
    7977 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/09/22
    İslam dini insanların bozulması ve yozlaşmasını önlemek ve ahlakî yozlaşmalardan kaynaklanan problemlerden birey ve toplumu korumak ve aynı şekilde aile müessesesini güçlendirmek için evlenmeyi çok tavsiye etmiştir. Elbette gencin hayatı ve geleceği için karar alabileceği bir erginlik ve rüşt yaşına ermesi de İslam dini tarafından önemsenen ...
  • Neden İmam Ali (a.s) Nehcü’l-Belağa’da kendi imametinden söz etmemiş ve sadece hilafetini gasp ettiklerinden şikâyet etmiştir?
    9183 تاريخ بزرگان 2012/05/16
    İmam Ali’nin kendini savunması, kabiliyetlerini, liyakatini ve üstünlüklerini dile getirmesi gerçekte imamet makamını savunmak ve tanıtmaktır; zira eğer halk bundan haberdar olmazsa çok ağır bir hüsrana uğrayacaktır (nitekim bu vakıa maalesef İslam tarihinde gerçekleşti). Bu esas uyarınca İmam Ali (a.s) şartların gerektirdiği durumlarda kendi rehberlik ve imamet ...
  • Acaba bireysel fıkıhta uzmanlık siyasal (hükümetsel) fıkıhta uzman olabilmek için gerekli mukaddime midir?
    5720 Düzenler 2015/05/21
    İslami fıkıh bir biriyle irtibatlı ve iç içe girmiş birçok bilimlerin bütündür ki onun her bir bölümünü bir diğerinden müstakil bir ada şeklinde dikkate alıp sadece bir bölümünde yetişip uzmanlaşmak mümkün değildir. Elbette doğal olarak şu imkân mevcuttur ki bazı dini düşünürler fıkhın has bir bölümünde yapmış ...
  • İmam Muhammed Cevat (a.s)’ın biyografisini açıklar mısınız?
    2469 تاريخ بزرگان 2020/01/20
  • Bu asırda kızları köleliğe çekmek caiz midir?
    6464 Eski Kelam İlmi 2011/10/23
    Her şeyden önce köleliğin İslam dini tarafından temelleri atılan bir kurum olmadığını, bilakis bu fenomenin İslam’ın doğduğu çağda dünyanın tüm bölgelerinde yaygın olan bir realite olduğunu bilmeliyiz. İslam köle sahiplerine ciddi bir zarar vermeksizin ve mevcut toplumsal dengeyi ani ve hızlı bir girişimle ortadan kaldırmaksızın imkânların elverdiği ölçüde ve ...
  • Kendimizi yetiştirmeye ve nefsimizi arındırmaya nereden başlamalıyız?
    10712 Pratik Ahlak 2010/05/06
    Tezkiye, nefsi arındırmak ve temizlemek anlamına gelmektedir. Kur’an-ı Kerim’de nefsi arındırmanın önemi hakkında birçok ayet bulunmaktadır. Ama şu bilinmelidir ki; nefsi arındırmaya başlama noktası her insana göre değişir. İslam’ı henüz kabul etmemiş birisinin nefsi temizlemeye başlayacağı ilk aşama, İslam’ı kabul etmesidir. Müminler için ilk basamak, ...
  • Hangi ayet tevhidin kısımlarını içermektedir? Tevhidin kısımları nelerdir?
    15901 Eski Kelam İlmi 2011/08/14
     Tevhit konusu, Kuranî ve dinî kavramlar içinde en derin ve geniş konulardandır. Çünkü tevhidin çeşitleri ve mertebeleri vardır. Bu yüzden Kuran’da tevhit konusu birçok sure ve ayette genişçe ve derin olarak işlenmiştir. Kuran’ın bu üslup ve tarzı temel kavramlardadır. Bugün bu üslup, Kuran’ın konusal ...

En Çok Okunanlar