Gelişmiş Arama
Ziyaret
31361
Güncellenme Tarihi: 2010/10/07
Soru Özeti
Günahta ısrar etmek cezanında artmasına neden olur mu?
Soru
Zina, müzik dinlemek vs. günahlar devamlı işlendiğinde ilk defa yapılana göre cezalarıda artar mı?
Kısa Cevap

Günahta ısrar etmek, deyimi iki manada kullanılmaktadır: 1)Günahı tekrarlamak, 2)Günah işledikten sonra tövbe ve istiğfar etmemek.
Günahta ısrar etmenin çok kötü sonuçları vardır. Ayet ve rivayetlerde bu durum şiddetle kınanmış ve küçük günahın büyük günaha dönüşmesi, takva dairesinden çıkılması, bedbahtlık, itaat etmemek, insanı küfür ve ateitstlik sınırına götürmesi gibi bazı kötü sonuçlarına işaret edilmiştir. Günahta ısrar ve tekrar etmenin kötülüklerinden biri dünya ve ahiretteki cezasının artmasıdır. Mesela büyük günah işleyen ve iki kere had uygulanan kimse üçüncü defada öldürülür.

Ayrıntılı Cevap

Konuya girmeden önce günahta ısrar etmek ve onun manaya geldiğine bakmak lazım. Günahta ısrar etmek iki manada kullanılmaktadır:
1-Günahı tekrarlamak: Israrın kesin manası ‘günahı amelde pişman olmadan tekrarlamak
’tır, yani örfçe ‘günaha devam ediyor’ denilmesidir. Günahta ısrar edenin pişman olmayacağıda bellidir.
2-Tövbe ve istiğfar etme azmi olmadan günah işlemek (bir defa bile olsa): Bir rivayette İmam Bakır (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Günahta ısrar etmek demek insanın günah işleyip istiğfar etmemesi, tövbe etmeye azimli ve kararlı olmaması demektir.’[1]
Bir başka rivayette Resul-ü Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: ‘İstiğfar edenin günahında ısrar yoktur, hatta bir günahı günde yetmiş kere işlese de.’[2]

Bu ve benzeri hadisler, günah işlendikten sonra tövbe ve istiğfar edilmemesine ‘günahta ısrarlı olmak’ dendiğini göstermekteler.

Günahta Israr Etmenin Sonuçları
Günahta ısrar etmek ayet ve rivayetlerde şiddetle kınanmış ve bazı kötü sonuçları şöyle belirtilmiştir:
1-Küçük günahların büyük günahlara dönüşmesi: Bir rivayette, ‘Hiçbir günah ısrar edildiğinde küçük değildir, ve hiçbir günah istiğfar edildiğinde büyük değildir’ diye buyurulmaktadır.[3] Yani insan günah işlemekte ısrar ederse, günahı küçükte olsa büyüğe dönüşür. Tövbe ve istiğfar eden kimsenin ise günahı büyük olsa da o günah artık büyük günah olmaktan çıkar.
2-Takva dairesinden çıkmak: Kur’an muttakiler hakkında şöyle buyuruyor: ‘Onlar, kötü bir iş işlediler mi, yahut nefislerine bir zulümde bulundular mı Allah'ı anıp suçlarının bağışlanmasını dileyenlerdir ve Allah'tan başka kimdir günahları bağışlayan? Onlar, işledikleri suçta, bile bile ısrar da etmezler.’[4]
3-İtaatlerin kabul olmaması: İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Andolsun Allah’a, kulun günahta ısrarından dolayı Allah onun itaatinden hiçbir şeyi kabul etmez.’[5]
4-Bedbahtlık getirmesi: İmam Sadık (a.s) buyuruyor: ‘Resul-ü Ekrem (s.a.a) şöyle buyuruyordu: Bedbahtlığın alameti şunlardır: Gözün kuru olması (gözyaşının ve ağlamanın olmaması), kalbin katılaşması, dünyaya aşırı düşkünlük ve günahta ısrar etmek.’[6]
5- Günahın öneminin azalması.
6- İnsanı küfür ve dinsizlik sınırına götürmesi: Kur’an bu konuda şöyle buyuruyor: ‘Sonra da Allah'ın delillerini yalanladıkları ve onlarla alay ettikleri için o kötülük edenlerin sonu kötü oldu gitti.’[7]
7- Günahın dünya ve ahiret cezalarının çoğalması: Rivayetlerde şöyle gelmiştir: Büyük günah işleyen ve iki kere had uygulanan kimse üçüncüsünde öldürülür.[8]
Nitekim kötü bir amel olan zinayı işleyen kimse üç kere kırbaçlanırsa dördücüsünde öldürülür.[9]

Dolayısıyla küçükte olsa insan her günah işledikten sonra hemen tövbe etmeli ve yeniden günaha dönmeme kararı almalıdır, zira günahta ısrar etmek ve onu tekrar tekrar yapmak kulu Allah’tan uzaklaştırır, kalbini siyahlaştırır. Bu da insanın tövbe etmesini zorlaştırır.  


[1] -İmam Bakır (a.s) ‘Onlar, işledikleri suçta, bile bile ısrar da etmezler.’ ayeti hakkında şöyle buyurdu: ‘Günahta ısrar etmek demek…’ (Muhammed b. Yakup Kuleyni, Usul-u Kafi, c.2, s.288, Bab-ul Israr Ala’z Zenb, H.2)

[2] -Envar-ut Tenzil, c.1, s.182.

[3] -Kafi, c.2, s.282, Bab-ul Israr Ala’z Zenb, H.1

[4] -Al-i İmran/135

[5] -Kafi, c.2, s.288, Bab-ul Israr Ala’z Zenb, H.3

[6] -Şeyh Hür Amuli, Vesail-uş Şia, c.15, s.377, H.20680

[7] -Rum/10

[8] -Kafi, c.7, s.191, H.2

[9] -a.g.e, H.1

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Yanlış bilgiler bilgi sayılmadığına göre Allah doğru ve yanlış bilgileri nasıl biliyor?
    6802 Eski Kelam İlmi 2012/05/15
    İster doğru olsun ister yanlış bir şeyi bilmek onu kabul etmek manasına gelmez. Ve biliyoruz ki Allah ilmini mevcut olan doğru veya yanlışlarla elde etmiyor, O’nun ilmi zati’dir. ...
  • Akıl din ile neden çelişir?
    12716 Yeni Kelam İlmi 2010/07/24
    Akıl, insanların içsel hücceti olup kemal yolunda kendilerine rehberlik eder. Şeriat (din) ise kirlilik girdabından insanları kurtarmak ve onları insanî kemal ve saadete sevk etmek için dışsal bir hüccettir. Buna göre zahir ve batın hüccetlerin birbiriyle çatışır olması mümkün değildir. Akıl bir fenomen ve her fenomen ...
  • Öldükten sonra insan ruhu hayvan şekline mi bürünür yoksa berzahta mı kalır?
    93941 روح و نفس 2012/07/24
    Öldükten sonra insan ruhunun başka bir insan veya hayvan şekline bürünmesi reenkarnasyona inanan kişilerin görüşüdür ve bu İslam’ın bakışında yanlış ve geçersiz bir görüştür. Ruh, dünya bedeninden ayrıldıktan sonra berzah âleminde misali bedende yer edinir ve kıyametin başlamasına dek berzah hayatını sürdürür. Bazen kabir âlemi ve bazen ...
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6952 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Adem (a.s)’ın cennetten inişi ne manaya gelmektedir?
    14359 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Hubut yüksekten aşağı inmek (nüzul) manasında olup, Suud’un (yukarı çıkmanın) karşıt anlamlısıdır. Bazen bir mekanda yerleşme manasında da kullanılmıştır.Hz. Adem (a.s)’ın hubutu konusu ve hubut olayı, her şeyden önce Hz. Adem (a.s)’ın bulunduğu cenneti nasıl mana ettiğimize bağlıdır. Acaba ...
  • Sehl bin Sa’d Saidi kimdi?
    9301 تاريخ بزرگان 2011/04/13
    Sehl bin Sa’d Ensari Saidi, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) tanınmış sahabelerinden olup Peygamberimiz vefat ettiği zaman 15 yaşındaydı. Onun asıl adı ‘Hazn’ idi, ama Peygamber (s.a.a) adını ‘Sehl’ diye değişti. Künyesi ‘Ebu’l Abbas’ idi. Uzun bir ömür sürdü. Medine’de ölen son sahabe olduğu söylenmektedir. Kimisi hicri 88 yılında, kimisi ...
  • Eşinin veya başkalarının verdiği hediyelerle kadına hac farz olur mu?
    6298 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/12
    Bu malların size hediye edilip sizin kabul etmenizden sonra sizin malınız olduğuna göre bunlar da sizin diğer mallarınız gibi sayılır. Sizin bu mallarla mustati (hacca gitmeye gücünüzün) olduğu farz edilmiştir. Bu yüzden sizi mustati kılacak diğer şartlar da var ise hac size farz olur. ...
  • Hawking tarafından ortaya atılan anlayış ve düşünceye göre evren kendiliğinden meydana gelmiştir. İslam’ın bu nazariye karşısında cevabı nedir?
    13720 Yeni Kelam İlmi 2012/04/02
    Sorunun birinci kısmının cevap şudur: Evvela sayıns (science) anlamında olan ilimde hiçbir önermenin % 100 kesin olduğu hükmü yoktur. Hawking tarafından ortaya atılan bu yargı ve teori de bu kaideden müstesna değildir. Medya ve basın organlarının abarttığının tam tersine bilim adımı olan bu düşünce sahibinin kendisi bile ...
  • Sermayenin humusu var mıdır?
    6247 Humusa Konu Olan Şeyler 2012/05/16
    Muhterem taklit mercilerinin sermayenin humusu hakkındaki görüşü şudur: Eğer bir kimse bir sermaye edinirse ve bu sermayenin humusunu vermesi durumunda kalan kısmıyla bir işe girişemezse ki bu sermayeyle geçinmeyi istiyorsa bu sermayenin humusunu vermeli midir? Tüm merciler (Ayetullah Vahit ve Ayetullah Safi dışında): ...
  • Vacib’ul-vucudun bütün kemallere sahip olduğunun delili nedir?
    6352 صفات واجب 2018/11/14
    Vacib’ul-vucut zaten bütün kemallere sahip olmalıdır. Zira kemallerden bir kemale sahip olmaz ise bu eksikliğe ve noksanlığa sonuç olarak ta fakirliğe yol açar, buda vacib’ul-vucut için niyazdır. Açıktır ki kemali bir varlığın sahip olmadığı kemaller varsa bu kemalleri hasıl etmek için bir başkasına ihtiyaç duyar. Sizin faraziyeniz; ...

En Çok Okunanlar