Gelişmiş Arama
Ziyaret
31190
Güncellenme Tarihi: 2010/10/07
Soru Özeti
Günahta ısrar etmek cezanında artmasına neden olur mu?
Soru
Zina, müzik dinlemek vs. günahlar devamlı işlendiğinde ilk defa yapılana göre cezalarıda artar mı?
Kısa Cevap

Günahta ısrar etmek, deyimi iki manada kullanılmaktadır: 1)Günahı tekrarlamak, 2)Günah işledikten sonra tövbe ve istiğfar etmemek.
Günahta ısrar etmenin çok kötü sonuçları vardır. Ayet ve rivayetlerde bu durum şiddetle kınanmış ve küçük günahın büyük günaha dönüşmesi, takva dairesinden çıkılması, bedbahtlık, itaat etmemek, insanı küfür ve ateitstlik sınırına götürmesi gibi bazı kötü sonuçlarına işaret edilmiştir. Günahta ısrar ve tekrar etmenin kötülüklerinden biri dünya ve ahiretteki cezasının artmasıdır. Mesela büyük günah işleyen ve iki kere had uygulanan kimse üçüncü defada öldürülür.

Ayrıntılı Cevap

Konuya girmeden önce günahta ısrar etmek ve onun manaya geldiğine bakmak lazım. Günahta ısrar etmek iki manada kullanılmaktadır:
1-Günahı tekrarlamak: Israrın kesin manası ‘günahı amelde pişman olmadan tekrarlamak
tır, yani örfçe ‘günaha devam ediyor’ denilmesidir. Günahta ısrar edenin pişman olmayacağıda bellidir.
2-Tövbe ve istiğfar etme azmi olmadan günah işlemek (bir defa bile olsa): Bir rivayette İmam Bakır (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Günahta ısrar etmek demek insanın günah işleyip istiğfar etmemesi, tövbe etmeye azimli ve kararlı olmaması demektir.’[1]
Bir başka rivayette Resul-ü Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: ‘İstiğfar edenin günahında ısrar yoktur, hatta bir günahı günde yetmiş kere işlese de.’[2]

Bu ve benzeri hadisler, günah işlendikten sonra tövbe ve istiğfar edilmemesine ‘günahta ısrarlı olmak’ dendiğini göstermekteler.

Günahta Israr Etmenin Sonuçları
Günahta ısrar etmek ayet ve rivayetlerde şiddetle kınanmış ve bazı kötü sonuçları şöyle belirtilmiştir:
1-Küçük günahların büyük günahlara dönüşmesi: Bir rivayette, ‘Hiçbir günah ısrar edildiğinde küçük değildir, ve hiçbir günah istiğfar edildiğinde büyük değildir’ diye buyurulmaktadır.[3] Yani insan günah işlemekte ısrar ederse, günahı küçükte olsa büyüğe dönüşür. Tövbe ve istiğfar eden kimsenin ise günahı büyük olsa da o günah artık büyük günah olmaktan çıkar.
2-Takva dairesinden çıkmak: Kur’an muttakiler hakkında şöyle buyuruyor: ‘Onlar, kötü bir iş işlediler mi, yahut nefislerine bir zulümde bulundular mı Allah'ı anıp suçlarının bağışlanmasını dileyenlerdir ve Allah'tan başka kimdir günahları bağışlayan? Onlar, işledikleri suçta, bile bile ısrar da etmezler.’[4]
3-İtaatlerin kabul olmaması: İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Andolsun Allah’a, kulun günahta ısrarından dolayı Allah onun itaatinden hiçbir şeyi kabul etmez.’[5]
4-Bedbahtlık getirmesi: İmam Sadık (a.s) buyuruyor: ‘Resul-ü Ekrem (s.a.a) şöyle buyuruyordu: Bedbahtlığın alameti şunlardır: Gözün kuru olması (gözyaşının ve ağlamanın olmaması), kalbin katılaşması, dünyaya aşırı düşkünlük ve günahta ısrar etmek.’[6]
5- Günahın öneminin azalması.
6- İnsanı küfür ve dinsizlik sınırına götürmesi: Kur’an bu konuda şöyle buyuruyor: ‘Sonra da Allah'ın delillerini yalanladıkları ve onlarla alay ettikleri için o kötülük edenlerin sonu kötü oldu gitti.’[7]
7- Günahın dünya ve ahiret cezalarının çoğalması: Rivayetlerde şöyle gelmiştir: Büyük günah işleyen ve iki kere had uygulanan kimse üçüncüsünde öldürülür.[8]
Nitekim kötü bir amel olan zinayı işleyen kimse üç kere kırbaçlanırsa dördücüsünde öldürülür.[9]

Dolayısıyla küçükte olsa insan her günah işledikten sonra hemen tövbe etmeli ve yeniden günaha dönmeme kararı almalıdır, zira günahta ısrar etmek ve onu tekrar tekrar yapmak kulu Allah’tan uzaklaştırır, kalbini siyahlaştırır. Bu da insanın tövbe etmesini zorlaştırır.  


[1] -İmam Bakır (a.s) ‘Onlar, işledikleri suçta, bile bile ısrar da etmezler.’ ayeti hakkında şöyle buyurdu: ‘Günahta ısrar etmek demek…’ (Muhammed b. Yakup Kuleyni, Usul-u Kafi, c.2, s.288, Bab-ul Israr Ala’z Zenb, H.2)

[2] -Envar-ut Tenzil, c.1, s.182.

[3] -Kafi, c.2, s.282, Bab-ul Israr Ala’z Zenb, H.1

[4] -Al-i İmran/135

[5] -Kafi, c.2, s.288, Bab-ul Israr Ala’z Zenb, H.3

[6] -Şeyh Hür Amuli, Vesail-uş Şia, c.15, s.377, H.20680

[7] -Rum/10

[8] -Kafi, c.7, s.191, H.2

[9] -a.g.e, H.1

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Namaz kılmayan kimseler kesinlikle cehenneme mi gidecektir? Hatta onlar birçok iyi iş yapsalar da cehenneme gidecekler midir?!
    56369 Eski Kelam İlmi 2012/05/03
    Dini öğretilerimiz esasınca namaz, dinsel ameller arasında ilk ibadetsel fiildir. Eğer insanın namazı kabul edilirse, diğer ibadetsel amelleri de kabul edilir! Öte taraftan Kur’an ayetlerinin açıkça belirtmesiyle her kim zerre miktarınca iyi amel işlerse onun karşılığını alacaktır. Bu ayetler uyarınca, ölçme terazisinde hayrın miktarı fazla olacak olursa, ...
  • İmam Humeyni, İmam Hüseyin’e (a.s) ağlamanın, yas tutmanın ve Hüseyni meclisler tertiplemenin on dört asır öncesinden günümüze kadar dinin bekasına sebep olduğuna görüşünde miydi? Ve bunu neye dayanarak söylemekteydi?
    11385 Eski Kelam İlmi 2012/01/05
    İmam Humeyni (r.a) defalarca İmam Hüseyin’in (a.s) İslamı korumak için yaptığı fedakarlığın önemini dile getirmiş, adının ve hatırasının meclislerle, matemlerle vb. şekillerde yaşatılmasının Onun (a.s) yolunun sürdürülmesinde ve sapmalarla mücadele etmekte etkili olduğunu vurgulamıştır. Örneğin bir konuşmasında şöyle buyuruyordu: ‘Bu aşura toplantısının ve alemdeki şehidlerin en büyüğüne matem düzenlenmesinin o ...
  • Nusayrilerin temel inançları nedir? Onların İmamiye Şiası hakkında görüşleri nedir? Şia'nın bu mektep hakkındaki görüşü nedir?
    28026 Eski Kelam İlmi 2010/09/12
    Bugün Suriye ve diğer bazı Müslüman ülkelerde yaşamakta olan Müslüman fırkalardan biri Nusayriye fırkasıdır. Bunlara "Aleviler" de denir. İran'da "Alevilik" hakkında bağımsız bir araştırma yapılmış değildir. Genelde milel ve nihal yazarlarının görüşleri bu hususta kaynak alınır. Ancak bize göre genelde "Aleviler" on iki imam Şiasıdırlar ve Şia'nın inanç temelleri ...
  • Pazar ortamını oluşturanların işi (komisyonculuk) helal midir?
    10113 Emlak Ve Pazarlama 2012/03/14
    Hazreti ayatullah’el uzma Safi Gupayganinin (Allah yüce gölgesini devam ettirsin) defteri: Dolaysız bir şekilde simsarlık yapana yani müstakim bir şekilde alıcıyı (müşteriyi) tanıtan kimseye “cuale” ismi altında para vermenin her hangi bir işkalı yoktur. Ama eğer bu tür şirketler “guld kuvist” şirketler gibi heremsel şeklinde ...
  • Erkek altın saat kullanabilir mi?
    33057 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/11/27
    Boyna altın zincir asmak, altın yüzük takmak ve ele altın kaplama saat takmak gibi altınla süslenmek[1] erkeğe haramdır ve bunlarla namaz kılmak da namazı bozar.[2] Elbette altın saat ve altın zincir sadece ...
  • arapça dilinin en kamil dil olduğuna dair delil var mıdır?
    8455 Kur’anî İlimler 2011/03/01
    Arapça dilinin kuran dili olarak seçilmesi elbette ki bu dilin değerli ve şerefli olmasına neden olamuştur. Ancak arapça dilinin kamilliği kuranın kamil olduğ için değildir. Lügat ve kavramdaki genişliği, dilsel sisteminin mühkemliği, türlü tabirlere haiz olması, irabı (kelimenin cümledeki farklı konumlarını belirtilmesi içun son harfının üzerindeki ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    129869 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yaratmada tevhidin manası nedir?
    8010 Eski Kelam İlmi 2012/04/15
    Varlık âleminin yüce Allah dışında hiçbir yaratıcısının olmamasına yaratmada tevhit denir. Mümkün varlıklar, onların eserleri, fiilleri ve hatta insan ve onun tüm icat ve keşifleri hiçbir tartışmaya yer bırakmaksızın Allah’ın yaratıklarıdır. Varlık âleminde bulunan her şey O’nun mahlûkudur. Ama bazıları vasıtasız bir şekilde ve bazıları ise vasıtayladır. ...
  • İslam’ın Tebliğ Yöntemi Nasıldı?
    12879 Masumların Siresi 2011/08/17
    Tebliğ mesaj iletmek anlamındadır. Tüm ilahî peygamberlerin ve özellikle de yüce İslam Peygamberinin misyonu insanları karanlıklardan nura yöneltmek olduğundan, İslam’da tebliğ Allah’ın mesajını kullarına ulaştıran bir vesile olarak çok önemlidir. İslam’da tebliğ yöntemleri sözlü, yazılı ve amelî olarak üç kısma ayrılabilir. Bu her üç kısmın da değişik türleri vardır. ...
  • Nefis, ruh, can, akıl, zihin ve fıtrat arasında nasıl bir ilişki vardır?
    17499 İslam Felsefesi 2010/04/07
    Bazen bu kelimelerden maksat bir şeydir. Hepsi de aynı gerçeğe yani insanın varlığına ve hakikatine işarettir. Bazen de onlardan değişik manalar irade edilir ve her biri nefsin mertebe ve makamlarından birine işaret sayılır. ...

En Çok Okunanlar