Gelişmiş Arama
Ziyaret
13331
Güncellenme Tarihi: 2008/03/26
Soru Özeti
Dünyadaki amellerimiz, zer âleminde aldığımız kararlara bağlıysa o zaman dünya âleminin faydası nedir? Acaba zer âleminde kendi irademizlemi yolumuzu seçtik?
Soru
Anlamadığım bir konu hakkında sorum olacak, eğer cevaplarsanız memnun olurum: Allame-i Tabatabai El-Mizan tefsirinde şöyle söylemiştir: İnsanların dünya hayatından önce başka bir hayatları daha vardı ve burada yaptığımız ameller ahiret hayatımızı belirlediği gibi O alemde de yaptığımız amellerde bu dünyamızı belirler.(El-Mizan c.1 s.134) Ahiretin sevabı ve azabının bu dünya amellerine bağlı olduğu gibi, bu dünyadaki amellerimiz ve davranışlarımızda derece itabariyle "zer" alemine bağlıdır. "(aynı c.7 s.78) Birinci soru: Zer âleminde yaptığımız ameller bu dünyadaki işlerimizi, belirliyorsa bulunduğumuz bu hayatın ne gibi bir manası anlamı kalır?
İkinci soru: Zer âleminin seçenekleri bu dünyamızı belirliyorsa öyleyse acaba o seçtiğimiz şeyler kendi irade ve aklımızlamı olmuştur.
Bu konuyuda dikkate almalıyız ki; Allame, ruhun önceden yaratılmadığına inanmaktadır.
Kısa Cevap

Cevabın tam olarak açıklığa kavuşması için bir kaç konuyu dikkate almak gerek:

1. Allame-i Tababtabai Zer âlemi hakkındaki bir görüşü[1] red etmek üzere şöyle söyler: Öncelikle bu görüş nefsin cismaniyyetü’l-hudus olmasıyla uyuşmamaktadır; ikinci olarak bu iddia şunu gerektirir: İnsanların bu dünyada yaptıkları küfür ve iman gibi şeyler orada (zer âleminde) yaptıklarının aynısıdır.[2]

2.Allame-i Tabatabai'nin zer alemi hakkındaki görüşü şöyledir: İnsanın yaşamı   bir kaç kademelidir onun bir kademesi dünya yaşamından önce[3] olan zer alemidir. İnsanlar o âlemde toplu halde Rablerinin huzurunda bulunmaktadırlar. İnsanlar o hayatta Rablerinden habersiz ve Ondan uzak değillerdir. O kademede Allah’ın birliğini ve rububiyyetini müşahede etmekte ve görmektedirler bu müşahede etmek ve görmek akli delillerle değil de kendilerini görmek ve tanımak sonucunda oluşmaktadır. Daha açık bir tabirle onlar söz konusu âlemde Allah’tan kopuk ve ayrı değillerdir; hatta Onu bir an bile gayip olarak görmezler. İşte bu yüzden Onun varlığını ve Ondan gelen her hakkı itiraf ederler. Buna göre şirke ve günahlara bulaşmak bu bulunduğumuz dünya kademesinin getirdiği şeylerdir.[4]

Elbette şunuda söylemeliyiz ki Allame-i Tabatabai'nin görüşüne çeşitli tenkitler edilmiştir. O tenkitleri öğrenip daha fazla bilgi edinmek için Ayetullah Cevadi Amuli'nin yazdığı "Kur'anda fıtrat" kitabına müracaat edebilirsiniz.



[1].Zer âlemi hakkındaki görüşlerden birisi şudur: "Allah Teala bu türün (insan) ilk ferdini almış ve ondan insan oğlunun ve neslinin türemesine sebep olan spermi ayırmış ve o spermi kıyamete kadar gelecek olan insanların sayısına bölmüştür ve o insanların her birini dünyada gireceği kalıbı yani akılı, eti, gözü, ve diğer uzuvları vererek kendi varlığına şahit etmiş ve ondan ahit ve söz almıştır ve bu ahit alındıktan sonra onu tekrar doğal yaratılış sürecini kat etmesi için sperme geri göndermiştir" Tabataba-i Seyyit Muhammed Hüseyin, el-Mizan, farsca tercüme. Musevi Hemedani, Seyyit Muhammed Bakır, c. 8, s. 411 yayınlar bürosu Kum ilim Havzası müderrisleri, baskı, Kum.

[2].A.d.e. s. 413 ve 414

[3].Bu öncelik zaman önceliği değildir

[4]. bk.aynı eser, s. 416-421

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar