Gelişmiş Arama
Ziyaret
10705
Güncellenme Tarihi: 2020/01/26
Soru Özeti
İmam Hasan’ın (a.s) yaşantısı, faziletleri, menkıbeleri, sulh ve şahadeti tarihçesini kısaca açıklayınız.
Soru
İmam Hasan’ın (a.s) yaşantısı, faziletleri, menkıbeleri, sulh ve şahadeti tarihçesini kısaca açıklayınız.
Kısa Cevap

 İmam Ali b. Ebu Talip’in (a.s) oğlu İmam Hasan (a.s), mübarek Ramazan ayının 15. gecesinde hicretin üçüncü yılında Medine’de dünyaya gözlerini açtı. 37 yaşındayken ona İmam Ali’nin halifesi ve (a.s) varisi olarak biat edildi. İmamet dönemi altı ay üç gün sürdü. Ondan sonra oluşan bazı özel etken ve şartlardan dolayı hicri 41. yılda Muaviye ile sulh ederek Medine’ye döndü ve orada on yıl yaşadı. Nihayet Muaviye’nin plan ve entrikaları sonucu hanımı tarafından (Eş’as Kendi’nin kızı) şehit edildi ve Baki Mezarlığında büyükannesi Fatıma binti Esed’in yanına defnedildi.

 

Dost ve düşmanların itiraf ettiği bir gerçek şu ki o üstün ahlak ve fazilet açısından kâmil bir insandı. Resulullah’a (s.a.a) yakınlığı, Peygamber’in (s.a.a) ona olan ilgi ve muhabbeti, birçok konuda Peygamber’e (s.a.a) benzerliği,  tathir ayetinin ve Kesa hadisinin tanıttığı kişilerden biri oluşu, mübahele olayında Peygamber’in (s.a.a) yanında bulunması, tevazu ve cömertliği, çok ibadet etmesi, kardeşi (İmam Hüseyin (a.s)) ile birlikte cennet gençlerinin efendisi olması onun en belirgin özellik ve hususiyetlerindendir.

 

Ayrıntılı Cevap

Cennet gençlerinin efendisi olan İmam Hasan (a.s), Abdi Menaf oğlu Haşim oğlu Abdul Muttalip oğlu İmam Ebu Talip oğlu Ali’nin (a.s) oğludur.[1]

 

Ehlisünnet ve Şia arasında meşhur olan rivayete göre[2] İmam Hasan (a.s), mübarek Ramazan ayının 15. gecesinde hicretin 3. yılında Medine’de doğmuştur.[3] İmam”ın doğumunun Şaban ayında olduğunu zikreden zayıf rivayetler de mevcuttur. Büyük ihtimalle bu tarih İmam Hüseyin’in (a.s) doğum tarihi ile karıştırılmıştır.

 

Künyesi, Ebu Muhammed’dir. Bu künyeyi Peygamber (s.a.a) İmam Hasan’a (a.s) vermiştir. [4] Doğumunun yedinci gününde Hz. Fatıma (s.a), İmam Hasan’ı babasının yanına götürdü. Peygamber (s.a.a) ise ona Hasan adını verdi.

 

İmam”ın lakapları ise; Sait, Zeki, Mücteba ve Takî’dir.[5]

 

Peygamber (s.a.a) dünyadan gittiğinde İmam Hasan (a.s) 7 yıl birkaç ay veya 8 yaşındaydı. İmam Ali’den (a.s) sonra İmamet ona ulaştığında ise 37 yaşındaydı.[6]

 

Şeyh Müfit, İrşat kitabında şöyle diyor: İmam Mücteba’ya (a.s) biat (İmametinin başlangıcı), hicri kırkıncı yılda Ramazan ayının 21’i olan Cuma günü gerçekleşti.[7]

 

Hz. Hasan”ın imamet dönemi 6 ay 3 gün sürdü ve Hicri 41. yılda Muaviye ile ateşkes imzaladı. Antlaşmadan sonra İmam Hasan (a.s) Medine’ye döndü ve ömrünün son on yılında orada sükûnet etti. Hicri ellinci yılda Peygamber’in (s.a.a) vefat yıldönümü olan Sefer ayının 28. günü 47 yaşında[8] (Eş’as Kindi’nin kızı olan) eşi Cu”de tarafından zehirlenerek şehit edildi.

 

Bu olay, Muaviye’nin hile ve entrikası ve adı geçen kadını oğlu Yezit b. Muaviye ile evlendirme vaadiyle  gerçekleşmiştir. Sonunda İmam (a.s), içtiği zehir ve 40 gün süren hastalığa tahammül ettikten sonra[9] Hak”ka kavuştu ve kardeşi İmam Hüseyin (a.s), gusül ve kefen işlemlerinden sonra kardeşini Cennet’ul Baki’de bulunan büyükanneleri Fatıma binti Esed’in (r.a) yanına defnetti.[10]

 

Tarihçilerin İmam Hasan (a.s) hakkında zikrettikleri fazilet ve menkıbelerden bazıları şunlardır:

 

1-     İmam Hasan’ın (a.s) adının Allah emriyle belirlenmesi

 

Cabir b. Abdullah diyor ki: Hazreti Zehra (s.a), Hasan’ı (a.s) dünyaya getirdikten sonra İmam Ali’ye (a.s) şöyle dedi: Onun için bir isim seç. Hz. Ali (a.s) buyurdular: Ben bu çocuğa konulacak isim konusunda Peygamber’den (s.a.a) öne geçmem. İmam Hasan’ın kundakta Hz. Resulullah’ın (s.a.a) huzuruna getirdiler ve dediler ki; Ey Allah’ın resulü bir isim seç. Peygamber (s.a.a) buyurdu ki: Çocuğa isim koyma hususunda Allah’tan öne geçmem. Sonra Allah Teâlâ, Cebrail’e haber göndererek “Muhammed (s.a.a) çocuk sahibi oldu, ona git ve tebrik et ve ona söyle ki Ali’nin sana nispeti Harun’un Musa’ya olan nispeti gibidir. Öyleyse ona Harun’un oğlunun adını ver.” dedi. Cebrail, Peygamber’e (s.a.a) nazil oldu ve Allah tarafından onu çocuğun doğumu için tebrik etti ve dedi ki: Allah buyuruyor ki: Fatıma’nın çocuğunun adını Harun’un oğlunun ismi ile adlandır. Peygamber (s.a.a): “Harun’un oğlunun adı nedir?” diye buyurdu. Cebrail: “Şibr” diye cevap verdi.

 

Peygamber (s.a.a) buyurdular ki: Bizim dilimiz Arapçadır! Cebrail cevap verdi: Onun adını Hasan koy. Peygamber (s.a.a) de onun için Hasan adını beğendi.[11]

 

2-     İmam Hasan (a.s), Cennet gençlerinin efendisi:

 

Cabir, Peygamber’den (s.a.a) şöyle naklediyor: Cennet gençlerinin efendisini görmek isteyen, Ali (a.s) oğlu Hasan’ın cemaline baksın.[12]

 

3-     İmam Hasan’ın heybet ve azameti, Peygamber’in (s.a.a) heybeti ve azametidir.

 

İbni Ali Rafiî babasından, o da Ebu Rafiî kızı Zeynep’ten naklediyor: Hazreti Fatıma (s.a), iki oğlu Hasan ve Hüseyin (a.s) ile Resulullah’ın (s.a.a) huzuruna vardı … ve dedi ki: “Bu ikisi sizin oğlunuzdur. Öyleyse onlara sizden yadigâr kalacak ve irs kalacak bir şeyler öğretin.” Peygamber (s.a.a) onlar hakkında şöyle buyurdu: “Hasan bendeki heybet ve azamete sahip Hüseyin de bende olan cesaret ve cömertliğe sahipdir.” Bu rivayeti teyit edici bir rivayet de Muhammed b. İshak’ın naklidir. Resulullah’tan (s.a.a) sonra hiç kimse şeref ve itibarda Hasan b. Ali”ye (a.s) ulaşmamıştır. O diyor ki: Ben Mekke yolunda şahsen şahit oldum ki İmam Hasan (a.s) merkebinden indi ve yaya olarak yoluna devam etti. Yol arkadaşlarının tamamı hatta Sa’d b. Ebi Vakkas bile bineğinden inerek İmam (a.s) ile birlikte yürüdüler. [13]

 

4-     İmam Mücteba (a.s) halkın Resulullah’a (s.a.a)’a en çok benzeyeni idi

 

Enes ibni Malik’ten nakledildiğine göre, hiç kimse Allah Resulü’ne (s.a.a) Hasan b. Ali’den (a.s) daha çok benzemezdi.[14]

 

5-     Allah Resulü’nün (s.a.a) İmam Mücteba’ya (a.s) olan aşırı sevgisini açığa vurması

 

Sahih’i Müslim kitabındaki rivayete göre, Allah Resulü (s.a.a) İmam Hasan (a.s) hakkında şöyle buyuruyor: “Ben Hasan’ı seviyorum, Allah”ım! Sen de her kim onu severse sev.”[15]

 

Bera’ b. Azib’den nakledilen diğer bir rivayette şöyle diyor: Ben, Hasan’ın Allah Resulü’nün (s.a.a) omuzlarındayken Hazretin şöyle buyurduğunu gördüm: “Allah”ım! Ben onu (Hasan’ı) seviyorum, sen de onu sev.”[16]

 

6-     İmam Hasan’ın (a.s) züht ve ibadeti

 

Emali kitabında şöyle nakil olunmaktadır: İmam Mücteba (a.s) kendi zamanında halkın en abidi, zahidi ve faziletlisiydi. Hac için yola çıktığında yaya gider hatta bazen yalın ayak ile hacca giderdi. İmam Hasan (a.s) ölümü yâd ettiğinde ağlar ve kabir ve kıyameti andığında ise gözünden gözyaşları dökülürdü.[17]

 

7-     Allah yolunda bağış ve cömertliği

 

İmam Mücteba (a.s) cömertlik ve bağış ehliydi. Halk arasında bu özelliğiyle meşhurdu. Bu konuda birçok rivayet gelmiştir. Bihar’ul Envar’ın sahibi Allame Meclisi, Hilliyetul-Evliya’dan şöyle nakleder: İmam Hasan (a.s), iki defa tüm varlığını Allah yolunda ihtiyaç sahipleri arasında dağıttı.[18]

 

8-     Fakirlere karşı tevazu ve sevgisi

 

İbni Şehri Aşub, El-Fünun kitabında Ahmet Müeddip’ten ve Nizhetul-Ebsar’da ibni Mehdi’den naklediyor ki: İmam Hasan (a.s), bir yerden geçiyordu. Fakirlerden bir gurubun yerde oturduğunu, sofralarında bir miktar ufalanmış kuru ekmek olduğunu ve onu yediklerini gördü. Hazreti davet ederek kuru ekmekten meyletmesini söylediler. İmam (a.s) da bineğinden inerek onların yanına oturdu ve kuru ekmekten yedi. Hazret’in vücudunun berektiyle ekmek o kadar çoğaldı ki herkes ondan yedi ve doydu. Yemekten sonra İmam Mücteba (a.s), onları kendi evine davet ederek ağırladı ve …[19]

 

Ehli Beyt’in ve İmam Hasan’ın menkıbeleri ve faziletlerini anlatan bu rivayetin benzerleri ve onlarca Kur”an ayeti mevcuttur.[20] Biz o Hazret’in hakkında bu kadarıyla yetiniyoruz. İmam Hasan’ın (a.s) şahsiyeti hakkında Onun Ehli Beyt’ten olması yeterlidir. Onlar öyle kimseler ki Allah, bütün kötülükleri (pislikleri) onlardan uzak kılmış ve onları pak ve tertemiz(mutahhar) kılmıştır.[21] Ayrıca Allah Resulü (s.a.a), Ehlibeyt ile birlikte Necran Hıristiyanları ile mübahele etmiştir.[22]

 



[1] Tehzib’ul Ahkam, 6.c, 40.s.

[2] A’lamul Vera, 1.c, 206.s.; Sulh’ul-İmamil-Hasan (a.s), 25.s.

[3] Cafer Murtaza El-Amili, El-Hayatus-Siyasiye lil-İmamil-Hasan (a.s), 9.s

[4] Seyit Muhsin, Emin, A’yanuş-Şia, 1.c, 567.s.

[5] Sulhul-İmamil-Hasan (a.s), 25.s.

[6] A’lamul-Vera, 1.c, 206.s.

[7] A’yanuş-Şia, 1.c, 207.s. Şeyh Müfit’in İrşat kitabından naklen

[8] A’yanuş-Şia, 1.c, 567.s. Şeyh Müfit’in İrşat kitabından naklen

[9] A’yanuş-Şia, 1.c, 576.s

[10] A’lamul-Vera, 1.c, 207.s.

[11] A’lamul-Vera, 1.c, S. 207-211

[12] a’lamul-Vera, 1.c, 211.s.

[13] A’lamul-Vera, 1.c, 212.s.

[14] Bihar’ul-Envar, 43.c, 340.s.

[15] Bihar’ul-Envar, 37.c, 74.s.

[16] Bihar’ul-Envar, 37.c, 74.s.

[17] Emali, Şeyh Saduk, 179.s.

[18] Bihar’ul-Envar, 43.c, 340.s.

[19][19][19] İbni Şehri Aşub, El-Menakib, 4.c, 24.s.

[20] Bakınız: Fezail’ul-Hamse mines-Sihahis-Sitte, Firuz Abadi

[21] Bakınız: El-Mizan, Numune ve … tefsirlerinde Tathir ayetinin tefsiri.

22] Tathir ayetinin tefsiri ve Mübahele hakkındaki kitaplar.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ayetullah Hamenei’nin fetvasına göre akşam ve yatsı namazı ne zaman kaza olur?
    12055 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/07/13
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • geçici nikahın aktı için kullanılan lafızlar nelerdir? Şartları ve Hükümleri nasıldır?
    8397 Evlilik Hutbesi 2015/05/03
    Geçici nikâhın aktini okumak için birkaç şart gereklidir: Aktin sıgasını okumak; şöyle ki süreli akitte bayan ve erkek’in rızası tek başına yeterli değildir. Belki bunun yanı sıra akit için okunan has lafızların okunması şarttır. İhtiyati vacip gereğince aktin sıgası sahih Arapça ile ...
  • Alkol veya jelâtin taşıyan çikolata ve ürünleri yemenin hükmü nedir?
    22394 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Belirtilen sorunun şerî cevabını elde etmek için büyük mercilerden (Allah onları korusun) fetva sorduk ve kendilerinin verdiği yanıtları aşağıda aktarıyoruz: Hz. Ayetullah Uzma Hamney’in (ömrü uzun olsun) Bürosu: Genel olarak aslında sarhoş edici sıvılar kısmından olduğu belli olmayan alkoller temiz hükmündedir. Bunlarla karışmış olan sıvılardan yararlanmak ...
  • İranlılar, Ömer’in eliyle mi Müslüman olmuştur?
    17688 تاريخ بزرگان 2012/01/18
    Eğer tüm İranlıların Ömer’in hâkimiyeti döneminde Müslüman oluşu kastediliyorsa, bu ihtimal kabul edilir değildir; zira İran Arap ve Müslümanlar tarafından fethedilmeden önce bir grup İranlı diğer ülkelerde bulunuyordu ve onlar İslam’ın doğuşunun ilk yıllarında Müslüman olmuştu. Ama Ömer’in hâkimiyeti döneminde İslam’ın İran’a girmesi ve Müslümanların davranışları nedeniyle bazı İranlıların ...
  • Cumartesi gününde ihtiyaçtan dolayı balık tutan bir şahsın cezası maymun olmak mıdır?
    44811 Tefsir 2012/05/16
    İsrail oğullarının şeklinin değiştirilmesinin salt gelir elde etmek için balık tutmaları olmadığı bilinmelidir; çünkü bu iş günah değildir ve şeklin değişmesi gibi bir neticesi de bulunmamaktadır. İslam’ın mantığında Allah katında bu amel ibadet sayılmaktadır. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Ailesinin rızkını sağlamak için çalışan ve çaba gösteren ...
  • Niçin Hz. Mehdi (a.s) gaybet döneminde insanların hidayeti için bir kitap te'lif etmiyor?
    11544 Eski Kelam İlmi 2011/05/23
    Şimdi gaybet döneminde yaşıyoruz; bu dönem genel naiplerin dönemidir. Bu dönemde Şia'nın hidayeti gerekli şartları haiz Şia'nın büyük fakih ve alimlerinin üzerinedir. Ama bu dönemde Hz. Mehdi'nin insanların yararlanmaları için niçin bir kitap telif etmediği konusuna gelince bunun çeşitli nedenleri olabilir. Örneğin:
  • Cabir b. Efleh kimdir?
    6185 تاريخ بزرگان 2011/08/17
    Cabir b. Efleh-i İsmailî beş ve altıncı asırdaki İspanyalı gökbilimcilerinden olup “Kitabu’l-Hayat Fi Islahi’l-Mucesta” kitabının yazarıdır. O, muhtemelen Sivil’de (İşbiliye) dünyaya gelmiştir; zira bazı yazarlar ve özellikle de Cabir’in oğluyla tanışık olduğunu belirten Musa b.Meymun (529-600) ve Betruci onu İşbilî olarak adlandırmışlardır. Bazen Cabir b. Efleh’in adı başka şahıslar ...
  • Kur’an kıraatinin batini adabından kasıt nedir?
    9081 Kur’anî İlimler 2012/05/12
    Kur’an’ın İslam Peygamberinin ebedi mucizesi ve yüce Allah’ın kelamı olması itibari ile, İslam’ın başından beri Müslümanlar arasında özel bir saygı ve değere sahiptir. Müslümanlar, Kur’an ayetlerine teveccühle ve Peygamber Efendimizin (s.a.a) tavsiye ve hadisleri doğrultusunda, hatta bu semavi kitabın kıraatinde bile şu ana kadar eşi görülmemiş bir ...
  • Hangi kaynaklarda hüküm ve yaratıkların hikmeti beyan edilmiştir?
    7257 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Esasen her hikmeti bilmek mümkün değildir; zira Yüce Allah bazı maslahatlar uyarınca birçok konuyu insana bildirmemiştir. Beyan edilenler hususlar da çok geniştir ve onların tümünü elde etmek ve bilmek herkes için müyesser değildir. Bu sebeple ve ömür ve fırsatın sınırlı olmasına binaen en faydalı ...
  • Yok olmak mümkün mü?
    12558 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2009/08/25
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...

En Çok Okunanlar