Gelişmiş Arama
Ziyaret
33589
Güncellenme Tarihi: 2009/10/10
Soru Özeti
Çok eşli olmak neden erkekler için caiz ama kadınlar için caiz değildir?
Soru
Neden erkekler birden fazla kadınla evlenebilirde kadınlar birden fazla erkekle evlenemezler?
Kısa Cevap

Çok evlilik İslam’dan önce yaygındı ve herhangi bir sınır ve kuralı yoktu. İslam insan hayatının gereksinimini göz önüne alarak onu sınırladı ve ağır şartlar koydu.

Islamın kanunları insanın gerçek ihtiyaçlarını karşılayacak ve toplumun tümünün faydasına olacak şekilde düzenlenmiştir. İnsan topluluklarında var olan ve inkar edilmeyecek bazı gerçekleri inceleyelim:

1-Erkekler, hayatın çeşitli alanlarında kadınlardan daha çok ölüm tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Savaşlarda ve diğer birçok olaylarda asıl kurbanlar erkeklerdir.

2- Cinsel isteğin kalıcılığı erkeklerde kadınlardan daha uzundur.

3- Kadınların aybaşı hallerinde ve hamileliklerinin bir döneminde cinsel ilişkiye girmeleri yasaktır.

4- Çeşitli nedenlerden dolayı kocalarını kaybeden kadınlar vardır, eğer çok eşlilik olmasa onlar hep eşsiz kalacaklardır.

Bu gerçekler ışığında toplumun ve bireyin selametinin korunması için şu üç yoldan birisini seçmek zorundayız:

a) Erkekler hep tek eşleri olacak, dul kadınlar ömürlerinin sonuna kadar kocasız kalacak ve bütün fıtri ihtiyaçlarını, isteklerini ve hislerini öldürecekler.

b) Erkeklerin yasal olarak yalnızca bir eşi olacak, ama kocasız kadınlarla özgür ve gayr-i meşru bir şekilde cinsel ilişkiye girip onlarla bir metres hayatı yaşayacaklar.

c) Birden fazla eşi idare edecek gücü olanlara, eşleri ve çocukları arasında adalete tam olarak riayet etmek kaydıyla birden fazla evlenmelerine izin verilecek.

 

İslam üçüncü yolu seçmiştir. Kadınların birden fazla erkekle evlenmesini caiz bilmiyorsa bunun nedenleri şunlardır:

1) Kadının çok eşli olması onun doğasına ve ruhsal yapısına terstir.

2) Öyle bir durumda çocukların selameti tehlikeye düşer.

3) Soylar tanınmaz…

Ayrıntılı Cevap

İslam’dan önceki dönemlere baktığımızda çok eşliliğin herhangi bir kanun ve kural olmadan normal ve yaygın olduğunu görmekteyiz. İslam insan hayatının gereksinimleri doğrultusunda onu sınırlandırmış ve ona ağır şartlar koymuştur.

İslamın kanunları insanın gerçek ihtiyaçlarına göredir. Toplumun tümünün menfaatini göz önüne alıp, hissiyatları bir kenara bırakırsak çok eşliliğin felsefesi ortaya çıkar. Erkeklerin, yaşamın çeşitli alanlarında kadınlardan daha çok ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını kimse inkar edemez. Savaşlarda ve diğer bir çok olaylarda asıl kurbanlar erkeklerdir.

 

Yine cinsel isteğin kalıcılığı erkeklerde kadınlardan daha uzundur; zira kadınların çoğu belli bir yaştan sonra cinsel isteklerini kaybediyorlar, oysa erkekler böyle değildir.

 

Yine kadınların aybaşı hallerinde ve çocuk doğurmalarının bir döneminde cinsel ilişkiye girmeleri yasaktır. Erkeklerde böyle bir yasak yoktur.

 

Bunların dışında eğer çok eşlilik olmazsa, çeşitli sebeplerden dolayı kocalarını kaybeden kadınlar hep eşsiz kalacaklardır.

 

Bütün bu gerçekleri göz önüne aldığımızda kadınla erkek arasındaki dengeyi bozan böyle durumlarda aşağıdaki üç yoldan birini seçmek zorunludur:

 

a) Erkeklerin hep tek eşleri olacak, dul kadınlar ömürlerinin sonuna kadar kocasız kalacak ve bütün fıtri ihtiyaçlarını, isteklerini ve hislerini öldürecekler.

b) Erkeklerin yasal olarak yalnızca bir eşi olacak, ama kocasız kadınlarla özgür ve gayr-i meşru bir şekilde cinsel ilişkiye girip onlarla bir metres hayatı yaşayacaklar.

c) Birden fazla eşi idare edecek gücü olanlara eşleri ve çocukları arasında adalete tam olarak riayet ederek birden fazla evlenme izin vermek.

 

Eğer birinci yolu seçmek, toplumsal sorunların ortaya çıkmasına sebep olur ve insanın fıtrat, güdü, ruhsal ve bedensel ihtiyaçlarıyla mücadele etmeyi gerektirir. Ama bu, kazananı olmayan bir mücadeledir. Böyle bir yol pratiğe dökülse onun gayr-i insani yönü kimseye gizli kalmaz.

 

Çok eşliliğe, zaruret zamanlarında ilk eşin açısından bakmamak lazım; olaya ikinci eşin ve toplumsal menfaat ve gereklilikler açısından da bakmak gerek. Çok eşlilik olduğunda birinci eşin sorunlarını ortaya koyanlar, gerçekte üç boyutlu bir meseleye tek boyutuyla bakmaktadırlar. Çok evlilik hem erkeğin, hem birinci eşin, hem de ikinci eşin açısından ele alınmalı, sonra tümünün menfaatleri göz önüne alınarak hüküm verilmelidir.

 

İkinci yolu seçersek o zaman fuhuşu kabullenmemiz gerekir. O zaman da yine bu yanlış kararın kurbanı kadınlar olur çünkü metres olarak kullanılan kadınların güvence ve gelecekleri olmaz. Öte yandan şahsiyetleri de ayaklar altına alınmış olur. Bunlar düşünen insanın kabul edebileceği şeyler değildir.

 

Dolayısıyla yalnızca üçüncü yol kalıyor. Yani kadınların hem fıtri ve garizi ihtiyaçlarına olumlu cevap verebilmek gerekir, hem de böyle kadınları fuhuşun kötülüğünden ve yaşamın sorunlarından kurtarıp, toplumu günah bataklığından çıkarmak gerekir.

 

Batılı toplumlarda insani duygu ve hislerin azalmasının bir göstergesi de onların insan yerine hayvanlara sevgi göstermeye yönelmeleridir. Yoksa onların hayvanları sevmeleri insani hislerinin güçlü olduğundan kaynaklanmıyor.

 

Kadınların birden fazla erkekle evlenmelerinin caiz olmadığı konusuna gelince cevap olarak diyoruz ki:

 

1) Kadının çok eşli olması onun doğasına ve ruhsal yapısına terstir. Zira psikolojik olarak kadınla erkeğin arasında ruhsal yapı, yönelişler ve duygular bakımında çok farklılıklar vardır. Psikologlar kadınların tabii olarak ‘tek eşli’liğe meyilli olduklarına inanmakta ve fıtri olarak çok eşlilikten kaçındıklarını söylemekteler. Onlar bir erkeğin duygu ve himayeti altında olmak isterler. Birden çok erkekle olmayı istemek bir çeşit hastalıktır. Ama erkeklerin zati olarak çeşitlilik ve çok eşlilik eğilimleri vardır. Bilindiği üzere İslami hükümlerin tümü insanın gerçek ihtiyaçları ve özellikleri üzerine kurulmuştur.

2) Çocukların selameti tehlikeye düşer.

3) Soylar tanınmaz, kimin hangi soya ait olduğu bilinmez. Bunun kötü sonuçlarından biri ailevi duyguların ölmesidir. Bu da nüfusun azalmasına sebep olur; çünkü insan doğal olarak kendi çocuğunu sevmekte ve onun için yatırım yapmaktadır. Kendisine ait olup olmadığı belli olmayan birine, hatta gerçekte kimden olduğu belli olmayan birine karşı yabancı kalacak ve ona karşı kendisini sorumlu hissetmeyez.

 

Bunlar İslamın çok eşliliği erkekler için caiz bildiği ama kadınlara caiz bilmediği hikmet ve faydalarından bazılarıdır.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kemale nasıl ulaşılabilir?
    15302 Pratik Ahlak 2010/02/01
    1- Soruya dört bölümde cevap vermek mümkündür:a) Kemal’in tarifi ve onun ‘tamam’la olan farkı,b) İnsanın kemali,c) İslam dinine göre insanın kemali,
  • İnternetten film ve müzik indirmenin hükmü nedir?
    8283 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/17
    Film müstehcen ve müzik haram türden olursa onları indirmek, izlemek ve dinlemek, site sahiplerinin izniyle ve parasını ödeyerek olsa bile haramdır. Ama izlenmesi ve dinlenmesi caiz olan film ve müziklerin indirilmesi, site sahiplerinin koyduğu şartlara uyularak ve parasını ödeyerek olursa sakıncasızdır. Yoksa hırsızlık olur ve caiz değildir. ...
  • Acaba Allame Meclisi Safeviye hükümetinin övücüsü müydü? Yoksa dinin tebliğcisi miydi?
    8505 تاريخ بزرگان 2012/02/14
    Şia âlimlerinin Safeviye hâkimleri ya da diğer yöneticilerle işbirliği içinde olmaları bu hâkimlere meşruiyet vermek veya onları teyit etmek cihetiyle değil, Şia Mezhebi ve Şia camiası için son derece olumlu faydaları olan toplumsal ve dini maslahatları dikkate almaları cihetiyledir.Allame Meclisinin siyasi kimliği ve siyasi faaliyetlerine yapılan eleştiriler onun Safevi ...
  • Erkeğin beyaz altın takması haram mıdır?
    140519 Erkekler İçin Altın Ve İpeğin Haram Olması 2012/05/30
    Ayetullah el-Uzma Hamanei’nin Bürosu: Beyaz altın denen şey, renk veren bir madde katılması sonucunda beyaza dönüşen sarı altınsa haramdır. Ama altın onda yok denecek kadar az ise sakıncası yoktur; ayrıca platin de sakıncasızdır. Ayetullah el-Uzma Sistani’nin Bürosu: Altın (suyla rengi değiştirilse bile) boyuna takılan zincir, ...
  • İmamlardan bazılarının imam oluşunda şüphe etmenin bir sakıncası var mı?
    6872 Eski Kelam İlmi 2010/09/22
    İslami inanç birbiriyle uyumlu ve birbirine bağlı bir zincirden ibarettir. Eğer bu zincirin bir halkası yok olursa zincir kopar ve yararsız duruma gelir. Ehl-i Beyt imamlarına inanç da bu türdendir. Bu imamların imam makamına gelmeleri Allah tarafında olduğuna göre bunlardan birinin inkar etmek bile hepsini inkar sayılır. ...
  • Tesnim adlı tefsir kitabında kuranın sübut ve ispat makamına işaret edilmiştir. Bu iki makam arasındaki farkı nedir?
    10418 Tefsir 2012/04/02
    Kuran’ın sübut makamı, Kuran’ın kendi başına hüccet olduğu anlamındadır. Bu asılca bu mukaddes kitap kendi kendince asıl itibariyle hüccet sayılmaktadır. Ama Kuran’ın ispat makamı kuranı kerimin zati itibarıyla hüccet olmasının yanı sıra diğer metinleri ve farklı akideleri ispatlama ve onları değerlendirme ölçüsü kabiliyetine sahiptir olması anlamındadır. Çok ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8543 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Dinle kültür arasında ne gibi bir ilişki vardır?
    31596 Yeni Kelam İlmi 2009/06/16
    Din ile kültürün arasındaki ilişkinin anlaşılabilmesi için dinin ve kültürün mahiyet, hedef ve işleyişini tam olarak bilinmesi gerekir. Dinle kültür arasında her hangi bir ilişkinin olmadığını söyleyenler varsa da bu görüş geçerli değildir. Ancak bir kısım kültürler, kemale ...
  • Bankanın verdiği taksitli krediyle umre için kayıt yaptırmak istiyorum. Bunun şer’i hükmü nedir?
    8569 Banka Hizmetleri 2012/04/11
    Ayetullah el-Uzma Hamanei’nin Bürosu: Şartlara uygun şekilde kredi almanın sakıncası yoktur. Ama son zamanlarda bankaların hac ve umre için verdikleri krediler hususunda yüce rehberlik makamının hac işlerinden sorumlu bi’se’si tarafından yayınlanan ve çeşitli ajanslarda yayınlanan bildirilere bakın. Ayetullah el-Uzma Sistani’nin Bürosu: Bu şekilde umreye ...
  • İnsan yeryüzünün mü en üstün varlığıdır, yoksa tüm varlık aleminin mi? Acaba insandan daha üstün bir varlığın yaratılması mümkün mü?
    50754 Yeni Kelam İlmi 2009/11/10
    Bize göre insan, varlık âleminde -ister yerde olsun ister gökte- bütün varlıkların en üstünüdür. Biz bunu insanın yaratılışı hakkında ki ayet ve hadislerden anlıyoruz. İnsanın üstün olmasının nedeni onun sahip olduğu şu özelliklerdir: 1-İahi bir ruha sahip olması, 2-Meleklerin secde ettiği varlık olması, 3-Yaratılışın ve varlığın ...

En Çok Okunanlar