Gelişmiş Arama
Ziyaret
18738
Güncellenme Tarihi: 2013/02/16
Soru Özeti
‘Onun vechinden (zatından) başka her şey helak olucudur.’ (Bu ayete göre) İmam Ali’nin (a.s) vechullah olduğu söylenmektedir. Bunun manası nedir?
Soru
‘Onun vechinden (zatından) başka her şey helak olucudur.’ (Kasas/88). İmam Ali’nin (a.s) vechullah olduğu söylenmektedir. Bunun manası nedir?
Kısa Cevap
Allah’ın vechi, yaratılmışların dergahına yönelmesi için onlara onunla tecelli ettiği bir şeydir. Bu, O’nun hayat, ilim, kudret, işitme ve görme gibi önemli sıfatlarıdır. Yine hilkat, rızk, mağfiret, rahmet gibi fiili sıfatlar ve O’nun alametleri Allah’ın vechi (Vechullah)’dir. Ayrıca Şianın rivayetlerinde Masum İmamlar (a.s) vechullah olarak sunulmuşlardır. Zira onlar ilahi isim ve sıfatların tam ve eksiksiz örnekleridirler. Hz. Ali de (a.s) vechullah diye nitelendirilmiştir. Çünkü Allah’ın isim ve sıfatları Onda tam olarak tecelli etmektedir.
Masum İmamlar (a.s) ilahi sıfatların tam bir tecelli ve aynaları olduklarından Allah’ın mukaddes zatı gibi yok olmazlar. Buna göre İmam Ali’yi (a.s) şu anda maddi alemde göremesekte yine de hep vardır. Aynı şekilde İmam Mehdi (a.s) nur-u vahidin devamı olan bir diğer vechullahtır.
 
Ayrıntılı Cevap
Vech’in Manası
‘Vech’ ve ‘Cihet’ eş anlamlı kelimelerdir. Örfte bir şeyin vechi,o şeyin başkasıyla yüz yüze ve ilgili olduğu tarafıdır. Nitekim bir cisimin vechi onun dış yüzeyidir.[1]
Allah’ın vechi, yaratılmışların, dergahına yönelmesi için onlara onunla tecelli ettiği şeydir. Bu, O’nun hayat, ilim, kudret, işitme ve görme gibi önemli sıfatlarıdır. Yine hilkat, rızk, mağfiret, rahmet gibi fiili sıfatlar ve O’nun alametleri Allah’ın vechi (vechullah)’dir.[2]
 
Vechullah’ın Ayetteki Manası
‘Onun vechinden (zatından) başka her şey helak olucudur.’ ayetindeki vechullah’tan (Onun vechi’nden) maksadın ne olduğu hakkında müfessirler iki ihtimal zikretmişlerdir:
1. Kimi müfessirlere göre ‘Vech’ten maksat ‘Zat’ olup ‘Allah’ın zatından başka her şey yok olacak’[3] demektir. Bu ihtimalin soruyla alakası yoktur.
2. Kimiside şöyle demektedir: ‘Vech’ten maksat bir tür  Allah’a ait olan şey demektir. Onun isim ve sıfatlarından tutunda dinler, salih kulların amelleri, enbiya, melekler, şehidler ve müminler gibi dergahının mukarreblerinin tümü Allah’ın vecihlerindendirler.[4]
Bu ihtimale göre tasavvur edebildiğimiz her varlık özünde helak ve batıl olan varlıklardır. Allah Teala’nın vereceği şeyin dışında bir hakikatleri yoktur. Allah’a mensup olmayan şey hakikatten tümüyle uzak olup, vehimden başka bir şey değildir. Veya hayalin hakikat diye gösterdiği bir seraptır. Örneğin putların hakikatı taş, tahta, demirden başka bir şey değildir.[5] Ya da Allah’ın yaratırken kendisine cisim ve ruh verdiği insan gibi. İnsanlığın kemal sıfatlarının tümünü Allah vermiş ve tümü Onundur. Öyleyse Allah’ın fazlıyla bize feyiz ettiği miktardaki hakikat bizim yanımızdadır ancak. O feyiz ise Onun rahmet, rızık, fazl, ihsan vb. gibi önemli sıfatlarının göstergesi olan ayetleridir. Demek ki gerçekte helak ve batıl olmayacak hakikat, Allah’ın mukaddes zatında olan önemli sıfatları ve yarattıklarında olan hakikattır.[6] Alemin değişerek sona ereceği gerçeğini göz önüne aldığımızda, onun ardından daha kamil bir varlık gelecektir. Ve bu alemin sona ermesi onun helak olup, yokluğa gömülmesi demek değildir. Bu, dünya aleminden ahiret alemine intikali demektir.[7]
Kısacası her iki ihtimale göre ayetin maksadı şudur: Allah’ın dışındaki bütün varlıklar mümkünü’l-vücut (var olmaları imkan dahilinde olanlar) olup, varlıklarını Allah’tan almış olsalar bile zatlarında (özlerinde) yokluk ve helaktırlar. Zatında yokluk ve batıllık olmayan tek varlık Allah’ın zatıdır.[8]
Ayetin ikinci ihtimaline göre vechullah’ın kimde tecelli ettiğinin bilinmesi gerekir.
 
Vechullah Kimlerdir?
Genel olarak ilahi yönü ve bir tür Allah’a ait olan her şey -ayetin ikinci ihtimali hakkında söylendiği gibi- vechullahtır. Kur’an-ı Kerim buyuruyor: ‘Doğu da, batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz dönün, orada Allah'a dönmüş olursunuz. Şüphe yok ki Allah'ın lütfü, rahmeti boldur, o her şeyi bilir.’[9] Nereye bakılırsa orası vechullahtır. Zira Allah’ın ilim ve kudreti her yeri kaplamıştır. Nitekim Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Yaratıklarıyla yarattıklarına tecelli eden Allah’a hamd olsun.’[10] Varlık alemi baştan başa Allah’ın tecellisinin aynasıdır ve onda kendisini göstermektedir.
İnsan, Allah’ın yarattığı varlıklardan biri ve yer yüzündeki halifesi olduğundan -(Hani Rabbin meleklere, ‘Ben yeryüzünde mutlaka bir halife yaratacağım.’ demişti. Onlarda demişlerdi ki: orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?)-[11] sahip olabileceği en üstün makama sahiptir. Allah, her şeyin maliki olarak üstün bir makamı olduğundan halifesi de Onun isim, sıfatlar ve vechinin tecellisidir. Bu yücelik ve şerafet bütün insanların zatında vardır.
Bu arada insan-ı kamil, Yüce Allah’ın celal ve cemal sıfatlarının aynası olup, ilahi isim ve sıfatlarıyla adlandırılarak diğer bütün yaratılmışlardan daha üstündür. Onların sözü, davranışı, hareketi, kısacası insan-ı kamil’in bütün yaşamı Allah’ı göstermektedir. Çünkü onun her şeyi Allah Teala içindir.[12]  Öyleyse insan-ı kamil, diğer varlıklar arasında en üstün ve en büyük vechullah’tır.
Hadislere baktığımızda Resul-i Ekrem’in (s.a.a), İmam Ali’nin (a.s), Hz. Zehra’nın (s.a) ve diğer Masum İmamların (a.s) özel bir konuma, özel varlık mertebesine sahip olduklarını, varlık aleminin en üstünü olarak gerçek insan-ı kamil ve vechullah olduklarını görmekteyiz. Zira o mukaddes zatlar (a.s) Allah-u Subhan’ın ism-i a’zam’ının tecellileridirler.
İmam Ali (a.s) ise bir yaratılmış ve varlık olarak işin hakkını eda etmiş, Allah’ın mutlak cemal ve celal sıfatlarının aynası olup, ism-i a’zam’ının tecellisidir. İsm-i A’zam öyle bir makamdır ki kim bu makama ulaşsa alemde tasarruf edebilir, olağan üstü işler yapabilir.[13] Bu da İmam Ali’nin (a.s) ve diğer Masum İmamların (a.s) vechullah olduğu anlamına gelmektedir.
Bir çok rivayette Peygamberler  ve Masum İmamlar (a.s) vechullah diye tanıtılmıştır. Örneğin:
1. İmam Rıza (a.s) Ebaselt’e şöyle buyurdu: ‘Vechullah, peygamberler, resuller ve hüccetleridir. Onların vesilesiyle Allah’a yönelinilir, Onun dinine ve marifetine ulaşırlar... Allah -azze ve celle- buyuruyor: Onun vechinden (zatından) başka her şey helak olucudur.’[14]
2. İmam Sadık (a.s) ‘Onun vechinden (zatından) başka her şey helak olucudur.’ ayeti hakkında ‘Biz Allah’ın vechiyiz ve onunla Allah’a gitmek gerek.’ diye buyurmaktadır.[15]
Öyleyse İmam Ali (a.s) -ve diğer Masum İmamlar (a.s) ki hepsi bir nurdandırlar-[16] ilahi sıfat ve isimlerin tecellileri olduklarından yok olmazlar. Şu anda Onları maddi alemde maddi cisimleriyle görmesekte manevi ve ruhsal yönleri zatlarında sabittir ve bekadadırlar.[17]
Toparlayacak olursak, insan-ı kamil’in en belirgin ve gerçek örneği olan İmam Ali’nin (a.s) vechullah olması, ilahi isimler, sıfatlar ve ism-i a’zam’ın tam göstergesi olması demektir. Her ne kadar Onun (a.s) maddi bedenini bu dünyada görmesekte ruhani ve vechullah yönü zat-ı mukaddes-i ilahi’nin kendisi gibi yok olmayacak ve baki kalacaktır.
Daha fazla bilgi için bkz: Peygamber ve Ehl-i Beyt’in (a.s) Şu Anda Yaşadıklarının Anlamı ve Delilleri: 26033.
 

[1] -Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, Tefsiru’l-Mizan, (Musavi Hemedani, Seyyid Muhammed Bakır’ın Farsça çevirisinden), c.16, s.134, Defter-i İntişarat-ı İslami, Kum, 5. Baskı, HŞ.1374; Kureşi, Seyyid Ali Ekber, Kamus-i Kur’an, c.7, s.184, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, 6. Baskı, Tahran, HŞ.1371.
[2] -Tefsiru’l-Mizan, (Farsça çevirisi), c.16, s.134.
[3] -Mekarim Şirazi, Nasir, Tefsir-i Nümune, c.16, s.1889, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, 1. Baskı, Tahran, HŞ.1374; Tabersi, Fazl b. Hasan, Mecmau’l-Beyan Fi-Tefsiri’l-Kur’an, Müterciman, c.18, s.246, İntişarat-ı Ferahani, 1. Baskı, Tahran, HŞ.1360.
[4] -Tefsiru’l-Mizan, (Farsça çevirisi), c.7, s.144 ve c.16, s.134.
[5] -Putperestler her ne kadar putun Allah’a ait olduğunu söyleseler ve onun varlığının Allah’tan ve vechullah olduğunu itiraf etselerde onların Allah’tan ayrı olarak alemin idaresinde etkili olduğuna inanırlardı. Ve bundan dolayı Allah’a değil onlara ibadet ederlerdi. Halbuki hiçbir varlığın hiç bir şeyde kendi başına etkisi yoktur. Bu yüzden varlık aleminde Allah Teala’dan başka kimse tapınılmaya layık değildir. (Tefsiru’l-Mizan, (Farsça çevirisi), c.16, s.135.)    
[6] -Tefsiru’l-Mizan, (Farsça çevirisi), c.16, s.134-135.
[7] -a.g.e. c.16, s.137-138.
[8] -a.g.e. c.16, s.136-a.g.e. c.16, s.137-138..
[9] -Bakara/115
[10] -Nehcü’l-Belağa (Subhi Salih), s.155 (Müessese-i Daru’l-Hicret).
[11] -Bakara/30
[12] -Cevadi Amuli, Abdullah, Ali (a.s), Mazhar-ı Esmay-ı Hüsnay-ı İlahi, (Düzenleyen: Bendali, Said), s.13, Merkez-i Neşr-i İsra, Kum, 1. Baskı, HŞ. 1380.
[13] -Allame Hasanzade Amuli, Hasan, İnsan-ı Kamil Ez Didgah-ı Nehcü’l-Belağa, s.58-59, İntişarat-ı Kıyam, Çap-ı Yaran, Kum, 3. Baskı, HŞ.1381; Ali (a.s), Mazhar-ı Esmay-ı Hüsnay-ı İlahi, s.14; Muhammed Şucai, İnsan ve Hialfet-i İlahi, s.25-38, Müessese-i Hademat-ı Ferhengi-i Resa, Tahran, 1. Baskı, HŞ.1362
[14] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.4, s.3, Tabersi, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, Lübnan, HK.1404.
[15] -a.g.e. s.5, H.10
[16] -a.g.e. c.36, s.281 ve 223: ‘Ey Muhammed! Şüphesiz ben, Ali’yi, Fatıma’yı, Hasan’ı, Hüseyin’i (Ondan sonra gelen) İmamları bir nurdan yarattım.’
[17] -Allame Hasanzade, Hasan, Nehcü’l-Velayet, s. 8-14, Neşr-i Elif Lam Mim, Çap-ı Nevid-i İslam, Kum, 2. Baskı, HŞ.1385.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia Hz. Ali(a.s)'ın faziletlerini ispatlamada Ehl-i Sünnet'in mütevatir hadislerine dayanabilir mi?
    7829 Masumların Siresi 2011/06/21
    Tevatür yalan üzere anlaşmaları mümkün olmayan büyük bir kalabalığın bir konuyu nakletmelerine denir. Biz inanıyoruz ki Hz. Ali'nin faziletleri ve onun imameti hakkındaki nas tevatürle sabittir. Bunu Şia'nın hadis ve tarih kaynaklarının yanı sıra Ehl-i sünnetin kitaplarından ve sahabilerin hadislerini nakleden eserlerden istifade ediyoruz. Buna göre bizim bu konuyla ilgili ...
  • Neden Yahudiler Yahudi olarak adlandırılmaktadır?
    10738 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Yahudilerin Yahudi olarak adlandırılmasının nedeni hakkında ihtilaf vardır. Bazıları Yahud’un hidayete ermiş olduğu manasına geldiğini ve bunun nedenin de Musa’nın (a.s) kavminin buzağı tapmaktan tövbe etmesi olduğunu belirtmiştir.[1] Bazıları da bu kavme Yahudi söylenmesinin nedeni hakkında şöyle demiştir: Hz. Yakub’un dördüncü oğlunun adı “Yahuza” ...
  • Bir miktarı buz tutan ve geriye kalan kısmı kür (çok) su miktarında olmayan kür (çok) suya necaset değerse hükmü nedir?
    5824 Su Türleri 2012/04/11
    Büyük taklit merciileri bu konuda şöyle buyuruyorlar: ‘Kür (çok) suyun bir miktarı buz tutar ve geriye kalan kısmı da çok su miktarına ulaşmazsa, necaset değdiğinde necis olur ve buzdan eriyen kısım da necistir.’[1]
  • Âli İmran Suresinin 14. Ayetini dikkate alarak, kadınlar da erkekler için aşağılık maddi işler kısmından sayılıp dört ayaklı hayvanlar cinsinden mi hesap edilir?
    18306 زن 2012/07/21
    Söz konusu ettiğiniz sorunun cevabında şöyle denilmesi gerekir: Sizin Ali İmran Suresinin 14. Ayetinden yaptığınız çıkarım yanlış bir çıkarım olup ayetin manasına dikkat edilirse, sizin açıkladığınızın dışında bir şey anlaşılır. Ayette şöyle buyrulur: “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin ...
  • Üç Haslet hadisinin senedi sahih midir?
    7614 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/10/23
    Söz konusu hadisin bazı ravileri hakkında elde herhangi bir bilgi yoksa da birkaç sebepten dolayı ona istinat edilebilir:1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Ve biliyoruz ki bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu, onun itibarını ve muhaddislerin ...
  • Rüyada bilinçli olma imkânı mevcut mudur? Bazı rüyaların gerçekleşmesinin nedeni nedir?
    12738 Teorik İrfan 2012/02/18
    Bilgelerin görüşüne göre uyku, zahiri duyuların tedricen dış dünyayla ilişkisinin kesildiği, ama batıni duyuların henüz aktif olduğu bir haldir. Uyku anında dış dünyayla uğraşmaktan ve değişik meşguliyetlerden uzaklaşması neticesinde insan nefsi, melekût âlemine odaklanır ve nefis madde âleminden ne kadar çok uzaklaşırsa, nefsin kendi âlemiyle irtibat kurması daha fazla ...
  • Baş ve göğüs balgamını yutmanın oruca bir zararı var mıdır?
    7106 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.  ...
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    7207 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Acaba yaradanın yaratıcılık özelliğinin fiiliyyete geçmediği bir an ve ya zaman varmıdır?
    8445 Eski Kelam İlmi 2008/06/12
    Gereken cevaba ulaşmak için bu bir kaç noktanın yani zamanın mahiyyeti, fiili sıfatlar ve ilahi feyzin devamının, açıklığa kavuşması gerek.1.Zamanın mahiyyeti nedir?Zaman: Hareket yoluyla cisimlere arız olan akıcı aralıksız niceliktir. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    82581 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

En Çok Okunanlar