Gelişmiş Arama
Ziyaret
8147
Güncellenme Tarihi: 2010/06/12
Soru Özeti
İnsanın günaha tekrar yönelmemesi için terkettiği günahtan ne kadar uzak kalması gerekiyor?
Soru
İnsanın günaha tekrar yönelmemesi için terkettiği günahtan ve kötü bir ahlaki amelden ne kadar uzak kalması gerekiyor? İnsanın bir amele yeniden dönmemesi için kimisi 40 gün, kimiside 21 gün o amelin yapılmaması gerektiğini söylüyor. Bunlar doğru mudur? Bu konuda ayet ya da hadis var mıdır?
Kısa Cevap

Bu konuda herhangi bir ayete ve  rivayete rastlamadık, ancak insan kırk gün amellerini ihlasla yerine getirir ve onları Allah rızası için yaparsa Allah hikmetini onun kalbine yerleştirir, diline akıtır, şeklinde rivayetler vardır.

Bu bağlamda şu noktalarıda göz önüne almak gerekir:
1- İnsan bu dünyada olduğu sürece Şeytanın vereceği zarardan güvende değildir; öyleyse asla günahtan korunacağını zannetmesin.
2- Allah’ın rahmetinden asla ümit kesmemek gerekir; günah ne kadar tekrar edilirse edilsin yinede tevbe kapısı açıktır ve Allah’ın rahmetinden ümidi kesmemek gerekir.

Ayrıntılı Cevap

Cevabın anlaşılabilmesi için önce birkaç noktayı hatırlatmamız gerekiyor:
1- Konuyla ilgili herhangi bir ayet ve hadise rastlamadık; ancak kırk sayısının tesiri hakkında rivayetlerde bir çok nokta gelmiştir. Onlardan sorunuzla ilgili olduğunu tahmin ettiğimiz bazılarını aşağıda aktarıyoruz:
a) Kim Allah’a olan imanını kırk gün ihlaslı ederse ve kırk gün ihlasla Allah’ı anarsa, Allah onu dünyaya karşı isteksiz eder, dünyanın dert ve dermanlarına karşı gözünü açar, hikmetini kalbine yerleştirir ve diline akıtır.[1]
b) Kırk gün helal lokma yiyenin kalbi nurlanır.[2]
c) Hz. Adem cennetten indirildikten ve Hz. Davud evla olanı terkettikten sonra kırk gün ve gece tevbeyle meşguldüler.[3]
Bunların dışında da ahlaki kemale ulaşmakta ve kötü amellerin silinmesinde kırk sayısının etkisi gözlemlenmektedir.
2- Kuşkusuz bir amelin tekrar edilmesi insanın ruhunda ve canında nüfuz ettiği; ahlak alimlerinin deyimiyle sabit bir meleke ve sıfata dönüşmesine neden olduğu gibi, bir amel terkedildiğinde de o amelin nefsani etkileri insanın ruhundan silinmesi uzun zaman alır ve o günaha yeniden dönmek kolaylıkla gerçekleşmeyecek şekilde insanın o günahın lezzetini unutmasına neden olur.
3- İnsan bu dünyada olduğu sürece Şeytanın vereceği zarardan güvende değildir.[4] Kur’an-ı Kerim buyuruyor: ‘Ben kendi nefsimi temize çıkarmıyorum. Hiç şüphesiz Rabbimin merhamet ettiğinin dışında nefis sürekli kötülüğü emreder. Kuşkusuz Rabbim affeden ve merhamet edendir.’[5]
Bundan dolayı Masum İmamlar (a.s) Allah’a hep şöyle arzederlerdi: ‘İlahi! Bir an dahi olsun bizi kendi halimize bırakma.’[6]
Bu yüzden günah işlememekten dolayı asla güvende olunduğu zannedilmesin
4- Allah’ın rahmetinden ümit kesmemek gerekir; zira günah ne kadar tekrar edilirse edilsin yinede tevbe kapısı açıktır ve Allah’ın rahmetine hep ümit bağlamak gerekir.[7]



[1] -Usul-u Kafi, c.2, s.16

[2] -Kimyay-ı Saadet, c.1, s.367

[3] -Bihar-ul Envar, c.5, s.43

[4] - Kadı Kadai, Şehab-ul Ahbar, hadis:709

[5] -Yusuf/53

[6] -Usul-ul Kafi, c.2, s.524

[7] -Yusuf/87

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar