Gelişmiş Arama
Ziyaret
10843
Güncellenme Tarihi: 2008/03/26
Soru Özeti
Niçin İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin (a.s.) Mervan b. Hakem için İmam Ali’nin (a.s.) yanında aracı oldular?
Soru
Nehcu’l-Belağa’nın 73. hutbesinde şöyle gelmektedir: “Cemel Savaşı’nda Mervan b. Hakem esir düşünce Hz. Hasan ve Hüseyin aracılık ederek onun bırakılmasını istediler ve “Mervan sana biat etsin.” dediler. Bunun üzerine Hz. Ali Basra’da onu serbest bırakarak şöyle buyurdu: “ Osman’ın öldürülmesinden sonra bana biat etmemiş miydi? Benim onun biatine ihtiyacım yok. O’nun eli, Yahudilerin eli gibidir. Eliyle biat etse de kılıcıyla (hile ve düzeniyle) bana gaddarlık eder. Köpeğin burnunu yalaması kadar bir müddet de hükümeti ele geçirecektir. O dört hükümdarın babasıdır. Ümmet, ondan ve onun evlatlarının elinden kanlı günlere duçar olacaktır.”
Kısa Cevap

Niçin İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin’nin (a.s.) Mervan için aracı oldukları konusunda şunu söylemek gerekmektedir: Mervan b. Hakem’in[1], Hz. Ali (a.s.) aleyhine düzenlenen Cemel Savaşı’da önemli rol oynayan kişilerden biri olmasına rağmen bu savaş, müslümanların arasında vuku bulan ilk savaş olduğundan, müslümanların, İslam ümmetinde adları meşhur olan şahsiyetler tarafından kandırılmasından ve onların gerçek yüzlerinin henüz müslümanlar tarafından bilinmemesinden dolayı, Hz. Ali (a.s.) savaş bittikten sonra, genel bir af fermanı vermiştir. İster istemez Mervanın da Hz. Ali’nin bu affına dâhil olması beklenirdi. İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin’nin (a.s.) aracılıkları veya bazı rivayetlere göre İbn-i Abbas’ın[2] aracılığı; Mervan’ın biatini tekrarlaması ve savaş öncesi konumunu tekrar elde etmesi veya kendi kötü işleriyle gerçek yüzünün Müslümanlarca tanınması içindi. İmam Ali de (a.s.)  yukarıda nakledilen sözleriyle, Mervan’ın gizli yüzünü halka göstermek istemiştir. Bu yüzden İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin’nin (a.s.) aracılığı, babalarını meyli ve onayı dışında değildi. Bunlara ilave olarak, Hz. Ali (a.s.) affın ve bağışlayıcılığın simgesiydi ve her bahaneyle hatalı kişileri affetme peşindeydi. Bu rivayette de, aslında, Hz. Ali (a.s.) Mervan b. Hakem’i affetmek için İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin’in (a.s.) şefaatini bir bahane karar kılmıştır.



[1] Mervan b. Hakem, Osman’ın katledilmesinden sonra Hz. Ali (a.s.)’ye biat etmiştir ancak dünya ve makam düşkünü bir şahıs olan Mervan Hz. Ali’nin (a.s.) başa gelmesinden sonra herhangi bir makama ulaşmamıştır. Bu yüzden Hz. Ali (a.s.) ile olan biatinden vazgeçmiş, Cemel Savaşı’nda Hz. Ali’nin (a.s.) karşısında yer almıştır ve savaş bitiminde Hz. Ali’nin (a.s.) ordusu tarafından esir alınmıştır.(Haşimi Huyi, Mirza Habibullah, Minhac-ul Beraat fi şerh-i Nehc’ul Belağa, c. 5, s. 220, Mektebetu’l-İslamiyye, H. 1400)

[2] Bihar-ul Envar kitabında, İbn-i Abbas şefaat edici olarak tanıtılmıştır. Çünkü rivayette, Muradi hanedanından olan birisi şöyle naklediyor: “ Cemel Savaşı’nda, savaşın bitiminden ve Mervan’ın esir edilmesinden sonra, ben Hz. Ali(a.s.)’nin yanında oturuyordum ve o sırada İbn-i Abbas, Hz. Ali(a.s.)’nin yanına gelip, Mervan b. Hakem’e şefaat etti ve Mervan’ın, Hz. Ali(a.s.) ile olan biatine değindi. Hz. Ali(a.s.) Mervan’ın biat etmesine izin vererek onun şefaatini kabul etti.( Aynı kaynak, s:221)   

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Doktor ve hasta arasındaki karşılıklı haklar İslam şeriatı esasınca açıklanabilir mi?
    8909 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Bir açıdan ilahi hükümler iki kısma ayrılır. A. İmzasal hükümler; B. Tesise dayalı hükümler. İmzasal hükümler, İslam’dan önce geçmişi olan, ama İslam’ın bir takım ıslahatlar yaparak imzaladığı hükümlerdir. Birçok muamelat türü bu kabildendir. Tesise dayalı hükümler ise daha önce bir geçmişi olmayan, İslam’ın ibdası olan hükümlerdir; birçok ...
  • Günahın hakikati nedir. Ve günahın insan ruhunda etkisi nedir?
    12597 Pratik Ahlak 2008/04/10
    Bu sorunun cevabını dört bölümde inceleyelim;1 Günahı Hakikati:Günah: sözlük manasıyla isyan demektir. Baş kaldırma, hata, Mevla’nın emir ve yasaklarına muhalefet etmek manalarına da gelmektedir.Günah işleyen kul şehvetini ...
  • Peygamber Efendimizin, Ebu Bekir Ömer ve Osman’la akrabalık kurması ve İmamların Çocuklarına onların İsimlerini koymaları onlardan razı olduklarına delalet etmez mi?
    70177 Eski Kelam İlmi 2011/08/16
     Her evliliğin gerçekleşmesinde çeşitli nedenler olabilir ve evlilik iki ailenin bakış açısı, fikri yapısı veya inanç yapısının müşterek olduğu ve bir fikri ayrılık olmadığı anlamına gelmez. Buna ek olarak mümkündür iki insanın belli bir zaman diliminde birçok konuda ortak ve uyumlu noktaları olsun ve bir müddet ...
  • Gıybeti edilen bireyden rıza almadan tövbe edilebilir mi?
    9397 درمان رذائل اخلاقی 2014/05/20
    Gıybet kul hakkı olması nedeniyle iki merhalede başta gıybet edilenden rıza alınmalı ve sonrada Allah nezdinde bu günahtan dolayı tövbe edilmelidir. Ama gıybeti edilen bireyden herhangi bir nedenden ötürü rıza almak mümkün değilse veya ona bunu söylemek daha büyük bir probleme yol açacaksa böyle bir durumda masumların ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9450 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Hikaye, tatmin, mizac ve sadık rüyalar hangi tür rüyalardır? Bu konuda rivayet var mıdır?
    7562 Teorik İrfan 2012/04/11
    Rüyalarda hikaye, tatmin ve mizac deyimleri[1] bizim (Şia) rivayetlerde gelmemiştir. Ama yalan rüya veya perişan rüyanın tersi olan sadık rüya rivayetlerde görülmektedir. Konunun anlaşılması için belirtelim ki uyku sırasında insanın nefsi dış dünyayla meşgul olmadığı için kendi alemine yönelmektedir; ve nefs, maddi ...
  • Spor müsabakalarında şarta girmek hakkında İslam’ın hükmü nedir?
    7660 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/21
    Müsabaka tarafları her kim mağlup olursa galip tarafa bir şey vermeli veya onun için bir iş yapmalıdır diye bir karar alırlarsa, bu anlamıyla müsabakada şarta girmek haramdır. Aynı şekilde taraftarların birbirleriyle şarta girmesi de haramdır. Elbette bu haram hüküm at yarışı ve ok atma müsabakalarına katılanlar ...
  • Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
    13686 Tefsir 2011/06/20
    Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir. 2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ...
  • Kur’an’da hayat ve ölüm kelimeleri kaç defa geçmiştir?
    16746 Kur’anî İlimler 2010/07/28
     “Hayat” yaşayış anlamındadır ve mevt de onun karşıt anlamıdır. Hayat ve mevt her ikisi de Allah’ın yaratıklarındandır. Kur’an şöyle buyuruyor: “Hanginizin daha iyi davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, üstündür ve çok bağışlayandır.”[1] ...
  • Neden-Sonuç Konusunda Mutezile İle Şia’nın Bakışı Arasındaki Fark
    8079 Eski Kelam İlmi 2011/04/21
    Allame Tabatabai insanların filleri ve Yüce Allah ile olan irtibatı konusunda Mutezile mensuplarının görüşüne işaret etmiştir. Onlara göre insan muhayyerdir. Bundan ötürü insan fiillerinin öznesi sadece kendidir ve başka bir ilk neden yoktur. Bu grup, insan fillerinin öznesini Allah bilmemiz durumunda bunun cebri gerektireceğini düşünmüştür. Allame ...

En Çok Okunanlar