Gelişmiş Arama
Ziyaret
10762
Güncellenme Tarihi: 2008/03/26
Soru Özeti
Niçin İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin (a.s.) Mervan b. Hakem için İmam Ali’nin (a.s.) yanında aracı oldular?
Soru
Nehcu’l-Belağa’nın 73. hutbesinde şöyle gelmektedir: “Cemel Savaşı’nda Mervan b. Hakem esir düşünce Hz. Hasan ve Hüseyin aracılık ederek onun bırakılmasını istediler ve “Mervan sana biat etsin.” dediler. Bunun üzerine Hz. Ali Basra’da onu serbest bırakarak şöyle buyurdu: “ Osman’ın öldürülmesinden sonra bana biat etmemiş miydi? Benim onun biatine ihtiyacım yok. O’nun eli, Yahudilerin eli gibidir. Eliyle biat etse de kılıcıyla (hile ve düzeniyle) bana gaddarlık eder. Köpeğin burnunu yalaması kadar bir müddet de hükümeti ele geçirecektir. O dört hükümdarın babasıdır. Ümmet, ondan ve onun evlatlarının elinden kanlı günlere duçar olacaktır.”
Kısa Cevap

Niçin İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin’nin (a.s.) Mervan için aracı oldukları konusunda şunu söylemek gerekmektedir: Mervan b. Hakem’in[1], Hz. Ali (a.s.) aleyhine düzenlenen Cemel Savaşı’da önemli rol oynayan kişilerden biri olmasına rağmen bu savaş, müslümanların arasında vuku bulan ilk savaş olduğundan, müslümanların, İslam ümmetinde adları meşhur olan şahsiyetler tarafından kandırılmasından ve onların gerçek yüzlerinin henüz müslümanlar tarafından bilinmemesinden dolayı, Hz. Ali (a.s.) savaş bittikten sonra, genel bir af fermanı vermiştir. İster istemez Mervanın da Hz. Ali’nin bu affına dâhil olması beklenirdi. İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin’nin (a.s.) aracılıkları veya bazı rivayetlere göre İbn-i Abbas’ın[2] aracılığı; Mervan’ın biatini tekrarlaması ve savaş öncesi konumunu tekrar elde etmesi veya kendi kötü işleriyle gerçek yüzünün Müslümanlarca tanınması içindi. İmam Ali de (a.s.)  yukarıda nakledilen sözleriyle, Mervan’ın gizli yüzünü halka göstermek istemiştir. Bu yüzden İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin’nin (a.s.) aracılığı, babalarını meyli ve onayı dışında değildi. Bunlara ilave olarak, Hz. Ali (a.s.) affın ve bağışlayıcılığın simgesiydi ve her bahaneyle hatalı kişileri affetme peşindeydi. Bu rivayette de, aslında, Hz. Ali (a.s.) Mervan b. Hakem’i affetmek için İmam Hasan (a.s.) ve İmam Hüseyin’in (a.s.) şefaatini bir bahane karar kılmıştır.



[1] Mervan b. Hakem, Osman’ın katledilmesinden sonra Hz. Ali (a.s.)’ye biat etmiştir ancak dünya ve makam düşkünü bir şahıs olan Mervan Hz. Ali’nin (a.s.) başa gelmesinden sonra herhangi bir makama ulaşmamıştır. Bu yüzden Hz. Ali (a.s.) ile olan biatinden vazgeçmiş, Cemel Savaşı’nda Hz. Ali’nin (a.s.) karşısında yer almıştır ve savaş bitiminde Hz. Ali’nin (a.s.) ordusu tarafından esir alınmıştır.(Haşimi Huyi, Mirza Habibullah, Minhac-ul Beraat fi şerh-i Nehc’ul Belağa, c. 5, s. 220, Mektebetu’l-İslamiyye, H. 1400)

[2] Bihar-ul Envar kitabında, İbn-i Abbas şefaat edici olarak tanıtılmıştır. Çünkü rivayette, Muradi hanedanından olan birisi şöyle naklediyor: “ Cemel Savaşı’nda, savaşın bitiminden ve Mervan’ın esir edilmesinden sonra, ben Hz. Ali(a.s.)’nin yanında oturuyordum ve o sırada İbn-i Abbas, Hz. Ali(a.s.)’nin yanına gelip, Mervan b. Hakem’e şefaat etti ve Mervan’ın, Hz. Ali(a.s.) ile olan biatine değindi. Hz. Ali(a.s.) Mervan’ın biat etmesine izin vererek onun şefaatini kabul etti.( Aynı kaynak, s:221)   

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar