Gelişmiş Arama
Ziyaret
21257
Güncellenme Tarihi: 2008/04/11
Soru Özeti
Ebubekir, Ömer, Osman nasıl halife oldular? Kimin tarafından hilafete seçildiler? Acaba kur'anda ve ya hadislerde onların halifeliğine işaret eden bir delil var mıdır?
Soru
Ebubekir, Ömer, Osman nasıl halife oldular? Kimin tarafından hilafete seçildiler? Acaba kur'anda ve ya hadislerde onların halifeliğine işaret eden bir delil var mıdır?
Kısa Cevap
Continue
Ayrıntılı Cevap

Üç halifenin halife oluş şekili kısaca şöyledir:

1.Ebubekirin halife oluşu:

Peygamber efendimizin (s.a.a) vafatından sonra Hz Ali (as) henüz Peygamber efendimizin (saa)  mubarek bedeninin guslü ve kefenlenmesiyle meşkulken bir gurup müslüman Sakife-i Beni Saide’de toplanıp halife seçmeye koyuldular. Muhacir ve ensar arasında şiddetli tartışmadan sonra hilafet meselesi sonuçlandı ve Ebubekir halife olarak tayin edildi.

2.Ömerin hilafeti:

Ebubekir iki yıl kaç ay hilafetten sonra hastalandı ve Ömer’in, onun hilafetinin tesbitinde katlandığı zahmetlerin sonucu olarak kendinden sonra Ömer’i halife tayin etti ve onun halifeliği konusunda muhaliflerin hepsini ikna etti. O ashaptan bazılarını yanına çağırdı ve Ömer’i onların huzurunda halifeliğe tayin etti ve Ebubekir’in vefatından sonra Ömer hilafet makamına oturdu. Yani 13. hicri yılında Ebubekir defn edildikten sonra Ömer camiye gidip kendi hilafetini halka duyurarak onlardan biat aldı.

Ömer’in hilafeti on yıl altı ay devam etti ve bu müddet içerisinde devamlı iki büyük devlet olan İran ve Rum ile savaş halindeydi.

3.Osman’ın hilafeti:

Ömer yaralandıktan sonra ömrünün son anlarında, kendinden sonra hilafet seçimi için altı kişiyi yanına çağırdı ve kendi aralarında birini halife olarak seçmeleri üzere hilafet konusunu o şuraya bıraktı. O altı kişi şunlardan ibaretti:

1. Ali (aleyhisselam)

2. Talha 3. Zübeyr

4. Abdurrahman b. Avf

5. Osman

6. Saad bin Ebi Vakkas.

Daha sonra Ebu talha ensariyi ensardan elli kişiyle birlikte şuranın halife seçimi için bulundukları evin önunde kalmalarını ve onların alacakları kararları beklemelerini emretti, eğer üç gün sonra onlardan beş kişi birisi hakkında tevafuk ederlerse ve biri karşı çıkarsa karşı çıkanın boynunu vurun ve eğer bört kişi biri hakkında tevafuk ederlerse ve iki kişi karşı çıkarsa o iki kişinin boynunu vurun ve eğer bir kişinin seçiminde tevafuk edenler ve karşı çıkanlar eşit olursa (yani üçe üç olurlasa) Abdurrahman b. Avf’ın bulunduğu gurubun görüşü kabul edilsin ve eğer diğer üç kişi karşı çıkarlarsa boyunlarını vurun. Eğer üç gün sonra birinde ortak noktaya varamadılarsa ve herkes bir biriyle muhalefet ettiyse altısının da boyunlarını vurun ve müslümanlar kendi aralarında halife tayin etsinler.

Ömer şurayı oluşturan altı kişinin seçilme sebebini şöyle beyan ediyor:

Zira Resul-i Ekrem vefat ederken bu altı kişiden razı olarak vefat etti. Ben de kendi aralarında birini tayin etmeleri için hilafeti şura şeklinde onlara bırakıyorum.

Ömerin ölümünden üç gün sonra bu altı kişi Ayşe'nin evinde toplanıp konuşmaya başladılar. Önce Talha kendi hakkını Osman’a bıraktı ve Zübeyr hakkını Ali (aleyhisselam)’a bıraktı  ve Saad b. Ebi Vakkas hakkını Abdurrahman’a bıraktı.

Abdurrahman kendi görüşünü açıklamak üzere muhacir ve ensarı Peygamber’in mescidinde topladı. O önce Ali’ın (aleyhisselem) yanına gitti ve ona şu şartı koştu hükümet sisteminde Allah’ın kitabına ve Peygamber’in sünnetine ve şeyheynin (Ömer ve Ebubekirin) yontemine uyacaksın. Ama Hz Ali (aleyhisselam) Ebu bekir ve Ömer’in yöntemi üzere devleti yönetme şartının reddetti ve şöyle buyurdu. Ben Allah’ın emrine Peygamber’in sünnetine ve Allahı ve Resulünün razı olduğu kendi yöntemime uyarım başkalarının yöntemine değil. Daha sonra Abdurrahman aynı cümleyi Osmana söyledi ve o kabul etti ve yüksek sesle şöyle dedi: "Allaha yemin olsun ki şeyheynin (Ebu bekir ve Ömer’in) yolundan çıkmayacağım ve onların yönteminden sapmayacağım.”

Abdurrahman Osmana biat etti ve Onu hilafete tayin etti ve Beni Ümeyye gurup gurup biat etmeye başladılar.

Osman hilafete seçildikten sonra beytülmalı kendi akrabaları arasında adaletten uzak bir şekilde dağıtmaya başladı ve İslam topraklarına gönderdiği yönticileri ve komutanları da bu makamlara liyakatlerini göz önünde bulundurmadan kendi akrabalarından seçti.

Diğer bölgelerin müslümanları Osmanın tayin ettiği yönticilerin haksız tutum ve davranışlarını tahammül edemeyerek defalarca durumlarını Peygamber’in (s.a.a) ashabına ve hatta Osman’ın kendisine şikâyet ettilerse de bu şikâyetler etkili olmadı. Sonunda halk ve ashap Osmanı uyarmaya ve eğer etkili olmazsa onu makamından almaya karar verdiler. Ama Osman ve yakınları bu tavsiyeri dinlemeyince onun yönetimine karşı başkaldırı ve kıyam oluştu ve hicri 35. yılda bu başkaldırılar Osmanın oldürülmesine yol açtı. Bu olay sonrasında müslümanlar halife olarak Hz. Ali’a biat ettiler.[1]

İlk üç halifenin halifeliğinin meşru ve hak gösteren Kur’an ve hadise dayalı her hangi bir delil yoktur. Elbette Ehlisünnet’e göre hilafet; "Peygamberin yerini geçen kimse sadece toplumun siyasi ve dünyevi işleriyle sorumlu olduğu"[2] anlamına gelir. Bu nedenle üç halifenin hilafeti için Kur’an ve hadisden delil getirmezler.



[1].Bu kitaplardan istifade edilmiştir:Tarihi Yakubi,c.2,s.150 ve 151 ve 165, Necef,Mektebetul Heyderiyye ,1384 hk. Sire-i Pişvayan, Mehdi Pişvayi ,s.73 den 81 kadar,İmam Sadık(as) araştırma merkezi,Kum ,6.baskı,1376 hş. Şerh Nehcül Belağa ,İbn Ebil Hedid,c.1, şıkşıkiyye hutbesi.

[2].İbn Haldun şöyle söyle;Hilafet yani din ve dünya siyasetini korumak için Şeriat sahibinin yerine geçmektir. İşte bu yüzden hilafet ve imamet denmektedir ve o makama oturana imam ve ya halife denir.İbn Haldunun mukaddemesi s.365 ve 366,ilmi ve kültürel yayın şirketi,Tahran.  

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia Hz. Ali(a.s)'ın faziletlerini ispatlamada Ehl-i Sünnet'in mütevatir hadislerine dayanabilir mi?
    7829 Masumların Siresi 2011/06/21
    Tevatür yalan üzere anlaşmaları mümkün olmayan büyük bir kalabalığın bir konuyu nakletmelerine denir. Biz inanıyoruz ki Hz. Ali'nin faziletleri ve onun imameti hakkındaki nas tevatürle sabittir. Bunu Şia'nın hadis ve tarih kaynaklarının yanı sıra Ehl-i sünnetin kitaplarından ve sahabilerin hadislerini nakleden eserlerden istifade ediyoruz. Buna göre bizim bu konuyla ilgili ...
  • Neden Yahudiler Yahudi olarak adlandırılmaktadır?
    10738 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Yahudilerin Yahudi olarak adlandırılmasının nedeni hakkında ihtilaf vardır. Bazıları Yahud’un hidayete ermiş olduğu manasına geldiğini ve bunun nedenin de Musa’nın (a.s) kavminin buzağı tapmaktan tövbe etmesi olduğunu belirtmiştir.[1] Bazıları da bu kavme Yahudi söylenmesinin nedeni hakkında şöyle demiştir: Hz. Yakub’un dördüncü oğlunun adı “Yahuza” ...
  • Bir miktarı buz tutan ve geriye kalan kısmı kür (çok) su miktarında olmayan kür (çok) suya necaset değerse hükmü nedir?
    5824 Su Türleri 2012/04/11
    Büyük taklit merciileri bu konuda şöyle buyuruyorlar: ‘Kür (çok) suyun bir miktarı buz tutar ve geriye kalan kısmı da çok su miktarına ulaşmazsa, necaset değdiğinde necis olur ve buzdan eriyen kısım da necistir.’[1]
  • Âli İmran Suresinin 14. Ayetini dikkate alarak, kadınlar da erkekler için aşağılık maddi işler kısmından sayılıp dört ayaklı hayvanlar cinsinden mi hesap edilir?
    18306 زن 2012/07/21
    Söz konusu ettiğiniz sorunun cevabında şöyle denilmesi gerekir: Sizin Ali İmran Suresinin 14. Ayetinden yaptığınız çıkarım yanlış bir çıkarım olup ayetin manasına dikkat edilirse, sizin açıkladığınızın dışında bir şey anlaşılır. Ayette şöyle buyrulur: “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin ...
  • Üç Haslet hadisinin senedi sahih midir?
    7614 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/10/23
    Söz konusu hadisin bazı ravileri hakkında elde herhangi bir bilgi yoksa da birkaç sebepten dolayı ona istinat edilebilir:1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Ve biliyoruz ki bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu, onun itibarını ve muhaddislerin ...
  • Rüyada bilinçli olma imkânı mevcut mudur? Bazı rüyaların gerçekleşmesinin nedeni nedir?
    12738 Teorik İrfan 2012/02/18
    Bilgelerin görüşüne göre uyku, zahiri duyuların tedricen dış dünyayla ilişkisinin kesildiği, ama batıni duyuların henüz aktif olduğu bir haldir. Uyku anında dış dünyayla uğraşmaktan ve değişik meşguliyetlerden uzaklaşması neticesinde insan nefsi, melekût âlemine odaklanır ve nefis madde âleminden ne kadar çok uzaklaşırsa, nefsin kendi âlemiyle irtibat kurması daha fazla ...
  • Baş ve göğüs balgamını yutmanın oruca bir zararı var mıdır?
    7106 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.  ...
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    7207 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Acaba yaradanın yaratıcılık özelliğinin fiiliyyete geçmediği bir an ve ya zaman varmıdır?
    8445 Eski Kelam İlmi 2008/06/12
    Gereken cevaba ulaşmak için bu bir kaç noktanın yani zamanın mahiyyeti, fiili sıfatlar ve ilahi feyzin devamının, açıklığa kavuşması gerek.1.Zamanın mahiyyeti nedir?Zaman: Hareket yoluyla cisimlere arız olan akıcı aralıksız niceliktir. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    82581 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

En Çok Okunanlar