Gelişmiş Arama
Ziyaret
18239
Güncellenme Tarihi: 2010/01/24
Soru Özeti
Âli İmran Suresinin 14. Ayetini dikkate alarak, kadınlar da erkekler için aşağılık maddi işler kısmından sayılıp dört ayaklı hayvanlar cinsinden mi hesap edilir?
Soru
Âli İmran Suresinin 14. Ayetinde, dünyevi şeylere sevgi beslemek yerilme konusu yapılmış ve aşağılık maddi işlerden sayılmıştır. Aynı ayette dünyevi şeylerin hangi şekilde yansıdığı da açıklanmıştır. Söz konusu bu yansımalar şunlardan ibarettir: Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler. Burada sorulması gereken soru şudur: Acaba kadınlar da erkekler için aşağılık maddi işler kısmından sayılıp dört ayaklı hayvanlar cinsinden mi hesap edilir?
Kısa Cevap

Söz konusu ettiğiniz sorunun cevabında şöyle denilmesi gerekir: Sizin Ali İmran Suresinin 14. Ayetinden yaptığınız çıkarım yanlış bir çıkarım olup ayetin manasına dikkat edilirse, sizin açıkladığınızın dışında bir şey anlaşılır. Ayette şöyle buyrulur: “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliliğidir Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.”Bu ayet, insanların yaşamında tekvini ve doğal işlerinden birisine işaret eder. Herkesin yaşamında kadınların, evladın ve malların sevgisi vardır. Ayet, maddi şeyleri madde olması hasebiyle kötü olduğunu açıklamamış bilakis, sadece insanın bir takım dünya alakalarını beyan etmiştir. Tefsirlerin esasınca burada kadınların (eşlerin), çocukların, malın ve servetin sevgisini insanın yaratılışında icat eden bizzat Allah’ın kendisidir ve insan bu vesile ile tekâmül ve kendisini yetiştirme yolunda karar kılacak ve insaniyet makamının hakikatine erecektir. Sonuç itibariyle dünyevi nimetlerin sıralanması o kadarda önemli değildir ve insana söz konusu bu şeylere gönül bağlamaması; Allah yolunda cihat etmesi hatırlatılmaktadır.

Bu ayette Kur’an, kadınları sevmenin yanında (müennes cins), oğulların sevgisini de (müzekker cins) açıklayarak çok ince ve latif bir noktayı hatırlatıyor. Dolayısıyla sizin erkekler (müzekker cins) konusunda da eleştirinizin doğru olması gerekir!! Birkaç ismin art arda sıralanması, bunların bir derecede olduğu çıkarımını zorunlu kılmaz. Bir kimse “Ben babam, annem ve özel arabayla geziye gittim” demesi, babanın veya annenin ve hatta özel arabanın aynı derecede olduğu anlamı taşımaz!

Ayetin tefsiri:

Kur’an ayetlerini tefsir etmenin yöntemlerinden bir tanesi, bir ayetin kapsayıcı tefsirini yapabilmek için bir önceki ve bir sonraki ayetleri güzelce mütalaa etmektir. Söz konusu yapılan ayette bu ayetlerdendir; önceki ayetlerde kâfirlerden veya kendi gerçek yaşamını oğul ve mallara sahip olmakta bilen kimselerden bahsedilmektedir ve bu, onların gurur ve kibirlenmesine sebep olmuştur. Bu kimseler, bu şeylere sahip olmakla ebedi olacaklarını ve Allah’a ihtiyaç duymayacaklarını hissediyorlardı. Bu ayet, gerçekte önceki konuyu ki; “Ey kâfirler! Dünyanın ziynetlerinden; kadınlara, oğullara, külçe külçe altın ve gümüşe ve… bağlanarak, asıl hedefiniz olan Allah’a kulluk etmekten gafil olmayınız” buyruğunun tamamlayıcısıdır.

Allame Tabatabai “Tefsiru’l mizan” da şöyle buyuruyor: “Bu ve bundan sonraki ayet, bundan önceki ayetin açıklaması ve gerçeğin dikkatlere sunulması niteliğindedirler. 
Çünkü bundan önce, şöyle bir ayet yer almıştı. "Şüphesiz inkâr edenler, onların 
malları da, çocukları da kendilerini Allah'tan müstağni kılmaz." 
Buradan anlaşılıyor ki, onlar, mal ve evlat sahibi olmakla Allah'tan 
müstağni olunacağına, insanın Allah'a ihtiyacının kalmayacağına inanıyorlardı. İşte bu ayet de, böyle bir anlayışa sahip olmalarının 
sebebinin bu tür tutkulu şehvetler üzerine yumulmaları, bunları esas amaç edinerek ahiretle ilgili meselelere duyarsız kalmaları 
olduğunu vurguluyor. Dünyanın çekici güzelliklerine yönelik tutkulu 
bağlılıkları yüzünden olguları birbirine karıştırmışlardır. Çünkü bunlar dünya hayatının metaıdır. Bunların tek özellikleri, Allah katındaki güzel akıbete ulaşmaya yönelik birer ön hazırlık olmalarıdır.”

Gerçekte önceki ayetler ve bu ayet, biz insanlara çok daha geniş bir mesaj vermek istiyor; ey insan! Size sunduğumuz bu nimetlerden uygun yararlanın, Allah’ı unutmayın ve gaflete düşüp yolunuzu şaşırmanıza vesile olacak bu nimetlere bağlanmayın.

İlgili indeksler:

Soru 2554 (Site: tr2713) (Kur’an ve erkeklerin kadınlar üzerindeki idareciliği).

Soru 5455 (Site: tr5673) (Erkeğin kadından üstün olmayışı).
 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Eğer tırnaktaki ojeyi temizleme imkânı yoksa vazife cebire abdesti almak mıdır yoksa teyemmüm mü?
    21449 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Belirtilen soruyu büyük mercilerin bürolarından sorduk ve alınan yanıtları aşağıda açıklıyoruz: Hz. Ayetullah Uzma Hamaney’in (ömrü uzun olsun) Bürosu:Sorudaki durumda cebire abdesti alması gerekir.Hz. Ayetullah Uzma Safi Gülpaygani’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:Eğer abdest ve gusül yerine bir şey yapışmışsa ve bunu kaldırmak mümkün ...
  • İnsanın zatının kaynağı nedir ve bunun davranışlardaki etkisi nasıldır?
    10250 Yeni Kelam İlmi 2009/10/22
    Hikmet-i Mütealiye’ye göre zatlar önce belirsiz bir şekilde vardırlar, sonra maddi var oluşla belirlenmektedirler. Ondan sonrada bireysel bir varlığa sahıp olurlar.İnsanın zatı, onun ortaya çıkışının başlangıcından itibaren onunla beraber olup maddi ve manevi boyutlarını kapsamaktadır. Genellikle maddi ...
  • İslam kelamı nasıl vücuda geldi ve kelamla isimlendirilmesinin illeti ve fırkalar hakkında kısa açıklama yapınız?
    8891 Eski Kelam İlmi 2012/08/16
    Hicretin birinci asrın sonunda İslam ülkelerinin alanları göze çarpacak bir şekilde değişti ve ilime özel bir konum ihtisas edildi. En önemli ilimlerden birisi kelam ilmidir ki dini konuları yeni bir bakışla değerlendirmeye tabi tuttu. Bu ilmin vücuda gelmesi için dâhili ve harici olmak üzere birçok amil neden ...
  • İsm-i A’zam, Kerrubin, Tis’a Ayat, Tabut-i Şehadet vb. gibi deyimlerin açıklamasını yapabilir misiniz?
    9660 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/06/16
    İsm-i A’zam’ı ve diğer yüce ve derin manaları içeren ‘Semat’ ya da ‘Şebbur’ duası meşhur irfani dualardandır. Semat duasının bazı bölümleri hakkında özetle şöye diyebiliriz: Bu duada Allah’ın İsm-i A’zam’ına, Peygamberlere ve Allah’ın peygamberiyle konuştuğu, vahyettiği mukaddes yerlere yemin verilmiş veya dua edilmiştir. Duanın cümle ...
  • Ayakkabı giymenin adabı nedir?
    21313 Pratik Ahlak 2012/05/12
    İslam dini semavi dinlerin en sonuncusu, en kâmili ve en camiidir. Bu bağlamda İslami öğretiler insanın tüm boyutlarını; bireysel ve toplumsal yönlerini her zaman ve her mekân için göz önünde bulundurmuş ve onun tüm ihtiyaçlarına cevap veriyor. Her halükarda İslam dininin hakkında nazar vermiş ve adap belirlemiş ...
  • Neden İdeolojimizin ve dünya görüşümüzün bazı gerekliliklerini terk etmemiz yanlış karşılanmaktadır?
    5782 چیستی دین 2020/01/22
    Aslında İdeoloji sözlükte inanç bilimi olarak geçer. Ama inanç ve düşünce sistemi yerine istimal edilmektedir.Terminolojik olarak ise bazen genel anlamda Teorik ve pratik düşünceler bütünü olarak istimal edilmekte; bazen ise özel anlamda dünya görüşünün karşısında kullanılmaktadır.İkinci anlamında kullanılacak olursa İdeoloji, insan ...
  • Hz. Meryem’in makamının yükselmesine neden olan şey nedir?
    16248 زن 2012/06/26
    Kur’an ve hadislerden anlaşılan şu ki; İmran’ın kızı Meryem, mali bakımından iaşesini idare edebilecek bir güce sahip değil ve böyle fakir bir ailede (zira o doğmadan önce babası vefat etmişti) dünyaya gelmiştir. Bu neden dolayı onun sorumluluğunu Hz. Zekeriya (Meryem’in teyzesinin kocası) üstlenmişti. Bu değerli ...
  • Nelerin üzerine secde etmek caizdir?
    4148 Secde 2019/03/12
    Bu konuda var olan genel kaide: yere ve yerden biten şeylerin üzerine secde etmenin sahih olduğudur. Elbette yerden biten şeyin insanın kullandığı yiyecek ve giyecek olmaması şartı vardır. Öyleyse buğday, arpa ve pamuk gibi bitkilerin üzerine secde etmek doğru değildir. Üzerine secde etmenin sahih olduğu nesnelere bazı ...
  • Şirk nedir?
    21083 Eski Kelam İlmi 2009/10/10
    Şirk lügatte, pay vermek anlamındadır, Kur’ani kullanışta ise şirkten kasıt Allah-u Teala’ya ortak ve benzer koşmaktır. Şirk, tevhit ve “hanifliğin karşısında yer almaktadır. Hanif yani, istikamet ve itidale yönelmek. Muvahhit insanlar şirkten yüz çevirip tevhit esasına yöneldikleri için onlara hanif denir.
  • İslami vahdetin gerçek manası nedir?
    4662 شیعه و دیگر مذاهب 2019/12/08
    İslami vahdetten kasıt mezheplerin ezcümle Şia ve Ehlisünnetin bir olması anlamında değildir. Çeşitli İslam mezheplerinin Müslümanların birlik ve beraberliğini kurmaları ve korumaları anlamındadır. Bütün Müslümanlar farklılıklara rağmen sahip oldukları birçok ortak noktadan yola çıkarak İslam düşmanları karşısında tek saf olmaları ve yabancı güçlerin Müslümanlara sulta kurmasının önüne ...

En Çok Okunanlar