Gelişmiş Arama
Ziyaret
6806
Güncellenme Tarihi: 2012/05/03
Soru Özeti
Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
Soru
Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
Kısa Cevap

Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve işin tüm yönlerini ölçme vardır. Acelenin yıkıcı sonuçları ve olumsuz getirileri, peygamberler ve iyi insanların özellikleri olan soğukkanlılık ve sabrı göz önünde bulundurmak, insanın bir işi düşünerek ve zamanla yapmasına, tüm hallerde huzur ve sükûnete riayet etmesine neden olur. İnsan zor da olsa bir müddet bu şekilde davranırsa, bu hal kendisi için normal olacak, acele sıfatı kendinde zail olacak ve vakar ve huzur meydana gelecektir.

Ayrıntılı Cevap

Acele, insan davranışlarında değişik şekillerde görünen beğenilmeyen bir fiildir; yani insanın bir işin öncüllerinin hazır hale gelmeden önce ona girişmesi ve bunun neticesinde işin başarısızca ve eksik olarak yerine getirilmesidir. Bu, insanın meyveyi yetişmeden ve istifade edilir hale gelmeden önce toplamınsa benzer. Bunun neticesi, meyvenin heder olması veya faydasının azalmasıdır. Yahut tohumun yok olması veya mahsulün azalması neticesini doğuracak olan toprağın hazır hale gelmesinden önce insanın tohum atmasını andırır. İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: Meyveyi yetişmeden önce toplayan kimse, tohumunu uygun olmayan bir toprağa atan kimse gibidir (böyle bir şahıs güç ve sermayesini telef etmiş ve bir netice elde etmemiştir).[1] Tecrübe, akıl ve din acelenin zarar ve yerilmiş olduğu hususunda hemfikirdir ve onu kınamıştır. Rağıb İsfahani, acelenin kaynağını heva ve heves bilmiş ve bu tespitin onun Kur’an’da yasaklanmış olmasının delili olarak değerlendirmiştir.[2] Müminlerin Önderi (a.s), acelenin ahmaklıktan kaynaklandığını belirtmiş ve şöyle buyurmuştur: İmkândan (iş yapma olasılığı) önce acele etmek ahmaklıktır.[3] Allah Resulü (s.a.a) de soğukkanlılık ve acelenin menşeini beyan etmiş ve soğukkanlılığın ilahi, acelenin ise şeytani olduğunu belirtmiştir.[4] Acelenin yıkıcı sonuçlarını göz önünde bulundurmak, bizim bu sıfattan uzak durmamızı ve onun karşısında bulunan huzur ve vakarı hayat prensibimiz yapmamıza neden olur.

Acele Etmenin Neticesi

Şeytani hasletler, kesinlikle yıkıcı ve zarar vericidir. Bu hasletlerin her biri çirkin ve yerilmiş olmakla kalmayıp onların çirkinliklerini artıran olumsuz neticelere de sebep olur. Bu doğrultuda dikkatimizi Müminlerin Önderinin (a.s) kısa cümlelerinde belirtilmiş olan acelenin bazı eserlerine yöneltiyoruz:

1. Pişmanlık: Aceleden sakın; zira o fırsatın elden gitmesi ve pişmanlığın başlangıcıdır.[5]

İrdelemeden ve düşünmeden önce başlayan işler, genel olarak başarısızlık ve kötü bir akıbete duçar olur ve pişmanlık getirir. Nitekim bu delil uyarınca, insan altın fırsatları ve işi yeniden yapma imkânını yitirir.

2. Başarısızlık: Aceleyle yapılmış bir işin başarıya ulaşması çok nadirdir.[6]

Acele etmek, insanın işin tüm yönlerini ölçmemesi ve bu yüzden bazı başarı amillerini elden vermesine ve neticede de hedeflenmiş başarıya ulaşmamasına ve başarısız olmasına neden olur.

3. Kayma ve Helak Olmak: Çok acele, insanın ayağını kaydırır.[7] Acele edip de helake duçar olmayan nadirdir.[8]

4. Gam ve Hüzün: İmkândan (işi yapma) önce acele etmek, hüzne sebep olur.[9]

Sevinç ve mutluluk insan hayatının gereklerindendir ve yersiz gam ve hüzün ile hedefe ulaşmak mümkün değildir ve insanın kendi eliyle hayat sevinç ve mutluluğunu hüzne dönüştürmemesi gerekir.

İmam Ali (a.s) acelenin başka neticelerini de belirtmektedir. Biz fırsatın sınırlı olması nedeniyle onlardan sarf-ı nazar ediyor ve sizi bu hususta “Gureru’l-Hikem” kitabında bulunan bölümü okumaya davet ediyoruz. Belirtildiği gibi, acelenin karşısında soğukkanlı olmak ve düşünerek, irdeleyerek ve işin tüm yönlerini inceleyerek girişimde bulunmak yer alır. Bir hadiste Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: İnsanları acele helak eder, eğer insanlar daha fazla bir düşünceyle işleri yapsalardı, hiç kimse helak olmazdı.[10] Bu rivayetten istifade edildiği üzere, insanların duçar olduğu zarar ve ziyanların çoğu, aceleden kaynaklanmaktadır. Bu hususta İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmaktadır: Her kim uygun olmayan bir zamanda bir işe girişirse, onun tamam olması da zamansız olacaktır.[11] Belirtilen hususlardan insan saadetinin, onun giriştiği her işte son derece dikkat ve dirayet göstermesi ve her türlü aceleden uzak bir şekilde işin yönlerini incelemesi, her türlü önyargı, acil girişimden sakınması gerektiği neticesini alıyoruz. Acelenin tedavi yolu da işaret edilen zararları hatırlamak, onun karşısındaki peygamber ve iyi insanların özellikleri olan vakar ve huzurun değerini anımsamak, sonra karar vermek, düşünmeden ve irdelemeden bir işe girişmemek ve soğukkanlılığı hiçbir surette elden vermemektir. Bir şahıs bir müddet çabalayarak ve zahmet ederek bu şekilde davrandıktan sonra vakar ve huzur kendinin âdeti olacak ve aceleci olmaktan uzak duracaktır. Son olarak dikkat edilmesi gereken şey şudur: Acele, hız ve zamanında girişimde bulunmaktan farklıdır. Hız, insanın gerekli öncül ve koşulların hazır hale gelmesinden sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işe koyulmasıdır. Bu yüzden iyi işlerde fırsattan istifade etmek, din önderleri tarafından tavsiye edilmiştir:

1. Allah Resulü (s.a.a): Beş şeyi beş şeyin yanında ganimet say; gençliğini yaşlılıktan önce, sağlığını hastalanmadan önce, servetini yoksullaşmadan önce, fırsatları meşguliyetten önce ve yaşamını ölümden önce ganimet say.[12]

2. Müminlerin Önderi (a.s): Fırsatlar tıpkı bulutların geçmesi gibi elden gidecektir.[13]

3. Müminlerin Önderi (a.s): Soğukkanlılık, iyi işler dışında her şeyde övülmüştür.[14]

4. İmam Bakır (a.s): İyi bir işi yapmaya niyetlendiğinde hemen onu yapmaya koyul; zira sonraları ne olacağını bilemezsin.[15]

5. İmam Sadık (a.s): Her kim hayırlı bir işi yapmaya niyetlenirse, acele etsin ve onu geciktirmesin; zira kul bazen iyi bir amel işler ve Yüce Allah ben seni bağışladım ve senin sonraki kaymalarını da görmezlikten geleceğim, diye buyurur.[16]

 


[1] Nehcü’l-Belağa, s. 52, hutbe. 5, İntişaratu’l-Daru’l-Hicret, Kum, Bi Ta.

[2] Rağıb İsfahani, Hüseyin b. Muhammed, el-Müfredat Fi Ğeribi’l-Kur’an, s. 548, ed-Daru’ş-Şamiye, Beyrut, 1412 k.

[3] Amedi, Abdulvahid, Gureru’l-Hikem, s. 266, İntişarat-ı Defter-i tebliğat, Kum, 1366 ş.

[4] Tabersi, Ali b. Hasan, Mişkatu’l-Envar, c. 1, s. 333, Kitabhane-i Haydariye, Necef, 1385 k.

[5] Ğureru’l-Hikem, s. 267.

[6] a.g.e.

[7] a.g.e.

[8] a.g.e.

[9] a.g.e.

[10] Berki, Ahmed b. Ahmed, el-Mehasin, s. 215, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Kum, 1371 k.

 Ahmed b. Ahmed, el-Mahasin, s. 215, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Kum, 1371 k.

[11] Saduk, Muhammed b. Ali, el-Hisal, c. 1, s. 100, İntişarat-ı Camia-i Müderrisin, Kum, 1403 k.

[12] Tusi, Muhammed b. Hasan, el-Amali, s. 525, İntişarat-ı Daru’s-Sakafe, Kum, 1414 k.

[13] Ğureru’l-Hikem, s. 473.

[14] a.g.e.

[15] Kuleyni, Muhammed b. Yakub, Kâfi, c. 2, s. 142, h. 3, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Tahran, 1365 ş.

[16] a.g.e.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kadınlar Ev, arazi ve toprak gibi taşınmaz şeylerden irs götüremiyorlar. Hal böyle iken Hz. Fatma (s.a.) Fedek arazisinin kendisine ait ve onun hakkı olduğunu iddia edebiliyor mu?
    6365 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/05/23
    Yapılan iki işkâlın her birisinin iki farklı cevabı vardır. Birinci işkâla karşı şöyle denilmeli: 1.   Kadının topraktan (taşınmaz mülk) irs götüremesini nefiy eden rivayetler kadının kendi kocasının malından irs götüremesiyle alakalıdır. Kızın kendi babasının veya başkasının ...
  • Kuran’ı Kerim karı kocanın birbirlerine duydukları sevgi hakkında ne buyurmaktadır?
    3204 Tefsir 2020/01/20
  • Çocuklukta hırsızlığın hükmü nedir?
    8187 Maddi Haklar 2019/02/20
    Hırsızlık, insanın boynuna hem kul hakkı hemde hakkullah getiren büyük günahlardan biridir. Cezası olduğu gibi hukuki işlemde onun için tayin edilmiştir. Eğer hırsız ceza için ön görülen bütün şartları taşıyorsa sağ elinin dört parmağı kesilmelidir.[1] Eğer baliğ olmamış bir insan hırsızlık yaparsa tayin ...
  • Gençte depresyonun göstergeleri ve tedavi yolu nedir?
    11793 Pratik Ahlak 2011/10/22
    Depresyon, bireylerdeki bir tür davranış veya duygusal bozukluğa denir. Çocuk ve gençliğe yeni adım atmış kimseler, çevrelerindeki birisinin (özellikle anne veya baba) ölmesinden kaynaklanan ruhsal baskı, ailenin anormal ve tabii olmayan tutumu, şiddet, baba veya annenin uyuşturucu bağımlısı olması sebebiyle ailenin güven ve sebattan yoksun olması veya ailevî uyuşmazlıklar ...
  • İbrahim makamı nedir? Ondan kastedilen nedir?
    46986 Eski Kelam İlmi 2012/02/18
    Mekke’deki belirgin işaretlerden birisi, İbrahim makamıdır; zira orası İbrahim’in (a.s) durduğu bir makamdır. İbrahim makamının tefsir ve manası hakkında bazıları tüm haccın İbrahim makamı olduğu görüşündedir. Bir grup İbrahim makamının “Arafe”, Meş’aru’l-Haram” ve “üçlü cemerat” olduğuna inanmaktadır. Bazıları da tüm Mekke hareminin İbrahim makamı sayıldığı görüşünü taşımaktadır. Ama mevcut ...
  • Namahremden suni saç ve suni tırnağı gizletmek vacip midir?
    8064 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    İmam Humeyni hazretleri (kuddise sırıhu) ve diğer değerli merciler şöyle buyurmuşlardır: Kadınlar suni saçları ve gizli (kalması gereken) ziynetleri (bilezik ve gerdanlıklar gibi) de namaz dışında kapatmaları gerekir.[1] Namaz esnasında ise suni olan saçları, ...
  • Dünyadaki insanlara baktığımızda insanların çoğunluğunun kötülüğe ve ...
    8364 Eski Kelam İlmi 2007/09/18
    İnsan fıtratı gereği Allah’ı ve hakkı aramakta, dine ve ahlaka eğilim göstermektedir. İnsanların çoğunluğu da bu yaratılışlarında bulunan bu çağrıya olumlu cevap vermektedirler. İnsanlar hakkın peşindedirler. Ama bazen o eğilimlerini somutlaştırırken hata ediyorlar. Gerçek şu ki iç ve dış bazı faktörler, onların hakkı tanımalarına ve ona yönelmelerine ...
  • Şiaya göre büyük günahın konumu nedir?
    24962 Eski Kelam İlmi 2011/12/10
    Büyük günah konusunda Müslüman fırkalar arasında çoğu siyasi olan ifrat ve tefritler vardır.Bunun en belirgin örneği Mürcie ve Hariciler’dir. Mürcie, zalim yöneticileri temize çıkarmak için zahiri imanı veya Müslümanlık iddiasını ve görüntüyü korumayı yeterli görmekte, büyük küçük hiç bir günahın hatta Ehl-i Beyt’in ...
  • İmam Hasan (a.s) daha büyük olmasına rağmen neden imamet İmam Hüseyin’in (a.s) evlatlarına intikal etmiştir?
    12002 Eski Kelam İlmi 2010/09/22
    Yanıta ulaşmak için bir takım noktalara dikkat etmek gerekmektedir: 1. İmamet makamına ulaşan bir şahıs masumiyet, ilim, cesaret, cömertlik vb. şart ve özellikler taşımalıdır. Bu şartların kimin karakterinde tahakkuk ettiğinin teşhisi insan için mümkün olmadığından, imamet makamı Allah tarafından atanılan bir ...
  • Kadın zarif bir varlık mıdır yoksa zayıf bir insan mı?
    12014 Eski Kelam İlmi 2010/12/05
    Kur’an’a göre kadının makamı çok yüksektir. Kur’an yaratılış yönünden kadın ve erkeği aynı cinsten olduğunu söylemekte ve insanlıkta bir bilmektedir. Bu semavi kitap özel ilahi lütufa nail olan, vahiyin rububi makamınaçıkan ve meleklerin konuştuğu kadınlardan bahsetmiş, iman ve Allah yolunda mukavemetin örnekleri olan ...

En Çok Okunanlar