Gelişmiş Arama
Ziyaret
6908
Güncellenme Tarihi: 2010/09/22
Soru Özeti
İmamlardan bazılarının imam oluşunda şüphe etmenin bir sakıncası var mı?
Soru
Acaba imamlardan bazılarının imamlığında şüphe etmenin bir sakıncası var mı?
Kısa Cevap

İslami inanç birbiriyle uyumlu ve birbirine bağlı bir zincirden ibarettir. Eğer bu zincirin bir halkası yok olursa zincir kopar ve yararsız duruma gelir. Ehl-i Beyt imamlarına inanç da bu türdendir. Bu imamların imam makamına gelmeleri Allah tarafında olduğuna göre bunlardan birinin inkar etmek bile hepsini inkar sayılır.

Ayrıntılı Cevap

İsalmi inançlar birbirine bağlı uyumlu bir zincir halkaları gibidirler. Eğer bu zincirin bir halkası zarar görür ve koparsa bütün zincir dağılır ve faydasız duruma gelir. Şöyle ki Allah inanmanın bir takım gerekleri vardır eğer bu gerekleri insan korursa o zaman Allah onun imanını kabul eder. Aksi takdirde kabul etmez. Şeytanın cennetten kovulma kıssasında görüldüğü gibi o Yüce Allah'tan kıyamete kadar insanları aldatmak için süre istedi.[1] Onun bu isteğinden anlaşılıyor ki ol Allah'a ve kıyamete inanıyordu. Ama buna rağmen Allah onu kafir olarak tanımlıyor.[2] Buna göre sırf Allah'a inanmak iman için yeterli değildir, imanın bütün gereklerine bağlı kalmak da gerekir. Allah'a inanmanın gereklerinden biri onun gönderdiği elçilere yani peygamberlere iman etmektir. Çünkü onları inkar etmek Allah'ı inkar sayılır. Yine peygamberlerin vasileri olan Ehl-i Beyt imamlarına da inanmak Peygamber'e inanmanın gereğidir. Çünkü imamlar Peygamberin emriyle onun vasilerdirler. Onları inkar etmek Peygamber'i inkar etmek sayılır. Buna göre Peygamber'i kabul edip imamları inkar etmek imanın kabul olmamasına yol açar.  Bu ilişki ve bağ imamlardan hepsi hakkında geçerlidir. Yani imamlardan birini inkar etmek tümünü inkar etmek gibidir. Çünkü onlardan her birine inanmanın delili diğerlerine inanmanın delilinin aynısıdır. Onlardan her biri, bir biri ardınca Peygamber'in vasileridirler. İmamlardan her biri önceki imamı tasdik ederek sonrakini tanıtmıştır. Buna göre onlardan birini inkar etmek gerçekte diğerlerini de inkar sayılır ve onların hepsi Peygamber (s.a.a) tarafından belirlendiğine göre onları inkar etmek Peygamber'i inkar sayılır.

Son olarak konuyla ilgili bazı kısa hadislere işaret edelim: İmam Ca'fer Sadık Ehl-i Beyt imamlarından olan babaları vasıtasıyla Peygamber'den (s.a.a) şöyle nakleder: Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: "Benim halifelerim on iki kişidirler, onların ilki Ali b. Ebi Talip'tir ve sonuncuları Kaim'dir. Onlar benim halifelerim, vasilerim benden sonra ümmetimin önderleri ve hüccetlerimdirler. Kim bunların imamlığına ikrar ederse mümindir ve kim onları inkar ederse kafirdir."[3]

Diğer bir hadiste İmam Ca'fer Sadık (a.s) şöyle buyurur: "Kim bizim sözümüzü kabul etmezse gerçekte Allah'ın sözünü kabul etmemiştir ve kim Allah'ın sözünü kabul etmezse müşriktir."[4]

Yine başka bir hadiste İmam Musa Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: "Kim bize düşmanlık beslerse gerçekte Peygamber'e düşmanlık beslemiş böyle birisi Allah'ın düşmanıdır ve Allah'ın düşmanı cehennem ateşini hak eder."[5]  

1- İlgili dizinler: Hz. Ali'ye itaat etmemek ve Allah'ı inkar (site: 1367)

2- Namazı inkar edenin kişinin kafir oluşu (site: 3313)



[1] "قالَ رَبِّ فَاَنظِرنِی ِالَی َیوِم یُبعَثُون ..."، Hicr: 36

[2] Bakara: 34

[3] عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ عَنْ آبَائِهِ عَنِ النَّبِیِّ ص قَالَ الْأَئِمَّةُ بَعْدِی اثْنَا عَشَرَ أَوَّلُهُمْ عَلِیُّ بْنُ أَبِی طَالِبٍ وَ آخِرُهُمُ الْقَائِمُ فَهُم خُلَفَائِی و أَوصِیَائِی و أَولِیَائِی وَ حُجَجُ اللَّه عَلَی اُمّتِی بَعدِی الْمُقِرُّ بِهِمْ مُؤْمِنٌ وَ الْمُنْکِرُ لَهُمْ کَافِرٌ"، Bk Şeyh Saduk el-fakıh, c. 4 s. 180 H. 5406 Camia Mudderrisin Bas. Elbette kafir olmaktan maksat burada onun fıkhi anlamı değil lugat anlamıdır. Yani gerçekleri gizleyen kişidir böyle birisi.

[4] "الرَّادُّ عَلَینَا الرَّادّ عَلَى الله وَ هُوَ عَلَى حَدِّ الشَّرکِ بِاللهِ..."؛ Kuleyni, el-Kafi, c. 1 s. 68 Daru'l-Kutub el-İslamiye bas.

[5] "ألا یا عبد الرحمن من أبغضنا فقد أبغض محمدا و من أبغض محمدا فقد أبغض الله جل و علا، و من أبغض الله جل و علا کان حقا على الله أن یصلیه النار و ماله من نصیر" Muhammed Bakır Meclisi c. 97. s. 122 Muessestu'l-vefa Beyrut 1404

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Doktor ve hasta arasındaki karşılıklı haklar İslam şeriatı esasınca açıklanabilir mi?
    8909 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Bir açıdan ilahi hükümler iki kısma ayrılır. A. İmzasal hükümler; B. Tesise dayalı hükümler. İmzasal hükümler, İslam’dan önce geçmişi olan, ama İslam’ın bir takım ıslahatlar yaparak imzaladığı hükümlerdir. Birçok muamelat türü bu kabildendir. Tesise dayalı hükümler ise daha önce bir geçmişi olmayan, İslam’ın ibdası olan hükümlerdir; birçok ...
  • Günahın hakikati nedir. Ve günahın insan ruhunda etkisi nedir?
    12597 Pratik Ahlak 2008/04/10
    Bu sorunun cevabını dört bölümde inceleyelim;1 Günahı Hakikati:Günah: sözlük manasıyla isyan demektir. Baş kaldırma, hata, Mevla’nın emir ve yasaklarına muhalefet etmek manalarına da gelmektedir.Günah işleyen kul şehvetini ...
  • Peygamber Efendimizin, Ebu Bekir Ömer ve Osman’la akrabalık kurması ve İmamların Çocuklarına onların İsimlerini koymaları onlardan razı olduklarına delalet etmez mi?
    70177 Eski Kelam İlmi 2011/08/16
     Her evliliğin gerçekleşmesinde çeşitli nedenler olabilir ve evlilik iki ailenin bakış açısı, fikri yapısı veya inanç yapısının müşterek olduğu ve bir fikri ayrılık olmadığı anlamına gelmez. Buna ek olarak mümkündür iki insanın belli bir zaman diliminde birçok konuda ortak ve uyumlu noktaları olsun ve bir müddet ...
  • Gıybeti edilen bireyden rıza almadan tövbe edilebilir mi?
    9397 درمان رذائل اخلاقی 2014/05/20
    Gıybet kul hakkı olması nedeniyle iki merhalede başta gıybet edilenden rıza alınmalı ve sonrada Allah nezdinde bu günahtan dolayı tövbe edilmelidir. Ama gıybeti edilen bireyden herhangi bir nedenden ötürü rıza almak mümkün değilse veya ona bunu söylemek daha büyük bir probleme yol açacaksa böyle bir durumda masumların ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9450 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Hikaye, tatmin, mizac ve sadık rüyalar hangi tür rüyalardır? Bu konuda rivayet var mıdır?
    7562 Teorik İrfan 2012/04/11
    Rüyalarda hikaye, tatmin ve mizac deyimleri[1] bizim (Şia) rivayetlerde gelmemiştir. Ama yalan rüya veya perişan rüyanın tersi olan sadık rüya rivayetlerde görülmektedir. Konunun anlaşılması için belirtelim ki uyku sırasında insanın nefsi dış dünyayla meşgul olmadığı için kendi alemine yönelmektedir; ve nefs, maddi ...
  • Spor müsabakalarında şarta girmek hakkında İslam’ın hükmü nedir?
    7660 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/21
    Müsabaka tarafları her kim mağlup olursa galip tarafa bir şey vermeli veya onun için bir iş yapmalıdır diye bir karar alırlarsa, bu anlamıyla müsabakada şarta girmek haramdır. Aynı şekilde taraftarların birbirleriyle şarta girmesi de haramdır. Elbette bu haram hüküm at yarışı ve ok atma müsabakalarına katılanlar ...
  • Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
    13686 Tefsir 2011/06/20
    Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir. 2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ...
  • Kur’an’da hayat ve ölüm kelimeleri kaç defa geçmiştir?
    16746 Kur’anî İlimler 2010/07/28
     “Hayat” yaşayış anlamındadır ve mevt de onun karşıt anlamıdır. Hayat ve mevt her ikisi de Allah’ın yaratıklarındandır. Kur’an şöyle buyuruyor: “Hanginizin daha iyi davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, üstündür ve çok bağışlayandır.”[1] ...
  • Neden-Sonuç Konusunda Mutezile İle Şia’nın Bakışı Arasındaki Fark
    8079 Eski Kelam İlmi 2011/04/21
    Allame Tabatabai insanların filleri ve Yüce Allah ile olan irtibatı konusunda Mutezile mensuplarının görüşüne işaret etmiştir. Onlara göre insan muhayyerdir. Bundan ötürü insan fiillerinin öznesi sadece kendidir ve başka bir ilk neden yoktur. Bu grup, insan fillerinin öznesini Allah bilmemiz durumunda bunun cebri gerektireceğini düşünmüştür. Allame ...

En Çok Okunanlar